Dijital delil
Telefonuma El Konuldu: Dijital Delil ve İmaj Alma
Telefonunuz alındı, bir tutanak imzalatıldı ve cihaz gitti. Şimdi aklınızda iki soru var: içindeki her şeyi okuyacaklar mı, ve bunu yapmaya hakları var mıydı? Bu yazı, telefonda yapılan aramanın ve el koymanın CMK m. 134 çerçevesinde hangi şartlara bağlandığını, imaj alma usulünü ve şifre tartışmasını anlatır.
Kısa cevap
- Telefonunuzdaki verilerde arama yapılması ve kopya çıkarılması hâkim kararına bağlıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir (CMK m. 134/1).
- Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse, çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir (m. 134/1).
- El koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir; bu husus tutanağa geçirilip imza altına alınır (m. 134/3-4).
- Şifrenin çözümü yapılıp gerekli kopyalar alındığında, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir (m. 134/2).
Telefon da "bilgisayar" sayılır mı?
Kanunun başlığı şudur: bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma. Madde metninde "telefon" kelimesi geçmez; hüküm 2005 yılında, akıllı telefonun bugünkü hâli ortada yokken yazılmıştır. Buna rağmen uygulamada akıllı telefon, tablet, harici disk ve USB bellek gibi veri saklayan cihazlar CMK m. 134 kapsamında değerlendirilir.
Bu ayrım teknik bir ayrıntı değildir. m. 134, cihazın sıradan bir eşya gibi ele alınmasına göre daha ağır şartlar ve ek güvenceler getirir. Telefonunuz genel el koyma hükümleriyle işlem görürse, yedekleme ve yedeğin bir kopyasının size verilmesi gibi maddeye özgü güvenceler atlanmış olur. Genel çerçeve için arama ve el koyma sayfamıza bakabilirsiniz.
Telefona el koymak için hâkim kararı şart mı?
CMK m. 134/1 üç şartı birlikte arar:
- Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı. Soyut bir ihbar veya genel bir kanaat yetmez; kanun "somut delil" der.
- Başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması. Yani bu tedbir ilk akla gelen yol değil, son çaredir.
- Hâkim kararı. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir.
2018 yılında maddeye eklenen üç cümle, savcı kararını sıkı bir denetime bağlar: savcının verdiği kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir, sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Bu, savunma için doğrudan bir kontrol noktasıdır: dosyada savcı kararı varsa, onay yazısının tarihi ve saati aranır.
Cihaza fiziken el konulması yönüyle ayrıca CMK m. 127/3 devrededir: hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar, aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Konut araması kararı, telefonun içine girme yetkisi vermez
Evinizde arama yapılmasına ilişkin bir karar (CMK m. 119), telefonunuzun içindeki verilerin incelenmesi için tek başına yeterli sayılmaz. Kanun dijital veriler için ayrı bir karar öngörmüştür. Dosyada yalnızca genel bir arama kararı varsa ve telefon içeriği buna dayanılarak çözülmüşse, bu savunmada ileri sürülmesi gereken bir usul itirazıdır.
"Başka surette delil elde etme imkânı yok" ne demek?
Bu ifade maddenin en çok tartışılan yeridir ve savunmanın en verimli alanıdır. Kanun, telefona girmeyi soruşturmanın olağan bir aracı olarak değil, başka yolla sonuca ulaşılamadığında başvurulacak bir tedbir olarak kurgulamıştır. Aynı bilgi tanık beyanıyla, banka kaydıyla veya operatörden alınacak bir belgeyle elde edilebiliyorsa, bu şartın gerçekleştiğini söylemek zorlaşır.
Pratikte bakılacak soru şudur: karar gerekçesinde bu iki şartın nasıl karşılandığı gösterilmiş mi? Matbu bir cümleden ibaret olan, hangi somut delile dayanıldığını ve neden başka bir yolun bulunmadığını yazmayan bir karar, dosyada tartışılacak bir eksikliktir.
Telefonuma neden el konuldu? Yerinde kopyası alınamaz mıydı?
Kanunun asıl tercihi cihazı almak değildir. m. 134/5 şunu söyler: bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.
Cihazın alınabilmesi için m. 134/2 üç sebepten birini arar: şifrenin çözülememesinden dolayı sisteme girilememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması. Yani el koyma, bu üç durumdan biri varsa devreye giren bir çözümdür.
Tutanağı elinize aldığınızda arayacağınız cümle budur: cihazın neden alındığı, bu üç sebepten hangisine dayanıldığı yazıyor mu? Yazmıyorsa, "yerinde kopya alınabilecekken cihaza el konuldu" itirazının zemini vardır.
İmaj almak ne demek, kopyası bana verilmeli mi?
İmaj, cihazdaki verinin birebir yedeğidir. Kanun bunu iki fıkrada düzenler ve her ikisi de emredicidir:
Bütün verilerin yedeklemesi yapılır
m. 134/3: "Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır." Bu, kolluğun takdirine bırakılmış bir tercih değildir. Yedekleme, verinin sonradan değiştirilmediğini gösterebilmek için vardır.
Yedekten bir kopya size verilir
m. 134/4: "Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır." Kanun "verilebilir" demez, "verilir" der.
Çözüm, metin hâline getirme ve iade
Veriler çözülür, gerektiğinde metin hâline getirilir. Şifrenin çözümü yapılıp gerekli kopyalar alındığında cihaz gecikme olmaksızın iade edilir (m. 134/1 ve 134/2).
Bu iki fıkra, dijital delil tartışmasının merkezindedir. Sizde bir kopya yoksa, dosyaya sunulan verinin cihazdan çıkan veriyle aynı olup olmadığını karşılaştırma imkânınız kalmaz. Uygulamada imajın bütünlüğü bir özet (hash) değeriyle kayıt altına alınır; bu değerin tutanakta yer alıp almadığı ve sonraki incelemelerde aynı kalıp kalmadığı, bilirkişi aşamasında sorulacak sorulardandır. Bilişim suçları dosyalarında savunmanın çoğu zaman ilk hareket noktası burasıdır.
Kopya verilmediyse tutanağa yazdırın
Yedekten çıkarılan kopyanın size verilmesi bir nezaket değil, kanunun öngördüğü işlemdir ve tutanağa geçirilerek imza altına alınması gerekir. Kopya verilmediyse veya "sonra veririz" denildiyse, imzalamadan önce bu durumun tutanağa yazılmasını isteyin. Bir tek cümle, aylar sonraki duruşmada dayanağınız olur.
Telefonumun şifresini vermek zorunda mıyım?
Kanunda şifre vermemeyi doğrudan cezalandıran bir hüküm yoktur. Tam tersine m. 134/2, şifrenin çözülememesi ihtimalini bir el koyma sebebi olarak düzenler. Yani kanun, şifrenin verilmeyebileceğini öngörmüş ve bunun sonucunu cihaza el konulması olarak belirlemiştir; "şifreni vermezsen şu ceza uygulanır" dememiştir.
Bu tabloyu üç hüküm tamamlar:
- Anayasa m. 38: hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
- CMK m. 147/1-e: yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî bir hak olduğu size ifade başında söylenir.
- CMK m. 148: beyan özgür iradeye dayanmalıdır; aldatma, cebir, tehdit veya kanuna aykırı yarar vaadi yasaktır ve yasak usullerle elde edilenler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.
Pratik gerçek ise şudur: şifreyi vermemenin bedeli çoğu zaman cihazın uzun süre elde kalmasıdır. Şifreyi vermenin bedeli ise bütün içeriğin açılmasıdır. Bu, dosyanın konusuna ve içerikte ne olduğuna göre değişen bir tercihtir; genel bir "ver" veya "verme" cevabı yoktur. Bu kararı avukatınızla konuşmadan vermeyin. Susma hakkının nasıl kullanıldığı konusunda susma hakkı yazımız da yardımcı olabilir.
Telefonum ne zaman geri verilir?
m. 134/2'nin son cümlesi açıktır: şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması hâlinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. İnceleme tamamlandıktan sonra cihazın adliyede veya emanette tutulmasının kanunî bir gerekçesi kalmaz.
Uygulamada bu süre aylara yayılabilir. Böyle bir durumda beklemek yerine yazılı bir iade talebi yapılır. CMK m. 127/4 ayrıca şunu söyler: zilyedliğinde bulunan eşyasına el konulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. Talebiniz reddedilirse itiraz yolu açıktır.
Usule aykırı alınan dijital delilin akıbeti ne olur?
Anayasa m. 38 kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini söyler. CMK m. 217/2 aynı çizgidedir: yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Dijital delilde bu ilke özellikle kritiktir: verinin nereden ve nasıl alındığı sonradan gözle görülmez, yalnızca kâğıttaki kayıtlardan izlenir. Dosyanız incelenirken sırayla şunlara bakılır:
- m. 134 kapsamında ayrı bir karar var mı; kararı hangi merci, hangi tarihte vermiş?
- Karar savcı tarafından verilmişse, yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmuş ve hâkim süresinde karar vermiş mi?
- Kararda hangi cihaz ve hangi suç iddiası gösterilmiş; inceleme bu sınır içinde mi kalmış?
- El koyma sırasında bütün verilerin yedeklemesi yapılmış ve bu tutanakta yazılı mı?
- Yedekten çıkarılan kopya size veya vekilinize verilmiş, bu husus imza altına alınmış mı?
- Cihaza el koyma sebebi (şifre, gizlenmiş bilgi veya işlemin uzun sürecek olması) tutanakta belirtilmiş mi?
Bu soruların her biri bir usul denetimidir. Cevapların bir kısmı eksikse, hedef delilin dosyadan çıkarılması veya hükme esas alınamayacağının kabulü olur. Bu değerlendirme dosyadaki belgeler görülmeden yapılamaz; bu yüzden ilk iş, tutanakların ve karar suretlerinin temin edilmesidir.
Sık sorulan sorular
Telefonuma hâkim kararı olmadan el konulabilir mi?
Kural hâkim kararıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Cihaza fiziken el koyma yönünden ise hâkim kararı olmaksızın yapılan işlem yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar.
İmaj alma zorunlu mu, kopyası bana verilmek zorunda mı?
Evet. Kanun, el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesinin yapılacağını söyler. Bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Kopya verilmediyse veya sonra verileceği söylendiyse, imzalamadan önce durumun tutanağa yazılmasını istemeniz gerekir.
Telefonumun şifresini vermezsem suç işlemiş olur muyum?
Kanunda şifre vermemeyi doğrudan cezalandıran bir hüküm yoktur. Aksine kanun, şifrenin çözülememesi ihtimalini cihaza el koyma sebeplerinden biri olarak düzenlemiştir. Anayasa kimsenin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağını söyler; ifade sırasında açıklamada bulunmamak da kanunî bir haktır. Buna karşılık şifreyi vermemenin pratik sonucu cihazın uzun süre elde kalması olabilir. Bu tercihi dosyanın içeriğine göre avukatınızla birlikte değerlendirin.
Evimdeki arama kararı telefonumun içine bakmaya yeter mi?
Genel arama kararı ile dijital verilerde arama ve kopyalama birbirinden ayrı düzenlenmiştir. Bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopya çıkarma ve çözüm için kanun ayrı bir karar öngörür. Dosyada yalnızca genel bir arama kararı varsa ve telefon içeriği buna dayanılarak incelenmişse, bu bir usul itirazı konusudur ve savunmada açıkça ileri sürülmesi gerekir.
Telefonum ne zaman iade edilir, beklemek zorunda mıyım?
Şifrenin çözümü yapılıp gerekli kopyalar alındığında el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. İnceleme bittiği hâlde cihaz verilmiyorsa beklemek yerine yazılı iade talebinde bulunulur. Eşyasına el konulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir; talep reddedilirse itiraz yoluna gidilebilir.