Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

İcra ceza ve tazyik hapsi

Taahhüdü İhlal ve İcra Ceza Davaları

İcra dairesinde bir ödeme taahhüdü verdiniz, taksiti aksattınız ve şimdi elinizde icra ceza mahkemesinden bir davetiye ya da bir hapis kararı var. Bu yazı, taahhüdü ihlal iddiasının ne anlama geldiğini, tazyik hapsinin neden bir ceza olmadığını ve ödemenin tabloyu nasıl değiştirdiğini anlatır. Amaç, elinizdeki kâğıdın karşılığını sakin kafayla görebilmeniz.

8 dakika okuma İcra ceza ve tazyik hapsi İİK m. 340İİK m. 354İİK m. 111

Kısa cevap

İcra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir İİK m. 340. Bu bir ceza değil, borçluyu ödemeye zorlamak için öngörülmüş bir tedbirdir. Borç ödenir veya alacaklı şikâyetinden vazgeçerse dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte düşer İİK m. 354. Uygulamada bu dosyaların önemli bir bölümü borcun kendisi yüzünden değil, taahhüdün geçerlilik şartlarını taşımaması nedeniyle sonuçlanır. Bu yüzden ilk bakılacak belge borç dökümü değil, taahhüt tutanağıdır.

Taahhüdü ihlal tam olarak ne demek?

Sıra şöyle işler. Hakkınızda bir icra takibi başlar, takip kesinleşir, çoğu zaman haciz aşamasına gelinir. Bu noktada borçlu, borcu belirli tarihlerde ve belirli tutarlarda ödemeyi taahhüt eder. Taahhüt ya İİK m. 111 uyarınca taksitle ödeme olarak yapılır ya da alacaklının icra dairesinde verdiği muvafakatle kararlaştırılır. Karşılığında icra işlemleri durur; satış yapılmaz, mal muhafaza altına alınmaz.

Taksit aksadığında alacaklı, icra ceza mahkemesine şikâyette bulunabilir. Yargılamanın konusu borcun varlığı değildir. Mahkeme "bu kişi borçlu mu" sorusunu değil, "geçerli bir taahhüt var mıydı ve makbul bir sebep olmaksızın ihlal edildi mi" sorusunu cevaplar. Bu ayrım önemlidir: borcunuzu kabul ediyor olmanız, taahhüdü ihlalden sorumlu tutulacağınız anlamına gelmez.

Kanunun kendi ifadesindeki "makbul bir sebep olmaksızın" kaydı da savunmanın alanıdır. İşini kaybetme, ciddi hastalık, işletmenin kapanması, deprem veya benzeri bir olağanüstü durum gibi somut ve belgelenebilir olgular bu başlıkta ileri sürülür. Belgesiz bir "param yoktu" cümlesi ise tek başına pek karşılık bulmaz.

Tazyik hapsi ceza mı? Adli sicile işler mi?

Hayır, tazyik hapsi bir suçtan verilmiş mahkûmiyet değildir. Amacı cezalandırmak değil, kişiyi borcu ödemeye zorlamaktır. Bunun somut sonuçları vardır:

  • Adli sicile mahkûmiyet olarak geçmez. Adli sicil kaydınızda "sabıka" olarak görünmez.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gibi ceza hukukuna özgü kurumlar burada uygulanmaz.
  • Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve infaz hesapları bu hapse taşınmaz.
  • Ödeme yapıldığı anda son bulur. Ceza gibi baştan sona infaz edilmez.

Ancak isim yanıltmasın. Tazyik hapsi fiilen ceza infaz kurumunda geçirilen bir özgürlük kısıtlamasıdır. "Ceza değil" cümlesi teknik bir tespittir; kapının kapanmadığı anlamına gelmez. Kararı da icra ceza mahkemesi verir ve infazı Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür.

Taahhüt her zaman geçerli midir?

Hayır. Uygulamada dosyaların çoğu bu başlıkta düğümlenir. İcra dairesinde imzalanmış her tutanak, hapisle sonuçlanabilecek geçerli bir taahhüt değildir. Aranan noktalar şunlardır:

Borç miktarı fer'ileriyle birlikte hesaplanmış olmalı

Taahhüt anında ödenecek toplam borcun; asıl alacak, işlemiş faiz, taahhüt tarihine kadar ve sonrasına işleyecek faiz, vekâlet ücreti, icra masrafları ve harçlar kalem kalem hesaplanarak tutanağa yazılması beklenir. Borçlunun neyi taahhüt ettiğini rakam olarak bilmesi gerekir. Eksik, belirsiz veya sonradan değişen bir hesap, taahhüdün geçersizliği tartışmasını doğurur.

Alacaklı kabul etmiş olmalı

Taahhüt tek taraflı bir beyan değildir. Alacaklının veya vekilinin kabulü aranır. Bu kabul tutanakta yer almalı ya da usulünce sonradan verilmelidir. Alacaklının kabulü olmayan bir beyan, icra işlemlerini durduran bir taahhüt hâline gelmez.

Tarih ve tutarlar belirli olmalı

Hangi tarihte ne kadar ödeneceği tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır. "Bir an önce", "imkân buldukça" gibi ifadeler yükümlülüğü belirli kılmaz. Belirli olmayan bir edimin ihlalinden de söz edilemez.

İmza ve yetki yerinde olmalı

Taahhüt borçlunun kendisi tarafından veriliyorsa imzasının tutanakta bulunması gerekir. Vekil aracılığıyla veriliyorsa vekâletnamede bu konuda özel yetki aranır. Şirket adına verilen taahhütlerde imzalayanın temsil yetkisi ayrıca kontrol edilir.

Bunlara ek olarak takibin kesinleşmiş olması, taahhütten önce yapılmış kısmi ödemelerin hesaba yansıtılmış olması ve tutanağın icra dairesinde düzenlenmiş olması da incelenir. Savunma hazırlanırken taahhüt tutanağının aslı ve icra dosyasının tamamı birlikte okunur; tek bir sayfaya bakarak sonuç çıkarmak yanıltıcıdır.

Borcu ödersem hapis kalkar mı?

Evet, bu davanın en belirleyici özelliği budur. İİK m. 354, takibi şikâyete bağlı bu suçlarda alacaklı şikâyetinden vazgeçerse veya borcun itfa edildiği sabit olursa davanın ve bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceğini düzenler. Yani ödeme yalnızca hafifletici bir sebep değil, doğrudan sonlandırıcı bir olgudur.

Karar verildikten ve hatta hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra da yol kapanmaz. İİK m. 340, borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırması gereken tutarı öderse tahliye edileceğini öngörür. Buna karşılık ödemeler yeniden kesilirse tazyik hapsi yeniden gündeme gelebilir; ancak aynı borçtan dolayı toplam süre üç ayı geçemez.

Ödemeyi doğru yere ve belgeli yapın

Ödeme mutlaka icra dosyasına, dosya numarası belirtilerek yapılmalıdır. Alacaklının şahsi hesabına yapılan ve dosyaya yansımayan transferler, duruşmada "borç ödendi" savunmasını ispat edilemez hâle getirir. Dekontu saklayın, icra dosyasına ödemenin işlendiğini teyit edin ve mümkünse dosya hesabını gösteren bir belge alın. Duruşmaya elinizde tek bir mesaj görüntüsüyle değil, dosyaya işlenmiş ödemeyle gidin.

Dava nerede görülür, süreler nasıl işler?

Yargılamayı icra ceza mahkemesi yapar; büyük yerleşim yerlerinde bu mahkemeler adliyede ayrı bir birim olarak çalışır. Şikâyet hakkı alacaklıya aittir, savcılık kendiliğinden harekete geçmez. Yargılama duruşmalı yapılır ve borçlunun savunması alınır.

Süreler bu dosyalarda hayati önemdedir ve genel ceza yargılamasına göre çok daha kısadır. Şikâyet hakkı belirli bir süre içinde kullanılmazsa düşer; bu, alacaklı aleyhine ama borçlu lehine bir savunma noktasıdır. Aynı şekilde verilen karara itiraz süresi de gün hesabıyla işler. Kararın tefhim veya tebliğ tarihini not edin ve o günü bekletmeden bir avukatla paylaşın.

Bir başka pratik nokta: taahhüdü ihlal dosyaları çoğu zaman tek başına gelmez. Aynı borçluya karşı birden fazla icra dosyası ve birden fazla taahhüt varsa, her biri ayrı bir şikâyet ve ayrı bir tazyik hapsi doğurabilir. Bu nedenle sadece elinize ulaşan davetiyeye değil, adınıza açılmış icra dosyalarının tümüne bakılması gerekir.

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Gitmemek işi kolaylaştırmaz. Mahkeme, usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen borçlu hakkında yokluğunda karar verebilir. Bu durumda geçerlilik şartlarına ilişkin itirazlarınız, makbul sebebe ilişkin belgeleriniz ve yapılmış ödemeler dosyaya hiç girmez. Kararı ancak kesinleştikten sonra, infaz aşamasında öğrenirsiniz.

Tazyik hapsi kararı kesinleştiğinde infaz başsavcılığa gönderilir. Bu aşamada artık tartışılacak şey taahhüdün geçerliliği değil, ödemedir. Yani en güçlü savunmaları kullanabileceğiniz tek an, duruşma öncesi ve duruşmadır. Katılamayacağınız bir mazeret varsa bunu belgeleyip mazeret dilekçesi vermek gerekir.

Karşılıksız çek, nafaka ve mal beyanı ile karıştırmayın

İcra ceza mahkemesinde görülen dosyalar tek tip değildir ve yaptırımları birbirinden farklıdır. En sık karıştırılanlar şunlardır:

  • Karşılıksız çek. Buradaki yaptırım tazyik hapsi değil, çek bedelinin karşılıksız kalan kısmı kadar adli para cezasıdır ve kanun bin beş yüz güne kadar sınır koyar. Ayrıca bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması, uzlaşma ve ön ödeme uygulanmaz; adli para cezası ödenmezse doğrudan hapis cezasına çevrilir. Ayrıntı için karşılıksız çek cezası yazısına ve karşılıksız çek avukatı sayfasına bakabilirsiniz.
  • Nafaka yükümlülüğünün ihlali. İİK m. 344 uyarınca burada da üç aya kadar tazyik hapsi söz konusudur ve ödeme yapılması hâlinde aynı mantıkla son bulur. Ancak dayanağı bir taahhüt değil, mahkeme kararıyla belirlenmiş nafaka borcudur.
  • Mal beyanında bulunmama. İİK m. 337/a ve devamındaki hükümler, gerçeğe aykırı beyan ve beyanda bulunmama hâllerini ayrı ayrı düzenler. Bunlar taahhüdü ihlalden bağımsız yaptırımlardır.

Elinizdeki davetiyede hangi maddeye dayanıldığı yazılıdır. Doğru maddeyi okumak, doğru savunmayı kurmanın ilk adımıdır; çünkü çek dosyasında işe yarayan bir savunma taahhüt dosyasında karşılıksız kalabilir.

Sık merak edilenler

Sık sorulan sorular

Taahhüdü ihlalden ne kadar hapis verilir?

İİK m. 340 uyarınca, icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Bu bir hapis cezası değil, ödemeye zorlama tedbiridir. Aynı borçtan dolayı tazyik hapsinin toplam süresi üç ayı geçemez.

Borcu ödersem tazyik hapsi kalkar mı?

Evet. İİK m. 354, alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması hâlinde davanın ve bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceğini düzenler. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra bile borcun tamamı ya da o tarihe kadar icra veznesine yatırılması gereken tutar ödenirse tahliye edilirsiniz. Ödemenin icra dosyasına yapılması ve belgelenmesi şarttır.

Tazyik hapsi adli sicilime işler mi?

Tazyik hapsi bir suçtan verilmiş mahkûmiyet değildir; borçluyu ödemeye zorlayan bir tedbirdir. Bu nedenle adli sicile mahkûmiyet olarak geçmez. Aynı sebeple hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gibi kurumlar da burada uygulanmaz. Buna karşılık fiilen ceza infaz kurumunda geçirilen bir özgürlük kısıtlamasıdır.

Taahhüt hangi hâllerde geçersiz sayılır?

Uygulamada en sık tartışılan noktalar şunlardır: ödenecek toplam borcun asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faiz, vekâlet ücreti, masraf ve harçlarla birlikte hesaplanıp tutanağa yazılmamış olması; alacaklının kabulünün bulunmaması; ödeme tarih ve tutarlarının belirsiz olması; borçlunun imzasının veya vekilin özel yetkisinin eksik olması. Bu eksikliklerden biri varsa geçerli bir taahhütten söz edilemeyeceği ileri sürülür.

Karşılıksız çek ile taahhüdü ihlal aynı şey mi?

Hayır. Taahhüdü ihlalde yaptırım tazyik hapsidir ve ödemeyle son bulur. Karşılıksız çekte ise yaptırım, çekin karşılıksız kalan bedeli kadar adli para cezasıdır ve kanun bin beş yüz güne kadar sınır koyar. Karşılıksız çekte hükmün açıklanmasının geri bırakılması, uzlaşma ve ön ödeme uygulanmaz; adli para cezası ödenmezse doğrudan hapis cezasına çevrilir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Karşılıksız çek avukatı

Hizmet sayfası: çek şikâyetinde savunma, adli para cezasının hapse çevrilmesi ve ödeme yoluyla düşme.

Sayfaya git

Karşılıksız çek cezası

Çek bedeli kadar adli para cezası, bin beş yüz günlük üst sınır ve ödenmediğinde ne olduğu.

Yazıyı oku

Zorlama hapsi nedir?

Ceza olmayan ama fiilen cezaevinde geçen bir başka yaptırım: zorlama hapsi, süreleri ve itiraz yolu.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Taahhüt tutanağının geçerli olup olmadığı, ödemenin dosyaya işlenip işlenmediği ve itiraz süresinin nerede durduğu belgelerden okunur. Davetiyenizi ve icra dosyanızı birlikte inceleyip atılacak adımı netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp