Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Kesinleşmiş karar ve olağanüstü kanun yolları

Karar Kesinleşti, Ne Yapabilirim?

Dosyanın üstünde "kesinleşmiştir" yazısını görmek insanı durdurur. İstinaf bitmiştir, temyiz bitmiştir, geriye tebligat ve infaz kalmış gibi görünür. Oysa kanun, kesinleşmiş kararlar için ayrı bir kapı daha açık tutar; o kapının adı olağanüstü kanun yollarıdır ve her birinin kendi şartı, kendi mercii ve kendi süresi vardır.

9 dakika okuma Kesinleşmiş karar ve olağanüstü kanun yolları CMK m. 311CMK m. 311-323

Kısa cevap

Karar kesinleştiğinde istinaf ve temyiz kapanır, ancak dosya tamamen kapanmaz. Geriye üç ana yol kalır: yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311-323), Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru ve tüm iç hukuk yolları bittikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru. Yargılamanın yenilenmesi kural olarak bir süre şartına bağlı değildir; buna karşılık bireysel başvuru otuz gün, AİHM başvurusu dört ay gibi çok kısa sürelere tabidir. Bu iki süre kaçırıldığında başvuru esası hiç incelenmeden reddedilir.

"Kesinleşti" tam olarak ne demek?

Bir ceza hükmü, artık olağan kanun yollarıyla değiştirilemez hâle geldiğinde kesinleşir. Bu iki şekilde olur. Ya taraflar süresinde istinaf ya da temyiz başvurusu yapmamıştır, ya da başvuru yapılmış ve üst mahkeme incelemesini tamamlamıştır. Her iki durumda da mahkeme kararın altına kesinleşme şerhi düşer.

Kesinleşmenin iki pratik sonucu vardır. Birincisi, ceza infaz aşamasına geçer: dosya infaz savcılığına gider, size çağrı kâğıdı çıkar veya para cezası ödeme emrine dönüşür. Bu aşamanın nasıl işlediğini infaz ve denetimli serbestlik sayfasında ayrıca anlattık. İkincisi, adli sicil kaydı oluşur.

Kesinleşme tarihini doğru bilmek önemlidir, çünkü aşağıdaki yolların bir kısmında süre bu tarihe veya kararın tebliğine göre hesaplanır. Kesinleşmenin gerçekten usulüne uygun olup olmadığı da her zaman tartışmasız değildir: tebligat yanlış adrese yapılmışsa, hükümlü tebligattan haberdar olmamışsa ya da kanun yolu süresi hatalı işletilmişse önce bu sorunun çözülmesi gerekir. Temyiz aşamasının kendi kuralları için temyiz ve Yargıtay incelemesi sayfasına bakabilirsiniz.

Kesinleşen kararda geriye hangi yollar kalır?

Bu yollar temyizin devamı değildir. Hiçbiri "kararı bir kez daha okutmak" için kullanılamaz. Her birinin kendine özgü bir kapısı vardır:

  • Yargılamanın yenilenmesi. Hükmü veren mahkemeye yapılır. Kanunda sayılan sınırlı sebeplerden birine dayanmak zorundadır.
  • Kanun yararına bozma. Kesinleşen kararda hukuka aykırılık varsa, Adalet Bakanlığı ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla Yargıtay'a taşınmasını isteme yoludur. Doğrudan hükümlünün açtığı bir dava değildir; talebiniz ilgili makama sunulur ve takdir o makama aittir.
  • Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru. Anayasa'da güvence altına alınan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında olan bir temel hakkın kamu gücü işlemiyle ihlal edildiği iddiasıyla yapılır.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. İç hukukta yapılabilecek her şey bittikten sonraki son adımdır.

Doğru yolu seçmek, çoğu zaman dosyanın kendisinden daha çok emek ister. Aynı şikâyet bazen yenileme sebebi olmaz ama bireysel başvuruda karşılık bulur; bazen tersi olur.

Yargılamanın yenilenmesi hangi hâllerde mümkün?

CMK m. 311, kesinleşmiş bir hükmün hükümlü lehine yeniden görülebileceği hâlleri tek tek sayar. Liste kapalıdır; kanunda yazmayan bir gerekçe yenileme sebebi sayılmaz:

  • Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması.
  • Yemin verilerek dinlenen bir tanığın veya bilirkişinin, hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmalle gerçek dışı beyanda bulunduğunun ya da oy verdiğinin anlaşılması.
  • Hükme katılan hâkimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevinde kusur etmiş olması.
  • Ceza hükmünün bir hukuk mahkemesi kararına dayandırılmış olması ve o kararın kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kaldırılması.
  • Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulması ve bunların tek başına ya da önceki delillerle birlikte beraati veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olması.
  • Ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi. Aynı bent, AİHM'e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararı verilmesini de kapsar.

Son bentte kanun ayrıca bir süre koyar: bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

"Yeni delil" ne demek, ne değil?

Uygulamada en çok kullanılan bent, yeni olay ve yeni delil bendidir. Ama bu kavram sanıldığından dardır. Yeni delil, yargılama sırasında mahkemenin önüne hiç gelmemiş bir bilgi veya belgedir. Sonradan ortaya çıkan bir kamera kaydı, o tarihte ulaşılamayan bir HTS kaydı, varlığından haberdar olunmayan bir tanık, önceki raporu çürüten yeni bir bilirkişi verisi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Buna karşılık şunlar tek başına yenileme sebebi olmaz: mahkemenin mevcut delilleri yanlış değerlendirdiği düşüncesi, cezanın ağır bulunması, aynı belgenin yeniden yorumlanması talebi ya da duruşmada zaten dile getirilmiş bir savunmanın tekrarı. Bunlar istinaf ve temyizin konusudur; o aşama kapandıktan sonra aynı itiraz yenileme dilekçesine taşındığında sonuç alınamaz.

Ölçü şudur: yeni delil, yalnız başına veya eski delillerle birlikte değerlendirildiğinde sonucu değiştirebilecek nitelikte olmalıdır. Sonucu değiştirmeyen, yalnızca gerekçeyi zenginleştiren bir belge bu eşiği aşmaz.

Yenileme talebi nereye, nasıl verilir?

Talep, hükmü veren mahkemeye yazılı olarak sunulur. Dilekçede hangi kanuni sebebe dayanıldığı açıkça gösterilmeli, o sebebi doğrulayacak deliller de birlikte belirtilmelidir. Süreç kabaca şöyle işler:

1. Kabule değer görülme incelemesi

Mahkeme önce esasa girmez. Talebin kanuni şekilde yapılıp yapılmadığına, kanunda sayılan bir sebebe dayanıp dayanmadığına ve o sebebi doğrulayacak delil gösterilip gösterilmediğine bakar. Bu üç şarttan biri yoksa istem reddedilir.

2. Karşı tarafın görüşü

İstem kabule değer görülürse Cumhuriyet savcısından ve ilgilisinden diyecekleri sorulur.

3. Delillerin toplanması

Mahkeme, gösterilen delillerin toplanması için gerekli işlemleri yapar ya da yaptırır. Bu aşamada tanık dinlenebilir, yeni rapor alınabilir.

4. Sonuç

Toplanan deliller istemi desteklemiyorsa istem esassız görülerek reddedilir. Destekliyorsa yeniden duruşma açılır; duruşma sonunda önceki hüküm onaylanabilir ya da iptal edilerek yeni bir hüküm kurulabilir.

Kabule değer görülmeyerek verilen ret kararına karşı itiraz yolu açıktır. Yenilenen yargılama beraatle sonuçlanırsa, hükümlünün isteği üzerine kararın ilanına karar verilebilir; ayrıca koşulları varsa uğranılan zarar için tazminat talep edilmesi gündeme gelir.

Talep vermek infazı kendiliğinden durdurmaz

Yargılamanın yenilenmesi istemi kural olarak hükmün infazını ertelemez. Mahkeme, gerekli görürse infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir; ancak bu ayrı bir talep ve ayrı bir karardır. Dilekçeyi verdiniz diye cezaevi ya da denetimli serbestlik süreci kendiliğinden askıya alınmaz.

Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru: otuz gün

Bireysel başvuru, Anayasa'da güvence altına alınan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir temel hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla yapılır. Ceza dosyalarında en sık karşılaşılanlar adil yargılanma hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade özgürlüğüdür.

İki şart öne çıkar. Birincisi, olağan kanun yollarının tüketilmiş olmasıdır; istinaf veya temyize gitmeden bireysel başvuru yapılamaz. İkincisi süredir: 6216 sayılı Kanun uyarınca başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten -buna gerek yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten- itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Bu süre kaçırıldığında Mahkeme dosyanın esasına girmez.

Bireysel başvuru bir üst derece incelemesi değildir. Anayasa Mahkemesi delilleri yeniden değerlendirip "ceza az mı çok mu" sorusuna cevap vermez; bakılan şey, yargılamanın anayasal güvencelere uygun yürütülüp yürütülmediğidir. Bu nedenle dilekçe, dosya anlatımı değil hak ihlali anlatımı olarak kurulmalıdır: hangi hak, hangi işlemle, hangi somut olayla ihlal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verirse, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderebilir ya da uygun gördüğü hâllerde tazminata hükmedebilir. İhlal kararı, mahkûmiyetin kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez; sonucu belirleyen, yeniden yapılan yargılamadır.

AİHM yolu ve dört aylık süre

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iç hukuktaki tüm etkili yollar tüketildikten sonra başvurulabilecek son mercidir. Türkiye bakımından bu, kural olarak Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun da yapılmış ve sonuçlanmış olmasını gerektirir.

Sözleşme'nin kabul edilebilirlik kuralları, iç hukuktaki kesin karardan itibaren dört ay içinde başvuru yapılmasını arar. Bu süre, 15 No'lu Protokol'ün yürürlüğe girmesiyle eski altı aylık süreden indirilmiştir; eski metinlere dayanarak altı ay hesabı yapmak ciddi bir hatadır.

AİHM de ceza mahkemesi gibi çalışmaz. Suçlu olup olmadığınıza karar vermez; devletin Sözleşme'den doğan yükümlülüklerini ihlal edip etmediğine bakar. İhlal kararı çıkarsa, yukarıda anlattığımız CMK m. 311 bendi devreye girer ve kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde yargılamanın yenilenmesi istenebilir. Zincirin tamamlanma biçimi budur: AİHM tespit eder, yenileme yargılaması sonucu değiştirir.

Şimdi ne yapmalısınız?

Panik faydasız, acele faydalıdır. Sıralama şu şekilde kurulur:

  • Kesinleşme şerhli kararı ve gerekçeli kararı temin edin. Hangi tarihte, hangi mercide, hangi gerekçeyle kesinleştiği belirlenmeden hiçbir yol seçilemez.
  • Tebligat evrakını saklayın. Sürelerin başlangıcı çoğunlukla tebliğ tarihidir; zarf ve mazbata tartışmada tek dayanaktır.
  • Süresi en kısa olan yolu önce değerlendirin. Bireysel başvurunun otuz günü, yenileme talebinin belirsiz süresinden çok daha önce dolar.
  • Elinizdeki yeni bilgiyi belgeye dönüştürün. "Tanık var" demek yetmez; kim olduğu, neyi göreceği ve neden daha önce dinlenemediği yazılmalıdır.

Kesinleşmiş bir kararı değiştirmek istisnadır ve kanun bunu bilerek zorlaştırır. Ama imkânsız değildir. Belirleyici olan, doğru kapıyı doğru gerekçeyle ve süresinde çalmaktır.

Sık sorulan sorular

Yargılamanın yenilenmesi için bir süre var mı?

Kural olarak yenileme istemi belirli bir süreye bağlı değildir; cezanın infaz edilmiş olması da tek başına engel oluşturmaz. Tek istisna, AİHM kararına dayanan hâldir: CMK m. 311'de bu durumda yenilemenin, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebileceği yazılıdır. Süre serbest olsa da beklemek lehe değildir, çünkü delillere ulaşmak zamanla zorlaşır.

Kararı ağır buluyorum, bu yenileme sebebi olur mu?

Hayır. Cezanın ağır bulunması, delillerin farklı değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi ya da savunmanın yeniden anlatılması yenileme sebebi değildir. CMK m. 311 sınırlı sayıda hâl sayar ve mahkeme önce talebin bu hâllerden birine girip girmediğine bakar. Girmiyorsa istem kabule değer görülmeyerek reddedilir; esasa hiç geçilmez.

Bireysel başvuru süresi ne zaman başlar?

Süre, olağan başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren işler; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih esas alınır. 6216 sayılı Kanun bu süreyi otuz gün olarak belirler. Pratikte bu, kesinleşmeye ilişkin kararın tebliğinden itibaren geçen günlerin sayılması demektir. Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeret varsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren usulüne uygun başvuru yapılması gerekir.

AYM ihlal kararı verirse cezam kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi ihlal tespit ettiğinde, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderebilir veya tazminata hükmedebilir. Sonucu belirleyen, yeniden yapılan yargılamadır. İhlal kararı mahkûmiyeti doğrudan silmez; yargılamanın hatalı kısmının düzeltilmesini sağlar.

Yenileme talebi verirsem cezaevine girmem ertelenir mi?

Kendiliğinden ertelenmez. Yenileme istemi kural olarak hükmün infazını durdurmaz. Mahkeme, dosyanın durumuna göre infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir; bunun için ayrıca ve gerekçeli biçimde talep edilmesi gerekir. Bu nedenle infaza ilişkin adımlar ile yenileme talebi eş zamanlı takip edilmelidir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Temyiz ve Yargıtay incelemesi

Kesinleşmeden önceki son durak: hangi kararlar temyiz edilebilir, süre nasıl işler, inceleme neyi kapsar.

Sayfaya git

İnfaz ve denetimli serbestlik

Karar kesinleştikten sonrası: infaz savcılığı, çağrı kâğıdı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik.

Sayfaya git

İstinaf başvurusu

Bölge adliye mahkemesi aşaması: başvuru süresi, dilekçenin kapsamı ve duruşmalı inceleme.

Sayfaya git

UYAP ve e-Devlet'ten dosya sorgulama

Dosyanızın hangi aşamada olduğunu, kesinleşip kesinleşmediğini kendi telefonunuzdan görme yolları.

Yazıyı oku

Hukuka aykırı delil

Delilin nasıl elde edildiği neden önemlidir ve bu itiraz hangi aşamada sonuç doğurur.

Yazıyı oku

Haksız tutuklama tazminatı

Beraat ya da yeniden yargılama sonrası: koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin şartları.

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Kesinleşme şerhli kararı, gerekçeli kararı ve tebligat evrakını hazır tutun. Hangi yolun açık olduğu ve hangi sürenin işlediği ancak bu belgeler görüldükten sonra söylenebilir. Birlikte değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp