Blog · Yaralama
Kasten Yaralama Cezası ve Basit Tıbbi Müdahale
Kasten yaralama, Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinde düzenlenir. Dosyanın seyrini belirleyen şey çoğu zaman olayın kendisi değil, adli raporda yazan tek bir cümledir: yaralanma basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebiliyor mu, giderilemiyor mu. Bu yazı o ayrımın ne anlama geldiğini, şikâyetin ne zaman zorunlu olduğunu ve uzlaştırmanın dosyayı nasıl kapatabileceğini anlatır.
Kısa cevap
TCK m. 86/1 uyarınca kasten yaralamanın temel cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Yaralamanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur (m. 86/2); suç kadına karşı işlenmişse bu fıkrada cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Kasten yaralamanın 86. maddedeki hâlleri, üçüncü fıkra hariç olmak üzere uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1-b). Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanabilir.
Kasten yaralama tam olarak ne demek?
Kanunun tanımı sandığınızdan geniştir. TCK m. 86/1 şöyle der: kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi cezalandırılır. Buradaki üç seçenek birbirinden bağımsızdır.
Yani bir yara izi, bir morluk ya da hastane kaydı şart değildir. Acı vermek tek başına yeterlidir. İz bırakmayan bir tokat da, itip düşürmek de bu maddenin kapsamına girer. "Bir şey olmadı ki, çizik bile yok" cümlesi hukuken bir savunma değildir; olsa olsa cezanın hangi fıkradan verileceğini etkiler.
İkinci şart kasttır. Fail sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olmalıdır. Dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu birinin yaralanması ayrı bir suçtur: TCK m. 89 taksirle yaralamayı düzenler ve cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Trafik kazaları, iş kazaları ve benzeri olaylar çoğunlukla bu maddeden yürür.
Cezası ne kadar? Üç ayrı rakam var
Tek bir "kasten yaralama cezası" yoktur. Kanun üç ayrı kademe kurar ve hangi kademeye düşeceğiniz büyük ölçüde adli rapora bağlıdır.
Kanundaki ceza aralıkları
- Temel hâl — m. 86/1: bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis.
- Basit tıbbî müdahale ile giderilebilir hâl — m. 86/2: mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezası. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
- Nitelikli hâller — m. 86/3: maddede sayılan hâllerde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında, canavarca hisle işlenmesi bakımından ise bir kat artırılır.
Bunlar kanunun soyut aralıklarıdır. Mahkemenin hükmedeceği somut ceza; fiilin işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve failin kastının yoğunluğu gibi ölçütlerle bu aralık içinde belirlenir. Kimse size baştan "şu kadar ceza alırsınız" diyemez; diyen kişiye de temkinli yaklaşın.
"Basit tıbbî müdahale ile giderilebilir" ne anlama geliyor?
Kanun bu kavramı tanımlamaz. Tanım tıbbî değerlendirmeden gelir. Uygulamada olaydan sonra adli muayene yapılır ve hekim raporunda yaralanmanın basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olup olmadığı belirtilir. Kısaca "BTM ile giderilir" ya da "BTM ile giderilemez" ibaresini görürsünüz.
Bu tek satır dosyanın üç şeyini birden değiştirir:
- Hangi fıkradan yargılanacağınızı. BTM ile giderilebiliyorsa m. 86/2, giderilemiyorsa m. 86/1.
- Şikâyetin gerekip gerekmediğini. 86/2 açıkça "mağdurun şikâyeti üzerine" der; 86/1 için şikâyet aranmaz.
- Cezanın adlî para cezasına çevrilme ihtimalini. 86/2'de kanun hapis ile adlî para cezasını seçenek olarak öngörür; 86/1'de böyle bir seçenek yoktur.
Rapor tartışmalıysa dosya kapanmış sayılmaz. Kemik kırığı, iç kanama veya sonradan ortaya çıkan bir bulgu varsa ek rapor ya da Adli Tıp Kurumu değerlendirmesi istenebilir. Aynı şekilde, ilk raporda hafif görünen bir yaralanma sonraki muayenelerde ağırlaşabilir. Dosyadaki tüm sağlık kayıtlarının toplanması, çoğu zaman en belirleyici adımdır.
Muayene ertelenmez
Yaralandıysanız hastaneye gidin ve bütün şikâyetlerinizi tek tek söyleyin. Baş ağrısı, baş dönmesi, sırt ağrısı gibi görünmeyen belirtiler rapora geçmezse sonradan ispatı çok zorlaşır. Yaralanma iddiasıyla suçlanan taraftaysanız da kendi üzerinizdeki izleri kayda geçirin: karşılıklı yaralama dosyalarında bu, karşı şikâyetin ve meşru savunma savunmasının temelini oluşturur.
Şikâyet ne zaman şart, süresi ne kadar?
Kasten yaralamada şikâyet, yalnızca m. 86/2 bakımından dava şartıdır. Diğer hâllerde savcılık şikâyet olmasa da soruşturmayı yürütür; hatta m. 86/3 "şikâyet aranmaksızın" ifadesini açıkça kullanır.
Şikâyete bağlı suçlarda süre TCK m. 73'te düzenlenir. Yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu altı ay, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Failin kimliği sonradan öğrenilmişse başlangıç anı da kayar.
Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez (m. 73/3). Şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını ayrıca ele aldık: Yaralamada uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme.
Cezayı artıran hâller neler?
TCK m. 86/3 altı bent sayar. Fiil bunlardan birine giriyorsa ceza artar ve şikâyet aranmaz:
- Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi,
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi,
- Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi,
- Silahla işlenmesi,
- Canavarca hisle işlenmesi.
Bu hâllerde verilecek ceza yarı oranında, canavarca hisle işlenmesi bakımından ise bir kat artırılır. Silahla yaralamanın ne demek olduğunu ve kanunun "silah" tanımının neleri kapsadığını ayrı bir yazıda inceledik: Silahla yaralama ve nitelikli hâller. Aile içi olaylarda ayrıca koruma tedbirleri gündeme gelir; bunun için aile içi şiddet sayfasına bakabilirsiniz.
Uzlaştırma dosyayı bitirebilir mi?
Evet, ve bu ihtimal göründüğünden geniştir. CMK m. 253/1-b, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama suçunu — üçüncü fıkra hariç, madde 86 ve madde 88 — uzlaştırma kapsamına alır. Yani hem 86/1 hem 86/2 uzlaştırmaya tâbidir. Sadece 86/3'teki nitelikli hâller ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama bu kapsamın dışındadır.
Uzlaştırma bir seçenek değil, savcılığın atmak zorunda olduğu bir adımdır: kanun "uzlaştırılması girişiminde bulunulur" der. Dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, görevlendirilen uzlaştırmacı taraflara teklif yapar. Kendisine teklif yapılan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır.
Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini def'aten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (m. 253/19). Edim taksite bağlanmışsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Aynı fıkra şunu da söyler: uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, o suç nedeniyle tazminat davası açılamaz.
Ceza kesinleşirse hapse girilir mi?
Bu sorunun tek bir cevabı yok; ancak kanunun tanıdığı üç ayrı yol var ve hepsi koşullara bağlı.
- Seçenek yaptırıma çevirme — TCK m. 50. Kısa süreli hapis cezası; failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezasına ya da maddede sayılan diğer tedbirlere çevrilebilir. Ancak suç tanımında hapis ile adlî para cezası zaten seçenek olarak öngörülmüşse ve hapse hükmedilmişse, bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
- Erteleme — TCK m. 51. İki yıl veya daha az süreyle hapse mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bunun için daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olmak ve mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir. Erteleme, zararın tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması — CMK m. 231. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkeme bu karara varabilir. Koşullardan biri, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesidir. Karar verilirse sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur.
Üç yolun ortak noktasına dikkat edin: zararın giderilmesi ve sabıka durumu. Dosyanın en başında yapılan tercihler, hükümden sonra elinizde ne kaldığını doğrudan belirler.
İlk günlerde ne yapmalı?
Sağlık kaydını oluşturun
Hangi taraf olursanız olun, üzerinizdeki bulguları hekime gösterin ve rapora yazdırın. Gecikmiş muayene, "bu izler o olaydan mı" tartışmasını doğurur.
Delilleri hemen isteyin
Kamera kayıtları çoğu sistemde kısa sürede kendiliğinden silinir. Olay yerindeki iş yeri, apartman veya belediye kamerası varsa kaydın istenmesi için vakit kaybetmeden başvurulmalıdır. Tanıkların isim ve telefonlarını da o gün not edin.
İfadeye hazırlıksız gitmeyin
Kolluk ifadesi dosyanın omurgasıdır. Ne söylediğiniz kadar nasıl söylediğiniz de sonradan tartışılır. İfade ve sorgu sayfası, susma hakkı ve müdafi hakkı bakımından ne yapılacağını anlatır.
Uzlaştırma teklifini boş geçmeyin
Yedi günlük süre sessiz kaldığınızda ret sayılır. Kabul veya ret, sonuçları anlaşılarak verilmiş bir karar olmalıdır; refleksle verilmiş bir "hayır" dosyayı yıllara yayabilir.
Karşı olay varsa onu da kayda geçirin
Karşılıklı yaralama iddialarında hangi tarafın saldırgan olduğu sonradan belirlenir. Kendinizi savunduğunuzu düşünüyorsanız meşru savunmanın nasıl ispatlandığını okuyun.
Sık sorulan sorular
Tokat atmak kasten yaralama sayılır mı?
Evet. Kanun yaralamayı yalnızca yara veya iz üzerinden tanımlamaz; başkasının vücuduna acı vermek de kasten yaralamadır. İz kalmaması suçu ortadan kaldırmaz, yalnızca hangi fıkradan ceza verileceğini etkiler. Etki basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezası gündeme gelir.
Adli raporda "basit tıbbi müdahale ile giderilir" yazıyor, bu iyi haber mi?
Şüpheli açısından daha hafif bir fıkranın uygulanması anlamına gelir: cezanın alt ve üst sınırı düşer, adlî para cezası seçeneği açılır ve suç şikâyete bağlı hâle gelir. Ancak bu, dosyanın kendiliğinden kapanacağı anlamına gelmez. Fiil aynı zamanda 86/3'teki nitelikli hâllerden birine giriyorsa şikâyet aranmaz ve ceza artırılır.
Şikâyet süresi ne kadar?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda süre altı aydır. Bu süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin süreyi kaçırması, diğerlerinin hakkını düşürmez.
Uzlaşırsak ceza alır mıyım?
Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini def'aten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; yani dava açılmaz. Edimin ileri tarihe bırakılması veya taksite bağlanması hâlinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Uzlaşmanın gereği yerine getirilmezse kamu davası açılır.
Kasten yaralama ile taksirle yaralama arasındaki fark ne?
Fark kasttadır. Kasten yaralamada fail sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirir. Taksirle yaralama ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucu ortaya çıkar ve TCK m. 89'da ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir; temel cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Taksirle yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır.