Malvarlığına karşı suçlar
Hırsızlık Suçu ve Savunma
Hırsızlık kanunda tek bir suç gibi görünür; uygulamada ise aynı fiil, işlendiği yere ve saate göre bambaşka sonuçlar doğurur. Bir yıllık alt sınırla başlayan ceza, tek bir nitelikli hâlle beş yılın üzerine çıkabilir. Bu sayfa dosyanızın hangi fıkraya girdiğini ve İstanbul'da sürecin nasıl işlediğini anlatıyor.

Kısaca
- Basit hırsızlığın cezası TCK m. 141'de bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
- Nitelikli hâller m. 142'dedir: birinci fıkrada üç yıldan yedi yıla, ikinci fıkrada beş yıldan on yıla kadar hapis. Dosyayı asıl ağırlaştıran nokta çoğu zaman budur.
- Gece vakti ayrı bir suç değil, artırım sebebidir: m. 143 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
- İade ve tazmin cezayı ciddi biçimde düşürür; en yüksek indirim, kovuşturma başlamadan önce yapılan tam iadede uygulanır (m. 168).
- Uzlaştırma yalnızca basit hırsızlıkta mümkündür; nitelikli hırsızlık uzlaştırmaya tabi değildir (CMK m. 253).
Kanuni ceza aralığı
Hırsızlık
- Alt sınır
- 1 yıl
- Üst sınır
- 3 yıl
- Etkin pişmanlık — TCK m. 168/1-2: Zararın tamamen giderilmesi, zamanına göre farklı oranda indirim sağlayabilir.
- Gece vakti işleme — TCK m. 143/1: Hırsızlık gece vakti işlenmişse temel veya nitelikli şekle göre bulunan ceza artırılır.
- Uzlaştırma — CMK m. 253/1-b-6: TCK 141’deki basit hırsızlık uzlaştırma kapsamındadır.
Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.
Suçun tanımı ve kanuni dayanağı
TCK m. 141 hırsızlığı şöyle tanımlar: zilyedinin rızası olmadan, başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; maddenin ikinci fıkrası 2012'de yürürlükten kaldırılmıştır. Tanımdaki her kelimenin dosyada bir karşılığı vardır.
Zilyet, malik değildir
Zilyet, malı fiilen elinde bulunduran kişidir. Malın faturada kimin üzerine kayıtlı olduğu ikinci plandadır: kiraladığınız bir aletin sizden alınması da hırsızlıktır.
«Bulunduğu yerden almak» — suç ne zaman tamamlanır
Bu ifade, tamamlanmış hırsızlık ile teşebbüs arasındaki sınırı çizer. Fail malı gerçekten hâkimiyet alanına geçirdiyse suç tamamlanmıştır; eşyayı eline alıp kasadan çıkmadan yakalandıysa teşebbüs tartışılır. Teşebbüste TCK m. 35 uyarınca cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Bu, kimi dosyada yıllara karşılık gelen bir farktır ve olayın saniyelerine bakmayı gerektirir.
Yarar sağlama maksadı
Failin kendisine ya da başkasına yarar sağlama amacıyla hareket etmiş olması aranır. Bir eşyayı sırf zarar vermek için alıp kırmak hırsızlık değil, mala zarar vermedir.
Ceza ve nitelikli hâller
Aşağıdaki aralıklar kanundaki soyut cezalardır. Somut cezayı; nitelikli hâllerin sayısı, artırım ve indirim sebepleri ve varsa etkin pişmanlık birlikte belirler.
Üç yıldan yedi yıla kadar — m. 142/1
- Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
- Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış ya da kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
- Bir afet veya genel felaketin zararlarını önlemek için hazırlanan eşya hakkında,
- Âdet, tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında.
Beş yıldan on yıla kadar — m. 142/2
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
- Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
- Doğal afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku ya da kargaşadan yararlanarak,
- Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
- Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı hâlde resmî sıfat takınarak,
- Büyük veya küçükbaş hayvan hakkında,
- Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında.
Kanun ayrıca, elde veya üstte taşınan eşyayı çekip alma hâli beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki bir kişiye karşı işlenirse cezanın üçte biri oranına kadar artırılacağını söyler.
Artırım sebepleri
- Gece vakti (m. 143): ceza yarı oranında artırılır. Gece vakti TCK m. 6/1-e'de tanımlanmıştır — güneşin batmasından bir saat sonra başlar, doğmasından bir saat önce biter. Takvim saatiyle değil, o günkü güneş saatiyle hesaplanır.
- Sıvı veya gaz hâlindeki enerji ve bunların nakil, işleme ya da depolama tesisleri (m. 142/3): beş yıldan oniki yıla kadar hapis. Fiil bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve adlî para cezası eklenir.
- Kamu hizmetinin aksaması (m. 142/5): haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı geçici de olsa aksarsa ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Cezayı düşüren veya kaldıran hâller
- m. 144 — Paydaş ya da elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde veya bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenirse ceza, şikâyet üzerine, iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.
- m. 145 — Malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılabilir; suçun işleniş şekli de dikkate alınarak ceza vermekten büsbütün vazgeçilebilir.
- m. 146 — Kullanma hırsızlığı: mal geçici olarak kullanılıp iade edilmek üzere alınmışsa ceza, şikâyet üzerine, yarı oranına kadar indirilir. Mal suç işlemek için kullanılmışsa uygulanmaz.
- m. 147 — Fiil ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmişse indirim yapılabilir ya da ceza verilmeyebilir.
- m. 167 — Ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy, altsoy, evlat edinen veya evlatlık ve aynı konutta yaşayan kardeş zararına işlenirse ceza verilmez; belirli diğer hısımlarda ceza şikâyet üzerine yarı oranında indirilir.
Etkin pişmanlık: mesele zamanlamadır
TCK m. 168 hırsızlıkta en çok işe yarayan hükümlerden biridir. Zarar kovuşturma başlamadan önce aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı; kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir. Zarar kısmen giderilmişse ayrıca mağdurun rızası aranır. Eşik, iddianamenin kabul edildiği andır — yani karar hızlı alınmalıdır. Ödemenin kime ve hangi belgeyle yapıldığı da önemlidir; makbuzu bulunmayan elden ödeme dosyada çoğu zaman ispat edilemez.
Buna karşılık m. 142/4, hırsızlık amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme işlenmişse bu suçlar için şikâyet aranmayacağını söyler.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar
Mağaza ve marketten ürün alınması
Değeri düşük ürünlerde m. 145 gündeme gelir. Kasadan geçilmeden yakalanmada tamamlanma-teşebbüs tartışılır; güvenlik tutanağı ile kamera görüntüsünün saat ve içerik olarak örtüşüp örtüşmediğine bakılır.
Apartman girişi, otopark, bodrum
Asıl mesele, fiilin basit hırsızlık mı yoksa «bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya» olarak m. 142/2 mi sayılacağıdır. Kapının kilitli olup olmadığı dosyanın ağırlığını doğrudan değiştirir.
Araç içinden eşya alınması
Camın kırılması veya kilidin bir aletle açılması m. 142/2 kapsamına girebilir; olay gece yaşandıysa üstüne m. 143 artırımı gelir. Araca verilen zarar ayrıca mala zarar verme olarak değerlendirilir.
İş yerinde çalışanın eşya alması
Eşyanın zilyetliği çalışana zaten devredilmişse fiil hırsızlık değil, TCK m. 155 güveni kötüye kullanma olabilir. Kasa ve depo anahtarının kimde olduğu, teslim tutanakları ve görev tanımı bu ayrımı belirler.
Ortaklık ve alacak iddiası
Mal ortaksa ya da alınan şey bir alacağın karşılığıysa m. 144 devreye girer: ceza aralığı düşer ve suç şikâyete bağlı hâle gelir. Sözleşme, dekont, mesajlaşma ve tanık burada belirleyicidir.
Savunmada nelere bakılır
Bu dosyalarda savunma çoğu zaman «yaptım / yapmadım» ekseninden ibaret değildir. Asıl fark, fiilin hangi fıkraya girdiği ve delilin nasıl elde edildiğidir.
1. Nitelikli hâl gerçekten var mı
Kilit «açılmış» mı, yoksa kapı zaten açık mıydı? Kırılan bir kilit, m. 142/2'deki «kilit açmak» kavramına her olayda otomatik girmez; olay yeri inceleme raporu, kilit üzerindeki iz ve kapı fotoğrafları karşılaştırılır. Aynı şekilde «eklenti» kavramının binayla fiziksel ve işlevsel bağı tartışılır. Nitelikli hâlin düşmesi cezayı bir fıkra aşağı taşır.
2. Olayın saati ve gece vakti hesabı
Tutanaktaki saat ile o tarihteki gün doğumu ve batımı saatleri karşılaştırılır. Gece vakti güneşe göre hesaplandığı için İstanbul'da mevsime göre saatlerce oynar. Yanlış hesaplanmış bir gece artırımı, cezanın yarısı demektir.
3. Kamera görüntüsü ve teşhis
Görüntü teşhise elverişli çözünürlükte mi? Kaynağından mı alınmış, yoksa bir ekrandan mı çekilmiş? Teşhis usulüne uygun yapılmış mı, yoksa mağdura tek fotoğraf gösterilip «bu mu» diye mi sorulmuş? Ham kayıt dosyaya girmemişse bilirkişi incelemesi talep edilir.
4. Arama ve el koymanın hukuka uygunluğu
Eşya bir arama sonucu bulunmuşsa: karar veya yazılı emir var mı, kapsamı ne, kim hazır bulunmuş, tutanak imzalanmış mı? Hukuka aykırı yoldan elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bu, tek başına dosyanın tümünü değiştirebilecek bir başlıktır.
5. Zilyetlik, mülkiyet ve malın değeri
Malın gerçekten «başkasına ait» olup olmadığı, aile içi veya ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılır; m. 167 ve m. 144 çoğu dosyada hiç gündeme getirilmez. Değer bakımından ise m. 145'in uygulanabilmesi için malın değerinin usulünce tespit edilmiş olması gerekir. Mağdur beyanına dayanan şişirilmiş bir değer hem bu maddeyi devre dışı bırakır hem de tazmin yükünü artırır.
6. Tutukluluk değerlendirmesi
Hırsızlık, CMK m. 100/3'te sayılan suçlardandır; bu, tutuklama nedeninin «var sayılabileceği» anlamına gelir. Ancak birinci fıkra hâlâ geçerlidir: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller aranır ve tutuklama, işin önemi ile beklenen ceza bakımından ölçülü olmalıdır. Sabit ikamet, çalışma durumu ve adlî sicil, adlî kontrol talebinin dayanağıdır.
Süreç nasıl işler
Soruşturma başlar
Şikâyet, ihbar veya kolluğun tespiti üzerine savcılık soruşturma açar. Bu aşamada «şüpheli» sıfatındasınız. İfadeden önce müdafi ile görüşme hakkınız var; susma hakkınız da var ve bu hak aleyhinize yorumlanamaz.
Koruma tedbirleri
Gözaltı, arama, el koyma ve gerekirse sulh ceza hâkimliğinde sorgu bu evrededir. Hâkim tutuklama, adlî kontrol veya serbest bırakma kararı verir. Tutuklamaya itiraz edilebilir; tutukluluk soruşturmada en geç otuzar günlük sürelerle yeniden incelenir (CMK m. 108).
İddianame ve kabulü
Savcılık yeterli şüphe görürse iddianame düzenler. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle kovuşturma başlar. Etkin pişmanlıkta indirim oranının düştüğü eşik tam olarak burasıdır.
Kovuşturma
Tanıklar dinlenir, görüntüler izlenir, gerekirse bilirkişi raporu alınır veya keşif yapılır. Savunma tanığı ve delil talepleri yazılı sunulur. Sonunda savcılık esas hakkındaki mütalaasını verir, savunma buna karşı beyanda bulunur.
Karar ve kanun yolu
Mahkeme beraat, mahkûmiyet, düşme veya koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilir. Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; koşulları varsa sonrasında temyiz de mümkündür.
İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür
Hangi mahkeme görevli
5235 sayılı Kanun m. 12'ye göre on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara ağır ceza mahkemesi bakar; kalanlar m. 11 uyarınca asliye ceza mahkemesinin işidir. Buna göre m. 141, m. 142/1 ve m. 142/2 dosyaları asliye ceza mahkemesinde görülür; üst sınırı oniki yıl olan m. 142/3 ise ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır.
Sık sorulan bir soru: gece vakti artırımı dosyayı ağır cezaya taşır mı? Hayır. 5235 sayılı Kanun m. 14 açıktır — görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez, kanundaki üst sınıra bakılır.
Hangi adliye
Yetki, CMK m. 12 uyarınca suçun işlendiği yere göre belirlenir; nerede oturduğunuzun önemi yoktur. İstanbul tek bir adliyeye bağlı değildir:
- Anadolu yakasının tamamı — Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Şile ve Adalar — İstanbul Anadolu Adliyesi'ne (Kartal) bağlıdır. Anadolu yakasında ikinci bir adliye yoktur.
- Avrupa yakası beş adliyeye bölünmüştür: merkez ilçeler (Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Fatih, Sarıyer, Kâğıthane gibi) için İstanbul Adliyesi (Çağlayan); Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar tarafı için Bakırköy Adliyesi; Beylikdüzü, Esenyurt ve Büyükçekmece tarafı için Büyükçekmece Adliyesi; Gaziosmanpaşa ve Sultangazi tarafı için Gaziosmanpaşa Adliyesi; Silivri için Silivri Adliyesi.
İlçelerin bağlı olduğu adliye zaman zaman değişebildiği için, en kolay teyit yolu olayın tutanağını tutan karakolun bağlı bulunduğu adliyeye bakmaktır.
Pratikte işinize yarayacak notlar
- Gözaltı sonrası sevkler nöbetçi savcılık ve nöbetçi sulh ceza hâkimliğine yapılır. Nöbetçi birimler gece ve hafta sonu da çalışır; «pazartesiyi bekleyelim» yaklaşımı doğru değildir, tutuklama kararı hafta sonu da verilebilir.
- Çağlayan ve Kartal, Türkiye'nin en yoğun adliyeleri arasındadır ve savcılıklar konu bazlı bürolara ayrılmıştır. Dosya numarası ile büro bilgisini öğrenmeden gişede iş yapmak neredeyse imkânsızdır.
- Dosyanızın aşamasını e-Devlet üzerinden görebilirsiniz; ancak soruşturmada kısıtlama kararı varsa dosya size kapalı görünür ve içeriği yalnızca müdafiiniz, savcılıktan yetki alarak inceleyebilir. Adres kaydınız eskiyse tebligat size ulaşmaz — bu, İstanbul'da en sık karşılaşılan usul sorunlarından biridir.
İlgili sayfalar
Yağma (gasp) suçu
Mal cebir veya tehditle alınmışsa fiil hırsızlık değil yağmadır ve dosya ağır ceza mahkemesine gider.
İnceleMala zarar verme
Hırsızlık dosyalarına çoğu zaman kilit, cam veya kapı zararı nedeniyle bu suç da eklenir.
İnceleArama ve el koyma
Suç eşyası bir arama sonucu bulunduysa, aramanın hukuka uygunluğu dosyanın en belirleyici başlığıdır.
İnceleSık sorulan sorular
Hırsızlıktan tutuklanır mıyım?
Peşinen söylenemez. Hırsızlık, CMK m. 100/3'te sayılan suçlar arasındadır; bu, tutuklama nedeninin var sayılabileceği anlamına gelir. Ancak aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller aranır ve tutuklama, işin önemi ile beklenen ceza bakımından ölçülü olmalıdır. Sabit ikamet, iş durumu, adlî sicil ve dosyadaki delil durumu adlî kontrol talebinin dayanağını oluşturur.
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
- müdafi
- Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- mütalaa
- Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
- uzlaştırma
- Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
- etkin pişmanlık
- Suçtan sonra kanunda belirtilen davranışların gösterilmesi hâlinde cezada indirim ya da ceza verilmemesi.
Malı geri verirsem dava düşer mi?
Hayır, dava düşmez; ama ceza önemli ölçüde azalabilir. TCK m. 168 uyarınca zararın aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi hâlinde, bu kovuşturma başlamadan önce yapılmışsa cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce yapılmışsa yarısına kadarı indirilir. Zarar kısmen giderilmişse ayrıca mağdurun rızası aranır.
Nitelikli hırsızlıkta uzlaşma olur mu?
Hayır. CMK m. 253'te uzlaştırma kapsamına alınan hırsızlık yalnızca TCK m. 141'deki basit hırsızlıktır; nitelikli hırsızlık (m. 142) uzlaştırmaya tabi değildir. Buna karşılık zararın giderilmesi, etkin pişmanlık ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından yine de önem taşır.
Gece vakti tam olarak ne demek?
TCK m. 6/1-e'ye göre gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat öncesine kadar süren zaman dilimidir. Takvim saatiyle değil o günkü güneş saatiyle hesaplanır ve mevsime göre değişir. Bu nedenle tutanaktaki saat ile o tarihteki gün batımı saati karşılaştırılmalıdır; hırsızlığın gece vakti işlenmesi TCK m. 143 uyarınca cezayı yarı oranında artırır.
Aldığım şeyin değeri çok düşükse ne olur?
TCK m. 145, malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılabileceğini, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak ceza vermekten büsbütün vazgeçilebileceğini düzenler. Bu maddenin uygulanabilmesi için malın değerinin dosyada usulünce tespit edilmiş olması gerekir; mağdurun beyanına dayanan yüksek bir değer maddeyi devre dışı bırakabilir.
Eşyayı ben çalmadım, satın aldım. Yine de hırsızlıktan mı yargılanırım?
Zorunlu olarak hayır. Çalınmış olduğunu bilerek bir eşyayı satın almak veya kabul etmek hırsızlıktan ayrı bir suçtur ve TCK m. 165'te düzenlenmiştir. Bu ayrımın yapılabilmesi için eşyayı nasıl edindiğinizin ortaya konması gerekir: satış ilanı, ödeme kaydı, mesajlaşmalar ve satıcının kimliğine ilişkin bilgiler savunmanın temelini oluşturur.
Dosyanızı konuşalım
İlk görüşmede dosyanın hangi maddeye girdiğini, hangi delillerin eksik olduğunu ve önünüzdeki takvimi konuşuruz. Telefonda anlatmakta zorlandığınız kısımları yazılı olarak da iletebilirsiniz.
İlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Mala Zarar Verme Suçu
Mala zarar verme, ceza aralığı düşük olduğu için hafife alınan ama sonuçları uzun süren bir suçtur.
Sayfaya git
Gözaltı: İlk 24 Saatte Yapılması Gerekenler
Gözaltı, cezalandırma değil bir soruşturma tedbiridir ve kanunla saatlere bağlanmıştır.
Sayfaya git
Arama ve El Koyma İşlemleri
Bir ceza dosyasının bel kemiği çoğu zaman bir aramada bulunan şeydir.
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları