İfade ve soruşturma
İfadeye Gitmezsem Ne Olur?
Elinizde bir davetiye var ya da karakoldan aradılar. Gitmemek bir suç değildir, ama sonuçsuz da değildir: çağrıya uymayan şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir, soruşturma evresinde ise yakalama emri gündeme gelebilir. Bu yazı, gitmediğinizde hangi kararın çıkabileceğini, mazeretinizi nasıl bildireceğinizi ve avukat aracılığıyla nasıl yeni gün alınacağını anlatır.
Kısa cevap
İfadeye gitmemek başlı başına bir suç değildir; ancak CMK m. 146/1 uyarınca 145. maddeye göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüphelinin zorla getirilmesine karar verilebilir. Zorla getirme, kolluğun sizi bulup ifadeyi alacak makamın önüne çıkarmasıdır; tutuklama değildir. Devamlı gelinmezse CMK m. 98/1 uyarınca savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimliğinden yakalama emri düzenlenmesi istenebilir. Bu nedenle gitmemek yerine mazeretinizi belgeyle bildirip, tercihen avukatınız aracılığıyla yeni bir gün almak gerekir.
Önce elinizdeki kâğıdı okuyun: sizi nasıl çağırdılar?
Her çağrı aynı değildir ve sonuçları da aynı değildir. Kanunun çıkış noktası CMK m. 145'tir: ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır, çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır.
Bu tek cümlede üç bilgi saklıdır. Birincisi, çağrının yazılı olması beklenir. İkincisi, neden çağrıldığınızın kâğıtta yazması gerekir; "gelin, burada konuşuruz" demek yeterli değildir. Üçüncüsü, gelmemenin sonucu size önceden bildirilmiş olur. Elinizdeki tebligatı çıkarın ve bu üç şeye bakın: hangi savcılık, hangi soruşturma numarası, hangi suç.
Telefonla arandıysanız durum farklıdır. Telefon araması pratikte sık kullanılır ama kanunun öngördüğü usul davetiyedir. Böyle bir aramada yapılacak en doğru şey, arayanın hangi birim olduğunu, soruşturma numarasını ve hangi sıfatla (şüpheli, tanık, müşteki) çağrıldığınızı sormak, sonra bunu bir avukatla teyit etmektir. Bu konuyu ayrıntısıyla karakoldan arayıp ifadeye çağırdıklarında ne yapılacağı yazısında ele aldık.
Gitmezsem ilk sonuç ne? Zorla getirme kararı
Çağrıya uymamanın ilk ve en olağan karşılığı zorla getirmedir. CMK m. 146/1, hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan ya da 145. maddeye göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebileceğini söyler.
Zorla getirme bir ceza değildir, bir tedbirdir. Amacı sizi cezalandırmak değil, ifadenin alınmasını sağlamaktır. Kanun bu tedbiri sıkı sınırlara bağlamıştır.
Zorla getirmede kanunun aradıkları
- Kararın içeriği bellidir. Karar; kişinin açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir (m. 146/2).
- Bir örneği size verilir. m. 146/3. Kâğıdı isteyin ve saklayın; hangi dosya için olduğunu oradan görürsünüz.
- Süre sınırlıdır. Zorla getirme kararıyla çağrılan kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir ya da ifadesi alınır (m. 146/4).
- Başlangıcı ve sonu bellidir. Zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve ifade almanın veya sorgunun sonuna kadar devam eder (m. 146/5).
Uygulamada bunun anlamı şudur: kolluk sizi ev veya iş adresinizde arayabilir, bulduğunda ifade alınacak makama götürür. İfade bittiğinde zorla getirmenin de hukuki ömrü biter. Yani zorla getirme, kendiliğinden gözaltına dönüşmez.
Zorla getirme ile yakalama emri aynı şey mi?
Hayır ve bu ayrım önemlidir. İkisi farklı ağırlıkta tedbirlerdir.
CMK m. 98/1: soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Yani yakalama emri savcının tek başına verdiği bir karar değildir; hâkim kararına dayanır. Aynı fıkraya göre tutuklama isteminin reddi kararına itiraz hâlinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.
Yakalama emri kayıtlara işlenir ve ülke genelinde infaz edilebilir. Bir trafik kontrolünde, havalimanında ya da başka bir işlem sırasında karşınıza çıkar. Hakkınızda böyle bir kayıt olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız yakalama kararı sorgulama sayfasındaki yolları izleyebilirsiniz.
Mesai dışında yakalanırsanız
CMK m. 94/3 önemli bir imkân tanır: ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Kanun bu hükmün her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabileceğini söyler ve taahhüdünü yerine getirmeyen kişi bakımından ayrıca yaptırım öngörür. Verdiğiniz sözü tutmazsanız bu kapı bir daha açılmaz.
Bir başka nokta: yakalama emri sonsuza kadar durmaz. CMK m. 90/6 uyarınca, yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle emrin çıkarılma amacı ortadan kalkarsa, mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir. İfadenizi verdiğinizde amaç gerçekleşmiş olur; kaydın kaldırılıp kaldırılmadığını takip etmek gerekir.
Gerçekten gidemiyorum, mazeretimi nasıl bildiririm?
Hastalık, yurt dışında olmak, başka bir şehirde çalışmak, aynı gün başka bir duruşmanın bulunması geçerli mazeretler olabilir. Ancak mazeret, bildirilmedikçe ve belgelendirilmedikçe dosyada yoktur. Savcılığın elinde sadece "gelmedi" bilgisi kalır.
Çağrıyı doğrulayın
Davetiyedeki soruşturma numarasını, çağıran birimi ve tarihi not edin. Numara elinizde olmadan hiçbir işlem yapamazsınız. Çağrı telefonla geldiyse önce yazılı tebligat isteyin.
Belgeyi hazırlayın
Rapor, sevk kâğıdı, seyahat kaydı, işveren yazısı, aynı güne ait duruşma tebligatı. Mazeret sözle değil belgeyle anlatılır. Belgede tarihin, çağrı tarihiyle örtüşmesi gerekir.
Dilekçeyi tarihten önce sunun
Dilekçe çağrı gününden önce dosyaya girmelidir. İçinde iki şey açıkça yazsın: gelemeyeceğiniz ve yeni bir gün talep ettiğiniz. İkincisini yazmazsanız dilekçe, kaçınma olarak okunabilir.
Yeni günü teyit edin
Dilekçenin kaydolması yetmez; yeni günün verilip verilmediğini öğrenmek gerekir. Bu takip yapılmazsa aradaki boşlukta zorla getirme kararı çıkabilir.
Mazeretiniz olmasa bile hareketsiz kalmak en kötü seçenektir. Gitmek istemiyor olmanızın nedeni çoğu zaman korkudur, ceza korkusu değil, "yanlış bir şey söylerim" korkusu. Bunun çözümü gitmemek değil, ifade ve sorgu aşamasına hazırlıklı gitmektir. Nitekim ifadede açıklamada bulunmamak da kanunî bir haktır; bu hakkın nasıl kullanıldığını susma hakkı yazısında anlattık.
Avukat aracılığıyla gün almak neden en sağlıklı yol?
Şüphelinin yerine ifade verilmesi mümkün değildir; ifadeyi bizzat siz verirsiniz. Ancak dosyayı görmek, mazereti sunmak, yeni gün talep etmek ve süreci takip etmek avukat aracılığıyla yapılabilir ve pratikte çok daha hızlı ilerler.
- Dosyanın niteliği önce anlaşılır. Hangi suçtan, hangi sıfatla çağrıldığınız; şikâyet üzerine mi yoksa resen mi soruşturma başladığı önce netleşir. Bu, ifadenin içeriğini belirler.
- Talep doğru makama gider. Çağrıyı kolluk yapmış olsa da soruşturmanın sahibi Cumhuriyet savcısıdır. Dilekçenin doğru yere ve zamanında ulaşması işin yarısıdır.
- Gün, kayıt altına alınır. Sözlü olarak "sonra gel" denmesi ile dosyaya yeni tarih işlenmesi aynı şey değildir. Yazılı iz olmadan sonradan kimse "haber verilmişti" diyemez.
- İfade günü yalnız değilsinizdir. Müdafi yardımından yararlanmak ifade aşamasının temel haklarındandır ve bu hak size ifade başında hatırlatılır.
Bir uyarı: adres bilgileriniz güncel değilse tebligat size ulaşmadan işlem ilerler. Adres kaydınız eski bir evi gösteriyorsa, kâğıdı hiç görmeden "gelmemiş" sayılabilirsiniz. CMK m. 146/6, zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenlerinin köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanacağını düzenler. Yani adreste bulunamamanız da kayda geçer.
Tanık, mağdur veya şikâyetçi olarak çağrıldıysanız
Zorla getirme sadece şüpheliye özgü değildir. CMK m. 146/7, çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebileceğini söyler.
Tanıklar bakımından ayrıca CMK m. 44 uygulanır: usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen tanığın zorla getirilmesine karar verilir ve gelmemenin neden olduğu giderler tanığa ödettirilir. Aynı madde bir kapı bırakır; zorla getirilen tanık, gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Ayrıca zorla getirme kararı, iletişim bilgileri dosyada varsa telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da tanığa bildirilebilir.
Bu ayrım pratikte önemlidir. "Ben şikâyetçiyim, gitmesem de olur" düşüncesi yanlıştır; şikâyetçinin beyanı alınamadığında dosya çoğu zaman eksik kalır ve bu eksiklik sizin aleyhinize sonuç doğurabilir.
Gitmemek dosyaya nasıl yansır?
Hukuken gelmemek suç değildir ve tek başına suçluluk kanıtı sayılmaz. Ama soruşturma dosyası bir bütündür ve içindeki her hareket okunur. Tekrarlanan çağrılara cevapsız kalmak, adres değiştirmek, telefonu kapatmak; bunlar dosyada kaçma şüphesi değerlendirmesinin malzemesi olur. Kaçma şüphesi ise tutuklama ve adli kontrol tartışmasının merkezindeki kavramlardan biridir.
Bunun tersi de doğrudur. Çağrıya zamanında cevap veren, mazeretini belgeleyen, yeni günde hazır bulunan bir kişinin dosyasında bu davranış görünür. Savunmanın ilk cümlesi çoğu zaman ifadeden önce, çağrıya verdiğiniz cevapla yazılır.
Sık sorulan sorular
İfadeye gitmezsem hakkımda hemen yakalama emri çıkar mı?
Genellikle hayır. İlk sonuç zorla getirmedir: CMK m. 146/1 uyarınca 145. maddeye göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüphelinin zorla getirilmesine karar verilebilir. Yakalama emri ayrı ve daha ağır bir tedbirdir. CMK m. 98/1'e göre soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından düzenlenebilir. Yani yakalama emri savcının tek başına verdiği bir karar değil, hâkim kararıdır.
Zorla getirme kararı tutuklama mıdır?
Hayır. Zorla getirme, kişinin ifadesinin alınabilmesi için ilgili makamın önüne çıkarılmasını sağlayan bir tedbirdir. Kararla çağrılan kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir ya da ifadesi alınır. Zorla getirme, ifade almanın veya sorgunun sonuna kadar devam eder; işlem bitince sona erer. Kararın bir örneği kişiye verilir.
Mazeretimi telefonla bildirebilir miyim?
Telefonla haber vermek yazılı bildirimin yerine geçmez. Mazeret dosyaya yazılı olarak ve belgesiyle girmelidir; aksi hâlde kayıtta yalnızca gelmediğiniz görünür. Dilekçenizi çağrı gününden önce sunun, içine hem gelemeyeceğinizi hem de yeni bir gün talep ettiğinizi açıkça yazın. Yeni günün verilip verilmediğini ayrıca takip etmek gerekir; bu takip yapılmazsa aradaki boşlukta zorla getirme kararı verilebilir.
Avukatım benim yerime ifade verebilir mi?
Hayır. Şüphelinin ifadesi bizzat kendisinden alınır; avukat sizin yerinize ifade veremez. Ancak avukat dosyayı inceleyebilir, mazeretinizi ve yeni gün talebinizi sunabilir, ifade günü yanınızda bulunabilir. Müdafi yardımından yararlanmak ifade aşamasının temel haklarındandır ve bu hak ifade başında size hatırlatılır. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak da kanunî bir haktır.
Tanık olarak çağrıldım, gitmezsem ne olur?
Tanıklar için de zorla getirme kararı verilebilir. CMK m. 146/7 çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında bu kararın verilebileceğini söyler. CMK m. 44 uyarınca usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemenin sebep olduğu giderler kendisine ödettirilir. Ancak zorla getirilen tanık gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.