Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Tutuklama

Tutuklandı, Nasıl Çıkar? Tahliye Yolları

Bir yakınınız tutuklandıysa aklınızdaki soru tektir: ne zaman çıkar. Ceza Muhakemesi Kanunu tahliye için tek bir kapı değil, birbirinden bağımsız işleyen dört yol öngörür. Bu yazı o yolları, hangisinin ne zaman kullanıldığını ve dilekçede neyin gerçekten işe yaradığını anlatır.

9 dakika okuma Tutuklama m. 100CMK m. 101/5m. 103/1

Kısa cevap

Tahliye için dört ayrı yol vardır ve bunlar birbirini beklemez. Tutuklama kararına itiraz edilir (CMK m. 101/5). Her aşamada tahliye talebinde bulunulabilir (m. 104/1). Soruşturmada tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle kendiliğinden incelenir (m. 108/1). Tutuklama yerine adli kontrol istenebilir (m. 103/1 ve m. 109). Hangi yolun önce kullanılacağı dosyanın hangi aşamada olduğuna ve elinizdeki yeni bilginin ne olduğuna bağlıdır.

Tahliyenin tek bir yolu yok, dördü birden var

Tutuklama kararı okunduktan sonra ailenin ilk refleksi genellikle "itiraz edelim" olur. İtiraz bu yollardan yalnızca biridir ve çoğu dosyada tek başına en zayıf olanıdır. Çünkü itiraz, kararın verildiği andaki dosyaya bakar; o an ne varsa onun üzerinden tartışılır.

Kanunun kurduğu sistem daha geniştir. Tutukluluk, verildiği anda donmuş bir karar değildir; dosya ilerledikçe yeniden değerlendirilmesi gereken bir tedbirdir. Bu yüzden kanun hem tarafa başvuru hakkı verir hem de mahkemeye kendiliğinden inceleme yükümlülüğü yükler. Aşağıdaki dört yolu ayrı ayrı bilmek, "ne zaman ne yapılır" sorusunun cevabıdır.

Birinci yol: tutuklama kararına itiraz

CMK m. 101/5 açıkça der ki tutuklama kararına ve m. 100 gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mercie verilen bir dilekçeyle yapılır. CMK m. 268/2 uyarınca kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir.

İtirazı kim inceler? CMK m. 268/3-b: sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.

İtiraz süresi m. 268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. Ancak tutuklu bir dosyada bu sürenin geçmesi kapıyı kapatmaz; aşağıdaki ikinci yol her zaman açıktır. İtirazın kararı durdurmadığını da bilin: m. 269/1, itirazın kararın yerine getirilmesini geri bırakmayacağını söyler. Yani itiraz dilekçesi verildi diye tutukluluk kendiliğinden durmaz.

İtiraz süreci, dilekçe içeriği ve merci ayrımı için ayrıntılı anlatım tutuklamaya itiraz nasıl yapılır yazısındadır.

İkinci yol: tahliye talebi — her aşamada

CMK m. 104/1 tek cümleyle çok şey söyler: soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. Kanun bir sayı sınırı koymaz, bir bekleme süresi öngörmez.

Bu talebi kim karara bağlar? m. 104/2 uyarınca tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmeye hâkim ya da mahkemece karar verilir ve bu kararlara da itiraz edilebilir. Yani tahliye talebiniz reddedilirse yeni bir itiraz hakkı doğar. Dosya istinafa veya Yargıtay'a gitmişse m. 104/3 devreye girer: karar, bölge adliye mahkemesi, Yargıtay ilgili dairesi ya da Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de verilebilir.

Tahliye talebi kaç günde sonuçlanır?

CMK m. 105/1: istem üzerine merci, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adlî kontrol uygulanmasına karar verir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gündür (savcının m. 103/1 birinci cümlesi uyarınca yaptığı istemler bunun dışındadır). Duruşma dışında karar verilirken savcının, şüphelinin, sanığın veya müdafiin görüşü alınmaz. Bu kararlara itiraz edilebilir.

Üçüncü yol: otuz günlük tutukluluk incelemesi

Bu yol için dilekçe vermeniz şart değildir; kanun mahkemeye kendiliğinden görev yükler. CMK m. 108/1: soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından m. 100 hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir.

İki ayrıntı önemlidir. Birincisi, hâkim bu incelemeyi yaparken m. 100'e bakmak zorundadır; yani kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük yeniden tartışılır. İkincisi, inceleme "dinlenilmek suretiyle" yapılır — şüpheli veya müdafii dinlenmeden verilen bir devam kararı, itiraz dilekçesinde gösterilecek somut bir eksikliktir.

m. 108/2 ayrıca şunu ekler: tutukluluk durumunun incelenmesi, bu süre içinde şüpheli tarafından da istenebilir. Kovuşturma aşamasında ise m. 108/3 uygulanır: hâkim veya mahkeme, tutuklu sanığın durumunu her oturumda, koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuz günlük süre içinde re'sen karara bağlar. Duruşmalar üç ay sonraya verilmiş olsa bile bu ara inceleme yapılmak zorundadır.

Dördüncü yol: tutuklamayı adli kontrole çevirtmek

Çoğu dosyada gerçekçi hedef "her şey düşsün" değil, tutukluluğun adli kontrole dönüşmesidir. Kanun bu yolu ayrıca düzenler. CMK m. 103/1: Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adlî kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir; hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilirler.

m. 109/1 bunu tamamlar: m. 100'deki tutuklama sebepleri varsa bile şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Yani "tutuklama nedeni var" tespiti tek başına tutukluluğu zorunlu kılmaz.

m. 109/3 uygulanabilecek yükümlülükleri sayar. Pratikte en sık karşılaşılanlar şunlardır: yurt dışına çıkamamak; hâkimin belirlediği yerlere belirtilen sürelerde düzenli olarak başvurmak (imza); taşıt kullanamamak ve sürücü belgesini teslim etmek; uyuşturucu, uyarıcı, uçucu madde veya alkol bağımlılığından arınmak amacıyla tedavi ya da muayene tedbirlerine tâbi olmak; hâkimce belirlenen bir güvence miktarını yatırmak; silah bulunduramamak veya taşıyamamak; konutunu terk etmemek; belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek; belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

Bir noktayı baştan bilin: m. 109/6 uyarınca adlî kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez. Bu kuralın istisnası (e) ve (j) bentleridir; konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, mahsupta bir gün olarak dikkate alınır. Adli kontrolün kaldırılmasını istemek de mümkündür: m. 111/1 uyarınca istem üzerine, savcının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir.

Tahliye talebinde neyi anlatmak gerekir

Tahliye dilekçesinin kaderini belirleyen şey duygusal anlatım değil, CMK m. 101/2'nin dört başlığına verilen cevaptır. Kanun, tutuklamaya, tutukluluğun devamına veya bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda şu dördünün somut olgularla gerekçelendirilmesini emreder: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı.

Bu dörtlü, savunmanın da yol haritasıdır. Karşı çıkacağınız her nokta bunlardan birine bağlanmalıdır.

Kuvvetli şüphenin dayanağını gösterin

Kanun "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller" arar. Dosyada bu delilin ne olduğunu tek tek yazın: hangi tutanak, hangi beyan, hangi rapor. Bir delil yalnızca ifade tutanağına dayanıyorsa bunu belirtin.

Kaçma şüphesini çürütecek belgeyi ekleyin

Yerleşik adres, çalışma belgesi, kayıtlı iş yeri, sabit sosyal bağ, öğrencilik durumu, sağlık durumu. Kaçma şüphesi m. 100/2-a uyarınca "somut olgulara" dayanmalıdır; siz de karşısına somut olgu koyun.

Delil karartma ihtimalinin kalmadığını gösterin

Bu, dosya ilerledikçe en çok değişen başlıktır. Tanıklar dinlendiyse, arama ve el koyma tamamlandıysa, dijital materyal incelemeye gönderildiyse, HTS kayıtları geldiyse bunları tek tek sayın. m. 100/2-b'nin somut karşılığı ortadan kalkmış olabilir.

Ölçülülüğü tartışın

m. 100/1 son cümlesi: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. Beklenen ceza aralığını, olası indirim nedenlerini ve tutuklulukta geçen süreyi bu başlık altında karşılaştırın.

Adli kontrolün neden yeteceğini yazın

Bu, uygulamada en çok atlanan başlıktır. m. 101/2-d hâkimden "adli kontrolün yetersiz kalacağını" göstermesini ister. Siz de hangi yükümlülüğün (imza, yurt dışı yasağı, güvence, konut kısıtlaması) hangi riski karşılayacağını isim isim önerin. Somut öneri, soyut talepten daha etkilidir.

Süre dolarsa ne olur

Tutukluluğun bir de üst sınırı vardır. CMK m. 102 hem soruşturma evresi hem de toplam için azami süreler koyar; bu sürelerin dolması tahliye sonucunu doğurur. Kanun bunu boşlukta bırakmaz: m. 109/7 uyarınca kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. Yani süre dolduğunda çıkış genellikle "koşulsuz serbestlik" değil, adli kontrol yükümlülükleriyle birlikte gerçekleşir.

Azami sürelerin ne olduğu ve otuz günlük incelemenin nasıl işlediği, tutukluluk incelemesi ve azami tutukluluk süreleri yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.

Kimse size sonuç garantisi veremez

Tahliye, dosyadaki delil durumuna, suçun niteliğine ve hâkimin takdirine bağlıdır. Bir avukat size ne zaman çıkacağınızı söyleyemez; söyleyebileceği şey hangi yolun bu aşamada açık olduğu, hangi belgenin toplanması gerektiği ve dilekçede neyin tartışılacağıdır. "Kesin çıkarırız" cümlesini duyduğunuz yerde durun.

Sık sorulan sorular

Tutuklamaya itiraz ile tahliye talebi aynı şey mi?

Hayır. İtiraz, verilmiş bir karara karşı başka bir mercie başvurmaktır; tutuklama kararına itiraz edilebileceğini CMK m. 101/5 söyler ve itirazı CMK m. 268/3-b uyarınca asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Tahliye talebi ise CMK m. 104 uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemeden durumun yeniden değerlendirilmesini istemektir. İkisi birlikte de kullanılabilir; tahliye talebinin reddine karşı da itiraz yolu açıktır.

Tahliye talebi kaç günde sonuçlanır?

CMK m. 105/1 uyarınca merci, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adlî kontrol uygulanmasına karar verir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır; savcının CMK m. 103/1 birinci cümlesi uyarınca yaptığı istemler bunun dışındadır. Duruşma dışında karar verilirken tarafların görüşü alınmaz.

Aynı dosyada kaç kez tahliye talebinde bulunabilirim?

Kanun bir sayı sınırı koymaz. CMK m. 104/1 soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında salıverilme istenebileceğini söyler. Ancak arka arkaya aynı gerekçeyle verilen dilekçeler sonuç getirmez. Anlamlı olan, aradan geçen sürede dosyada değişen bir şeyi göstermektir: tanıkların dinlenmiş olması, bilirkişi raporunun gelmesi, el koyma işleminin tamamlanması ya da savunma tarafından toplanan yeni bir belge.

Tutukluluk incelemesinde hâkim önüne çıkarılır mıyım?

Soruşturma evresinde CMK m. 108/1 kararın şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle verilmesini öngörür. Kovuşturma evresinde ise m. 108/3 uyarınca hâkim veya mahkeme, tutuklu sanığın durumunu her oturumda, koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuz günlük süre içinde re'sen karara bağlar. Dinlenmeden verilen devam kararları, itiraz dilekçesinde gösterilebilecek somut bir eksikliktir.

Adli kontrol kararı verilirse ne kadar sürer?

CMK m. 110/A uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok üç yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez. Ayrıca m. 110/4 uyarınca yükümlülüğün devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Tutuklama ve itiraz

Tutuklama kararı çıktıysa ilk 48 saatte yapılacaklar, dosya erişimi ve itiraz süreci.

Sayfaya git

Adli kontrol

İmza, yurt dışı yasağı, güvence ve konut kısıtlaması: yükümlülükler, süreler ve kaldırma talebi.

Sayfaya git

Ağır ceza mahkemesi süreci

İddianame, duruşma düzeni ve tutuklu yargılamada oturum aralarının nasıl işlediği.

Sayfaya git

Tutuklamaya itiraz nasıl yapılır?

Süre, merci, dilekçe içeriği ve itirazın duruşmasız incelenmesi.

Yazıyı oku

Tutukluluk incelemesi ve süreler

Otuz günlük inceleme, azami tutukluluk süreleri ve uzatma gerekçesi.

Yazıyı oku

Tutuklama nedenleri ve katalog suçlar

Kuvvetli suç şüphesi, kaçma ve delil karartma, CMK m. 100/3 listesi.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir tutuklama kararı, bir sorgu tutanağı ya da sadece bir tutukevi telefonu olabilir. Hangi yolun bu aşamada açık olduğunu, hangi belgenin toplanması gerektiğini ve dilekçede neyin tartışılacağını birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp