Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Şiddet suçları

Kasten Yaralama Suçu ve Savunma

Kasten yaralama, İstanbul adliyelerinde en sık görülen suç tiplerinden biridir. Aynı kavgadan iki çok farklı sonuç çıkabilir: adli para cezası ya da yıllarca süren hapis. Farkı yaratan şey çoğu zaman adli rapordaki tek bir cümle, olayın nerede ve kime karşı gerçekleştiği ve uzlaştırma teklifine verilen cevaptır.

TCK m. 86/1TCK m. 86/2TCK m. 88TCK m. 86/3
Kasten Yaralama Suçu ve Savunma

Kısaca

  • Cezanın ağırlığını belirleyen ilk unsur adli rapordur. Yaralanma "basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek" ölçüde hafifse (TCK m. 86/2) ceza belirgin şekilde düşer ve dosya şikâyete bağlı hâle gelir.
  • Silahla, eşe veya kardeşe karşı, kendini savunamayacak durumdaki bir kişiye karşı, kamu görevi nedeniyle ya da canavarca hisle işlenen yaralamada (TCK m. 86/3) şikâyet aranmaz ve ceza artırılır.
  • Kemik kırığı, yüzde sabit iz, bir organın işlevinin zayıflaması gibi sonuçlar cezayı ayrıca artırır (TCK m. 87).
  • TCK m. 86'nın birinci ve ikinci fıkraları ile m. 88 uzlaştırma kapsamındadır; m. 86/3 ve m. 87 kapsam dışıdır (CMK m. 253).
  • Uzlaşma teklifi bir kez reddedilirse aynı dosyada tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu yüzden teklif geldiğinde acele karar vermeyin.

Kanuni ceza aralığı

Kasten yaralama

TCK m. 86/1
Alt sınır
1 yıl 6 ay
Üst sınır
3 yıl
İlgili hâlin açıklamasını açın
  • İhmali davranışla yaralama — TCK m. 88/1: Kasten yaralama, kanundaki koşullarla ihmali davranışla işlenmişse cezada indirim değerlendirilebilir.
  • Silahla veya maddede sayılan kişilere karşı işleme — TCK m. 86/3: Üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş, kardeş, savunamayacak kişi veya kamu görevi bağlantısı gibi hâllerde ceza artırılır.
  • Uzlaştırma — CMK m. 253/1-b-1: TCK 86’nın üçüncü fıkrası dışındaki kasten yaralama ile TCK 88 uzlaştırma kapsamındadır.

Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.

Suçun tanımı ve kanuni dayanağı

TCK m. 86/1 kasten yaralamayı, "başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmak" olarak tanımlar. Tanım geniştir. Kanamalı bir yara şart değildir; acı veren bir tokat, kolun burkulmasına yol açan bir itiş ya da saç çekme de bu kapsama girebilir. Temel hâlin cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir.

Uygulamada dosyaların büyük bölümü TCK m. 86/2 üzerinden yürür. Bu fıkra, yaralamanın kişi üzerindeki etkisinin "basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif" olduğu hâli düzenler ve altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezası öngörür. Bu hâlde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

"Basit tıbbî müdahale" (kısaca BTM) hukuki değil tıbbi bir değerlendirmedir. Adli muayeneyi yapan hekim, düzenlediği raporda yaralanmanın basit bir tıbbî müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini işaretler. Rapordaki bu tek satır, dosyanın adlî para cezasıyla mı yoksa hapis istemiyle mi ilerleyeceğini belirler. Savunmanın raporu erken aşamada okuması bu yüzden önemlidir.

TCK m. 88 ise yaralamanın ihmali davranışla işlenmesini düzenler: bir kişiyi korumakla yükümlü olan kişinin hareketsiz kalması hâlinde verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.

Ceza ve nitelikli hâller

TCK m. 86/3 altı nitelikli hâl sayar. Bu hâllerde şikâyet aranmaz — mağdur şikâyetinden vazgeçse bile dosya yürür — ve ceza yarı oranında artırılır. Canavarca hisle işlenmesi hâlinde artırım bir kattır. Sayılan hâller şunlardır: üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı; beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak; silahla; canavarca hisle.

"Silah" kavramı ateşli silahla sınırlı değildir. TCK m. 6/1-f saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış kesici, delici veya bereleyici aletlerin yanı sıra, bu amaçla yapılmamış olsa da fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli diğer şeyleri de silah sayar. Bir sopa, bir cam şişe, bir kemer tokası dosyada silah olarak nitelendirilebilir. Bu niteleme cezayı yarı oranında artırdığı için savunmanın en çok tartıştığı noktalardan biridir.

TCK m. 87 neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı düzenler. Yaralama; bir duyunun veya organın işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize veya yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olmuşsa ceza bir kat artırılır ve belirli alt sınırların altına inilemez. Organ işlevinin tamamen yitirilmesi, iyileşme olanağı bulunmayan hastalık, yüzün sürekli değişmesi gibi daha ağır sonuçlarda artırım iki kattır ve alt sınırlar daha yüksektir.

Kemik kırığı ve çıkığı ayrı bir fıkrada, TCK m. 87/3'te düzenlenmiştir: ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Yani her kırık aynı sonucu doğurmaz; artırım oranı, kırığın adli tıp değerlendirmesindeki derecesine bağlıdır. Parmak kırığı ile uyluk kemiği kırığı aynı yerde durmaz.

Yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse TCK m. 87/4 uygulanır; ceza on yıldan başlar ve dosya ağır ceza mahkemesine gider. Bu ihtimalde tartışma çoğu zaman "yaralama kastı mı, öldürme kastı mı" sorusu etrafında döner.

Bu rakamlar sonucun kendisi değildir

Yukarıdaki aralıklar kanunun öngördüğü temel cezalardır. Mahkemenin hükmedeceği ceza; haksız tahrik, teşebbüs, yaş küçüklüğü, takdiri indirim ve varsa erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesiyle şekillenir. Somut dosyada karşılaşacağınız sonucu ancak evrakı gören bir avukat söyleyebilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Karşılıklı kavga

İki taraf da birbirinden şikâyetçidir ve iki ayrı dosya açılır. Belirleyici soru kimin başlattığıdır: haksız tahrik indirimi (TCK m. 29) hangi tarafın lehine işleyecek? İlk darbeyi kimin vurduğunu gösteren kamera kaydı, dosyanın en kritik delilidir.

Trafikte çıkan tartışma

Araçtan inip yaşanan darp olaylarında iki noktaya bakılır: elde kullanılan bir nesne varsa silah sayılıp sayılmayacağı ve olayın yol kenarındaki iş yeri kameralarına yansıyıp yansımadığı. Kayıtlar genellikle 7-30 gün içinde silinir; talep gecikirse delil kaybolur.

Aile içi şiddet iddiası

Eşe, boşanılan eşe, kardeşe veya üstsoya karşı yaralama TCK m. 86/3-a kapsamındadır: şikâyetten vazgeçme dosyayı düşürmez ve uzlaştırma uygulanmaz. Ayrıca 6284 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesinden koruyucu ve önleyici tedbir kararları verilebilir; bu süreç ceza dosyasından ayrı yürür.

Eğlence yeri veya kalabalık ortam kavgası

Çok kişinin karıştığı olaylarda asıl mesele failin belirlenmesidir. Kavgaya karışmış olmak tek başına yaralamanın faili olmayı gerektirmez; her sanık bakımından hangi darbeyi vurduğu ve o darbe ile yaralanma arasındaki nedensellik bağı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Sağlık personeline veya öğretmene karşı

Sağlık kuruluşlarında görev yapan personele ve öğretmenlere karşı görevleri sırasında işlenen kasten yaralama, CMK m. 100/3'te sayılan katalog suçlardandır. Bu, tutuklama nedeninin var sayılabileceği anlamına gelir; ifade aşaması özel önem taşır.

Kadına karşı yaralama

Kadına karşı işlenen kasten yaralama da CMK m. 100/3 katalogundadır. Ayrıca TCK m. 86/2 bakımından cezanın alt sınırı yükselir. Bu dosyalarda soruşturma genellikle hızlı ilerler ve ilk ifade sonuca doğrudan etki eder.

Savunmada nelere bakılır

Adli rapor, satır satır. Rapor hangi tarihte, hangi kurumda ve hangi bulguya dayanılarak düzenlenmiş? Acil serviste alınan ilk rapor çoğu zaman geçicidir; kesin rapor sonradan gelir ve ikisi çelişebilir. Rapordaki bulgular olay anlatımıyla örtüşüyor mu? Örneğin sırtta tarif edilen bir ekimoz, "yüz yüze yumruklaştık" beyanıyla bağdaşıyor mu? Eski bir yaralanmanın yeni olaya mal edildiği dosyalar nadir değildir. Eksiklik varsa adli tıp uzmanından yeni rapor veya ek rapor talep edilir.

Kastın sınırı. Yaralama kastı ile öldürme kastı arasındaki ayrım, dosyayı asliye ceza mahkemesinden ağır ceza mahkemesine taşıyabilecek kadar önemlidir. Bu ayrımda darbenin vücudun hangi bölgesine yöneldiği, kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı, failin olaydan sonraki davranışı (yardım çağırıp çağırmadığı, saldırıyı kendiliğinden bırakıp bırakmadığı) birlikte değerlendirilir.

Meşru savunma ve sınırın aşılması. TCK m. 25, gerçekleşen veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki koşullara göre orantılı biçimde defetme zorunluluğuyla işlenen fiillerde ceza verilmeyeceğini söyler. Orantı tartışması dosyaların çoğunda kilit noktadır. Orantı aşılmışsa TCK m. 27/2 devreye girer: aşma mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa yine ceza verilmez.

Haksız tahrik. TCK m. 29 uyarınca haksız bir fiilin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasından dörtte bir ile dörtte üç arasında indirim yapılır. Aralık geniştir; tahrikin yoğunluğunu somut delillerle ortaya koymak, indirimin üst sınıra yaklaşmasını sağlayabilir.

Uzlaştırma değerlendirmesi. CMK m. 253, kasten yaralamanın üçüncü fıkra dışındaki hâllerini ve TCK m. 88'i uzlaştırma kapsamına alır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m. 87) kapsam dışıdır. Uzlaşma sağlanır ve edim derhal yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Kritik ayrıntı şudur: uzlaştırma sonuçsuz kalırsa tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Teklif geldiğinde verilecek yanıt, avukatla birlikte ve dosyanın tamamı görülerek belirlenmelidir.

Şikâyet süresi. Şikâyete bağlı hâllerde TCK m. 73 uyarınca şikâyet hakkı, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Süre geçmişse soruşturma yapılamaz. Müşteki tarafında bu süre kaçırılmamalı, şüpheli tarafında ise atlanmadan denetlenmelidir.

Zararın giderilmesi. Mağdurun zararının karşılanması hem uzlaşmanın hem de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarıyla doğrudan ilgilidir. Ödeme yapılacaksa bunun ne zaman, hangi belgeyle ve hangi hukuki nitelendirmeyle yapıldığı önemlidir; kayıtsız bir ödeme sonradan suçun kabulü gibi yorumlanabilir.

Süreç nasıl işler

Şikâyet, ihbar ve adli muayene

Olay karakola intikal eder, taraflar adli muayeneye sevk edilir. Bu aşamada alınan rapor dosyanın omurgasını oluşturur. Kamera kaydı talepleri de en geç bu aşamada yapılmalıdır.

Soruşturma

Cumhuriyet savcılığı ifadeleri alır, tanıkları dinler, görüntüleri toplar. Suç uzlaştırma kapsamındaysa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Şüphelinin müdafi ile ifade verme hakkı bu aşamada kullanılır.

İddianame ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı

Savcılık yeterli şüphe görürse iddianame düzenler, görmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karara karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.

Kovuşturma

Dosya duruşmalı yargılamaya geçer. Tanıklar dinlenir, gerekirse yeni adli rapor alınır, görüntü kayıtları izlenir. Savunma tanığı ve bilirkişi talepleri bu aşamada yazılı olarak sunulur.

Karar ve kanun yolu

Mahkeme beraat, mahkûmiyet, düşme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verir. Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; İstanbul'da inceleme İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde yapılır.

İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür

Görevli mahkeme cezanın ağırlığına göre değişir. Kasten yaralama dosyalarının büyük çoğunluğu asliye ceza mahkemelerinde görülür; ağır ceza mahkemelerinin görevi, 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca kural olarak ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlıdır. Bu nedenle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın ölümle sonuçlandığı hâller (TCK m. 87/4) ve cezanın üst sınırının on yılı aştığı diğer ağır hâller ağır ceza mahkemesinde görülür. Şüpheli veya sanık on sekiz yaşından küçükse dosya çocuk mahkemelerine gider.

Yetki ise CMK m. 12 uyarınca suçun işlendiği yere göre belirlenir — ikametgâha göre değil. İstanbul gibi çok adliyeli bir şehirde bu ayrım pratik sonuç doğurur: Kadıköy'de oturuyor olmanız, Beyoğlu'nda yaşanan bir olayın dosyasının Kadıköy'de görüleceği anlamına gelmez.

Anadolu yakasında adli yargı tek merkezde toplanmıştır: Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi. Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy, Sultanbeyli ve Beykoz'da işlenen suçların soruşturması bu adliyede yürütülür.

Avrupa yakasında ise tek bir merkez yoktur. Suçun işlendiği ilçeye göre İstanbul Adliyesi (Çağlayan), Bakırköy Adliyesi, Büyükçekmece Adliyesi, Gaziosmanpaşa Adliyesi veya Silivri Adliyesi yetkili olur. Hangi ilçenin hangi adliyeye bağlı olduğu adli yargı çevresi düzenlemeleriyle belirlenir ve zaman zaman değişir. Dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı'ndaki dosya sorgulama ekranından ya da ilgili Cumhuriyet başsavcılığından teyit edebilirsiniz.

Uygulamaya dair iki not. Birincisi: uzlaştırma işlemleri, dosyanın bulunduğu adliyedeki Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosu tarafından yürütülür — bürolar adliye içinde ayrı birimlerdir ve tebligat çoğu zaman doğrudan taraflara ulaşır. İkincisi: İstanbul'da adli muayene, olayın büyüklüğüne göre hastanelerin acil servislerinde ya da adliye bünyesindeki adli tıp birimlerinde yapılır; kesin rapor için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen dosyalarda bekleme süresi uzayabilir. Bu süre içinde delillerin korunması için yazılı talepte bulunulması gerekir.

Sık sorulan sorular

Şikâyetimden vazgeçersem dosya kapanır mı?

Yalnızca şikâyete bağlı hâllerde. Basit tıbbî müdahaleyle giderilebilecek yaralamada (TCK m. 86/2) şikâyetten vazgeçme dosyayı sona erdirir. Ancak silahla, eşe, kardeşe, üstsoya veya kamu görevi nedeniyle işlenen yaralamada (TCK m. 86/3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada (TCK m. 87) şikâyet aranmaz; vazgeçseniz de soruşturma devam eder.

Kemik kırığı varsa ceza otomatik olarak artar mı?

Artar, ancak sabit bir oranda değil. TCK m. 87/3 cezanın kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağını söyler. Artırımın oranı adli tıp değerlendirmesinde kırığa verilen dereceye bağlıdır; bu nedenle burun kırığı ile bacak kırığı aynı sonucu doğurmaz.

Kasten yaralamada uzlaştırma her dosyada mümkün mü?

Hayır. CMK m. 253, kasten yaralamayı üçüncü fıkra hariç olmak üzere uzlaştırma kapsamına alır. Yani TCK m. 86/1, m. 86/2 ve m. 88 kapsamdadır; m. 86/3'teki nitelikli hâller ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m. 87) kapsam dışıdır. Uzlaştırma bir kez sonuçsuz kalırsa aynı dosyada tekrar denenemez.

Bıçak yoktu, sadece sopa vardı. Silahla yaralama sayılır mı?

Sayılabilir. TCK m. 6/1-f, saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli nesneleri de silah kapsamına alır. Sopa, cam şişe veya benzeri bir nesne dosyada silah olarak nitelendirilebilir ve bu niteleme cezayı yarı oranında artırır. Nesnenin niteliği ve kullanılış biçimi savunmada tartışılması gereken bir konudur.

Kasten yaralamadan tutuklanır mıyım?

Her dosyada tutuklama söz konusu değildir. CMK m. 100, tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni arar. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, TCK m. 86/3'ün (b), (e) ve (f) bentleri ile m. 87'yi, ayrıca kadına karşı ve sağlık personeline karşı işlenen kasten yaralamayı katalog suçlar arasında sayar; bu hâllerde tutuklama nedeni var sayılabilir.

İfade vermeden önce avukatla görüşmem gerekir mi?

Görüşmeniz kendi yararınızadır. İfadede kurduğunuz cümleler dosya boyunca sizi bağlar; özellikle "önce o vurdu" ya da "elimde bir şey yoktu" gibi ayrıntılar, haksız tahrik ve silah nitelemesi bakımından belirleyicidir. Müdafi ile görüşme hakkınız soruşturmanın her aşamasında vardır ve bu hakkı kullanmak aleyhinize yorumlanamaz.

İlgili sayfalar

Kasten Öldürme ve Ağır Ceza Yargılaması

Yaralama kastının öldürme kastına dönüştüğü sınır, nitelikli hâller, tasarlama, teşebbüs ve meşru savunma.

İncele
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
sanık
İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
uzlaştırma
Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
gerekçeli karar
Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.

Taksirle Öldürme ve Yaralama

Trafik ve iş kazaları, bilinçli taksir ayrımı, kusur oranı ve bilirkişi raporunun okunması.

İncele

Gözaltı

Gözaltına alındıysanız ilk saatlerde yapılması ve yapılmaması gerekenler.

İncele

Hakaret ve Tehdit

Kavgayla birlikte açılan hakaret ve tehdit dosyaları, uzlaştırma ve şikâyet süreleri.

İncele

Dosyanızı konuşalım

Elinizdeki adli raporu, ifade tutanağını ve varsa uzlaştırma teklifini birlikte okuyalım. Hangi fıkranın uygulanacağını ve önünüzdeki seçenekleri, dosyanın kendi koşulları içinde değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp