İstanbul Adliyesi (Çağlayan)
Çağlayan, Şişli · Avrupa yakası merkez
Başlıca ilçeler
- Beşiktaş
- Beyoğlu
- Fatih
- Şişli
- Kâğıthane
- Sarıyer
- Eyüpsultan
- Bayrampaşa
Ağır ceza dairelerinin ve özel yetkili birimlerin önemli bölümü bu binadadır.
Soruşturma aşaması
Gözaltı, cezalandırma değil bir soruşturma tedbiridir ve kanunla saatlere bağlanmıştır. Bu sayfa, CMK m. 91 çerçevesinde sürenin nasıl işlediğini, kimin nereye haber verebileceğini, avukatla görüşme hakkının kapsamını ve gözaltına nasıl itiraz edildiğini anlatır. Amacı sizi rahatlatmak değil, ilk saatlerde hangi kararların geri dönülemez olduğunu göstermektir.

Kısaca
Yakalama ile gözaltı aynı şey değildir ve bu ayrım pratikte çok sık karıştırılır. Yakalama, kişinin fiilen özgürlüğünden alıkonulduğu andır. CMK m. 90/1 uyarınca suçu işlerken rastlanması ya da suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı bulunması hâlinde herkes geçici olarak yakalama yapabilir. Kolluk görevlileri ise tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, savcıya veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı yoksa yakalama yetkisine sahiptir (m. 90/2).
Gözaltı ise bundan sonraki aşamadır. CMK m. 91/1: yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Kararı veren makam kolluk değil, Cumhuriyet savcısıdır. Kanun bunu iki koşula bağlamıştır (m. 91/2): tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı. Yani "ihtimal var, bakalım ne çıkacak" gerekçesi kanunun aradığı ölçüt değildir.
24 saat
Gözaltının kural üst sınırı Yakalama anından itibaren işler
CMK m. 91/1
12 saat
Hâkime gönderme yol süresi 24 saatin dışında sayılır, aşılamaz
CMK m. 91/1
3 gün
Toplu suçta uzatma tavanı Her defasında 1 gün, savcının yazılı emriyle
CMK m. 91/3
2 hafta
Tutuklamaya itiraz süresi Tefhim ya da tebliğden itibaren
CMK m. 268/1
İlk üç süre gözaltına ilişkindir; kolluk âmiri gözaltısı (m. 91/4) ile Anayasa m. 19'un 48 saat — toplu suçlarda 4 gün — dış sınırı ayrıca değerlendirilir. Dördüncü süre tutuklama kararına itiraz içindir.
Bunun anayasal zemini de bellidir. Anayasa m. 19, hâkim kararı olmadan yakalamanın ancak suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılabileceğini söyler ve yakalanan kişiye yakalama sebebinin ve hakkındaki iddiaların derhâl bildirilmesini emreder. CMK m. 90/4 de aynı yönde: kolluk, kaçmayı ve zarar vermeyi önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye kanunî haklarını derhâl bildirir. Bu bildirimin yapılıp yapılmadığı sonradan tartışma konusu olur; tutanakta nasıl göründüğü önemlidir.
Gözaltı süreci denetimsiz de değildir. CMK m. 92 uyarınca Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirdikleri savcılar nezarethaneleri, ifade alma odalarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini ve bununla ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucu Nezarethaneye Alınanlar Defteri'ne kaydeder. Bu defter, sonradan sürenin gerçekten ne zaman başladığını tartışırken bakılan kayıtlardan biridir.
Ceza Muhakemesi Kanunum. 91/1
"Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz."
Sürenin başlangıcı gözaltı kararının verildiği an değil, yakalama anıdır. Kanun bunu açıkça "yakalama anından itibaren" diyerek belirler. Karakola varış saati, kayda geçiş saati veya ifade alma saati değil; kişinin fiilen alıkonulduğu an esas alınır. Uygulamadaki en sık tartışma da buradan çıkar.
Çizelge, gözaltı süresinin hangi anda başladığını, hangi hâlde uzatılabileceğini ve hangi bölümün bu sürenin dışında kaldığını gösterir. Aralıklar ölçekli değildir; her durak bir kuralı gösterir.
Süre bu andan işler; karakola varış veya kayda geçiş saatinden değil. Esas olan, kişinin fiilen alıkonulduğu andır.
CMK m. 91/1
Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Sonunda ya serbest bırakılırsınız ya da hâkim önüne çıkarılırsınız.
CMK m. 91/1
Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere en çok üç gün uzatabilir. Emir yazılıdır ve gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir. Uzatma, 24 saatlik gözaltı süresine eklenir; toplu suçlarda toplam gözaltı en çok dört gündür.
CMK m. 91/3 Anayasa m. 19
Gözaltı bittikten sonra, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için gereken zorunlu süre. Yukarıdaki sürelerin dışındadır, ancak on iki saati aşamaz.
CMK m. 91/1
Kanunî gözaltı süresi Toplu suçlarda uzatılan kanunî süre Sürenin dışında kalan, koşula bağlı bölüm
Süre yakalama anından işler; gözaltı kararının verildiği saatten değil. Kolluk âmiri gözaltısı ile Anayasa m. 19 uyarınca uygulanan üst sınır aşağıdaki kutuda ayrıca ele alınmıştır.
Kanunun öngördüğü süreler
Süre dolduğunda iki ihtimal vardır: serbest bırakılırsınız ya da CMK m. 91/7 gereği en geç bu sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilirsiniz. Kanun sorguda müdafiin hazır bulunacağını ayrıca yazar; bu, isteğe bağlı bir tercih değildir.
Serbest bırakıldıysanız m. 91/6 önemli bir koruma getirir: gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı nedenle bir daha yakalama işlemi uygulanamaz.
Yakalama, gözaltı ve tutuklama günlük dilde birbirinin yerine kullanılır; kanunda ise kararı veren makam, süre ve itiraz yolu bakımından üç ayrı işlemdir. Dosyanın hangi aşamada olduğunu bilmek, hangi dilekçenin nereye verileceğini de belirler.
| Ölçüt | Yakalamaanlık işlem | Gözaltısaatle sınırlı | Tutuklamahâkim kararıyla |
|---|---|---|---|
| Kararı kim verir | Kararı kim verirAyrı bir karar aranmaz. Suçüstü hâlinde herkes geçici olarak yakalayabilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk yakalar. | Kararı kim verirKural olarak Cumhuriyet savcısı. Kolluk kural olarak kendiliğinden gözaltı kararı veremez; ancak CMK m. 91/4 kapsamındaki sınırlı suçüstü hâllerinde kolluk amiri de gözaltına alma kararı verebilir. | Kararı kim verirSoruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme. Hâkim kararı olmadan tutuklama olmaz. |
| Süresi | SüresiAnlık işlemdir; kendine ait bir süresi yoktur. Gözaltı süresi bu andan itibaren işler; kişi ya bırakılır ya gözaltına alınır. | SüresiEn çok 24 saat, yakalama anından itibaren. Hâkim veya mahkemeye gönderme için gereken zorunlu süre bunun dışındadır ama 12 saati aşamaz. Toplu suçlarda savcı yazılı emirle, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (m. 91/3). m. 91/4 kapsamındaki hâllerde kolluk amirinin gözaltısı 24 saati (toplumsal olaylarda ve toplu suçlarda 48 saati) aşamaz; kişi en geç 48 saat, toplu suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. | SüresiSaatle değil, ay ve yılla ölçülür. Soruşturmadaki azami süre suçun ağırlığına göre değişir; ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde daha uzundur. Süre dolmadan da tahliye istenebilir. |
| Kanunî dayanağı | Kanunî dayanağıCMK m. 90 Anayasa m. 19 ile birlikte okunur: hâkim kararı olmadan yakalama istisnadır. | Kanunî dayanağıCMK m. 91 Tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve suçun işlendiği şüphesini gösteren somut delil bulunması birlikte aranır (m. 91/2). | Kanunî dayanağıCMK m. 100 Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kanunda sayılan bir tutuklama nedeni ve tedbirin işin önemiyle ölçülü olması birlikte aranır. |
| Nereye itiraz edilir | Nereye itiraz edilirSulh ceza hâkimliğine CMK m. 91/5. Yakalama işleminin kendisi de doğrudan denetlenebilir; başvuru çoğu zaman gözaltına itirazla birlikte yapılır ve hâkim evrak üzerinden 24 saat dolmadan karar verir. | Nereye itiraz edilirSulh ceza hâkimliğine (m. 91/5). Kişi, müdafii, kanunî temsilcisi, eşi ve ikinci dereceye kadar kan hısımları başvurabilir; hâkim evrak üzerinden ve 24 saat dolmadan karar verir. | Nereye itiraz edilirKararı veren mercie verilen dilekçeyle. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklamaya ilişkin kararlarına itirazı, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler CMK m. 268/3-b; asliye ceza kararlarını ağır ceza mahkemesi, ağır ceza kararlarını numara olarak onu izleyen daire inceler (m. 268/3-c). Süre iki haftadır (m. 268/1). |
Tablodaki süreler kanunun öngördüğü üst sınırlardır; dosyanızda hangi saatin esas alındığı yakalama tutanağı ve nezarethane kayıtlarından çıkar. Tutuklama kararına itirazın ayrıntısı için Tutuklama ve itiraz sayfasına bakabilirsiniz.
Altı yaygın senaryo
Gözaltı dosyalarında tartışma çoğu zaman aynı altı başlıkta çıkar. Her birinin kanunda bir karşılığı vardır; başlığı açtığınızda hangi maddeye dayandığını ve pratikte neye bakıldığını görürsünüz.
Durumunuzu anlatınGözaltındaki kişiyle görüşmek için vekâletname gerekmez (CMK m. 154/1).
İfadeye çağrılmak ile yakalanmak farklı şeylerdir. CMK m. 145, ifadesi alınacak kişinin davetiye ile çağrılacağını, çağrılma nedeninin açıkça belirtileceğini ve gelmediği takdirde zorla getirileceğinin yazılacağını söyler.
Telefonla sözlü bir çağrı aldıysanız yazılı davetiye isteyin; davetiye yoksa gitmeden önce avukatınızı arayın. Uygulamada en sık karşılaşılan hâl budur ve elde kâğıt olmadığı için sonradan kimin ne zaman ne söylediği tartışma konusu olur.
Davetiyeyle gitmek de gözaltına alınmayacağınızın garantisi değildir: koşulları oluşursa CMK m. 90 uyarınca yakalama, ardından CMK m. 91/1 uyarınca gözaltı işlemi uygulanabilir. Davetiye size yalnızca hazırlıklı ve müdafiinizle birlikte gitme imkânı verir.
Zorla getirme, gözaltından ayrı bir kurumdur. CMK m. 146/1, hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan ya da davetiye ile çağrılıp gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebileceğini düzenler.
Süreyi ise CMK m. 146/4 belirler: kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcılığının önüne götürülür ve sorguya çekilir ya da ifadesi alınır.
Pratikte yapılacak şey basittir: kararın kendisini görmek isteyin ve alındığınız saati not edin. Bu iki bilgi olmadan sürenin ne zaman başladığı sonradan tartışılamaz.
CMK m. 148/4 nettir: müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Buna rağmen "avukat beklemeye gerek yok, kısa bir tutanak tutalım" denilen dosyalar vardır. Kısa tutanak diye bir kategori yoktur; tutulan her tutanak dosyanın parçası olur.
Müdafi seçecek durumda değilseniz baro tarafından müdafi görevlendirilmesini isteyin ve bu talebinizin tutanağa geçirilmesini söyleyin (CMK m. 147/1-c).
Aile saatlerce kimin nerede olduğunu bilemez. Oysa CMK m. 95/1 haber vermeyi savcının emrine bağlı bir zorunluluk olarak düzenler: kişi yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında bir yakınına ya da belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. CMK m. 147/1-d aynı yükümlülüğü ifade sırasında tekrar eder.
Yakalanması yakınlarına bildirilmeyen kişi, CMK m. 141/1-h kapsamında maddî ve manevî zararları için Devletten tazminat isteyebilir. Bu nedenle haber verilip verilmediği, dosyada sonradan bakılacak ilk kayıtlardan biridir.
CMK m. 91/3, toplu suçlarda süre uzatmasının yazılı emirle yapılmasını ve gözaltına alınana derhâl tebliğ edilmesini şart koşar. Emir tebliğ edilmediğinde kişi kaç saattir tutulduğunu ve ne zamana kadar tutulacağını bilemez; itiraz hakkı kâğıt üzerinde durur ama kullanılamaz.
Bu durumda yapılacak iki şey vardır. Birincisi, uzatma emrinin tebliğ edilmediğini tutanağa geçirtmek. İkincisi, CMK m. 91/5 yolunu işletmek: yakalanan kişi, müdafii, kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır.
Kan, tükürük, saç veya tırnak örneği alınması ya da iç beden muayenesi CMK m. 75/1'e tabidir. Kural hâkim veya mahkeme kararıdır; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir, ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.
Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz. Bu yüzden örnek alınırken hangi karara dayanıldığı sorulmalı ve cevabın tutanağa yazılması istenmelidir.
Bu bölüm sayfanın en işe yarar kısmıdır. Gözaltındaki kişi ile dışarıdaki yakınının yapması gerekenler farklıdır; ikisini ayrı ayrı ele alalım.
Kimlik sorularını doğru cevaplayın. m. 147/1-a kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplamayı yükümlülük sayar; yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak ise m. 147/1-e ile tanınan bir haktır. Bu ikisini birbirine karıştırmayın.
Müdafi talebinizi tutanağa geçirtin. “Avukatımı istiyorum” demek yetmez; bu talebin tutanağa yazıldığını görün. Avukat seçecek durumda değilseniz m. 147/1-c uyarınca baro tarafından müdafi görevlendirilir; bunu isteyin.
Kimin aranacağını siz belirtin. Haber verilmesi sizin talebinize bağlı değildir: m. 95 bunu, savcının emriyle gecikmeksizin yerine getirilecek bir zorunluluk sayar. Siz yalnızca kimin aranacağını söyleyin; aynı bildirimi m. 147/1-d ifade aşaması için de tekrar eder.
Tutanağı imzalamadan önce okuyun. Beyanınız yanlış yazıldıysa düzeltilmesini isteyin; düzeltilmiyorsa şerhinizin ve imzadan çekinme nedeninizin tutanağa yazılmasını talep edin. m. 147/1-i bunları tutanağın zorunlu unsurları arasında sayar.
Dayanak — CMK m. 95 ve m. 147/1 (a, c, d, e, i bentleri).
Müdafi gelmeden esas hakkında açıklama yapmayın. m. 148/4 nettir: müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Beklemek zaman kaybı değildir.
Okumadığınız tutanağı imzalamayın. İmza, “bu benim beyanımdır” demektir. Sayfaları eksiksiz okumadan, boş bırakılmış satırları görmeden imza atmayın; m. 147/1-i tutanağın okunduğunun da yazılmasını arar.
“Hemen bitsin” diye içeriğini bilmediğiniz beyanı kabul etmeyin. m. 148/1 beyanın özgür iradeye dayanmasını arar; yorma ve baskı yasak usullerdendir. O gece bir saat kazandıran cümle, dosyanın geri kalanının etrafında şekilleneceği metin hâline gelir.
Kolluk görevlisiyle tartışmayın. İtirazınızın yeri tartışma değil tutanaktır; gözaltının kendisine karşı başvuru ise m. 91/5 uyarınca sulh ceza hâkimine yapılır.
Dayanak — CMK m. 91/5, m. 147/1-i, m. 148/1, m. 148/4.
Ceza Muhakemesi Kanunum. 154/1
"Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz."
Kontrol listesi
Gözaltının ilk saatlerinde ne olup bittiği, aylar sonra yalnızca kâğıt üzerinden tartışılır. Yakalamanın saati, hakların bildirilip bildirilmediği, bir yakına haber verilip verilmediği — hepsi o gün tutulan tutanaklara ve nezarethane kayıtlarına bakılarak değerlendirilir.
Bu kayıtlar ilk saatlerde bir kez tutulur; sonradan anlatılan ayrıntının karşılığını bulmak çok daha zordur — ama imkânsız değildir: kamera ve teknik kayıtlar, nezarethane defteri ve sağlık raporları hâlâ istenebilir. Beyanınız yanlış yazıldıysa düzeltilmesini istemek, düzeltilmiyorsa imzalamama nedeninin tutanağa geçirilmesini talep etmek o an kullanılan haklardır (CMK m. 147).
İfade tutanağı nasıl okunurKişi fiilen alıkonur. Süre bu andan itibaren işlemeye başlar. Kolluk, kaçmayı ve zarar vermeyi önleyecek tedbirleri aldıktan sonra kanunî hakları derhâl bildirmek ve olay ile kişi hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi vermekle yükümlüdür (m. 90/4-5).
Savcı bırakma yönünde talimat vermezse gözaltına alınma kararı verilir. Kişi nezarethaneye alınır, kayıtlar tutulur, sağlık kontrolü yapılır ve yakınına haber verilir. Uzatma gerekiyorsa yazılı emir düzenlenir ve tebliğ edilir.
İfade müdafi huzurunda alınır. Kanunun saydığı bildirimler yapılır, beyan tutanağa geçirilir, teknik imkânlardan yararlanılarak kayıt tutulur. Bu aşamada verilen beyan, dosyanın geri kalanının etrafında şekilleneceği metindir.
Süre dolmadan dosya savcıya gider. Savcı ya serbest bırakır, ya adli kontrol talebiyle ya da tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk eder. Sevk yazısındaki nitelendirme, sorguda tartışılacak çerçeveyi belirler.
Sulh ceza hâkimi sorguyu müdafi huzurunda yapar. Sonuç serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama olabilir. CMK m. 100 tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni arar; ayrıca tedbirin işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmasını şart koşar. Karara itiraz edilebilir.
Gözaltına itiraz, yakalamanın yapıldığı yerdeki nöbetçi sulh ceza hâkimliğine yapılır. İstanbul'da bu tek bir adres değildir. Şehirde sulh ceza hâkimliği bulunan adliyeler kabaca şunlardır: Şişli'deki İstanbul Adliyesi (Çağlayan), Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Silivri adliyeleri. Hangi ilçenin hangi adliyeye bağlı olduğu değişebildiği için, dilekçeyi yazmadan önce yakalamanın yapıldığı ilçenin yargı çevresini teyit etmek gerekir.
Yaka ayrımı belirleyicidir. Anadolu yakasının tamamı — Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ataşehir, Ümraniye, Sancaktepe, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz ve Şile dâhil — Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'ne bağlıdır. Avrupa yakası ise birden fazla adliyeye bölünmüştür: merkez ilçelerin dosyaları Çağlayan'a, batıdaki ilçelerin dosyaları Bakırköy'e, daha batıdakiler Büyükçekmece'ye, Silivri kendi adliyesine gider. Pratik sonuç şudur: Pendik'te yakalanan bir kişi için Çağlayan'a dilekçe vermek zaman kaybıdır ve saatlerin sayıldığı bir süreçte bu kayıp geri gelmez.
Gözaltına alma ve yakalama işlemine karşı serbest bırakılma başvurusu (CMK m. 91/5), kişinin gözaltında tutulduğu — kural olarak yakalamanın yapıldığı — yerin sulh ceza hâkimliğine; mesai dışı saatlerde nöbetçi hâkimliğe verilir. Aşağıdaki adliyelerin her birinde sulh ceza hâkimliği bulunur. Listede yargı çevresinin başlıca ilçeleri yer alır.
Çağlayan, Şişli · Avrupa yakası merkez
Başlıca ilçeler
Ağır ceza dairelerinin ve özel yetkili birimlerin önemli bölümü bu binadadır.
Bakırköy · Avrupa yakasının güney hattı
Başlıca ilçeler
Küçükçekmece, Başakşehir ve Avcılar 2021'den beri Bakırköy'e bağlı değildir.
Küçükçekmece · Avrupa yakası batı-orta
Başlıca ilçeler
2021 sonunda Bakırköy'ün yargı çevresinden ayrılarak kurulmuştur.
Gaziosmanpaşa · Avrupa yakası kuzeybatı
Başlıca ilçeler
Sultangazi ve Arnavutköy dosyaları Çağlayan'a değil bu adliyeye gelir.
Büyükçekmece · Avrupa yakasının batı ucu
Başlıca ilçeler
Şehir merkezinden uzaktır; yol süresini olduğundan az tahmin etmeyin.
Kartal · Anadolu yakasının tamamı
Başlıca ilçeler
Adalar, Beykoz ve Şile'de bağlı adliyeler bulunur.
Yargı çevreleri idari kararlarla değişebilir; Silivri ve Çatalca adliyeleri kendi ilçelerine bakar. Dilekçeyi vermeden önce yakalamanın yapıldığı ilçenin bağlı olduğu adliyeyi teyit edin: yanlış adliyeye verilen dilekçe, saatlerin sayıldığı bir süreçte geri gelmeyen bir kayıptır. Tutuklama kararına itiraz bundan farklıdır: kararı veren mercie, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde verilir (CMK m. 268/1).
İtirazı hangi hâkimlik inceler? CMK m. 268/3-a uyarınca sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazları, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik inceler; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik yetkilidir. İstanbul'un büyük adliyelerinde çok sayıda sulh ceza hâkimliği bulunduğundan itiraz dosyası genellikle aynı binada kalır. Bu, başka bir şehre evrak gönderilmesini beklemek zorunda kalmadığınız anlamına gelir.
İfade nerede alınır? İstanbul'da gözaltı çoğu zaman ilçe emniyet müdürlüğünde başlar; ancak dosyanın konusuna göre işlem İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki (Fatih) ilgili şubesine devredilebilir. Yakınınızın bulunduğu birim gün içinde değişebilir. Bu nedenle avukatınıza yalnızca "gözaltına alındı" demek yetmez; hangi birimde olduğunu takip etmek gerekir.
Nöbet sistemi gece de işler. Gözaltı hafta sonu veya gece saatlerinde başlamışsa nöbetçi savcılık ve nöbetçi sulh ceza hâkimliği görevlidir. "Pazartesiyi bekleyelim" denilerek geçirilen saatler, kanunun size tanıdığı sürenin içinden gider.
Kanun "yakalama anından itibaren" der. Karakola varış, kayda geçiş veya ifade alma saati değil, kişinin fiilen özgürlüğünden alıkonulduğu an esastır. Bu nedenle yakalamanın gerçekleştiği saat ve yer, tutanaklarda dikkatle kontrol edilir. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için gereken zorunlu süre bu hesabın dışındadır ancak on iki saati aşamaz.
Hayır. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanunî bir haktır ve bu hak size ifade başında hatırlatılır. Ayrıca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Kimliğinize ilişkin sorular ise bunun dışındadır; onları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz.
Evet. Yakalama işlemine, gözaltına alınmaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcının yazılı emrine karşı yakalanan kişi, müdafii, kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır; yerinde görürse yakalananın derhâl soruşturma evrakıyla savcılıkta hazır bulundurulmasına karar verir.
Uzatma kural değil istisnadır. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle savcı her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir. Uzatma yazılı emirle yapılır ve gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir. Tek şüphelili, toplu olmayan bir dosyada bu gerekçenin karşılığı yoktur.
Hayır. Gözaltı süresi sonunda serbest bırakılabilir, adli kontrol altına alınabilir veya tutuklanabilirsiniz. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir; ayrıca tedbirin işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olması aranır. Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Aynı nedenle kolayca alınamazsınız. Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı nedenle bir daha yakalama işlemi uygulanamaz. Farklı bir fiil veya yeni delil söz konusuysa durum değişir.
Gözaltında saat işler. Elinizde bir yakalama tutanağı, bir uzatma emri ya da sadece bir telefon olabilir. Hangi adliyeye, hangi dilekçeyle ve ne kadar süre içinde başvurulacağını birlikte netleştirelim.
Dikkat edilmesi gerekenler
İlgili sayfalar
Bir ceza dosyasında en çok okunan belge ifade tutanağıdır.
Sayfaya git
Bir ceza dosyasının bel kemiği çoğu zaman bir aramada bulunan şeydir.
Sayfaya git
Bir yakınınız tutuklandıysa aklınızdaki ilk soru muhtemelen «ne zaman çıkar» sorusudur.
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları