Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Söz suçları

Kamu Görevlisine Hakaret

Bir trafik kontrolünde, hastane kaydında, karakolda ya da bir sosyal medya paylaşımında söylenen tek bir cümle, sıradan bir hakaret dosyasından çok daha ağır bir soruşturmaya dönüşebilir. Sebebi TCK m. 125/3-a: hakaret bir kamu görevlisine görevinden dolayı yöneltilmişse kanun hem cezanın alt sınırını yükseltir hem de dosyayı şikâyete bağlı olmaktan çıkarır. Bu yazı, o farkın nereden doğduğunu ve savunmada tam olarak nereye bakıldığını anlatır.

8 dakika okuma Söz suçları TCK m. 125/3-aTCK m. 131/1m. 125/4

Kısa cevap

Hakaret suçu bir kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenirse TCK m. 125/3-a devreye girer ve cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Fıkra yalnızca alt sınıra dokunur; üst sınır birinci fıkradaki hâliyle kalır. İkinci ve pratikte daha belirleyici sonuç usule ilişkindir: TCK m. 131/1 hakaret suçunu kural olarak şikâyete bağlar, ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakareti bu kuralın dışında tutar. Yani mağdur şikâyetçi olmasa da, sonradan vazgeçse de dosya yürür. Fiil alenen işlenmişse ceza ayrıca m. 125/4 uyarınca altıda biri oranında artırılır.

Kanun tam olarak ne diyor?

TCK m. 125/1 hakaretin temel hâlini düzenler: bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle onun onur, şeref ve saygınlığına saldırmak. Ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Fiil, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlendiğinde de aynı ceza uygulanır (m. 125/2).

Üçüncü fıkra bu temele üç ağırlaştırıcı hâl ekler. Bunların ilki, (a) bendindeki kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenme hâlidir. Fıkranın sonucu tek cümledir: bu hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Bu ifadeyi doğru okumak gerekir. Fıkra yeni bir ceza aralığı kurmaz, üst sınırı yükseltmez; sadece hâkimin inebileceği tabanı kaldırır. Uygulamadaki ağırlık da buradan gelir. Temel ceza belirlenirken hâkimin sahip olduğu takdir alanı, alt sınır bir yıla çekildiği için belirgin biçimde daralır.

"Görevinden dolayı" ne demek?

Bu, dosyanın kaderini belirleyen ifadedir ve çoğu savunma tam burada kurulur. Kanun "kamu görevlisine hakaret" demiyor; "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı" diyor. Söz ile mağdurun yürüttüğü kamusal faaliyet arasında bir bağ aranır.

  • Bir kamu görevlisine, yaptığı işlem sırasında ya da o işlem yüzünden söylenen söz üçüncü fıkra kapsamındadır. Kişi o an görev başında olmasa bile, söz geçmişte yaptığı bir görev işlemine yönelikse bağ kurulabilir.
  • Aynı kişiye, görevle hiçbir ilgisi olmayan kişisel bir husumet, komşuluk anlaşmazlığı veya özel hayatına ilişkin bir tartışma nedeniyle söylenen söz üçüncü fıkraya girmez. Böyle bir dosya m. 125/1 kapsamında kalır ve şikâyete bağlı hâle gelir.

Fark küçük görünür, sonucu büyüktür. Birinci ihtimalde alt sınır bir yıldır ve dosya şikâyetten bağımsız yürür. İkincisinde alt sınır üç aydır, şikâyet süresi işler ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Bu yüzden ifadedeki "hangi bağlamda söylendi" sorusu, dosyanın en kritik cümlesidir.

İfadede en çok yapılan hata

Olayın geçtiği ortamı anlatmadan yalnızca "sinirlendim, öyle bir şey söylemiş olabilirim" demek. Sözün hangi tartışmanın içinde, kime, hangi sıfatla yöneltildiği ve muhatabın o an ne yaptığı; hem üçüncü fıkranın hem de TCK m. 129'daki indirim ihtimalinin dayanağıdır. Bu ayrıntılar ilk ifadede kayda geçmezse sonradan eklemek zorlaşır.

Kim kamu görevlisi sayılır?

Kanun kamu görevlisini unvana veya kadroya göre değil, yürütülen faaliyete göre tanımlar: kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi bu kapsamdadır (TCK m. 6). Tanım geniştir; klasik anlamda memur sayılmayan ama kamusal bir faaliyetin yürütülmesine katılan kişiler de kapsama girebilir.

Buna karşılık bundan, kamu kurumunda çalışan herkesin her sözde otomatik olarak bu kapsamda sayılacağı sonucu çıkmaz. Belirleyici olan, hakarete uğrayan kişinin o an bir kamusal faaliyeti yürütüp yürütmediği ve sözün o faaliyetle bağlantılı olup olmadığıdır. Savunmada bu iki halka ayrı ayrı tartışılır.

Şikâyetten vazgeçmek neden dosyayı bitirmiyor?

TCK m. 131/1 açıktır: kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâl hariç olmak üzere, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Cümlenin başındaki istisna pratikte şu üç sonucu doğurur.

Şikâyet aranmaz

Savcılık, mağdur kamu görevlisi şikâyetçi olmasa bile suç şüphesini öğrendiği anda soruşturma başlatabilir. Tutanağın kuruma ve savcılığa intikal etmesi çoğu zaman yeterlidir.

Şikâyet süresi işlemez

Şikâyete bağlı suçlar için öngörülen şikâyet süresi burada uygulanmaz. Dosya, dava zamanaşımı süresi içinde açılabilir.

Vazgeçme davayı düşürmez

Mağdur "şikâyetimden vazgeçiyorum" dese bile kovuşturma düşmez. Bu beyan olsa olsa cezanın belirlenmesinde takdiri bir unsur olarak değerlendirilir.

Bu nedenle "görevliyle konuştuk, hallettik" cümlesi bu dosya türünde yanıltıcıdır. Tarafların anlaşmış görünmesi kamu davasının yürümesini engellemez.

Aleniyet artırımı ve kurul hâlinde çalışanlar

m. 125/4 ayrı bir katman ekler: hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır. Aleniyet, sözün belirsiz sayıda kişinin duyabileceği ya da görebileceği bir ortamda söylenmesidir. Herkese açık bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, kalabalık bir kurum girişinde yüksek sesle söylenen söz veya açık bir toplantıda kullanılan ifade bu değerlendirmeye tabidir. Kapalı bir odada iki kişi arasında geçen konuşma ise kural olarak aleni değildir.

m. 125/5 ise az bilinen, sonucu ağır bir hükümdür: kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Bir kurula yöneltilen tek cümle, üye sayısı kadar mağdur bakımından değerlendirilip zincirleme suç hükümleri üzerinden sonuçlandırılır.

Uzlaştırma yolu var mı?

Yok. CMK m. 253/3, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini düzenler. Bu kural hakaret suçunun bütün hâlleri için geçerlidir; kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâlde ise zaten şikâyet koşulu da bulunmaz.

Aynı fıkra, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen başka bir suçla aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını söyler. Uygulamada bu, "hakaret ve tehdit birlikte" iddia edilen dosyalarda sık karşılaşılan bir sonuçtur.

Savunmada gerçekten neye bakılır?

Bu dosyalarda savunma bir özür üzerine değil, dört teknik başlık üzerine kurulur.

  • Görev bağlantısı. Söz gerçekten görevden dolayı mı söylendi, yoksa kişisel bir husumetin ürünü mü? Bağ kurulamazsa dosya m. 125/1'e döner, şikâyet rejimine tabi olur.
  • Sözün niteliği. Kullanılan ifade bir değer yargısı mı, yoksa onur ve saygınlığa yönelen bir saldırı mı? Bir işlemin hukuka aykırı olduğunu sert biçimde söylemek, kişiliğe saldırmakla aynı şey değildir. Bu ayrımı hakaret cezası ve eleştiri sınırı yazısında ayrıntılı ele aldık.
  • Haksız fiile tepki. TCK m. 129/1, hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde verilecek cezanın üçte birine kadar indirilebileceğini, hatta ceza vermekten vazgeçilebileceğini düzenler. Kamu görevlisinin işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa bu hükmün tartışılması gerekir. Söz konusu işlem ayrıca görevi kötüye kullanma boyutuna ulaşıyorsa, bu ayrı bir şikâyetin konusudur.
  • Delil. Sözün ne olduğu çoğu zaman yalnızca tutanakla ortaya konur. Tutanağı düzenleyenlerin aynı zamanda mağdur konumunda olması, kamera kaydı bulunup bulunmadığı, tanık beyanlarının tutanakla örtüşüp örtüşmediği dosyanın somut tartışma alanıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması da gündeme gelebilir; koşulları ve sonuçları için HAGB nedir, şartları nelerdir yazısına bakabilirsiniz. Ancak bu bir sonuç garantisi değildir. Alt sınırın yükselmesi ve varsa aleniyet artırımı, sonuç cezayı doğrudan etkiler. Sürecin genel işleyişi için şikâyet edildim, süreç nasıl işler yazısı da yol gösterir.

Sık sorulan sorular

Kamu görevlisine hakaretin cezası nedir?

Temel ceza TCK m. 125/1'deki üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Ancak fiil kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmişse m. 125/3-a uyarınca cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Fıkra üst sınırı değiştirmez, yalnızca alt sınırı yükseltir. Fiil alenen işlenmişse ceza ayrıca m. 125/4 uyarınca altıda biri oranında artırılır.

Kamu görevlisi şikâyetinden vazgeçerse dava düşer mi?

Düşmez. TCK m. 131/1 hakaret suçunu kural olarak şikâyete bağlar, ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakareti bu kuralın dışında tutar. Bu nedenle mağdur hiç şikâyetçi olmasa veya sonradan vazgeçse bile soruşturma ve kovuşturma yürür. Vazgeçme beyanı yalnızca cezanın belirlenmesinde takdiri bir unsur olarak değerlendirilebilir.

Görevle ilgisi olmayan bir tartışmada memura hakaret edersem yine 125/3 uygulanır mı?

Uygulanmaz. Kanun kamu görevlisine karşı işlenmiş olmayı tek başına yeterli görmez; sözün görevden dolayı söylenmiş olmasını arar. Komşuluk anlaşmazlığı, kişisel husumet veya özel hayata ilişkin bir tartışma sırasında söylenen söz için m. 125/1 uygulanır. Bu durumda suç şikâyete bağlıdır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

Kamu görevlisine hakarette uzlaştırma yapılır mı?

Yapılmaz. CMK m. 253/3, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini düzenler. Bu kural hakaret suçunun tüm hâlleri için geçerlidir. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakarette ayrıca şikâyet koşulu da bulunmadığı için dosya baştan kamu davası olarak yürür.

Bir kurula yöneltilen hakaret nasıl değerlendirilir?

TCK m. 125/5 uyarınca kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Yani kurula yöneltilen tek bir ifade, üye sayısı kadar mağdur bakımından değerlendirilir ve zincirleme suç hükümleri üzerinden sonuçlandırılır.

İlgili sayfalar

Hakaret avukatı

Hakaret ve tehdit dosyalarında ifade savunması, delil tespiti ve dosyanın hükme kadar izlediği yol.

Sayfaya git

Görevi kötüye kullanma avukatı

Kamu görevlisinin işlemine yönelik iddialar, şikâyet yolu ve soruşturma izni sorunu.

Sayfaya git

Sosyal medya suçları avukatı

Paylaşım ve yorumlardan doğan dosyalarda aleniyet tartışması, IP sorgusu ve içerik kaldırma.

Sayfaya git

Hakaret cezası ve eleştiri sınırı

Değer yargısı ile olgu isnadı ayrımı, isnadın ispatı ve iddia-savunma dokunulmazlığı.

Yazıyı oku

Sosyal medyada hakaret

Paylaşımlarda aleniyet, ekran görüntüsünün delil değeri ve sahte hesap dosyaları.

Yazıyı oku

Şikâyet edildim, süreç nasıl işler

Soruşturmanın hangi aşamalardan geçtiği, ifade daveti ve iddianameye kadar olan yol.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir ifade davetiyesi, bir tutanak örneği veya sadece o gün ne söylendiğine dair bir hatıra olabilir. Sözün gerçekten görevden dolayı söylenip söylenmediğini, aleniyet tartışmasının nereye oturduğunu ve savunmanın hangi delillerle kurulacağını birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp