Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Malvarlığına karşı suçlar

Güveni Kötüye Kullanma Suçu

Bu suçta mal, hile ile ele geçirilmez; rızayla, hukuka uygun biçimde teslim edilir. Suç, malı elinde bulunduran kişinin sonradan teslim amacının dışına çıkmasıyla oluşur. Kanuni dayanağı TCK m. 155'tir ve dolandırıcılıktan ayrımı hem cezayı hem de dosyanın kaderini değiştirir.

TCK m. 155/1TCK m. 73CMK m. 253TCK m. 168
Güveni Kötüye Kullanma Suçu

Kısaca

  • TCK m. 155: muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde, devir amacı dışında tasarrufta bulunmak ya da devir olgusunu inkâr etmek.
  • Temel hâlin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır ve suç şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır TCK m. 73.
  • Meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare yetkisi gereği teslim edilen eşya bakımından ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezasıdır; bu hâl şikâyete bağlı değildir.
  • Dolandırıcılıktan farkı zamanlamadadır: dolandırıcılıkta hile teslimden önce, güveni kötüye kullanmada kötüniyet teslimden sonra ortaya çıkar.
  • Suç, üçüncü fıkra dışında uzlaştırma kapsamındadır CMK m. 253. Zararın giderilmesi TCK m. 168 indirimini gündeme getirir.

Kanuni ceza aralığı

Güveni kötüye kullanma

TCK m. 155/1
Alt sınır
6 ay
Üst sınır
2 yıl
İlgili hâlin açıklamasını açın
  • Etkin pişmanlık — TCK m. 168/1-2: Malın iadesi veya zararın tamamen giderilmesi, aşamasına göre indirim sağlayabilir.
  • Meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle teslim — TCK m. 155/2: Mal bu ilişkilerin veya başkasının mallarını idare yetkisinin gereği olarak teslim edilmişse nitelikli şekil oluşur.
  • Uzlaştırma — CMK m. 253/1-b-7: TCK 155’in üçüncü fıkrası dışındaki şekilleri uzlaştırma kapsamındadır.

Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.

Suçun tanımı ve kanuni dayanağı

TCK m. 155/1'e göre suç, başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak veya bu devir olgusunu inkâr etmekle işlenir. Tanımın her parçası ayrı bir savunma başlığıdır.

Zilyetliğin devri. Zilyetlik, mülkiyetten farklıdır: bir şeyi fiilen elinde bulundurmayı ifade eder. Bu suçta mal, sahibinin rızasıyla ve hukuka uygun biçimde faile teslim edilmiştir. Anahtar, teslim anındaki hukuka uygunluktur. Bu yüzden hırsızlıktan da ayrılır: hırsızlıkta zilyetlik rıza dışında kaldırılır, burada rızayla verilir.

Belirli bir amaçla teslim. Mal, ya saklanmak ya da belirli bir şekilde kullanılmak üzere verilmiş olmalıdır. Hiçbir sınır konmadan, serbestçe kullanılmak üzere verilen bir malda "devir amacı dışına çıkma"dan söz etmek güçleşir. Uygulamada tartışma çoğu zaman tam olarak burada düğümlenir: teslim hangi amaçla yapılmıştı, bu amaç yazılı bir belgeyle ortaya konabiliyor mu?

Başkasına ait olma. Malın failin dışında birine ait olması gerekir. Fail malın maliki hâline gelmişse suç oluşmaz. Bu nedenle para gibi misli eşyada, mülkiyetin teslimle geçip geçmediği ayrıca tartışılır: belirli bir işte kullanılmak üzere emanet edilen para ile ödünç verilen para hukuken aynı şey değildir.

Amaç dışı tasarruf veya inkâr. Suç iki şekilde işlenebilir. Birincisi, malın satılması, rehnedilmesi, harcanması gibi devir amacına aykırı bir tasarrufta bulunulmasıdır. İkincisi, teslim olgusunun inkâr edilmesidir. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: borcun inkârı ile teslimin inkârı farklı şeylerdir. "Bana hiç vermedin" demek ile "verdin ama ödeme borcum yok" demek aynı sonucu doğurmaz.

Dolandırıcılıktan farkı

Bu, sayfanın en önemli başlığıdır; çünkü iki suç arasındaki sınır ceza aralığını, şikâyet şartını ve görevli mahkemeyi birden değiştirir.

  • Dolandırıcılıkta TCK m. 157 fail, malı veya parayı zaten hileyle ele geçirir. Hile teslimden öncedir ve teslimi sağlayan şey odur. Mağdur, aldatıldığı için verir.
  • Güveni kötüye kullanmada teslim sırasında hiçbir hile yoktur. Mağdur, gerçek bir güven ilişkisine dayanarak, bilerek ve isteyerek verir. Kötüniyet sonradan doğar.

Uygulamadaki tek belirleyici soru şudur: fail, malı aldığı anda ne düşünüyordu? Baştan malı iade etmeme veya amacı dışında kullanma niyeti varsa ve bunu gizlemek için aldatıcı davranışlarda bulunmuşsa dolandırıcılık; teslim gerçekten iyiniyetle gerçekleşmiş, kötüniyet sonradan ortaya çıkmışsa güveni kötüye kullanma söz konusudur. Bu ayrım savunmada da iddiada da somut delillerle kurulmalıdır: teslim tarihi ile ilk aykırı tasarruf arasındaki süre, arada yapılan ödemeler, iade girişimleri, yazışmalar bu noktada belirleyicidir.

Ceza ve nitelikli hâller

Temel hâl. TCK m. 155/1 uyarınca ceza altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Suç şikâyete bağlıdır; şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz TCK m. 73.

Meslek, hizmet ve idare yetkisi hâli. TCK m. 155/2, suçun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde cezayı bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası olarak belirler. Bu hâl şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur. Nitelemenin dosyaya girmesiyle hem ceza aralığı üçe katlanır hem de şikâyetten vazgeçme yolu kapanır. Bu nedenle "ilişki gerçekten meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi mi" sorusu savunmanın merkezindedir.

Taşıtlara ilişkin artırım. Maddeye 2025 sonunda eklenen üçüncü fıkra, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezanın bir kat artırılacağını öngörür. Kiralanan aracın iade edilmemesi veya satılması gibi dosyalar doğrudan bu hükmün kapsamındadır. Hüküm yeni olduğu için, artırım sonrası ceza sınırlarının görevli mahkemeyi ve uygulanacak usul hükümlerini nasıl etkileyeceği dosya bazında ayrıca değerlendirilmelidir.

Diğer hükümler. TCK m. 167 uyarınca suç, ayrılık kararı verilmemiş eşe, üstsoy veya altsoya, evlat edinen ya da evlatlığa veya aynı konutta yaşayan kardeşe karşı işlenmişse ceza verilmez; maddede sayılan diğer yakınlar bakımından şikâyet üzerine ceza yarı oranında indirilir. TCK m. 168 etkin pişmanlık hükmü bu suçta da uygulanır: zararın tamamen giderilmesi, kovuşturmadan önce ise cezanın üçte ikisine kadarının, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce ise yarısına kadarının indirilmesini sağlar.

Uzlaştırma. CMK m. 253 güveni kötüye kullanma suçunu, üçüncü fıkra dışında, açıkça uzlaştırma kapsamına almıştır. Bu, temel hâl için olduğu kadar meslek ve hizmet ilişkisi hâli için de geçerlidir; yani şikâyete bağlı olmayan ikinci fıkrada bile uzlaştırma yolu açıktır. Uzlaşma sağlanır ve edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Kiralanan aracın iade edilmemesi

Kira süresi dolduğu hâlde aracın teslim edilmemesi, başkasına devredilmesi veya rehin bırakılması. Taşıtlara ilişkin yeni artırım hükmü bu dosyaları doğrudan ilgilendirir.

Satılmak üzere bırakılan mal

Galeriye satılması için bırakılan araç, konsinye verilen ürün, komisyoncuya teslim edilen mal. Satış bedelinin sahibine aktarılmaması tipik iddiadır.

Şirket çalışanının tahsilatı

Müşteriden alınan tahsilatın kasaya girilmemesi, şirket aracının ya da ekipmanının şahsi işlerde kullanılıp iade edilmemesi. Hizmet ilişkisi nedeniyle ikinci fıkradan yürür.

Mali müşavir ve muhasebeci

Vergi veya prim ödemesi için verilen paranın yatırılmaması. Meslek ilişkisi gereği teslim söz konusu olduğundan nitelikli hâl gündeme gelir.

Yönetici ve kooperatif dosyaları

Apartman ve site yöneticilerinin aidatları amacı dışında harcaması, kooperatif yöneticilerinin ortak parasını başka işte kullanması. Başkasının mallarını idare yetkisi kapsamındadır.

Ortaklık uyuşmazlıkları

Şirket veya adi ortaklık malının ortaklardan biri tarafından tek başına elden çıkarılması. Bu dosyalarda çoğu zaman aynı anda hukuk mahkemesinde de dava yürür.

Savunmada nelere bakılır

1. Teslim gerçekten oldu mu, hangi amaçla? Suçun temeli, malın belirli bir amaçla teslim edilmiş olmasıdır. Yazılı sözleşme, teslim tutanağı, e-posta ya da mesaj yazışması var mı? Amaç yazılı biçimde belirlenmemişse, teslim "belirli bir şekilde kullanmak üzere" mi yapıldı, yoksa serbest kullanım mı verildi sorusu tartışmaya açılır.

2. Ortada bir tasarruf mu var, yoksa gecikme mi? İade edilmemesi tek başına suç değildir. Malın satılması, rehnedilmesi, tüketilmesi gibi mülkiyet hakkına aykırı bir tasarruf aranır. İade edilmemesi bir hapis hakkına, takas iddiasına ya da karşılıklı bir alacağa dayanıyorsa, bu ceza hukukunun değil borçlar hukukunun konusudur.

3. İnkâr neyin inkârıdır? Failin savunması "o mal bana hiç teslim edilmedi" şeklindeyse suçun ikinci seçimlik hareketi tartışılır. Buna karşılık "teslim edildi ama benim de alacağım var" savunması bir hukuki uyuşmazlık iddiasıdır ve farklı değerlendirilir.

4. İkinci fıkra gerçekten uygulanabilir mi? Uygulamada en çok itiraz edilen nokta budur. Arkadaşlık, akrabalık ya da bir defalık bir iyilik ilişkisi meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi değildir. İlişkinin niteliği belgeyle ortaya konmalıdır: sözleşme var mı, sigorta kaydı var mı, fatura kesilmiş mi, süreklilik var mı? Bu itiraz kabul edildiğinde ceza aralığı düşer ve suç şikâyete bağlı hâle gelir; şikâyet süresi geçmişse dosya düşer.

5. Şikâyet süresi ve zamanaşımı. Temel hâlde şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Bu tarihin ne zaman başladığı çoğu dosyada tartışmalıdır; ilk ihtarname, ilk icra takibi ya da ilk yazışma bu tarihi gösterebilir. Süre geçmişse dava düşürülür. Bu, savunmanın ilk kontrol etmesi gereken başlıktır.

6. Suçun konusu taşıt mı? Araç dosyalarında artırım hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı, aracın niteliği ve fiil tarihiyle birlikte değerlendirilir. Fiilin işlendiği tarih, hükmün yürürlüğe girmesinden önceyse lehe kanun tartışması gündeme gelir.

7. Zarar nasıl hesaplandı? Malın değeri, tahsil edilen bedel ve iade edilen kısım ayrı ayrı gösterilmelidir. Kısmi iade yapılmışsa bu hem etkin pişmanlık hem de suçun kapsamı bakımından değerlendirilir. Ticari dosyalarda defter ve kayıt incelemesi için bilirkişi talebi gerekebilir.

8. Aynı olayda başka suç iddiası var mı? Bu dosyalar sıklıkla belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal iddiası ya da hukuk mahkemesindeki alacak davasıyla birlikte yürür. Ceza dosyasında verilecek her beyanın hukuk davasında da kullanılacağı unutulmamalıdır. İki dosyanın savunması birbirini bozmayacak şekilde kurulmalıdır.

9. Uzlaştırma kararı. Bu suç uzlaştırma kapsamında olduğu için, dosyanın erken aşamada kapanma ihtimali gerçektir. Ancak uzlaşma teklifini kabul etmeden önce delil durumunun görülmesi, edimin miktarının ve ödeme takviminin dikkatle belirlenmesi gerekir. Uzlaşma raporu, edim yerine getirilmezse icra takibine konu edilebilecek nitelikte bir belgedir.

Süreç nasıl işler

1. Şikâyet ve soruşturmanın başlaması

Şikâyet, karakola veya Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Temel hâlde altı aylık şikâyet süresi işler. Savcılık sözleşme, teslim belgesi, banka kayıtları ve yazışmaları toplar.

2. İfade

Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılırsınız. Bu dosyalarda ifade, çoğu zaman aynı zamanda bir ticari ilişkinin anlatımıdır; tarih, tutar ve belge isimlerinin yanlış söylenmesi sonradan düzeltilmesi güç sorunlar doğurur.

3. Uzlaştırma

Üçüncü fıkra dışındaki hâllerde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanır ve edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edim ileri tarihe bırakılmışsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

4. İddianame ve kovuşturma

Uzlaşma sağlanmazsa ve yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir. Duruşmalarda belgeler tartışılır; ticari kayıt incelemesi gerekiyorsa bilirkişi raporu alınır.

5. Karar ve kanun yolu

Karara karşı istinaf yoluna başvurulur. Temel hâlden verilen düşük cezalarda, istinaf sonrası temyiz yolu CMK m. 286 uyarınca kapalı olabilir. Bu nedenle istinaf dilekçesi çoğu dosyada son esaslı denetim aşamasıdır.

İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür

Güveni kötüye kullanma dosyalarına asliye ceza mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir CMK m. 12. Bu suçta "suçun işlendiği yer", malın teslim edildiği yer değil, amaç dışı tasarrufun gerçekleştiği yerdir. Aracı Kadıköy'de teslim alıp Esenyurt'ta satan bir kişi bakımından dosya Avrupa yakasında görülebilir. Bu ayrım, İstanbul gibi iki yakalı bir şehirde pratikte sık sorun çıkarır.

İstanbul'da suçun işlendiği ilçeye göre gidilecek adliyeler şunlardır:

  • İstanbul Adliyesi (Çağlayan) — Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Kâğıthane, Sarıyer, Fatih gibi Avrupa yakası merkez ilçeleri.
  • İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) — Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Ümraniye dâhil Anadolu yakasının tamamı.
  • Bakırköy Adliyesi — Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece, Bağcılar, Güngören, Esenler hattı.
  • Büyükçekmece Adliyesi — Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar.
  • Silivri Adliyesi ve Gaziosmanpaşa Adliyesi — kendi yargı çevreleri.

Bu dosyalarda pratik bir nokta daha vardır: ceza şikâyeti çoğu zaman devam eden bir icra takibiyle veya alacak davasıyla aynı anda yürür ve bunlar farklı adliyelerde olabilir. Örneğin araç kirası uyuşmazlığında icra takibi Kartal'da, ceza dosyası Bakırköy'de görülebilir. İki dosyanın birlikte takip edilmesi, çelişkili beyan verilmesini önler.

Uzlaştırma işlemleri, her adliyedeki Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosu üzerinden yürür. İlk derece kararlarına karşı istinaf incelemesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinde yapılır. Adliyelerin yargı çevreleri değişebildiğinden, dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP sorgusuyla teyit etmek en güvenli yoldur.

Sık sorulan sorular

Güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık arasındaki fark nedir?
Fark, kötüniyetin ortaya çıktığı andadır. Dolandırıcılıkta fail malı veya parayı hile kullanarak ele geçirir; hile teslimden öncedir. Güveni kötüye kullanmada teslim gerçek bir güven ilişkisine dayanır ve hukuka uygundur, kötüniyet sonradan doğar. Bu nedenle failin malı aldığı andaki niyeti belirleyicidir.
Güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı mı?
Temel hâl şikâyete bağlıdır ve şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Buna karşılık TCK m. 155/2'deki meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare yetkisi kapsamındaki hâl şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur.
Kiraladığım aracı zamanında teslim etmedim, suç işlemiş olur muyum?
Gecikme tek başına suç oluşturmaz. Suç için aracın satılması, rehnedilmesi, başkasına devredilmesi gibi devir amacına aykırı bir tasarrufun ya da teslim olgusunun inkârının bulunması gerekir. Aracın konusu taşıt olduğu için, suçun oluştuğu kabul edilirse maddeye 2025 sonunda eklenen artırım hükmü gündeme gelir.
Bu suçta uzlaşma mümkün mü?
Evet. CMK m. 253, güveni kötüye kullanma suçunu üçüncü fıkra dışında uzlaştırma kapsamına almıştır. Bu, şikâyete bağlı olmayan ikinci fıkra bakımından da geçerlidir. Uzlaşma sağlanır ve edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Borcunu ödemeyen ortağım hakkında güveni kötüye kullanmadan şikâyetçi olabilir miyim?
Ödenmemiş bir borç tek başına bu suçu oluşturmaz. Suçun konusu, belirli bir amaçla zilyetliği devredilmiş bir maldır. Ortaklık payından doğan alacak veya kâr uyuşmazlıkları kural olarak hukuk mahkemesinin konusudur. Ortaklığa ait belirli bir malın tek taraflı olarak elden çıkarılması hâlinde ise ceza şikâyeti gündeme gelebilir.
Zararı ödersem dosya kapanır mı?
Uzlaştırma aşamasında ödeme yapılır ve uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir. Uzlaşma sağlanmadıysa ödeme dosyayı kapatmaz ama TCK m. 168 uyarınca indirim sağlar: zararın tamamen giderilmesi hâlinde kovuşturmadan önce cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce ise yarısına kadarı indirilir.

İlgili sayfalar

Bu konuyla bağlantılı diğer başlıklar

Dolandırıcılık (TCK 157)

Hile unsuru, ödenmeyen borçtan ayrımı, zarar ve uzlaştırma. Güveni kötüye kullanma ile sınırın çizildiği yer.

İncele

Nitelikli Dolandırıcılık

TCK m. 158: banka ve bilişim sisteminin araç kılınması, kamu kurumu adının kullanılması. Ağır ceza mahkemesinin görev alanı.

İncele

İfade ve Sorgu

Ticari bir uyuşmazlıktan doğan şikâyette ifade vermeye çağrıldıysanız, öncesinde bilmeniz gerekenler.

İncele

Tüm Çalışma Alanları

Malvarlığına karşı suçlar dâhil olmak üzere büronun ilgilendiği ceza hukuku başlıklarının tamamı.

İncele
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
zamanaşımı
Belirli sürenin geçmesiyle dava açılamaması ya da cezanın infaz edilememesi.
uzlaştırma
Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
etkin pişmanlık
Suçtan sonra kanunda belirtilen davranışların gösterilmesi hâlinde cezada indirim ya da ceza verilmemesi.
gerekçeli karar
Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.

Dosyanızı konuşalım

Bu dosyalarda sonucu çoğu zaman tek bir belge belirler: teslim tutanağı, sözleşme ya da bir mesaj yazışması. Elinizdeki belgelerle gelin; şikâyet süresinin işleyip işlemediğini, ikinci fıkranın gerçekten uygulanabilir olup olmadığını ve uzlaştırmanın sizin için doğru yol olup olmadığını birlikte değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp