Kişilere karşı suçlar
Tehdit Suçu ve Unsurları
Bir tartışmanın ardından söylenen bir cümle, gece gelen bir mesaj ya da bir sesli kayıt elinizde. Şimdi ya hakkınızda şikâyet var ya da siz şikâyet etmeyi düşünüyorsunuz. Bu yazı, hangi sözün hukuken tehdit sayıldığını, silahın işin içine girmesiyle dosyanın nasıl değiştiğini ve hangi hâlde uzlaşma kapısının açık kaldığını anlatır.
Kısa cevap
Tehdit TCK m. 106'da düzenlenir. Suçun oluşması için sözün ciddi olması, gelecekte gerçekleşecek bir kötülüğe işaret etmesi ve failin elinde olan bir kötülük gibi görünmesi gerekir. Tehdit hayata veya vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırıya ilişkinse savcılık şikâyet olmadan da soruşturur; malvarlığına büyük zarar verme ya da "sair bir kötülük" söz konusuysa dosya mağdurun şikâyetine bağlıdır. Birinci fıkradaki tehdit, CMK m. 253 uyarınca şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır. Tehdit silahla işlenmişse ikinci fıkra devreye girer: ceza ağırlaşır ve uzlaştırma yolu kapanır.
Tehdit suçu tam olarak neyi cezalandırır?
TCK m. 106/1 aslında iki ayrı suç tipini bir arada düzenler. Bu ayrımı görmeden dosyanızın nereye gideceğini kestiremezsiniz.
Birinci hâl: Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmek. Kanun bu hâl için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörür. 2022 yılında eklenen cümleyle, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
İkinci hâl: Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit. Burada kanun mağdurun şikâyetini arar ve iki aydan altı aya kadar hapis ya da adlî para cezası öngörür. "Sair kötülük" geniş bir ifadedir; işten attırma, evini bastırma, ailesine söyleme gibi ilk hâle girmeyen her türlü kötülük buraya düşer.
Suçun koruduğu değer kişinin iç huzuru ve karar verme özgürlüğüdür. Tehdit edilen kötülüğün gerçekten yapılması aranmaz; sözün söylenmiş ve mağdura ulaşmış olması yeterlidir. Bu nedenle "zaten bir şey yapmadım" savunması tek başına sonuç doğurmaz.
Her ağır söz tehdit sayılır mı?
Hayır. Uygulamada dosyaların önemli bir kısmı tam da burada ayrışır. Bir sözün tehdit sayılabilmesi için üç süzgeçten geçmesi gerekir.
- Kötülük gelecekte olmalı. Tehdit, henüz gerçekleşmemiş bir zarara işaret eder. Söz söylenirken saldırı fiilen başlamışsa artık kasten yaralama tartışılır. Geçmişte olan bir şeyin anlatılması ise tehdit değildir.
- Kötülük failin iradesine bağlı görünmeli. Failin gerçekleştireceği bir zarardan söz edilmelidir. Beddua niteliğindeki ifadeler, sonucu failin elinde olmayan temenniler bu unsuru karşılamaz.
- Söz ciddi ve korkutmaya elverişli olmalı. Değerlendirme mağdurun özel hassasiyetine göre değil, olayın somut koşullarına göre yapılır. Tarafların ilişkisi, sözün söylendiği ortam, öncesindeki tartışmanın seyri, failin bunu yapabilecek durumda olup olmadığı hep tartışılır.
Ciddiyet ölçütü savunmanın da iddianın da en çok emek verdiği alandır. Karşılıklı bir atışma sırasında öfkeyle söylenen, karşı tarafın da benzer sözlerle karşılık verdiği bir cümle ile planlı biçimde tekrarlanan mesajlar aynı ağırlıkta değildir. Dosyaya sunulan mesaj akışının tamamı, sadece bir ekran görüntüsünden çok daha fazlasını anlatır.
Kayıtları silmeyin
Hangi taraf olursanız olun, konuşmanın tamamını saklayın. Tek bir cümlenin ekran görüntüsü bağlamı gizler ve çoğu zaman aleyhinize okunur.
Silahla tehdit neden bambaşka bir dosya?
TCK m. 106/2 dört nitelikli hâl sayar. Tehdidin silahla; kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle; birden fazla kişi tarafından birlikte; ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir.
Sıçrama küçük değildir. Temel hâlde ay ile ölçülen bir aralıktan, yıl ile ölçülen bir aralığa geçilir. Bunun pratik sonuçları da vardır: koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi, dosyanın hangi mahkemede görüleceği ve en önemlisi uzlaştırma imkânı bu fıkrada tamamen değişir.
Silah kavramı yalnızca ateşli silahlarla sınırlı değildir. Saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli kesici ve delici aletler de bu kapsamda tartışılır. Buna karşılık silahın failin üzerinde bulunması tek başına yetmez; uygulamada aranan, silahın mağdura karşı gösterilmesi ya da tehdidin içine katılmış olmasıdır. Failin cebinde bir bıçak taşıması ile o bıçağı çıkarıp göstermesi aynı şey değildir.
Mesajlaşma dosyalarında sık sorulan soru şudur: silah fotoğrafı göndermek bu fıkraya girer mi? Cevap somut olaya bağlıdır ve savunmanın ilk gün üzerinde durması gereken noktalardan biridir.
Son olarak TCK m. 106/3'ü unutmayın: tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse, bu suçlardan dolayı ayrıca ceza verilir. Yani "tehdit ederken camı kırdım" savunması iki ayrı dosya anlamına gelir.
Hangi tehdit şikâyete bağlı, hangisi değil?
Kanun metnini dikkatle okumak gerekir. Şikâyet koşulu yalnızca birinci fıkranın ikinci cümlesinde geçer: malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde "mağdurun şikayeti üzerine" denir.
Buna karşılık hayata veya vücut bütünlüğüne yönelik saldırı tehdidi ile ikinci fıkradaki nitelikli hâller şikâyete bağlı değildir. Savcılık olayı öğrendiği anda kendiliğinden soruşturur. Mağdurun "şikâyetçi değilim" demesi bu dosyaları kapatmaz.
Şikâyete bağlı olan hâlde ise TCK m. 73 devreye girer. Yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; olayın gerçekleştiği tarihten değil. Failin kimliği sonradan tespit edilen mesaj dosyalarında bu ayrım sonucu tamamen değiştirir.
Aynı maddenin diğer fıkraları da işinize yarar. Kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Suç birlikte işlenmişse sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar. Ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz; anlaşma ihtimali varsa bunu dosya kesinleşmeden değerlendirmek gerekir.
Tehdit dosyasında uzlaştırma işler mi?
CMK m. 253/1-b, uzlaştırma kapsamındaki suçları tek tek sayarken listeye açıkça "Tehdit (madde 106, birinci fıkra)" ifadesini koymuştur. Bu bent, suçun şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır.
Sonuç şudur: hayata veya vücut bütünlüğüne yönelik tehdit şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırma kapsamındadır. Buna karşılık ikinci fıkradaki nitelikli hâller, yani silahla, birden fazla kişiyle veya örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen tehdit bu listeye girmez. Uzlaştırma kapısı orada kapalıdır.
Tehdit ve hakaret aynı kişiye karşı işlendiyse
CMK m. 253/3 özel bir engel getirir: uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği aynı fıkrada açıkça yazılıdır. Aynı mesajda hem hakaret hem tehdit varsa ve mağdur aynı kişiyse, tehdit için de uzlaşma beklemeyin. Uygulamada en sık karşılaşılan tablo budur.
Uzlaştırma yolu açıksa süreç şöyle işler:
- Kamu davası açmak için yeterli şüphe varsa savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Bu bir tercih değil, usul aşamasıdır.
- Görevlendirilen uzlaştırmacı taraflara teklifte bulunur. Kendisine teklif yapılan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır. Sessiz kalmak "kabul" değil, "ret" anlamına gelir.
- Uzlaştırmacı, belge örnekleri kendisine verildikten sonra en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır. Büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir.
- Müzakereler gizlidir ve burada yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz. Yine de ne söyleyeceğinizi ve hangi edimi üstleneceğinizi önceden planlamanız gerekir.
- Uzlaşma sağlanır ve edim tek seferde yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edim ileri tarihe bırakılır, taksite bağlanır veya süreklilik gösterirse kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
İki uyarı. Birincisi, uzlaştırma sonuçsuz kalırsa tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez; tek bir hakkınız vardır. İkincisi, uzlaşma teklifinde bulunulması delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerine engel değildir; süreç sürerken dosya durmaz.
Tehdit mi, şantaj mı, hakaret mi?
Üç suç sık sık karıştırılır ama ayrım nettir ve dosyanın kaderini belirler.
Tehditte amaç korkutmaktır. Failin karşılığında bir şey istemesi şart değildir.
Şantajda ise bir zorlama vardır. TCK m. 107, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamayı cezalandırır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidini de kapsar. "Parayı vermezsen bunları herkese anlatırım" cümlesi tipik örnektir. Ayrıntı için tehdit ve şantaj avukatı sayfasına bakabilirsiniz.
Hakarette ise gelecek yoktur; söz doğrudan kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırır. Bir mesajda ikisi birden bulunabilir ve savcılık iki ayrı suçtan soruşturma yürütebilir. Hakaretin sınırları, eleştiri ile ayrımı ve kendine özgü usul kuralları için hakaret avukatı sayfasındaki anlatım yol gösterir.
İfadeye çağrıldıysanız ne yapmalısınız?
Tehdit dosyalarında savunmanın en kritik anı ilk ifadedir; ciddiyet tartışması büyük ölçüde o gün verilen beyanla şekillenir.
- Konuşmanın tamamını tarih ve saatleriyle saklayın. Cihazınızı biçimlendirmeyin.
- Olayın öncesini yazın: tartışma neden çıktı, karşılıklı sözler nelerdi. Haksız tahrik değerlendirmesi bu ayrıntılarda gizlidir.
- İfadeden önce dosyanın hangi fıkradan açıldığını öğrenin. Birinci fıkra ile ikinci fıkra farklı iki savunma stratejisi gerektirir.
- Uzlaşma teklifi geldiyse cevap vermeden önce hukuki görüş alın. Yedi günlük süre işler ve sessizlik ret sayılır.
- Susma hakkınız vardır. Ne söyleyeceğinize karar vermeden ifade vermek zorunda değilsiniz.
Sık sorulan sorular
"Seni geberteceğim" demek tehdit suçu oluşturur mu?
Söz hayata yönelik bir saldırıya işaret ettiği için TCK m. 106/1'in ilk cümlesi kapsamına girebilir. Ancak tek başına cümlenin sertliği yeterli değildir. Mahkeme sözün ciddi olup olmadığını, gelecekte gerçekleşecek ve failin elinde olan bir kötülüğe işaret edip etmediğini ve somut koşullarda korkutmaya elverişli olup olmadığını değerlendirir. Tarafların ilişkisi, tartışmanın seyri ve failin bunu yapabilecek durumda olup olmadığı bu değerlendirmenin parçasıdır.
Şikâyetimden vazgeçersem tehdit dosyası kapanır mı?
Sadece şikâyete bağlı hâlde. TCK m. 106/1'de şikâyet koşulu yalnızca malvarlığına büyük zarar verme veya sair kötülük tehdidi için aranır. Hayata ya da vücut bütünlüğüne yönelik saldırı tehdidinde ve m. 106/2'deki nitelikli hâllerde savcılık resen soruşturur; vazgeçme dosyayı düşürmez. Şikâyete bağlı hâlde ise TCK m. 73/4 uyarınca suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür, ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
Silahla tehditte uzlaşma mümkün mü?
Hayır. CMK m. 253/1-b, uzlaştırma kapsamına giren suçları sayarken tehdit bakımından açıkça "madde 106, birinci fıkra" der. Silahla tehdit ise ikinci fıkrada düzenlenmiştir ve bu listeye girmez. Aynı şekilde birden fazla kişi tarafından birlikte işlenen tehdit ile örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen tehdit de uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Tehdit için şikâyet süresi ne kadar?
Suçun şikâyete bağlı hâlinde TCK m. 73 uyarınca altı aydır. Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; olayın gerçekleştiği tarihten değil. Failin kimliği sonradan tespit edilen mesaj veya sosyal medya dosyalarında süre o öğrenme anından işler. Resen soruşturulan hâllerde ise altı aylık şikâyet süresi söz konusu değildir.
WhatsApp mesajıyla gönderilen tehdit dosya olur mu?
Evet. Kanun tehdidin sözle söylenmesini şart koşmaz; mesaj, e-posta, sesli kayıt veya sosyal medya paylaşımı da suçun konusunu oluşturabilir. Mesajın kimden geldiği, hesabın kime ait olduğu ve içeriğin bütünü delil değerlendirmesinin merkezindedir. Bu nedenle konuşmanın tamamını, tarih ve saat bilgisiyle birlikte saklamak her iki taraf için de önemlidir.
İlgili sayfalar
Tehdit ve şantaj avukatı
Tehdit ve şantaj dosyalarında soruşturmadan hükme kadar savunma ve müşteki vekilliği.
İnceleHakaret avukatı
Hakaret suçunun sınırları, eleştiri ayrımı ve bu dosyalara özgü usul kuralları.
İnceleSosyal medyada tehdit ve şantaj
Mesaj ve paylaşımlar üzerinden yürüyen dosyalarda delil ve ilk adımlar.
İnceleDosyanızı konuşalım
Elinizdeki mesajlar, tutanak ya da uzlaşma teklifi ne aşamada olursa olsun, önce hangi fıkradan işlem yapıldığını netleştirelim. Değerlendirme için arayın ya da yazın.