Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Karar ve infaz

HAGB'nin Sonuçları ve Denetim Süresi

Duruşmada "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" cümlesini duyduğunuzda çoğu zaman iki şey aynı anda hissedilir: rahatlama ve kafa karışıklığı. Ceza var mı, yok mu? Sicilime işledi mi? Beş yıl boyunca ne yapmam gerekiyor? Bu yazı, kararın hayatınızda tam olarak neyi değiştirdiğini ve neyi değiştirmediğini CMK m. 231 üzerinden anlatır.

8 dakika okuma Karar ve infaz CMK m. 231/5m. 231/8m. 231/11

Kısa cevap

HAGB, mahkemenin kurduğu hükmün sizin hakkınızda hukuki bir sonuç doğurmaması demektir; CMK m. 231/5 bunu açıkça söyler, yalnızca müsadereye ilişkin hükümler ayrık tutulur. Karar üzerine beş yıl denetim süresine tabi olursunuz (m. 231/8). Bu beş yıl içinde kasten yeni bir suç işlemez ve size yüklenen denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyarsanız, m. 231/10 uyarınca hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Bu şartlar ihlal edilirse mahkeme hükmü açıklar (m. 231/11). HAGB kararı, herkesin göreceği bir sicile değil, m. 231/13 uyarınca yalnızca bu kararlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir.

"Ceza aldım mı, almadım mı?"

En sık sorulan soru bu. Cevap ikisinin arasındadır ve kanun bunu tek cümleyle anlatır. CMK m. 231/5: hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.

Yani mahkeme yargılamayı yapmış, delilleri tartışmış ve bir ceza belirlemiştir. Ama o hüküm açıklanmamış, rafa kaldırılmıştır. Cezanın infazı başlamaz, para cezası tahsil edilmez, hapis cezası uygulanmaz. Kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak doğan ve TCK m. 53'te sayılan hak yoksunlukları da doğmaz; çünkü ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet yoktur.

Tek istisna kanunda yazılıdır: müsadereye ilişkin hükümler saklıdır. Dosyada el konulan ve müsaderesine karar verilen eşya varsa, o karar HAGB'ye rağmen uygulanır.

HAGB'nin hangi hâllerde verilebileceğini, iki yıl sınırını ve zararın giderilmesi şartını ayrıntılı olarak HAGB — hükmün açıklanmasının geri bırakılması sayfasında anlattık. Bu yazı kararın verilmesinden sonrasına odaklanıyor.

Beş yıllık denetim süresi ne demek?

CMK m. 231/8 nettir: HAGB kararının verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre pazarlığa açık değildir, mahkemenin takdiriyle kısaltılmaz.

Denetim süresinin üç önemli sonucu vardır:

Birincisi, bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Yani beş yıl içinde yeni bir kasıtlı suçtan yargılanırsanız, o dosyada aynı imkândan yararlanmanız kanunen kapalıdır.

İkincisi, denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Dosya kapanmış değildir; sadece beklemektedir.

Üçüncüsü, süre boyunca mahkemenin belirlediği yükümlülükler varsa bunlar takip edilir. Denetim süresi "unutulacak beş yıl" değil, sonu bir karara bağlanan beş yıldır.

Bu beş yılda benden ne isteniyor?

Burada iki farklı yükümlülük katmanı var ve karıştırılmamaları gerekir.

Her hâlde geçerli olan yükümlülük: denetim süresi boyunca kasten yeni bir suç işlememek. Bunun için ayrı bir karar gerekmez, kanunun kendisinden doğar.

Mahkemenin ayrıca karar verebileceği yükümlülükler: m. 231/8 uyarınca mahkeme, beş yılın içinde bir yılı geçmemek üzere belirleyeceği bir süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verebilir. Kanunda sayılanlar şunlardır.

Bir eğitim programına devam etme

Kişinin bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek ya da sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine karar verilebilir.

Gözetim altında ücret karşılığı çalışma

Kişinin bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda ya da özel olarak aynı mesleği icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına karar verilebilir.

Yer yasağı veya başka bir yükümlülük

Belli yerlere gitmekten yasaklanma, belli yerlere devam etme yükümlülüğü ya da mahkemenin takdir edeceği başka bir yükümlülük. Kararın hüküm fıkrasında hangisinin seçildiği açıkça yazar.

Zararın taksitle giderilmesi

m. 231/9 uyarınca, mağdurun veya kamunun uğradığı zararı derhâl gideremeyen sanık hakkında, zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde tamamen ödemesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir. Bu durumda taksitler bir yükümlülüktür.

Denetimli serbestlik yükümlülüğü verildiyse, karar denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir ve takibi oradan yürür. Bu tedbirlerin nasıl uygulandığını infaz ve denetimli serbestlik sayfasında ayrıca ele aldık.

Adli sicile işler mi? İşe girerken görünür mü?

Bu, gece en çok merak edilen soru. Cevap CMK m. 231/13'te: HAGB kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

Pratik karşılığı şudur: kayıt vardır, ama genel adli sicil kaydından ayrı, kapalı bir sistemdedir. İşveren, okul veya bir kuruma verdiğiniz olağan adli sicil belgesi bu kaydı göstermez. Kaydı görebilecek olan, sizinle ilgili yeni bir soruşturma veya dava yürüten savcı ya da mahkemedir.

Sık karıştırılan nokta

HAGB ile hapis cezasının ertelenmesi aynı şey değildir. m. 231/7 uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. Çünkü ortada infaz edilecek, dolayısıyla ertelenecek bir ceza henüz yoktur.

Beş yıl sorunsuz geçerse ne olur?

CMK m. 231/10 sonucu açıkça yazar: denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir.

Bu, dosyanın kapanması demektir. Rafta bekleyen hüküm yok edilir; artık açıklanabilecek bir hüküm kalmaz. Düşme kararı genellikle mahkemece dosya üzerinden verilir; sizin ayrıca duruşmaya çağrılmanız gerekmez. Sürenin dolduğunu takip edip mahkemeden karar verilmesini talep etmek yararlı olabilir, çünkü uygulamada bu kararlar dosya sırası geldiğinde yazılır.

Denetim süresi ihlal edilirse: hüküm açıklanır

İhlalin iki hâli var ve sonuçları birebir aynı değil.

Kasten yeni bir suç işlenmesi

m. 231/11 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Rafta bekleyen ceza yürürlüğe girer ve infaz süreci başlar. Buradaki kritik kelime "kasten"dir; taksirle işlenen bir suç bu sonucu doğurmaz.

Yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde de mahkeme hükmü açıklar. Ancak kanun burada bir esneklik tanır: mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulları varsa hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

Bu yüzden taksiti ödeyememek ya da bir programa devam edememek gibi bir durum varsa sebebini belgelemek önemlidir. İşsizlik, hastalık, adres değişikliği nedeniyle tebligatın ulaşmaması gibi hâller mahkemenin değerlendireceği unsurlardır. Sessiz kalmak en kötü seçenektir.

Açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz edilebilir. Kanun burada itiraz merciinin yetkisini sınırlar: mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. Yani itirazda "ben suçsuzum" tartışması yeniden açılmaz; tartışılan, ihlalin gerçekten var olup olmadığı ve fıkranın tanıdığı imkânların doğru uygulanıp uygulanmadığıdır.

HAGB kararının kendisine karşı ne yapılabilir?

m. 231/12 uyarınca, m. 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz incelemesinde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

Bu, pratikte önemli bir kapıdır. HAGB rahatlatıcı görünse de altında bir suçun sabit görülmesi yatar. Beraat edilmesi gerektiğini düşünüyorsanız, kanun yoluna başvurmadan geçen süre bu tartışmayı kapatır. Kararın tebliğinden sonraki süreleri kaçırmamak için hükmün gerekçeli hâlini beklemeden avukatınızla konuşun.

Son olarak bir sınır: m. 231/14 uyarınca HAGB hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.

Sık sorulan sorular

HAGB denetim süresi kaç yıl?

CMK m. 231/8 uyarınca HAGB kararının verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Ayrıca denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

HAGB adli sicile işler mi, işverenim görebilir mi?

CMK m. 231/13 uyarınca HAGB kararı, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bir kuruma veya işverene verilen olağan adli sicil belgesinde görünmez.

Beş yıl sorunsuz geçerse dosya kapanır mı?

Evet. CMK m. 231/10 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir. Rafta bekleyen hüküm yok edilir ve artık açıklanabilecek bir hüküm kalmaz.

Denetim süresinde yeni suç işlersem ne olur?

CMK m. 231/11 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabilir. Taksirle işlenen bir suç hükmün açıklanması sonucunu doğurmaz.

HAGB kararına karşı kanun yoluna başvurabilir miyim?

Evet. CMK m. 231/12 uyarınca, m. 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yoluna gidilebilir. İnceleme, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. Beraat edilmesi gerektiğini düşünüyorsanız bu yol açıktır.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

HAGB nedir, kimler yararlanır?

İki yıl sınırı, sabıka şartı ve zararın giderilmesi: HAGB kararının verilme koşulları.

Sayfaya git

İnfaz ve denetimli serbestlik

Denetimli serbestlik müdürlüğü süreci, yükümlülüklerin takibi ve ihlalin sonuçları.

Sayfaya git

İstinaf başvurusu

Süre, dilekçe ve inceleme kapsamı: karara karşı hangi noktada ne tartışılır.

Sayfaya git

Uzlaştırma

HAGB'den önce gündeme gelen yol: uzlaşma sağlanırsa dava nasıl sonuçlanır.

Sayfaya git

Elektronik kelepçe

Konutu terk etmeme ve teknik araçla izleme kararı fiilen nasıl uygulanır.

Yazıyı oku

Adli kontrol nedir?

Yargılama sırasındaki yükümlülükler ile karardan sonraki denetim arasındaki fark.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir HAGB kararı, bir denetimli serbestlik yazısı ya da denetim süresinde açılmış yeni bir dosya olabilir. Hangi yükümlülüğün sizi neye bağladığını, sürenin ne zaman dolduğunu ve kanun yolunun açık olup olmadığını birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp