Soruşturmadan kovuşturmaya
İddianame Nedir, İddianameye İtiraz Edilebilir mi?
Soruşturma bitince savcı ya dosyayı kapatır ya da iddianame düzenler. İddianameyi ilk kez okuyan hemen herkes aynı soruyu sorar: "Buna itiraz edebilir miyim?" Cevap beklediğinizden farklı, ama sessiz kalınacak bir aşama da değil. Bu yazı iddianamenin ne olduğunu, mahkemenin onbeş günlük denetimini ve kabul edilirse ne olacağını anlatır.
Kısa cevap
İddianame, Cumhuriyet savcısının kamu davasını açtığı belgedir; CMK m. 170'te düzenlenir. Şüphelinin veya avukatının iddianameye karşı işletebileceği ayrı bir "itiraz" yolu kanunda yoktur. Denetimi mahkeme yapar: CMK m. 174 uyarınca mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının kendisine verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde maddede sayılan sebeplerden biri varsa iddianameyi savcılığa iade eder. Bu süre içinde savunma da mahkemeye dilekçe verip iade sebeplerini gösterebilir; ancak karar mahkemenindir. Süre dolar ve iade edilmezse iddianame kabul edilmiş sayılır, kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar.
İddianame nedir, savcı ne zaman düzenler?
Kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir. CMK m. 170/2 ölçütü net koyar: soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı bir iddianame düzenler.
"Yeterli şüphe" günlük dildeki kesinlik değildir. Mahkûmiyet için aranan ölçüt değil, yargılamaya başlamak için aranan ölçüttür. Bu nedenle iddianame düzenlenmiş olması "suçlu bulundunuz" demek değildir; dosyanın savcıdan mahkemeye geçtiği anlamına gelir.
Savcının elindeki tek seçenek iddianame değildir. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememişse veya kovuşturma olanağı yoksa CMK m. 172'ye göre kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Etkin pişmanlık veya şahsî cezasızlık sebebi varsa CMK m. 171/1 yine kovuşturmaya yer olmadığı kararına imkân tanır. Uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında kalan, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda ise savcı, maddedeki koşullar birlikte gerçekleşiyorsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilir.
İddianamede neler yazar?
CMK m. 170/3 iddianamede bulunması gerekenleri tek tek sayar. İddianame görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenir ve içinde şunlar gösterilir:
- Şüphelinin kimliği ve müdafii.
- Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği; varsa vekili ya da kanunî temsilcisi.
- Açıklanmasında sakınca yoksa ihbarda bulunanın kimliği; şikâyetçinin kimliği ve şikâyetin yapıldığı tarih.
- Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri.
- Suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi.
- Suçun delilleri.
- Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmışsa gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri.
Bunlar biçimsel başlıklar gibi görünür, oysa savunmanın ilk dayanağıdır. Devamındaki iki fıkra daha da önemlidir. CMK m. 170/4: yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; olaylarla ve delillerle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez. CMK m. 170/5: sonuç kısmında şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür. Sonuç kısmında ayrıca hangi ceza ve güvenlik tedbirlerine hükmedilmesinin istendiği açıkça belirtilir.
Uygulamada en çok tartışılan nokta burasıdır. "Şüpheli şu suçu işlemiştir" cümlesinin altında hangi delilin hangi olguyu karşıladığı gösterilmemişse, iddianame m. 170'e uygun düzenlenmiş sayılmaz. Bu, mahkemenin iade denetiminde ilk baktığı şeydir.
İddianameye gerçekten itiraz edilebilir mi?
Dürüst cevap: kanunda şüpheli veya sanık için "iddianameye itiraz" adı verilen bir yol yoktur. İddianame bir karar değildir; savcılığın mahkemeye yönelttiği bir taleptir. İtiraz ise CMK m. 267 gereği hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı işletilen bir yoldur.
Buna karşılık bu aşama sessiz geçmek zorunda değildir. Mahkeme onbeş gün boyunca dosyayı incelerken savunmanın yapabileceği şey şudur: mahkemeye hitaben bir dilekçe verip CMK m. 174'teki hangi iade sebebinin somut olarak bulunduğunu, hangi belgede hangi eksikliğin göründüğünü göstermek. Bunun adı itiraz değildir; mahkemenin zaten yapacağı denetime taşınan bir beyandır. Mahkemeyi bağlamaz, reddedilirse ayrıca bir kanun yolu doğurmaz. Ama dosyayı ilk kez okuyan hâkimin gözden kaçırabileceği bir eksikliği önüne koyar.
İade kararına itiraz yalnızca savcıya aittir
CMK m. 174/5 açıktır: iade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. Şüpheliye veya müştekiye bu maddede bir itiraz hakkı tanınmamıştır. Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde de kanun, kabul kararına karşı ayrı bir itiraz yolu düzenlememiştir. Yani hem iade hem kabul yönünde, savunmanın elindeki asıl imkân onbeş günlük süre içindeki beyandır.
Mahkeme iddianameyi hangi sebeplerle iade eder?
CMK m. 174/1 iade sebeplerini sınırlı olarak sayar. Mahkeme, soruşturma evresine ilişkin bütün belgeleri inceledikten sonra eksik veya hatalı noktaları belirterek iade kararı verir. Sebepler şunlardır:
- m. 170'e aykırı düzenlenmiş olması. Zorunlu unsurların eksikliği, olayların delillerle ilişkilendirilmemesi, lehe hususların hiç ele alınmaması bu başlığa girer.
- Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmiş olması. Delil dosyada yok ama mevcut ve toplanabilir durumdaysa, savcının onu toplamadan dava açmaması gerekir.
- Önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme usulünün atlanması. Soruşturma dosyasından bu usullere tâbi olduğu açıkça anlaşılan işlerde, bu yollar işletilmeden iddianame düzenlenemez.
- İzin veya talep koşulunun yerine getirilmemesi. Soruşturması ya da kovuşturması izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmadan veya talep olmadan iddianame düzenlenmiş olması.
- Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenmiş olması.
Listede olmayan bir şey çok önemlidir. CMK m. 174/2: suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. Savcı fiili yağma olarak nitelendirdi, siz hırsızlık olduğunu düşünüyorsunuz. Bu bir iade sebebi değildir. Nitelendirme tartışması kovuşturma evresinde, yargılamanın içinde yürütülür ve karşılığını hükümde bulur.
Onbeş günlük süre nasıl işler?
Süre, iddianamenin ve soruşturma evrakının mahkemeye verildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Size tebliğ edildiği tarihten değil. Zaten iddianame bu aşamada henüz size tebliğ edilmez; tebligat kabulden sonra gelir.
Sürenin sonucu CMK m. 174/3'te yazılıdır: en geç bu süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Mahkemenin ayrıca bir kabul kararı yazması şart değildir; sessizlik kabul anlamına gelir. Bu yüzden aşama hızlı geçer ve çoğu kişi durumdan süre dolduktan sonra haberdar olur.
Pratikte iddianamenin düzenlendiğini UYAP üzerinden veya avukatınız aracılığıyla öğrenirsiniz. Öğrendiğinizde pencerenin kapanmasına birkaç gün kalmış olabilir; söylenecek bir şey varsa geciktirmemek gerekir.
İddianame iade edilirse ne olur?
İade, davanın düştüğü veya dosyanın kapandığı anlamına gelmez. CMK m. 174/4 devamını anlatır: savcı, kararda gösterilen eksiklikleri tamamlar ve hatalı noktaları düzeltir; kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durum yoksa yeniden iddianame düzenleyip dosyayı mahkemeye gönderir.
Aynı fıkranın son cümlesi savunma açısından değerlidir: ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. Yani mahkeme iade gerekçesini ilk seferde eksiksiz yazmak zorundadır; dosyayı parça parça geri göndererek süreci uzatamaz.
İade bazen dosyayı gerçekten değiştirir: toplanmayan delil toplanır, izin alınmadan açılan dava için izin süreci işletilir. Dosya uzlaştırma kapsamındaysa bu aşamaya döner ve süreç olumlu sonuçlanırsa kamu davası hiç açılmaz.
İddianame kabul edilirse ne değişir?
Bu, dosyanızdaki en keskin dönüm noktalarından biridir. CMK m. 175: iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Sıfatınız da değişir: artık şüpheli değil, sanıksınız. Mahkeme kabulden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.
-
İddianame size tebliğ edilir
CMK m. 176 uyarınca iddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur. Dosyada telefon veya elektronik posta bilgisi varsa iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi bu araçlarla da bildirilebilir; ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu bildirime bağlanmaz.
-
Duruşmaya kadar en az bir hafta olmalıdır
Çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir. Bu süre savunmanın hazırlanması içindir; kısa kaldıysa mahkemeye belirtilmesi gerekir.
-
Dosya bütün hâlinde okunur
Kovuşturma evresinde dosya inceleme kısıtlaması söz konusu olmaz. İddianamedeki her isnadın hangi belgeye dayandığı tek tek karşılaştırılır. Soruşturmada alınan ifadelerin tutanaklara nasıl geçtiği bu aşamada önem kazanır; ayrıntısını ifade ve sorgu sayfasında anlattık.
-
Mahkemenin görevi kontrol edilir
Sevk maddelerine göre dosya asliye ceza veya ağır ceza mahkemesinde görülür. Ağır cezalık bir dosyanın duruşma düzeni, tutukluluk incelemeleri ve karar aşaması için ağır ceza mahkemesi süreci sayfasına bakabilirsiniz.
Suçtan zarar gören taraftaysanız kabul sizin için de bir başlangıçtır. CMK m. 237, mağdur ve suçtan zarar görenlerin ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında, hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılabileceğini söyler. Katılma, dava açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe verilerek veya duruşmada sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesiyle olur.
İddianameyi eline alan biri ne yapmalı?
Önce belgeyi sonuna kadar okuyun. Çoğu kişi ilk sayfadaki suç adını görüp durur; oysa asıl bilgi sonuç kısmındadır. Hangi kanun maddesinden sevk edildiğiniz, hangi ceza ve güvenlik tedbirlerinin talep edildiği oradadır. Sonra olay anlatımını kendi bildiğiniz olayla karşılaştırıp tarih, yer ve kişi hatalarını not edin. Sonra delil listesine bakın: soruşturmada toplanmasını istediğiniz bir delil dosyada yer almıyorsa bunu yazılı hâle getirin.
Mesele belgede yazanlar kadar yazmayanlardır. Hangi eksikliğin m. 174 kapsamına girdiği, hangisinin duruşmada tartışılacak bir savunma olduğu ayrımı buradan çıkar.
Sık sorulan sorular
Hakkımda iddianame düzenlendi, suçlu mu sayılıyorum?
Hayır. İddianame bir suçlama belgesidir, bir hüküm değildir. CMK m. 170/2 savcının yalnızca yeterli şüphe hâlinde iddianame düzenleyeceğini söyler; bu, mahkûmiyet için aranan ölçüt değildir. Masumiyet karinesi kovuşturma boyunca devam eder ve suçluluk ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit olur. İddianamenin anlamı, dosyanın savcılıktan mahkemeye geçmiş olmasıdır.
İddianamenin iadesini ben isteyebilir miyim?
Kanun iade kararını mahkemenin kendiliğinden yapacağı bir denetim olarak düzenler; şüpheliye iade talebi adında bir hak tanımaz. Ancak onbeş günlük inceleme süresi içinde mahkemeye dilekçe verip CMK m. 174'teki hangi iade sebebinin bulunduğunu somut olarak gösterebilirsiniz. Mahkeme bunu değerlendirmek zorunda değildir ve talebin reddi ayrı bir kanun yolu doğurmaz. Buna rağmen dosyada gerçekten toplanmamış bir delil veya atlanmış bir uzlaştırma varsa, bunu yazılı biçimde önüne koymanın pratik değeri vardır.
Savcı suçu yanlış nitelendirdi, iddianame bu yüzden iade edilir mi?
Hayır. CMK m. 174/2 bunu açıkça yasaklar: suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. Fiilin hangi suça uyduğu tartışması kovuşturma evresinde yürütülür. Mahkeme iddianamedeki nitelendirmeyle bağlı değildir; yargılama sonunda fiili farklı nitelendirebilir. Bu nedenle nitelendirme itirazınızı iade aşamasına değil, savunmanıza saklamak gerekir.
Onbeş gün geçti ama mahkeme bir karar yazmadı, ne oldu?
CMK m. 174/3'e göre en geç bu süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Mahkemenin ayrıca bir kabul kararı yazması gerekmez; sürenin geçmesi tek başına sonucu doğurur. Kabulle birlikte kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Bundan sonra iddianame çağrı kâğıdıyla size tebliğ edilir ve duruşma günü belirlenir.
İddianame iade edilirse dosya kapanır mı?
Kapanmaz. İade, dosyanın eksikleri tamamlanmak üzere savcılığa geri gönderilmesidir. CMK m. 174/4 uyarınca savcı eksiklikleri tamamlayıp hataları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durum yoksa yeniden iddianame düzenleyip mahkemeye gönderir. Buna karşılık mahkeme, ilk kararında belirtmediği sebeplere dayanarak iddianameyi bir daha iade edemez. Savcı da iade kararına itiraz edebilir.