Duruşma ve yargılama
Duruşmaya Gitmezsem Ne Olur?
Duruşma günü geldi ve gidemiyorsunuz. Kanunun kuralı açıktır: hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılmaz, geçerli nedeni olmayan sanık ise zorla getirilir. Bu yazı, gelmediğinizde mahkemenin hangi kararları verebileceğini, mazeretin nasıl ve ne zaman bildirileceğini, hangi hâllerde yokluğunuzda karar çıkabileceğini anlatır.
Kısa cevap
CMK m. 193/1 uyarınca kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz; gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. Yani tek bir duruşmaya katılmamak doğrudan mahkûmiyet doğurmaz, ama dosyanıza bir zorla getirme kararı girer. Mazeretiniz varsa duruşmadan önce belgesiyle birlikte mahkemeye bildirmeniz gerekir. Bazı hâllerde ise kanun yokluğunuzda yargılamaya izin verir; bu istisnaları aşağıda tek tek görebilirsiniz.
Gelmezsem ne olur? Kanunun kuralı
Ceza yargılamasında sanığın duruşmada bulunması hem bir yükümlülük hem de bir haktır. Kanun bunu iki yönlü kurmuştur. Bir yandan CMK m. 193/1, hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılamayacağını söyler; bu, sizi korumak içindir. Öte yandan aynı fıkra, gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verileceğini ekler.
Bu sonucun size önceden haber verilmiş olması gerekir. CMK m. 176/2, tutuklu olmayan sanığa tebliğ edilecek çağrı kâğıdına, mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceğinin yazılacağını düzenler. Elinizdeki tebligatı çıkarıp okuyun: bu cümle orada yazılıdır. Ayrıca m. 176/4 uyarınca çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır. Bu süreye uyulmamışsa m. 190/2 gereği duruşmaya ara verilmesini isteme hakkınız olduğu size hatırlatılır.
Mahkemenin elindeki yetki geniştir. CMK m. 199, mahkemenin sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebileceğini söyler. Yani sorgunuz yapılmış ve mahkeme sizi bağışık tutmuş olsa bile, sonradan hazır bulunmanıza karar verilebilir.
Zorla getirme kararı ne demek?
Zorla getirme, bir ceza değildir; kişinin belirli bir makamın önüne fiilen çıkarılmasını sağlayan bir tedbirdir. Çerçevesi CMK m. 146'da çizilmiştir.
Zorla getirmede kanunun aradıkları
- Kararın içeriği belirlidir. Karar; şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir (m. 146/2).
- Bir örneği size verilir. m. 146/3. Kâğıdı isteyin; hangi dosya, hangi mahkeme ve hangi tarih için olduğunu görürsünüz.
- Süre sınırlıdır. Zorla getirme kararıyla çağrılan kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır (m. 146/4).
- Ne zaman başlar, ne zaman biter? Haklı görülecek bir zamanda başlar ve sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder (m. 146/5).
Zorla getirme ile yakalama emri aynı şey değildir. Yakalama emri daha ağır bir tedbirdir ve CMK m. 98'de düzenlenmiştir; kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme tarafından resen ya da savcının istemi üzerine düzenlenir (m. 98/3). Tek bir duruşmaya gelmemekle "kaçak" olunmaz; kaçaklık ayrı bir usulün sonucudur.
Hangi hâllerde yokluğumda yargılama yapılır?
Kural "yokluğunda duruşma yapılmaz" olsa da kanunun saydığı istisnalar vardır. Bunları bilmek, riski gerçekçi ölçmenizi sağlar.
- Adlî para cezası veya müsadere gerektiren suçlar. CMK m. 195: suç yalnız veya birlikte adlî para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu hâlde davetiyeye, gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır. Elinizdeki tebligatta bu cümle varsa gelmemenin sonucu doğrudan hükümdür.
- Lehinize karar verilecekse. m. 193/2: toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgunuz yapılmamış olsa da dava yokluğunuzda bitirilebilir. Örneğin beraat veya düşme kararı bu kapsamdadır.
- Duruşmadan savuşma. m. 194/2: sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmişse ve artık hazır bulunmasına gerek görülmezse dava yokluğunda bitirilebilir.
- Düzeni bozma. m. 204: davranışları nedeniyle duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanık salondan çıkarılır; mahkeme hazır bulunmasını savunma bakımından zorunlu görmezse oturumu yokluğunda sürdürüp bitirebilir. Müdafiiniz yoksa barodan görevlendirme istenir.
- Deliller beklemez. m. 206/1: sanığın tebligata rağmen mazeretsiz gelmemesi nedeniyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel değildir. Ortaya konulan deliller sonradan gelen sanığa bildirilir. Yani siz gelmeseniz de tanıklar dinlenmeye devam edebilir.
Sorgum yapıldıysa duruşmalardan bağışık tutulabilir miyim?
Evet, bu mümkündür ve uygulamada en çok işe yarayan yol budur. CMK m. 196/1: mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık ya da bu konuda yetkilendirilmişse müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Karar mahkemenindir, otomatik değildir; ama gerekçeli bir talep çoğu zaman kabul görür.
Başka teknik imkânlar da vardır. m. 196/2, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilebileceğini söyler; sorgudan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur ve sorgu tutanağı duruşmada okunur (m. 196/3). m. 196/4 ise hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle yurt içindeki sanığın sorgusunun yapılabileceğini veya duruşmalara katılmasına karar verilebileceğini düzenler.
Yurt dışındaysanız m. 196/6 devreye girer: belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmanın zorluğu hâlinde bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgu yapılabilir.
Mazeret dilekçesi nasıl verilir?
CMK m. 193/1'in anahtar sözcüğü "geçerli neden"dir. Kanun mazeretin nasıl belgeleneceğini tek tek saymaz; bu nedenle mazeretin inandırıcı ve belgeli olması, ayrıca zamanında ulaşması belirleyici olur.
Duruşmadan önce bildirin
Mazeret, duruşma saatinden önce dosyaya girmelidir. Duruşma bittikten sonra verilen dilekçe, zaten verilmiş olan zorla getirme kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak sonraki oturumda durumun düzeltilmesini istemek mümkündür.
Belgeyi ekleyin
Sağlık sorunu varsa hekim raporu, yatış belgesi veya reçete; şehir dışında zorunlu bir işiniz varsa bilet ve görevlendirme yazısı; başka bir duruşmayla çakışma varsa o duruşmanın gün ve saatini gösteren belge eklenir. "Rahatsızlandım" cümlesi tek başına belge değildir.
Doğru mahkemeye, doğru dosya numarasıyla
Dilekçenin başında mahkemenin tam adı ve dosya esas numarası yer almalıdır. Yanlış mahkemeye verilen dilekçe zamanında ilgili dosyaya ulaşmayabilir.
Talebinizi açıkça yazın
Sadece mazereti anlatmak yetmez. "Mazeretimin kabulü ile duruşmanın başka bir güne bırakılmasını" ve varsa "hakkımda zorla getirme kararı verilmemesini" açıkça talep edin.
Avukatınız varsa UYAP üzerinden
Vekâletnamesi dosyada bulunan avukat, mazereti elektronik ortamda aynı gün sunabilir. Bu, kâğıt dilekçenin adliye içi dolaşımını beklemekten daha güvenlidir.
Mazeretin sürekli tekrarlanması ayrı bir risktir. Aynı gerekçeyle üst üste bildirilen mazeretler bir noktadan sonra "geçerli neden" sayılmaz ve mahkeme doğrudan zorla getirme yoluna gider.
Avukatım katılırsa ben gitmesem olur mu?
Bu, en sık karıştırılan noktadır. CMK m. 197 açıktır: sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine sahiptir. Ancak bu hüküm, avukatın katılmasının sanığın hazır bulunmasının yerine geçeceği anlamına gelmez. Sorgunuz henüz yapılmamışsa mahkemenin sizi dinlemesi gerekir; avukatınızın orada olması bu ihtiyacı ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık avukatın hazır bulunması iki somut fayda sağlar. Birincisi, mazeretiniz sözlü olarak da açıklanır ve tutanağa geçer. İkincisi, o oturumda tanık dinleniyorsa CMK m. 201 uyarınca doğrudan soru yöneltme hakkı kullanılır; m. 215 gereği dinlenen tanığa karşı diyeceğiniz sorulduğunda cevapsız kalınmaz.
Uzun vadede ne olur: kaçaklık ve son söz riski
Duruşmalara devamlı katılmamanın birikimli sonuçları vardır. CMK m. 247/1, hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan ya da yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle savcı veya mahkemece kendisine ulaşılamayan kişiyi kaçak olarak tanımlar. Kaçaklık kararı için usul bellidir: m. 247/2, belirli suçlarda çağrının bir gazete ile ve bilinen konutun kapısına asılmak suretiyle ilân edilmesini, on beş gün içinde gelinmezse tedbirlere hükmedilebileceğinin açıklanmasını, bu işlemlerin tutanakla saptanmasından itibaren on beş gün içinde başvurmayan kişinin kaçak sayılmasını öngörür. Bulunduğu yer bilinmeyen sanık ise m. 244 anlamında gaiptir ve hakkında duruşma açılmaz; mahkeme yalnızca delillerin ele geçirilmesi veya korunması için işlem yapar.
Daha sessiz ama daha yaygın bir kayıp da şudur: CMK m. 216/3 uyarınca hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir. Duruşmada değilseniz, dosyanın kaderinin belirlendiği o an sizin sesiniz olmadan geçer. Aynı şekilde m. 226 kapsamında suçun hukukî niteliği değişir de ek savunma gerekirse, bu bildirimin size ulaşması gerekir; m. 226/4, dosyadaki son adrese bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelinmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirimlerin yeterli kabul edileceğini düzenler. Yani adres değişikliğini bildirmemek, savunma hakkınızı fiilen daraltır.
Tutukluysanız durum farklıdır
Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği ile yapılır ve kendisinden duruşmada savunma için bir istemde bulunup bulunmayacağı sorulur (CMK m. 176/3). Ayrıca m. 196/5, hastalık, disiplin önlemi veya zorunlu diğer nedenlerle yargı çevresi dışındaki bir hastaneye ya da tutukevine nakledilen sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlara getirilmemesine karar verilebileceğini söyler. Nakil nedeniyle duruşmaya çıkarılmamak "gelmemek" değildir; bu ayrım tutanağa doğru geçmelidir.
Sık sorulan sorular
Bir duruşmaya gitmezsem hemen mahkûm olur muyum?
Hayır. Kural olarak hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz; gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. Ancak istisnalar vardır: suç yalnız veya birlikte adlî para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese de duruşma yapılabilir ve davetiyeye bu husus yazılır. Ayrıca sorgunuz yapılmamış olsa bile mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilecekse dava yokluğunuzda bitirilebilir.
Zorla getirme kararı çıkarsa evime polis mi gelir?
Zorla getirme kararı kolluk tarafından yerine getirilir. Kararın bir örneği kişiye verilir; kararda kim olduğunuz, ilgili suç ve zorla getirilme nedenleri yazılıdır. Kararla çağrılan kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir ya da ifadesi alınır. Bu bir tutuklama değildir.
Mazeret dilekçesini duruşma günü sabahı verebilir miyim?
Verilebilir, ancak dilekçenin duruşma saatinden önce dosyaya ulaşması gerekir; aksi hâlde mahkeme mazereti göremeden karar verir. Mazeretin belgeye dayanması ve talebin açıkça yazılması önemlidir. Avukatınız varsa mazeret elektronik ortamda aynı gün sunulabilir; bu yol kâğıt dilekçenin adliye içinde dolaşmasını beklemekten daha güvenlidir.
Sorgum yapıldı, artık her duruşmaya gitmem şart mı?
Şart olmayabilir. Mahkemece sorgusu yapılmış sanık veya bu konuda yetkilendirilmiş müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Bu bir mahkeme kararıdır, kendiliğinden doğmaz. Ayrıca mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebilir; bağışık tutulmak kalıcı bir güvence değildir.
Yurt dışındayım, duruşmaya nasıl katılırım?
Yurt dışında bulunan sanığın belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu hâlinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir. Yurt içinde bulunanlar bakımından ise hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir. Durumunuzu ve nedenini belgeleyip mahkemeye önceden bildirmek gerekir.