Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

İnfaz hukuku

Denetimli Serbestlik Nedir, Kimler Yararlanır?

Bir yakınınız cezaevinde ve size "denetimli serbestlikten çıkar" dendiyse, önce bunun ne olduğunu netleştirmek gerekir. Denetimli serbestlik bir af ya da bağışlama değildir; cezanın son bölümünün kurum dışında, belirli yükümlülükler altında infaz edilmesidir. Bu yazı, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesindeki şartları, dışarı çıkıldıktan sonraki yükümlülükleri ve bir ihlalin gerçekte ne sonuç doğurduğunu anlatır.

9 dakika okuma İnfaz hukuku m. 105/A5275 m. 105/ATCK m. 191

Kısa cevap

Denetimli serbestlik, hapis cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan son bölümünün ceza infaz kurumu dışında infaz edilmesidir. Dayanağı 5275 sayılı Kanun m. 105/A'dır. Kural olarak, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler, talepleri hâlinde yararlanabilir. Kararı, kurum idaresinin hazırladığı değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi verir. Ceza silinmez; sadece nerede ve nasıl çekileceği değişir.

Denetimli serbestlik ceza mı, af mı, yoksa başka bir şey mi?

Hiçbiri değil. Denetimli serbestlik bir infaz usulüdür. Mahkemenin verdiği hapis cezası olduğu gibi durur, süresi kısalmaz, sicildeki karşılığı değişmez. Değişen tek şey, cezanın belirli bir bölümünün duvar arkasında değil, kişinin kendi hayatının içinde ve denetim altında geçirilmesidir.

Bu ayrımı baştan kurmak önemli. Çünkü denetimli serbestliğe geçen kişi hâlâ hükümlüdür. Denetimli serbestlik müdürlüğüne karşı yükümlülükleri vardır, bu yükümlülüklere uymadığında geri dönüş yolu açıktır ve süre dolduğunda "cezası bitmiş" olmaz; koşullu salıverilme aşamasına gelmiş olur.

Kanun bu usulü m. 105/A'nın ilk fıkrasında bir amaca bağlar: hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek.

"Denetimli serbestlik" dediğimiz kaç ayrı şey var?

Aynı terim Türk hukukunda birkaç farklı yerde kullanılır ve çoğu karışıklık buradan doğar. Elinizdeki evrakın hangisine ait olduğunu bilmek, doğru adımı atmanın ön şartıdır.

İnfaz aşamasındaki denetimli serbestlik

5275 m. 105/A. Kesinleşmiş bir hapis cezası vardır, kişi cezaevindedir ve cezanın son bölümü dışarıda infaz edilir. Bu yazının konusu budur. Ayrıntı için infaz ve denetimli serbestlik sayfasına bakabilirsiniz.

HAGB'nin denetim süresi

CMK m. 231/8. Hüküm açıklanmamıştır, kişi cezaevine girmemiştir; mahkeme bir denetim süresi belirler ve bu süre içinde bir yılı aşmamak üzere denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir. Farklarını HAGB sayfasında anlattık.

Uyuşturucu kullanma dosyalarındaki tedbir

TCK m. 191. Kamu davasının açılması ertelenir ve erteleme süresi içinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; bu süre altışar aylık dilimlerle uzatılabilir. Burada henüz mahkûmiyet yoktur.

Koşullu salıverilme sonrası denetim süresi

5275 m. 107. Kişi koşullu salıverildikten sonra da bir denetim süresine tabidir ve infaz hâkimi bu süre için yükümlülük belirleyebilir. Denetimli serbestlikle karıştırılır ama sonrasında gelen aşamadır.

Adli kontrol ise bunlardan ayrıdır: yargılama sürerken, tutuklama yerine uygulanan bir koruma tedbiridir. Hepsi denetimli serbestlik müdürlükleri eliyle yürütülür ama hukuki sonuçları benzemez.

Kimler yararlanabilir? Aranan şartlar

5275 m. 105/A'nın birinci fıkrası, temel şartları birlikte arar. Biri eksikse talep reddedilir.

Açık kurumda veya çocuk eğitimevinde bulunmak

Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda ya da çocuk eğitimevinde bulunması gerekir. Kapalı kurumdan doğrudan denetimli serbestliğe geçiş kural olarak mümkün değildir; önce açığa ayrılma şartlarının oluşması beklenir.

Koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az kalmış olmak

Kanun kalan süreyi bu şekilde sınırlar. Koşullu salıverilme tarihinin kendisi ise suçun türüne, mükerrirlik durumuna ve suç tarihine göre değişen oranlarla hesaplanır; bu hesabı infaz savcılığı yapar ve müddetnamede gösterilir.

İyi hâlli olmak

İyi hâl, keyfî bir izlenim değil, m. 89 uyarınca kurumun idare ve gözlem kurulunca yapılan bir değerlendirmedir. Disiplin cezaları, iyileştirme programlarına katılım ve kurum içi tutum burada tartılır. Bazı suç grupları bakımından bu kurula Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendirdiği savcı başkanlık eder.

Talepte bulunmak

Kanun "talebi hâlinde" der. Kendiliğinden işleyen bir mekanizma değildir; hükümlünün istemesi gerekir. Talep, kurum idaresine iletilir ve dosya değerlendirme raporuyla birlikte infaz hâkimliğine gider.

Kurumda geçirilmesi gereken asgari süre

2025 yılında eklenen cümleyle birlikte, bu infaz usulünden yararlanabilmek için hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmiş olması aranır. Bu süre beş günden az olamaz.

Şartlar tamamsa karar mercii bellidir: hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi. Kurum idaresi karar vermez, rapor hazırlar; savcılık da tek başına karar veremez.

Bir yıl kuralının istisnaları var mı?

Var. m. 105/A'nın üçüncü fıkrası iki grup için süreyi genişletir. Diğer şartları da taşımaları kaydıyla:

  • Sıfır–altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler, koşullu salıverilmelerine iki yıl veya daha az süre kalmışsa yararlanabilir.
  • Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler, koşullu salıverilmelerine üç yıl veya daha az süre kalmışsa yararlanabilir.

İkinci hâlde durumun belgelenme usulü kanunda ayrıca yazılıdır: rapor ya Adlî Tıp Kurumundan alınır ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanır. Herhangi bir hastane raporu tek başına yeterli olmaz; pratikte taleplerin reddedildiği en sık noktalardan biri budur.

Ayrıca ikinci fıkra şunu söyler: açık kuruma ayrılma şartları oluştuğu hâlde iradesi dışındaki bir nedenle açığa ayrılamayan ya da bu nedenle kapalı kuruma geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler de, diğer şartları taşıyorlarsa bu usulden yararlanabilir. Buna karşılık dördüncü fıkra bir kapı kapatır: adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler bu infaz usulünden yararlanamaz.

Dışarı çıktıktan sonra ne yapmam gerekiyor?

İlk beş gün belirleyicidir

Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talepte belirtilen denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat edilmesi gerekir. Bu süre kaçırılırsa kanunun öngördüğü sonuçlar işlemeye başlar. Tarihi not edin ve müracaat evrakının bir örneğini saklayın.

Müracaattan sonra yükümlülükleri müdürlük belirler. m. 105/A/5 uyarınca hükümlü, koşullu salıverilme tarihine kadar şu yükümlülüklerden birine veya birkaçına tabi tutulur:

  • Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılmak,
  • Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulmak,
  • Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek,
  • Belirlenen programlara katılmak.

Yükümlülükler sabit değildir. Kanun, hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak bunların değiştirilebileceğini söyler. İş, sağlık veya bakım yükümlülüğü gibi somut bir durum varsa, bunu belgeye bağlayıp müdürlüğe bildirmek doğru yoldur. Ayrıca TCK m. 191 kapsamındaki suçtan hükümlü olanlar, bu yükümlülüklere ek olarak tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur.

İhlal edersem ne olur?

Kanun ihlali üç başlıkta toplar. m. 105/A/6'ya göre hükümlünün; kurumdan ayrıldıktan sonra müdürlüğe beş gün içinde müracaat etmemesi, belirlenen yükümlülüklere ya da müdürlüğün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, görevlilerin uyarı ve önerileriyle hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi veya ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi hâlinde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir.

Buradaki "ısrar" ifadesi önemlidir. Tek seferlik bir gecikme ile sistemli bir uyumsuzluk aynı şey değildir. Mazeretin zamanında bildirilmiş ve belgelenmiş olması, dosyanın seyrini değiştirebilir. Bildirilmeden geçen süre ise sonradan ısrar gibi okunur.

İkinci risk yeni bir suç iddiasıdır. m. 105/A/7, denetimli serbestlik uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia olunan ve alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmışsa, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkiminin hükümlünün açık kuruma gönderilmesine karar verebileceğini düzenler. Kovuşturma sonunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilirse, infazın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam etmesine yine infaz hâkimi karar verir.

Üçüncüsü daha ağırdır. m. 105/A/8, müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen müracaat etmeyenler ile kuruma iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayanlar hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun hükümlü veya tutuklunun kaçmasına ilişkin 292 ve 293'üncü maddelerinin uygulanacağını söyler. Yani sonuç yalnızca kuruma dönmek değil, ayrı bir suç dosyasıdır.

Süre dolunca ne oluyor?

Denetimli serbestlik süresini yükümlülüklere ve denetim planına uygun geçiren hükümlü hakkında müdürlük gerekçeli bir rapor hazırlar. m. 105/A/9 uyarınca bu rapor, m. 107 ve m. 108 hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yani denetimli serbestliğin sonu, cezanın sonu değil, koşullu salıverilme kararının önüdür.

Koşullu salıverildikten sonra da bir denetim süresi vardır ve bu süre içinde yeni bir suç işlenmesi ya da yükümlülüklere uyulmaması, geri dönüşü olan bir sonuç doğurur.

Ne zaman avukatla konuşmak gerekir?

Üç anda gecikmemek gerekir. Birincisi, müddetnamede yazılı koşullu salıverilme tarihinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığından kuşku duyduğunuz an. İkincisi, talebin veya idare ve gözlem kurulu değerlendirmesinin olumsuz sonuçlandığı an; infaz hâkimliği kararlarına karşı kanun yolu vardır ve süreye tabidir. Üçüncüsü, hakkınızda ihlal tutanağı düzenlendiği ya da kuruma iade talebi yapıldığı an. Bu son ihtimalde savunmanın belgeyle desteklenmesi için elinizde çoğu zaman birkaç gün olur.

Sık sorulan sorular

Denetimli serbestlik af mıdır, ceza siliniyor mu?

Hayır. Denetimli serbestlik bir af değil, infaz usulüdür. Mahkemenin hükmettiği ceza aynen durur; yalnızca koşullu salıverilme tarihine kadar olan bölümü ceza infaz kurumu dışında, denetimli serbestlik müdürlüğünün belirlediği yükümlülükler altında infaz edilir. Kişi bu dönemde hâlâ hükümlüdür ve yükümlülüklere uymadığı takdirde açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.

Denetimli serbestlik için dilekçe vermek zorunlu mu?

Evet. 5275 sayılı Kanun m. 105/A, bu infaz usulünü hükümlünün talebine bağlar. Talep olmadan kendiliğinden karar verilmez. Talep üzerine ceza infaz kurumu idaresi bir değerlendirme raporu hazırlar ve dosya, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimliğine gönderilir. Kararı infaz hâkimi verir.

Kapalı cezaevinden doğrudan denetimli serbestliğe çıkılır mı?

Kural olarak hayır; kanun hükümlünün açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunmasını arar. Ancak m. 105/A'nın ikinci fıkrası bir istisna getirir: açık kuruma ayrılma şartları oluştuğu hâlde iradesi dışındaki bir nedenle açığa ayrılamayan ya da bu nedenle kapalı kuruma geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde bu usulden yararlanabilir.

Denetimli serbestlikteyken yeni bir suçtan dava açılırsa ne olur?

m. 105/A'nın yedinci fıkrası uygulanır. Denetimli serbestlik uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia olunan ve alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmışsa, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verebilir. Kovuşturma beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme ile sonuçlanırsa infaza denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam edilmesine karar verilir.

Denetimli serbestlik ile HAGB denetim süresi aynı şey mi?

Hayır. HAGB'de hüküm açıklanmaz ve kişi cezaevine girmez; CMK m. 231/8 uyarınca bir denetim süresine tabi tutulur ve mahkeme bu süre içinde bir yılı aşmamak üzere denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir. 5275 m. 105/A ise kesinleşmiş bir hapis cezasının infazına ilişkindir ve hükümlünün ceza infaz kurumundan çıkışını düzenler. İkisinin şartları da, ihlal sonuçları da farklıdır.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

İnfaz ve denetimli serbestlik

Hizmet sayfası: müddetname itirazı, açığa ayrılma, denetimli serbestlik talebi ve infaz hâkimliği başvuruları.

Sayfaya git

HAGB

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: şartları, denetim süresi ve ihlal hâlinde ne olduğu.

Sayfaya git

Elektronik kelepçe

Konut veya bölge yükümlülüğünün teknik araçla denetlenmesi: nasıl uygulanır, ihlalin sonucu nedir?

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Müddetnamedeki tarih, idare ve gözlem kurulu değerlendirmesi ve infaz hâkimliği kararı birlikte okunduğunda tablo netleşir. Elinizdeki evrakı gözden geçirip atılacak adımı belirleyelim.

Hemen Ara WhatsApp