Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Kovuşturma

Ağır Ceza Mahkemesi Yargılaması Nasıl İşler?

Elinize bir duruşma günü tebligatı geldiyse ilk merak edilen şey genellikle şudur: o salonda ne olacak, kim konuşacak, ne zaman biter. Ağır ceza yargılamasının kendine has bir düzeni ve sırası vardır; bu sıra kanunda yazılıdır. Aşağıda mahkemenin görev sınırından hükmün açıklanmasına kadar süreci adım adım anlatıyoruz.

10 dakika okuma Kovuşturma CMK m. 1915235 sayılı Kanun m. 12m. 216

Kısa cevap

Ağır ceza mahkemesi, 5235 sayılı Kanun m. 12 ile belirlenen ağır suçlara bakan ve tek hâkimle değil, bir başkan ile iki üyeden oluşan üç kişilik heyetle karar veren mahkemedir. Yargılama iddianamenin kabulüyle başlar; duruşma CMK m. 191 uyarınca kimlik tespiti, iddianamenin anlatılması, hakların hatırlatılması ve sorgu sırasıyla açılır. Sonraki oturumlarda tanıklar dinlenir, deliller ortaya konur ve m. 216 uyarınca tartışılır; son söz her hâlde sanığındır. Sanık tutukluysa mahkeme m. 108/3 uyarınca her oturumda tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine karar vermek zorundadır.

Dosyam neden ağır cezada? Görev sınırı nedir?

Hangi mahkemenin bakacağını suçun adı değil, kanunun çizdiği görev sınırı belirler. Bu sınır 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 12'de sayılmıştır.

Maddeye göre, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere ağır ceza mahkemesi şu işlere bakar:

  • Türk Ceza Kanunu'nda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2) ve hileli iflâs (m. 161) suçları,
  • Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç),
  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar,
  • Ve en geniş ölçüt: ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar.

Son maddeyi vurgulamak gerekir. Suçun adı listede geçmese bile, o suç için kanunun öngördüğü cezanın üst sınırı on yılı aşıyorsa dosya ağır cezada görülür. Uygulamada kasten öldürme, nitelikli yağma, uyuşturucu ticareti gibi dosyaların bu salonda görülmesinin sebebi budur.

Görev bir usul meselesidir, ertelenemez

Görevsiz bir mahkemede yürüyen yargılama, sonunda bozulmaya açık bir yargılamadır. Mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Buna karşılık yetki (yani hangi yerdeki mahkeme) itirazı için CMK m. 18/2 katı bir an belirler: ilk derece mahkemelerinde yetkisizlik iddiası sanığın sorgusundan önce bildirilmelidir. Bu aşamadan sonra ne taraflar iddiada bulunabilir ne de mahkeme kendiliğinden karar verebilir.

Salonda kim oturur? Heyet kimlerden oluşur?

Ağır ceza mahkemesi tek hâkimli değildir. Duruşmayı bir başkan ve iki üye hâkim yürütür; karar üç kişilik heyetle verilir. Başkan duruşmanın düzeninden sorumludur, soruları yönetir ve tutanağın içeriğini belirler. Üyeler de soru sorabilir.

Heyetin karşısındaki masada Cumhuriyet savcısı oturur. Savcı iddia makamıdır ama görevi yalnızca mahkûmiyet istemek değildir; lehe delilleri de toplamakla yükümlüdür. Yanında zabıt kâtibi vardır ve söylenenler tutanağa onun eliyle geçer.

CMK m. 188/1 bu tabloyu şart koşar: duruşmada hükme katılacak hâkimlerin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin ve kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması zorunludur. Ağır cezanın görev alanındaki dosyalarda müdafi bulundurulması kural olarak zorunludur (CMK m. 150); sanığın avukatı yoksa baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Aynı fıkranın ek cümlesi ise şunu söyler: müdafi mazeretsiz olarak duruşmaya gelmez ya da duruşmayı terk ederse duruşmaya devam edilebilir.

Salonda ayrıca katılan (müşteki) ve vekili bulunabilir. CMK m. 237/1 uyarınca mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılabilirler. m. 238 uyarınca bu, dilekçe verilerek ya da sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesiyle olur.

İlk duruşmada sırayla ne yapılır?

Duruşmanın açılış sırası CMK m. 191'de yazılıdır ve bu sıra keyfî değildir. Adım adım şöyle işler:

Yoklama ve açılış

Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılan tanık ve bilirkişilerin gelip gelmediği saptanır. Sanık duruşmaya bağsız alınır; kelepçeyle salona sokulmaz. Başkan, iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmanın başladığını açıklar.

Tanıklar dışarı çıkarılır

Tanıklar salondan çıkarılır. Amaç basittir: bir tanığın, kendisinden önce konuşanları dinleyerek beyanını şekillendirmesini önlemek.

Kimlik tespiti

Sanığın açık kimliği saptanır; kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır. Bu bilgiler ileride ceza belirlenirken de kullanılır.

Suçlamanın anlatılması

İddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler, deliller ve suçlamanın hukuki nitelendirmesi açıklanır. Yani sanık, kendisine tam olarak neyin isnat edildiğini duruşmada bir kez daha duyar.

Hakların hatırlatılması

Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve CMK m. 147'de sayılan diğer hakları bildirilir. Susmak bir kabul değildir ve aleyhe yorumlanamaz.

Sorgu

Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde sorgusu yapılır. Sorgu, savunmanın ilk resmî anıdır. Burada söylenen her cümle tutanağa girer ve dosyanın kalanını etkiler.

Bu sıranın bir sonucu daha vardır. CMK m. 25/1 uyarınca, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar istenebilir. Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma bitinceye kadar da ret istenebilir; ancak bilinen bir sebep için beklemek hakkı yitirmek anlamına gelir.

Sanığın her oturumda bizzat salonda olması her zaman şart değildir. CMK m. 196, belirli hâllerde görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle (SEGBİS) sorgu yapılmasına veya duruşmaya katılınmasına imkân tanır. Ayrıca hastalık, disiplin önlemi ya da başka zorunlu nedenlerle yargı çevresi dışındaki bir hastaneye veya tutukevine nakledilmiş sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlara getirilmemesine karar verilebilir.

Sonraki duruşmalarda deliller nasıl tartışılır?

Ağır ceza dosyaları tek celsede bitmez. Sonraki oturumlarda tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları okunur, kamera görüntüleri izlenir, eksik belgeler için müzekkere yazılır. Duruşmalar arasında haftalar veya aylar olabilir.

Bu aşamada iki madde belirleyicidir. Birincisi CMK m. 217/1: hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Dosyanın arasında duran ama duruşmada okunmayan, tartışılmayan bir belge hükme esas alınamaz. İkincisi m. 217/2: suç, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delille ispat edilebilir. Delilin nasıl elde edildiği, içeriği kadar önemlidir.

Deliller ortaya konduktan sonra sıra tartışmaya gelir. CMK m. 216/1 söz sırasını da belirler: önce katılan veya vekili, sonra Cumhuriyet savcısı, sonra sanık ve müdafii veya kanunî temsilcisi konuşur. İkinci fıkra karşılıklı cevap hakkı tanır. Üçüncü fıkra ise tek cümleyle çok şey söyler: hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığındır. Bu, atlanması bozma sebebi olan bir usul kuralıdır.

Salonda söylenenler kadar tutanağa geçenler de önemlidir. CMK m. 222 uyarınca duruşmanın nasıl yapıldığı ve usule uygun yürütülüp yürütülmediği ancak tutanakla ispat olunabilir; tutanağa karşı yalnızca sahtecilik iddiası ileri sürülebilir. Bu yüzden bir beyanın veya bir talebin tutanağa doğru geçmesini istemek, duruşmadaki en pratik savunma refleksidir.

Tutukluysam durumum her duruşmada görüşülür mü?

Evet ve bunun için ayrıca talepte bulunmanız gerekmez. CMK m. 108/3 açıktır: hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da en geç otuzar günlük süreler içinde kendiliğinden karar verir.

Ayrıca beklemek de zorunda değilsiniz. CMK m. 104/1 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; ikinci fıkra uyarınca bu kararlara itiraz edilebilir. Kovuşturma aşamasında muhatap, davaya bakan ağır ceza mahkemesidir.

Mahkeme karar verirken CMK m. 100'e bakar: kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni bulunmalıdır; ayrıca işin önemi ile beklenen ceza karşısında tedbir ölçülü olmalıdır. Tutuklama nedenleri kaçma şüphesi ile delilleri karartma veya tanık üzerinde baskı kurma şüphesidir. Yargılama ilerledikçe bu gerekçeler zayıflayabilir: tanıklar dinlenmiş, dijital materyal incelenmiş, arama tamamlanmışsa delil karartma gerekçesinin karşılığı fiilen kalmayabilir. İşte savunmanın her oturumda üzerinde durması gereken nokta budur.

Tutukluluğun devamı kararı verilirse bu karar kesin değildir. CMK m. 268/3-c uyarınca ağır ceza mahkemesinin ve başkanının kararlarına yapılan itirazları, o yerde birden çok daire varsa numara olarak kendisini izleyen daire inceler; son numaralı daire için birinci daire, tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi görevlidir. İtirazın nasıl kurulacağını tutuklama ve itiraz sayfamızda ayrıntılı anlattık.

Karar nasıl verilir ve sonrasında ne olur?

CMK m. 223/1 uyarınca duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Hüküm tek bir şey değildir; kanun beş ayrı sonucu hüküm sayar: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi. Beraat kararının hangi hâllerde verileceği ise ikinci fıkrada tek tek sayılmıştır; örneğin fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması ya da suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması.

CMK m. 231/1 uyarınca duruşma sonunda hüküm fıkrası okunur ve gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır; hazır bulunan sanığa başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresi bildirilir. Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.

Asıl belge ise gerekçeli karardır. CMK m. 230, gerekçede iddia ve savunmadaki görüşlerin, delillerin tartışılmasının ve değerlendirilmesinin, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesini zorunlu kılar; dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş deliller ayrıca ve açıkça belirtilmelidir.

Karardan sonra yol istinaftır. CMK m. 272/1 uyarınca ilk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulabilir; ayrıca on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir. m. 273/1 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.

Sürecin iddianameden karara kadar olan tüm haritasını görmek isterseniz ağır ceza mahkemesi süreci sayfamıza göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ağır ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?

5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca ağır ceza mahkemesi; yağma (TCK m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2) ve hileli iflâs (m. 161) suçlarına, TCK'nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümündeki suçlara (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç), 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlara ve ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ile on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar. Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklıdır.

Ağır ceza mahkemesi kaç hâkimden oluşur?

Ağır ceza mahkemesi tek hâkimle çalışmaz. Duruşmayı bir başkan ve iki üye hâkimden oluşan üç kişilik heyet yürütür ve karar heyetçe verilir. CMK m. 188/1 uyarınca duruşmada hükme katılacak hâkimlerin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin ve kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır.

İlk duruşmada ne yapılır?

CMK m. 191 uyarınca önce sanığın, müdafiinin, tanık ve bilirkişilerin hazır olup olmadığı saptanır; sanık duruşmaya bağsız alınır ve başkan iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmanın başladığını açıklar. Tanıklar salondan çıkarılır. Ardından sırasıyla sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu sorulur, suçlamanın dayanağı olan eylemler ve deliller ile hukuki nitelendirme anlatılır, açıklamada bulunmama hakkı ile CMK m. 147'deki diğer haklar hatırlatılır ve sanık isterse sorgusu yapılır.

Duruşmada son söz kime aittir?

CMK m. 216 uyarınca deliller üzerindeki tartışmada söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir. Taraflar birbirlerinin açıklamalarına cevap verebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığındır. Bu kural usule ilişkindir ve atlanması hükmü sakatlar.

Tutukluluğum her duruşmada değerlendirilir mi?

Evet. CMK m. 108/3 uyarınca hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da en geç otuzar günlük süreler içinde kendiliğinden karar verir. Ayrıca CMK m. 104/1 uyarınca sanık her aşamada salıverilmesini isteyebilir ve m. 104/2 uyarınca bu kararlara itiraz edilebilir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Ağır ceza mahkemesi süreci

İddianamenin kabulünden gerekçeli karara kadar dosyanın izlediği yol ve savunmanın kritik anları.

Sayfaya git

Tutuklama ve itiraz

Tutuklama kararı sonrası ilk saatler, dosya erişimi, itiraz süresi ve inceleyecek merci.

Sayfaya git

Tahliye talebi ne zaman yapılır?

Duruşma beklemeden verilen dilekçe, karar mercii ve dilekçede gerçekten tartışılması gerekenler.

Yazıyı oku

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Mazeret, zorla getirme ve yakalama emri: katılmamanın dosyada karşılığı nedir.

Yazıyı oku

Hukuka aykırı delil

CMK m. 217/2 ne diyor, bir delilin hükme esas alınamaması ne anlama gelir.

Yazıyı oku

İstinaf başvurusu

İki haftalık süre, dilekçenin içeriği ve bölge adliye mahkemesindeki inceleme.

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir duruşma tebligatı, bir iddianame ya da bir tutukluluk kararı olabilir. Hangi aşamada olduğunuzu, ilk duruşmaya kadar neyin toplanması gerektiğini ve savunmanın hangi başlık üzerine kurulacağını birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp