Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Haksız Tutuklama ve Gözaltı Tazminatı (CMK 141)
Beraat etmek dosyayı kapatır ama kaybedilen ayları geri getirmez. CMK m. 141 tam da bunun için vardır: kanuna aykırı ya da sonradan haksız çıkan yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve elkoyma işlemleri nedeniyle uğranılan maddî ve manevî zarar Devletten istenebilir. Bu sayfa hangi hâllerde hak doğduğunu, kaç ay içinde ve hangi mercie başvurulacağını, hangi durumlarda hakkın hiç doğmadığını anlatır.

Kısaca
- Dayanak CMK m. 141. Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında maddede sayılan hâllerden birine maruz kalan kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilir.
- Süre iki katmanlıdır. CMK m. 142/1: karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemde bulunulur.
- Başvurulacak merci bende göre değişir. Kural, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir. Ancak m. 141/1-e, f, l kapsamındaki istemler bakımından m. 142/2 uyarınca 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; yani dosya Tazminat Komisyonu'na gider.
- Kararı veren merci sizi uyarmak zorundadır. m. 141/2: (e), (f) ve (l) bentlerindeki kararları veren merciler ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir.
- Herkes isteyemez. CMK m. 144; af, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi nedenlerle dosyası kapananları, kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenleri ve gerçek dışı beyanla kendi tutuklanmasına yol açanları kapsam dışında bırakır.
Tazminat hakkının tanımı ve kanuni dayanağı
Ceza muhakemesinde yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma birer koruma tedbiridir. Bu tedbirler henüz suçluluğu sabit olmayan bir kişiye uygulanır; dolayısıyla sonradan haksız çıkmaları yapısal bir ihtimaldir. Kanun koyucu bu ihtimali görmezden gelmemiş, CMK m. 141-144 arasında ayrı bir tazminat rejimi kurmuştur. Bu rejim genel haksız fiil sorumluluğundan bağımsızdır: hâkimin veya savcının kişisel kusuru aranmaz, işlemin kanunda sayılan hâllerden birine girmesi yeterlidir.
Nitekim m. 141/3 bu noktayı açıkça düzenler: birinci fıkrada yazan hâller dışında da, soruşturma veya kovuşturma sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri dâhil olmak üzere hâkimlerin ve Cumhuriyet savcılarının kararları veya işlemleri nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir. Hâkime veya savcıya doğrudan dava açılamaz. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara bir yıl içinde rücu eder (m. 141/4). m. 143/3 ise iftira veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama hâlinde Devletin iftira eden ya da yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu edeceğini söyler.
Uygulamada bu sayfanın konusu iki grup dosyadır. Birincisi, işlemin en başından kanuna aykırı olduğu dosyalar: süresi aşılan gözaltı, hakları hatırlatılmadan gerçekleştirilen tutuklama, ölçüsüz arama. İkincisi, işlem kanuna uygun yapılmış olsa bile sonucun haksızlığı ortaya çıkan dosyalar: tutuklu yargılanıp beraat eden, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ya da tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan kişiler. İkinci grup sayı olarak çok daha büyüktür ve başvuru yolu 2024'te değişmiştir.
Hangi hâllerde tazminat istenebilir
CMK m. 141/1 tazminat sebeplerini bent bent sayar. Aşağıdakiler kanunun kendi ifadesine dayanır ve pratikte en çok karşılaşılan başlıklardır:
- Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler (a bendi). Gerekçesiz devam kararları bu bent altında tartışılır.
- Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayanlar (b bendi) ve kanunî hakları hatırlatılmadan ya da hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklananlar (c bendi).
- Kanuna uygun tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyenler (d bendi).
- Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatlerine karar verilenler (e bendi). Bu, en sık kullanılan benttir.
- Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olanlar veya suçun karşılığı yalnızca para cezası olduğu hâlde tutuklanmış olanlar (f bendi).
- Yakalama veya tutuklama nedenleri ve suçlamalar kendilerine açıklanmayanlar (g bendi) ve yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyenler (h bendi).
- Hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilenler (i bendi); koşulları oluşmadığı hâlde eşyasına veya malvarlığı değerlerine elkonulanlar, elkonulan eşya korunmayanlar, amaç dışı kullanılanlar ya da zamanında geri verilmeyenler (j bendi).
- Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayanlar (k bendi).
- Belirli adli kontrol yükümlülükleri sonrası beraat edenler (l bendi, 2024'te eklendi): konutunu terk etmemek yükümlülüğü ile bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi tutulduktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler.
Bu listenin okunuşunda sık yapılan bir hata var: her adli kontrol yükümlülüğü tazminat doğurmaz. (l) bendi yalnızca iki yükümlülüğü sayar. Örneğin yalnızca yurt dışına çıkış yasağı uygulanmış ve sonra beraat etmiş bir kişi bu bende dayanamaz; başka bir bendin koşullarını göstermesi gerekir. Bu ayrımın ayrıntısı için yurt dışı çıkış yasağı ve pasaport tahdidi sayfasına bakabilirsiniz.
Süre, görevli merci ve tazminat kalemleri
Süre. CMK m. 142/1 iki sınır koyar: karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl. Sürenin başlangıcı beraat kararının verildiği duruşma günü değildir; kesinleşme ve tebliğ aranır. Bu yüzden tazminat dosyasının ilk işi kesinleşme şerhini ve tebliğ belgesini temin etmektir.
Görevli merci. Kural olarak istem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır; o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi görevlidir (m. 142/2). Aynı fıkraya 2024'te eklenen cümleler tabloyu değiştirdi: (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu kapsamda olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir; mahkemenin görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmışsa ağır ceza mahkemesi girmeyenleri ayırıp Komisyona yollar. Bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
Kısacası: beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan tazminat istemi artık Tazminat Komisyonu'na yapılır; gözaltı süresinin aşılması, hakların hatırlatılmaması, ölçüsüz arama, elkoyma gibi diğer bentler ağır ceza mahkemesinde kalır. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde, CMK m. 142/2 kapsamındaki istemler bakımından Komisyona 1/6/2024 tarihinden sonra müracaat edilebileceğini düzenler.
İki yolun usulü aynı değil
- Ağır ceza mahkemesi yolu. Dilekçede açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliği yazılır, belgeler eklenir (m. 142/3). Eksiklik bir ay içinde giderilmezse istem reddedilir; bu redde itiraz edilebilir (m. 142/4). Dilekçe Hazine temsilcisine tebliğ edilir, iki hafta içinde beyan ve itirazları istenir (m. 142/5). Mahkeme kararını duruşmalı verir (m. 142/7). Karara karşı istinaf yolu açıktır; bölge adliye mahkemesi kararı yerinde görmezse işin esası hakkında karar verir ve bu kararlar kesindir (m. 142/8).
- Tazminat Komisyonu yolu. Komisyon müracaat hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır ve kararını Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi emsal kararlarını gözeterek gerekçelendirir. Komisyon kararlarına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilir; itiraz öncelikli iş sayılır ve üç ay içinde karara bağlanır, verilen karar kesindir. Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlıkça ödenir.
Tazminat kalemleri. Kanun tutar belirlemez; m. 142/6 mahkemeyi "tazminat hukukunun genel prensipleri"ne yollar ve gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya yetkili kılar. Maddî zarar başlığı altında tutuklu geçen dönemde yoksun kalınan kazanç, kaybedilen iş veya sözleşmeler, ceza dosyası için ödenen avukatlık ücreti ve ziyaret-yol gibi zorunlu giderler ileri sürülür; her biri belgeye bağlanmalıdır. Manevî zarar ise tutulma süresi, kişinin çevresindeki itibar kaybı, mesleği ve olayın kamuoyuna yansıyıp yansımadığı gibi ölçütlerle takdir edilir. Vekâlet ücreti bakımından m. 142/9 özel bir kural getirir: nisbî ücret hesaplanır, ancak tarifedeki sulh ceza hâkimliği maktu ücretinden az, ağır ceza mahkemesi maktu ücretinden fazla olamaz.
Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
Beraat kararı var ama kesinleşmemiş
İstinaf veya temyiz aşaması sürerken açılan tazminat dosyası erken kabul edilir. Süre kesinleşmeden işlemeye başlamaz. Doğru sıra: kararı kesinleştirmek, kesinleşme şerhini almak, tebliği beklemek, sonra başvurmak. Bu takip için istinaf ve temyiz aşamalarının nerede olduğunu bilmek gerekir.
Dosya düşmüş, beraat edilmemiş
CMK m. 144/1-c genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilenleri, kamu davası ertelenen ya da geçici olarak durdurulanları kapsam dışında tutar. Bu nedenle "nasıl olsa dosya kapandı" düşüncesiyle uzlaşmayı kabul etmek tazminat hakkını da kapatabilir.
Yanlış mercie başvuru
Beraat sonrası istem hâlâ ağır ceza mahkemesine yazılıyor. Kanun bunu telafi ediyor: mahkeme dosyayı Komisyona gönderir ve ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır. Yine de karma taleplerde ayırma işlemi zaman kaybettirir; dilekçeyi baştan doğru bende oturtmak gerekir.
Zarar iddia ediliyor ama belgelenmiyor
"İşimi kaybettim" cümlesi tek başına maddî tazminat doğurmaz. m. 142/3 zararın nitelik ve niceliğinin kaydedilmesini ve belgelenmesini ister. SGK hizmet dökümü, iş akdinin feshine ilişkin belge, gelir beyanı, ödenen vekâlet ücretine dair serbest meslek makbuzu gibi somut evrak dosyanın gövdesini oluşturur.
Elkonulan eşya geri verilmedi
m. 141/1-j yalnızca tutuklamayı değil, koşulları oluşmadan elkoymayı, elkonulan malın korunmaması ya da zamanında geri verilmemesini de tazminat sebebi sayar. Araç, cep telefonu ve dijital cihazların uzun süre emanette kalması bu bent kapsamında tartışılır. Ayrıntı için arama ve el koyma sayfasına bakın.
Yargılamanın yenilenmesi riski
CMK m. 143/1: kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılıp mahkûm edilenlerden ve yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraatı kaldırılıp mahkûm edilenlerden, ödenmiş tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı geri alınır. Bu, tazminatın koşullu bir alacak olduğunu gösterir.
Bu dosyada nelere bakılır
Tazminat dosyası, ceza dosyasının kendisi kadar teknik bir dosyadır ve çoğu red kararı esastan değil usulden çıkar. Bir dosyayı devralırken sırayla şunlara bakılır.
- Hangi bende dayanıldığı. Bent seçimi başvurulacak mercii, ispat yükünü ve sonucu belirler. Aynı olayda birden fazla bent gündeme gelebilir: örneğin gözaltı süresi aşılmış, hakları hatırlatılmamış ve sonunda beraat edilmişse (b), (c) ve (e) bentleri birlikte doğar. Ancak (e) Komisyona, (b) ve (c) ağır ceza mahkemesine gider. Dilekçeyi tek bir metin olarak yazmak dosyanın ayrılmasına ve gecikmesine yol açar.
- Kesinleşme ve tebliğ tarihleri. Üç aylık süre tebliğden, bir yıllık dış sınır kesinleşmeden işler. UYAP üzerindeki tebligat kaydı ile fiili teslim tarihi her zaman örtüşmez; tebliğ mazbatasının aslına bakmak gerekir.
- Fiili tutulma süresinin gün gün çıkarılması. Yakalama tutanağı, nezarethane kayıtları, tutuklama kararı, tahliye müzekkeresi ve infaz kayıtları üst üste konularak kaç gün özgürlükten yoksun kalındığı belirlenir. Gözaltında geçen günler de bu hesaba dâhildir.
- m. 144 engellerinin taranması. Dosya beraatla mı bitti, düşmeyle mi? Uzlaşma tutanağı var mı? Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına mı karar verildi? Bu sorular olumlu cevaplanıyorsa tazminat yolu baştan kapalı olabilir; müvekkile bunu en başta söylemek gerekir.
- Adli kontrol uygulanmışsa hangi yükümlülük. (l) bendi yalnızca konutu terk etmeme ile tedavi veya muayene tedbirlerini kapsar. Buna karşılık CMK m. 109/6 uyarınca konutu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün cezanın mahsubunda bir gün sayılır; yani bu yükümlülük hukuken hürriyeti sınırlayıcı kabul edilmiştir. Dilekçenin bu iki hükmü birlikte kurması gerekir.
- Manevî zararın olay örgüsüyle anlatılması. Tutulma süresi tek başına bir sayıdır. Kişinin mesleği, bakmakla yükümlü olduğu kişiler, gözaltının işyerinde veya komşuların önünde gerçekleşip gerçekleşmediği, haberlere yansıyıp yansımadığı manevî takdiri doğrudan etkiler. Bunlar dilekçede iddia olarak değil, belge ve tanıkla desteklenmiş vakıa olarak yer almalıdır.
- İftira veya yalan tanıklık ihtimali. Tutuklamanın kaynağında gerçek dışı bir beyan varsa, m. 143/3 Devletin o kişiye rücu edeceğini söyler. Aynı olay ayrıca iftira suçundan müşteki sıfatıyla bir soruşturma başlatmayı da mümkün kılabilir.
Süreç nasıl işler
Kararın kesinleştirilmesi
Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı alınır. Kanun yolu süreleri geçirilerek ya da istinaf-temyiz aşamaları tamamlanarak karar kesinleşir. Kesinleşme şerhi ve tebliğ belgesi dosyadan temin edilir. Sürenin başlangıcı bu iki belgeye bağlıdır.
Dosyanın ve zararın hazırlanması
Ceza dosyasının tamamı UYAP üzerinden çıkarılır; yakalama, gözaltı, tutuklama ve tahliye belgeleri kronolojik sıraya konur. Maddî zarara ilişkin belgeler toplanır. Hangi bende dayanılacağı ve dolayısıyla hangi mercie başvurulacağı bu aşamada kararlaştırılır.
Başvurunun yapılması
(e), (f) veya (l) bendine dayanılıyorsa Tazminat Komisyonu'na müracaat edilir. Diğer bentlerde dilekçe, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine verilir. Dilekçeye kimlik, adres, işlemin ve zararın nitelik ve niceliği ile belgeler eklenir.
İnceleme
Ağır ceza mahkemesi dilekçeyi Hazine temsilcisine tebliğ eder ve iki hafta içinde beyanını ister; gerekli araştırmayı yapar ve kararını duruşmalı verir. Komisyon yolunda ise dosya üzerinden inceleme yapılır ve müracaat hakkında dokuz ay içinde gerekçeli karar verilir.
Kanun yolu ve ödeme
Ağır ceza mahkemesi kararına karşı istinafa gidilir. Komisyon kararına karşı on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilir. Karar kesinleşmeden icra takibi yapılamaz; kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat, bildirilen banka hesabına otuz gün içinde ödenir.
İstanbul'da bu dosyalar nerede yürütülür
Yetki, suçun işlendiği yer değil, sizin oturduğunuz yerdir. m. 142/2 ölçütü "zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi" olduğu için, Adana'da tutuklanıp İstanbul'da ikamet eden bir kişi tazminat istemini İstanbul'da ileri sürer. İstanbul'da ağır ceza mahkemesi bulunan adliyeler kabaca şunlardır: Şişli'deki İstanbul Adliyesi (Çağlayan), Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Silivri adliyeleri. Hangi ilçenin hangi adliyenin yargı çevresinde olduğu değişebildiği için, dilekçeyi vermeden önce ikamet adresinin bağlı olduğu yargı çevresini ilgili başsavcılıktan teyit etmek gerekir.
Yaka ayrımı burada da işler. Anadolu yakasında oturanların tazminat dosyaları genellikle Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde, Avrupa yakasında oturanlarınki ise ikamet ilçesine göre Çağlayan, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa veya Silivri adliyelerinde görülür. Ceza dosyanız Çağlayan'da görülmüş olsa bile, tazminat isteminiz Kadıköy'de oturuyorsanız Anadolu'ya gidebilir. Bu iki dosyanın farklı adliyelerde olması normaldir.
Komisyon yolu adliyeye bağlı değildir. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan istemler Tazminat Komisyonu'na yapılır; bu, İstanbul'daki hiçbir adliyeye bağlı olmayan merkezî bir yapıdır ve itiraz mercii Ankara Bölge İdare Mahkemesi'dir. Pratik sonucu şudur: İstanbul'daki duruşma takibi biter, yerini yazılı ve belge esaslı bir sürece bırakır. Dosyanın gücü tamamen dilekçeye ve ekli belgelere bağlıdır.
Bir de aynı yer sorunu vardır. Tazminat konusu işlem, başvurulacak ağır ceza mahkemesinin kendisiyle ilişkiliyse ve aynı adliyede başka bir ağır ceza dairesi yoksa dosya en yakın yer ağır ceza mahkemesine gider. İstanbul'un büyük adliyelerinde çok sayıda ağır ceza dairesi bulunduğundan bu sorun genellikle aynı bina içinde çözülür; küçük adliyelerde ise dosya komşu yargı çevresine taşınabilir.
Sık sorulan sorular
Beraat ettim, tazminat için nereye başvuracağım?
Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra beraat eden ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişilerin istemleri, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6384 sayılı Kanun hükümlerine tabidir; yani Tazminat Komisyonu'na müracaat edilir. Yanlışlıkla ağır ceza mahkemesine verilen dilekçeler Komisyona gönderilir ve mahkemeye yapılan istem tarihi esas alınır. Gözaltı süresinin aşılması veya ölçüsüz arama gibi diğer bentlere dayanan istemler ise ağır ceza mahkemesinde görülmeye devam eder.
Bu sayfadaki hukuk terimleri7 terim
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
- koruma tedbiri
- Yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi geçici tedbirler.
- adli kontrol
- Tutuklama yerine uygulanan, kişiyi belirli yükümlülüklere bağlayan tedbir (CMK m. 109).
- gerekçeli karar
- Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.
Tazminat istemek için ne kadar sürem var?
Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemde bulunulabilir. Bu iki süre birlikte işler: tebliğ geç yapılsa bile kesinleşmeden itibaren bir yıllık dış sınır aşılamaz. Sürenin başlangıcı beraat kararının açıklandığı gün değil, kararın kesinleştiği ve size tebliğ edildiği tarihtir.
Gözaltına alındım ama tutuklanmadım, tazminat isteyebilir miyim?
Evet, koşulları varsa. Kanun tazminatı yalnızca tutuklamaya bağlamaz. Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama, yakalama nedeni ve suçlamanın açıklanmaması, yakalamanın yakınlara bildirilmemesi, kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmama ve ölçüsüz arama gibi hâller de sayılan tazminat sebepleri arasındadır. Ayrıca kanuna uygun yakalandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişi de bu kapsamdadır.
Uzlaşma ile dosya kapandı, tazminat alabilir miyim?
Kural olarak hayır. Kanun, genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilenleri, kamu davası geçici olarak durdurulanları, ertelenenleri ve düşürülenleri tazminat isteyemeyecek kişiler arasında sayar. Aynı şekilde kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler ile gerçek dışı beyanla suç işlediğini bildirerek kendi tutuklanmasına neden olanlar da tazminat isteyemez.
Ne kadar tazminat ödenir?
Kanun sabit bir tutar öngörmez. Tazminat miktarı, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre ve mahkemenin gerekli gördüğü araştırma sonucunda belirlenir. Maddî zararda tutulma süresince yoksun kalınan kazanç, kaybedilen iş, ceza dosyası için ödenen avukatlık ücreti ve zorunlu giderler belgeye bağlanarak ileri sürülür. Manevî zararda ise tutulma süresi, kişinin durumu ve olayın çevresinde yarattığı etki dikkate alınır. İnternette dolaşan "günlük tazminat tarifesi" iddialarının kanunda karşılığı yoktur.
Tazminata hükmedildi, para ne zaman ödenir?
Tazminata ilişkin mahkeme kararları kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı olarak bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa karar genel hükümlere göre icra edilir. Tazminat Komisyonu yolunda ise ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlıkça ödenir.
İlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Tutuklama ve itiraz
Tazminat dosyasının kaynağı çoğu zaman gerekçesiz bir tutuklama kararıdır. Tutuklama nedenleri ve itiraz yolu.
Sayfaya git
Gözaltı
Gözaltı süresinin aşılması ve hakların hatırlatılmaması, CMK 141'in en somut bentlerini oluşturur.
Sayfaya git
Arama ve el koyma
Ölçüsüz arama ve zamanında geri verilmeyen eşya, ayrı birer tazminat sebebidir.
Sayfaya git
Adli kontrol
Hangi adli kontrol yükümlülüğünün tazminat doğurduğu, hangisinin doğurmadığı.
Sayfaya gitİstinaf başvurusu
Beraat kararının kesinleşmesi tazminat süresinin başlangıcıdır; kanun yolu takibi bu yüzden önemlidir.
Sayfaya git
Müşteki ve mağdur vekilliği
Tutuklanmanıza iftira yol açtıysa, aynı olay için müşteki sıfatıyla ayrı bir dosya açılabilir.
Sayfaya git
Dosyanızı konuşalım
Elinizde bir beraat kararı, bir tahliye müzekkeresi ya da aylarca emanette kalmış bir aracın belgesi olabilir. Hangi bende dayanılacağını, hangi mercie ve ne kadar süre içinde başvurulacağını birlikte netleştirelim.