İmza gününü kaçırmak
Vardiya, hastalık, şehir dışı iş. Kanun ihlali «isteyerek» yerine getirmemeye bağlar; bu yüzden mazeret belgesi derhâl dosyaya sunulmalıdır. İmza yerinin veya sıklığının değiştirilmesi de ayrıca talep edilebilir.
Tutukluluk ve yargılama
Tutuklanmadınız, ama serbest de değilsiniz. İmza atmaya gidiyorsunuz, yurt dışına çıkamıyorsunuz, belki ayağınızda bir cihaz var. Adli kontrol tam olarak budur: tutuklamanın yerine geçen, yargılama boyunca süren bir yükümlülük. Bu sayfa hangi yükümlülüklerin uygulanabildiğini, ihlalin ne sonuç doğurduğunu ve tedbirin nasıl kaldırılabileceğini anlatıyor.

Kısaca
Kanunun cümlesi şu: bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, CMK m. 100'de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir CMK m. 109/1. Bu tek cümle, sayfanın geri kalanındaki her tartışmanın kaynağıdır.
Birinci sonucu şudur: adli kontrol, tutuklamanın hafifletilmiş hâlidir. Tutuklama koşulları hiç yoksa adli kontrole de karar verilmemesi gerekir. «Nasılsa hafif bir tedbir» mantığıyla verilen adli kontrol kararları bu yönden tartışmaya açıktır.
İkinci sonucu daha pratiktir: tutuklama istemi ve tutuklama kararı, adli kontrolün neden yetersiz kalacağını göstermek zorundadır CMK m. 101/1 ve CMK m. 101/2. Yani adli kontrol yalnızca bir tedbir türü değil, aynı zamanda tutuklamaya karşı savunmanın merkezindeki argümandır. Tahliye talep eden bir dilekçe, boşluk bırakmadan somut bir adli kontrol paketi önermelidir.
Kanun ayrıca, tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümlerin uygulanabileceğini söyler CMK m. 109/2. Yani üst sınırı iki yılı geçmediği için tutuklanamayacak bir suçta bile adli kontrol mümkündür.
Kararı soruşturmada, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir ve bu, soruşturmanın her aşamasında mümkündür CMK m. 110/1. Kovuşturmada görevli ve yetkili mahkeme aynı yetkiyi kullanır CMK m. 110/3. Hâkim, savcının istemiyle yeni yükümlülükler ekleyebilir; yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da kişiyi bazılarından geçici olarak muaf tutabilir CMK m. 110/2. Bu esneklik, savunma açısından çok kullanılan bir imkândır.
Süre sınırsız değildir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok iki yıl sürer; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok üç yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, kanunda ayrıca sayılan suçlarda dört yılı geçemez. Bu süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır CMK m. 110/A.
CMK m. 109/3 yükümlülükleri tek tek sayar. Hâkim bunlardan birine veya birkaçına birlikte karar verebilir:
Burada dürüst olmak gerekir: kanun metninde «elektronik kelepçe» diye bir yükümlülük yazmaz. Elektronik izleme, kanunun saydığı yükümlülüklerin, özellikle konutu terk etmeme, belirli bir bölgeyi terk etmeme ve belirlenen yerlere gitmeme yükümlülüklerinin denetlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Denetimi denetimli serbestlik müdürlükleri yürütür. Cihaz, dayanağını oluşturan yükümlülüğe bağlıdır: yükümlülük kaldırıldığında cihaz da kalkar.
Mahsup konusu çoğu kişinin gözden kaçırdığı yerdir. Adli kontrol altında geçen süre, kural olarak şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılıp cezadan indirilemez. Kanun buna iki istisna getirmiştir: tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğü. Konutu terk etmemede geçen her iki gün, mahsupta bir gün olarak dikkate alınır CMK m. 109/6. Aylarca ev hapsinde kalmış bir kişi için bu, hükmün infazında doğrudan sonuç doğurur.
Tazminat bakımından da yeni bir imkân vardır. Konutunu terk etmemek ya da tedavi veya muayene tedbirine tâbi olmak yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir CMK m. 141/1-l.
Vardiya, hastalık, şehir dışı iş. Kanun ihlali «isteyerek» yerine getirmemeye bağlar; bu yüzden mazeret belgesi derhâl dosyaya sunulmalıdır. İmza yerinin veya sıklığının değiştirilmesi de ayrıca talep edilebilir.
Yurt dışı görevlendirmesi, tedavi ya da yakın hastalığı. CMK m. 110/2, yükümlülükten geçici muafiyete imkân verir. Talep, seyahat tarihinden makul süre önce ve belgeyle yapılmalıdır.
Ev hapsi çalışma hayatını fiilen durdurur. Burada iki ayrı talep gündeme gelir: yükümlülüğün hafifletilmesi ve belirli saatler için izin. Mahsup kuralı da bu tedbirde işler.
Mesleği şoförlük, kurye veya saha satışı olan kişide bu tedbir doğrudan geçim kaybıdır. Kanun, mesleki uğraşta araç kullanımına izin verilmesine açıkça imkân tanır.
Beşinci bir grup, azami tutukluluk süresi dolduğu için tahliye edilip adli kontrole tâbi tutulanlardır CMK m. 109/7. Bu kişiler bakımından ihlalin sonucu daha da ağırdır: yeniden tutuklama mümkündür, ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez CMK m. 112/2.
Adli kontrolün kaldırılması talebi, çoğu zaman «mağdur oluyorum» cümlesiyle yazılır ve reddedilir. Sonuç veren dilekçe, tedbirin dayanağını hedef alır. İncelenen başlıklar şunlardır:
Sorguda Cumhuriyet savcısı tutuklama ya da adli kontrol talep eder. Sulh ceza hâkimi, m. 109/3'teki yükümlülüklerden birine veya birkaçına karar verir. Kararda hangi yükümlülüğün, hangi sıklıkta ve nerede yerine getirileceği yazılır.
İmza yükümlülüğünde başvuru yeri kararda gösterilir ve genellikle ikamete en yakın kolluk birimi olarak belirlenir. Elektronik izleme söz konusuysa denetimli serbestlik müdürlüğü cihazı takar ve takibi yürütür.
Yeni bir yükümlülük eklenmesi, mevcut yükümlülüğün kaldırılması, değiştirilmesi veya geçici muafiyet, savcının istemi ya da savunmanın talebiyle gündeme gelir CMK m. 110/2. Meslek gereği araç kullanımı için ayrı bir izin yolu vardır.
Tedbirin devamının gerekip gerekmediği, en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilir: soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada kendiliğinden mahkeme CMK m. 110/4.
Talep üzerine, savcının görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karar verilebilir. Ret kararına itiraz edilebilir. Beraat, düşme veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla tedbir kendiliğinden sona erer.
Kararı, soruşturma aşamasında dosyanın bulunduğu adliyedeki sulh ceza hâkimliği verir. İstanbul'da bu hâkimlikler tek bir binada değildir: Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Silivri adliyelerinin her birinde ayrı sulh ceza hâkimlikleri bulunur. Kaldırma talebi, dosyanın bulunduğu mercie verilir; ikamet ettiğiniz ilçeye en yakın adliyeye değil.
İmza yeri kararla belirlenir ve ikametinize göre ayarlanabilir. Çağlayan'daki bir hâkimlikten çıkan karar, Kadıköy'de oturan bir kişiyi Şişli'ye imza atmaya gitmek zorunda bırakmaz; kanun, başvurulacak yeri hâkimin belirleyeceğini söyler. Kararda imza yeri açıkça yazılmamışsa ya da fiilen ulaşılamayacak bir yer gösterilmişse, hâkimlikten bunun açıklığa kavuşturulması istenmelidir. İstanbul trafiğinde bu ayrıntı, haftada birkaç saatlik farka karşılık gelir.
Yurt dışı yasağı kararları kayda işlenir. Bunu havalimanında öğrenmek yerine, karar tebliğ edildiğinde teyit etmek gerekir. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen üzerinden yapılacak çıkışlarda kayıt doğrudan uygulanır; kararın kaldırıldığına dair belgeyi yanınızda taşımak, sistemin güncellenmesindeki gecikmelerde işe yarar.
Adres değişikliği ihlal doğurabilir. Konutu terk etmemek veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek yükümlülüğü varsa, İstanbul içinde taşınmak bile yükümlülüğe aykırılık olarak raporlanabilir. Taşınma öncesinde karar veren mercie dilekçe verilmesi gerekir.
Elektronik izlemede teknik sorunları bildirin. Denetimi denetimli serbestlik müdürlükleri yürütür ve İstanbul'da Avrupa ile Anadolu yakalarında ayrı müdürlükler görev yapar. Cihaz arızası, şarj kesintisi veya sinyal kaybı gibi durumlar derhâl bildirilmezse ihlal olarak kayda geçebilir. Bildirimin yazılı yapılması, sonradan «isteyerek yerine getirmeme» tartışmasında belirleyici olur.
Hayır. Adli kontrol bir koruma tedbiridir; hüküm verilmeden önce, yargılamanın yürütülmesini güvence altına almak için uygulanır ve masumiyet karinesini ortadan kaldırmaz. Buna karşılık yükümlülüğün ihlali ağır bir sonuç doğurur: CMK m. 112/1 uyarınca hemen tutuklama kararı verilebilir.
Kanun, adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında hemen tutuklama kararı verilebileceğini söyler (CMK m. 112/1). Buradaki isteyerek ifadesi önemlidir: hastalık, kaza, vardiya değişikliği veya mücbir bir engel belgelenirse ihlal iradesi tartışmalı hâle gelir. Belgeyi beklemeden, gecikmeden karar veren mercie sunmak gerekir.
Kural olarak hayır. CMK m. 109/6, adli kontrol altında geçen sürenin şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemeyeceğini söyler. İki istisnası vardır: tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğü. Konutu terk etmemede geçen her iki gün, mahsupta bir gün olarak dikkate alınır.
Kendiliğinden kalkmaz. Talep üzerine hâkim veya mahkeme kaldırabilir (CMK m. 111/1); ayrıca tedbirin devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenmelidir (CMK m. 110/4). Beraat, düşme veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla tedbir sona erer. Tek seferlik bir seyahat için ise yükümlülükten geçici muafiyet talep edilebilir.
CMK m. 109/3'ün metninde bu ad geçmez. Elektronik izleme, kanunun saydığı yükümlülüklerin -- özellikle konutu terk etmeme, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme ve belirlenen yer veya bölgelere gitmeme yükümlülüklerinin -- denetlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Denetimi denetimli serbestlik müdürlükleri yürütür ve cihaz, dayanağı olan yükümlülük kaldırıldığında sökülür.
Ret kararına itiraz edilebilir (CMK m. 111/2). İtiraz, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilir (CMK m. 268/1). Bundan bağımsız olarak dosyada yeni bir gelişme olduğunda -- tanıklar dinlendiğinde, iddianame kabul edildiğinde, bilirkişi raporu geldiğinde -- talep yenilenebilir. Aynı gerekçeyle tekrarlanan taleplerin sonuç verme ihtimali düşüktür.
İlgili sayfalar
Adli kontrolün karşısındaki tedbir. Tutuklama nedenleri, katalog suçlar, itiraz süresi ve tahliye talebi.
Sayfaya gitKovuşturma aşamasında adli kontrol kararlarını mahkeme verir. Duruşma düzeni, tanık dinlenmesi ve savunma.
Sayfaya gitAdli kontrol kararı çoğunlukla sorgunun sonunda çıkar. Susma hakkı, müdafi hakkı ve dosya inceleme.
Sayfaya gitTedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin en sık uygulandığı dosya tipi; adli kontrolle sık karıştırılır.
Sayfaya gitİlgili sayfalar
Bir yakınınız tutuklandıysa aklınızdaki ilk soru muhtemelen «ne zaman çıkar» sorusudur.
Sayfaya git
Ağır ceza mahkemesi, en ağır cezayı gerektiren dosyaların görüldüğü yerdir.
Sayfaya git
Bir ceza dosyasında en çok okunan belge ifade tutanağıdır.
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları
Adli kontrol kararının bir örneğini yanınıza alın; hangi bendin uygulandığı, sürenin ne zaman dolduğu ve dört aylık incelemenin yapılıp yapılmadığı oradan okunur. İlk konuşmada hangi talebin bu aşamada gerçekçi olduğunu açıkça söyleyelim.