TCK m. 220
Suç Örgütü Kurma ve Üye Olma
Birlikte suç işleyen üç kişi, kanun anlamında henüz bir örgüt değildir. Örgüt suçunun kurulabilmesi için hiyerarşi, süreklilik ve amaç suçları işlemeye elverişlilik ayrı ayrı ortaya konmalıdır. Bu sayfa, TCK m.220'nin unsurlarını, üyelik ile yardım arasındaki farkı ve bir örgüt iddiasının dosyaya neler eklediğini anlatır.

Kısaca
- Örgüt kurmak veya yönetmek beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir; ancak bunun için örgütün yapısı, üye sayısı, araç ve gereçleri bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması aranır TCK m. 220/1.
- Kanun açık bir eşik koyar: örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir m. 220/1.
- Örgüte üye olmak iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir m. 220/2. Örgüt silahlıysa bu cezalar yarısı oranında artırılır m. 220/3.
- Hiyerarşiye dahil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi de üye gibi cezalandırılır; ancak ceza, yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir m. 220/7.
- Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca ceza verilir m. 220/4. Örgüt cezası, işlenen suçların cezasının yerine geçmez; üzerine eklenir.
- Etkin pişmanlık koşulları gerçekleşirse ceza verilmeyebilir TCK m. 221. Bu, örgüt dosyalarındaki en güçlü kurumdur.
Kanuni ceza aralığı
Örgüt kurma ve yönetme
- Alt sınır
- 5 yıl
- Üst sınır
- 10 yıl
- Etkin pişmanlık — TCK m. 221/1: Soruşturma başlamadan ve örgüt amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce örgütü dağıtan veya verdiği bilgiyle dağılmasını sağlayan kurucu ya da yönetici bakımından cezasızlık öngörülür.
- Örgütün silahlı olması — TCK m. 220/3: Kurulan veya yönetilen örgüt silahlıysa temel fıkraya göre belirlenen ceza artırılır.
- Amaç suçlardan ayrıca sorumluluk — TCK m. 220/4-5: Örgüt faaliyeti içinde başka suç işlenmişse bunlar ayrıca değerlendirilir; yöneticinin sorumluluğu beşinci fıkraya göre belirlenir.
Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.
Suçun tanımı ve kanuni dayanağı
TCK m.220, Kanun'un "Kamu barışına karşı suçlar" bölümünde yer alır. Cezalandırılan şey, tek başına bir suç işlemek değil; suç işlemek üzere yapı kurmaktır. Bu nedenle örgüt suçu, işlenen somut suçlardan bağımsız olarak ayrı bir suçtur ve m. 220/4 uyarınca örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar için ayrıca hüküm kurulur. Uygulamada bir sanığın hem uyuşturucu ticaretinden hem örgüt üyeliğinden ceza alması bu hükümden doğar.
Kanun, örgüt içinde üç konum tanır ve her birine farklı ceza bağlar: kurucu ve yönetici m. 220/1, üye m. 220/2 ve hiyerarşiye dahil olmayan yardım eden m. 220/7. Bir dosyada asıl mücadele çoğu zaman bu üç konum arasında verilir.
Örgütün unsurları
Kanun metni ve yerleşik uygulama, bir yapının örgüt sayılabilmesi için dört ölçüt arar. Bunlardan biri eksikse ortada örgüt değil, olsa olsa iştirak hâlinde işlenmiş suç vardır.
- Üye sayısı. Kanun'un lafzı nettir: örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. İki kişilik bir yapı, ne kadar organize olursa olsun örgüt değildir.
- Hiyerarşik ilişki. Üyeler arasında emir-komuta ya da en azından ast-üst ilişkisi bulunmalıdır. Kanun bunu m. 220/7'de dolaylı olarak teyit eder: "örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte" ifadesi, üyelik için hiyerarşiye dahil olmanın şart olduğunu gösterir. Eşitler arası, herkesin kendi kararını verdiği bir birliktelik örgüt değildir.
- Süreklilik. Yapının belirli bir suçu işleyip dağılmak üzere değil, süreklilik arz edecek biçimde kurulmuş olması gerekir. Bir kez planlanıp uygulanan ve sonrasında sona eren bir işbirliği, örgüt oluşturmaz.
- Elverişlilik. Kanun bunu açıkça yazar: örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması aranır. Yani soyut bir niyet birliği yetmez; yapının o suçları gerçekten işleyebilecek kapasitede olması gerekir.
Buna bir de amaç suçların belirsiz sayıda ve gelecekte işlenmek üzere kararlaştırılmış olması ölçütü eklenir. Örgüt, önceden belirlenmiş tek bir suç için değil, süreklilik içinde işlenecek suçlar için kurulur.
Üyelik ile yardım arasındaki fark
Bu, m.220 dosyalarının en kritik ayrımıdır. Üye, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan, örgütün emir ve talimatlarına tabi olan, örgütle organik bağ kuran kişidir. Yardım eden ise bu yapının dışındadır; örgütü bilerek ve isteyerek destekler ama içinde yer almaz.
m. 220/7 yardım edeni de üye gibi cezalandırır. Ancak aynı fıkra, "örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir" der. Yani sonuç bakımından üyelik ile yardım arasında ciddi bir fark doğabilir. Savunmada bu ayrım şu somut sorularla kurulur: kişi örgütün talimat zincirinde bir yerde duruyor mu, yoksa dışarıdan tek seferlik bir katkı mı sağlamış; örgütle bağı süreklilik gösteriyor mu; örgüt içinde bir görevi, bir kod adı, bir sorumluluk alanı var mı; örgütün diğer üyeleriyle ilişkisi hiyerarşik mi yoksa ticari ya da arkadaşça mı.
2024 sonrası önemli bir değişiklik
Maddenin altıncı fıkrası, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin ayrıca örgüt üyeliğinden de cezalandırılmasını düzenliyordu. Bu fıkranın 2024'te yeniden düzenlenen hâli, Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 tarihli ve E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu, "örgüt adına suç işleme" nitelendirmesinin bulunduğu derdest dosyalarda mutlaka gündeme getirilmesi gereken bir gelişmedir.
TCK m.220 ile TCK m.314 aynı şey değildir
Kamuoyunda ikisi de "örgüt" olarak anılsa da hukuken ayrı suçlardır. TCK m. 220 adi suç örgütünü düzenler: amaç, kanunun suç saydığı fiilleri işlemektir. TCK m. 314 ise silahlı örgütü düzenler ve yalnızca Kanun'un Dördüncü ve Beşinci Bölümündeki suçları — devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçları — işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütleri kapsar. Cezaları da farklıdır: m.314'te kuran veya yöneten için on yıldan on beş yıla, üye için beş yıldan on yıla kadar hapis öngörülmüştür. Görevli mahkeme, tutukluluk rejimi ve infaz sonuçları da farklıdır. Bir iddianamede hangi maddeden sevk yapıldığı bu yüzden ilk bakılacak satırdır.
Ceza ve nitelikli hâller
- Kurma veya yönetme — beş yıldan on yıla kadar hapis m. 220/1. Elverişlilik ve en az üç kişi koşulu aranır.
- Üye olma — iki yıldan beş yıla kadar hapis m. 220/2.
- Silahlı örgüt artırımı — örgütün silahlı olması hâlinde yukarıdaki cezalar yarısı oranında artırılır m. 220/3. Bu artırım, kurucu ve yöneticiler bakımından üst sınırı on beş yıla çıkarır ve dosyanın görevli mahkemesini de değiştirebilir.
- Amaç suçlar — örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde ayrıca bu suçlardan da cezaya hükmolunur m. 220/4. Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılır m. 220/5.
- Çocukların araç olarak kullanılması — 24/12/2025 tarihli değişiklikle eklenen hükme göre, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması hâlinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır m. 220/5.
- Yardım etme — üye gibi cezalandırılır; ceza yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir m. 220/7.
- Propaganda — örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bunlara başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapmak bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir; basın ve yayın yoluyla işlenirse ceza yarı oranında artırılır m. 220/8.
Etkin pişmanlık
TCK m. 221 örgüt dosyalarındaki en güçlü kurumdur ve dört ayrı yol tanır. Örgüt kurma suçundan soruşturmaya başlanmadan ve amaç doğrultusunda suç işlenmeden önce örgütü dağıtan ya da verdiği bilgiyle dağılmasını sağlayan kurucu ve yöneticiler hakkında ceza verilmez. Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suça iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını bildiren üye hakkında ceza verilmez. Suça iştirak etmeden yakalanan üye, örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi verirse yine ceza verilmez. Son olarak, gönüllü teslim olup örgütün yapısı ve işlenen suçlar hakkında bilgi veren kişi hakkında örgüt suçundan ceza verilmez; bilgiyi yakalandıktan sonra verirse ceza üçte birden dörtte üçe kadar indirilir. Etkin pişmanlıktan yararlanan kişi hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur ve bu süre üç yıla kadar uzatılabilir. Bu hükümler bir kişi hakkında birden fazla uygulanmaz.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar
Ticari ilişkinin örgüt sayılması
Aynı işi yapan, birbirinden mal alıp satan kişilerin iletişim kayıtları üzerinden bir yapı kurgulanması. Burada savunma hiyerarşi üzerinden yürür: taraflar birbirine emir mi veriyor, yoksa pazarlık mı yapıyor? Pazarlık varsa hiyerarşi yoktur.
Tek bir olayın örgüte dönüşmesi
Birlikte planlanıp bir kez işlenen bir suçun ardından örgüt iddiası eklenmesi. Süreklilik unsuru ve "belirsiz sayıda suç işleme kararı" burada eksiktir. Bu hâl kural olarak iştirak hükümlerine tabidir, örgüte değil.
Çevresel roller
Şoför, kurye, muhasebeci, kiralık depo sahibi ya da hesap sahibi olarak dosyada yer alan kişiler. Bunlar için asıl tartışma üyelik mi yoksa m.220/7 yardım mı olduğudur. Hiyerarşiye dahil olmadan verilen destek yardımdır ve indirim imkânı doğurur.
Kaçakçılık dosyasına eklenen örgüt
Kaçakçılık soruşturmalarında örgüt iddiası eklenmesi, 5607 m.5/3 gereği gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek indirim alma hakkını tümüyle kapatır. Bu nedenle örgüt nitelendirmesine itiraz doğrudan para ve ceza sonucu doğurur.
Silahlılık iddiası
Bir kişide silah bulunmasının tüm örgüte teşmil edilmesi. M.220/3 artırımı yapının silahlı olmasını arar; bir üyede silah bulunması, örgütün silahlı olduğunu tek başına göstermez. Silahın örgüt amaçları için bulundurulup bulundurulmadığı ayrıca ortaya konmalıdır.
Gizli tanık ve itirafçı beyanı
Dosyanın omurgasının bir gizli tanık ya da etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen bir sanığın beyanına dayanması. Bu beyanların maddi delillerle desteklenip desteklenmediği ve beyan sahibinin menfaat ilişkisi ayrıca sorgulanır.
Savunmada nelere bakılır
Örgüt dosyaları kalın dosyalardır ve iddianame çoğu zaman anlatı biçiminde yazılır. Savunmanın işi, bu anlatıyı kanunun aradığı unsurlara geri döndürmektir.
1. Unsurlar tek tek karşılanıyor mu
İddianamedeki her sanık için ayrı ayrı sorulur: üye sayısı üçe ulaşıyor mu; hiyerarşi hangi somut delille gösteriliyor; yapı ne kadar süredir ayakta ve süreklilik hangi olaylarla ispatlanıyor; örgütün araç ve gereçleri amaç suçları işlemeye elverişli mi. Bu dört soruya somut cevap verilemiyorsa ortada örgüt değil, iştirak hâlinde işlenmiş suçlar vardır. Fark, sanık başına yıllarla ölçülür.
2. Üyelik mi, yardım mı
M.220/7 çoğu dosyada yeterince tartışılmaz. Oysa kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığı, örgütle organik bağının bulunup bulunmadığı ayrı bir incelemeyi hak eder. Kişi talimat almış mı yoksa hizmet mi satmış; katkısı süreklilik gösteriyor mu yoksa tek seferlik mi; örgüt içinde tanımlı bir görevi var mı. Yardım kabul edilirse üçte bire kadar indirim kapısı açılır.
3. İletişimin tespiti hukuka uygun mu
Örgüt dosyalarının büyük bölümü iletişimin dinlenmesi ve teknik takip kararlarına dayanır. Kararların tarihleri, kapsamı, uzatma kararlarının usulüne uygun alınıp alınmadığı ve sürelerin aşılıp aşılmadığı incelenir. CMK m. 217/2 yüklenen suçun ancak hukuka uygun biçimde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini söyler. Bir dinleme kararındaki usulsüzlük, ona dayanan tüm anlatıyı tartışmaya açar.
4. Konuşmaların yorumu mu, içeriği mi
Tape çözümlerinde sık görülen sorun, konuşmanın içeriğinden çok kolluk yorumunun dosyaya girmesidir. Savunma, ham kayıtların dinlenmesini, çözümlerin doğruluğunun kontrolünü ve yoruma dayalı ifadelerin ayıklanmasını talep eder. "Şu ifadeyle kastedilen uyuşturucudur" biçimindeki değerlendirmeler delil değil, çıkarımdır.
5. AYM iptali gündeme geldi mi
M.220/6'nın 2024 tarihli hâli Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. Sanık hakkında "örgüt adına suç işleme" nitelendirmesi yapılmışsa bu durumun mahkemeye hatırlatılması gerekir. Aynı biçimde m.314/3 de aynı kararla iptal edilmiştir. Derdest dosyalarda bu iki iptal doğrudan sonuç doğurur.
6. Etkin pişmanlık gerçekten değerlendirildi mi
TCK m.221 hükümleri kendiliğinden uygulanmaz. Sanığın hangi fıkranın koşullarını taşıdığı, ne zaman ve ne ölçüde bilgi verdiği dosyada gösterilmelidir. Özellikle m.221/2 ve m.221/3, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suça iştirak etmemiş kişiler için ceza verilmemesi sonucunu doğurur — bu, çoğu zaman gözden kaçan bir imkândır.
7. Tutukluluğun sürekli denetimi
Örgüt dosyaları uzun sürer ve tutukluluk da uzar. Tutukluluk kararının ve uzatma kararlarının somut gerekçe taşıyıp taşımadığı, kalıp ifadelerle yetinilip yetinilmediği düzenli olarak denetlenmelidir. İtiraz ve tahliye talepleri, dosyadaki delil durumunun değiştiği her aşamada yenilenir. Bu konuda tutuklama ve itiraz sayfasına bakabilirsiniz.
Süreç nasıl işler
Gizli soruşturma
Örgüt dosyaları çoğunlukla aylar süren bir teknik takip ve iletişim tespiti dönemiyle başlar. Şüpheli bu aşamada durumdan haberdar değildir. Dosyada gizlilik kararı bulunabilir; bu, savunmanın dosyayı incelemesini geçici olarak sınırlar.
Eşzamanlı operasyon ve gözaltı
Birden çok adreste aynı anda arama ve gözaltı yapılır. Bu aşamada verilen ilk ifade, üyelik ile yardım ayrımının kurulmasında en çok kullanılan belgedir. Avukatla görüşme hakkınızı ifadeden önce kullanın.
Sorgu ve tutuklama
Gözaltı sonrası sulh ceza hâkimliğine sevk edilirsiniz. Örgüt dosyalarında tutuklama sık uygulanır; adli kontrol talebi ve tutuklamaya itiraz bu aşamada yapılır. İtiraz süresi kısadır.
İddianame ve kabul
İddianamede kaç sanık, hangi sıfatla (kurucu, yönetici, üye, yardım eden) yer aldığı ve hangi amaç suçların örgüte bağlandığı yazılıdır. Bu tablo davanın seyrini belirler. İddianamenin kabulüyle kamu davası açılır.
Kovuşturma, karar ve kanun yolu
Duruşmalar uzun sürer; tanıklar dinlenir, tape çözümleri tartışılır, bilirkişi incelemesi istenir. Karar sonrası istinaf, koşulları varsa temyiz yoluna gidilir. Örgüt dosyalarında kanun yolu aşaması çoğu zaman esas mücadelenin verildiği yerdir.
İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür
Görev, madde ve artırıma göre değişir. Bu, sık yanlış bilinen bir konudur. 5235 sayılı Kanun m. 12 ağır ceza mahkemesini, on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarla görevli kılar. TCK m.220/1'in ceza aralığı beş ila on yıldır; üst sınır tam on yıl olduğu için bu tek başına ağır ceza görevine girmez. Ancak tablo pratikte şöyle şekillenir:
- Silahlı örgüt artırımı varsa — m. 220/3 cezayı yarı oranında artırdığı için kurucu ve yöneticiler bakımından üst sınır on beş yıla çıkar ve dosya ağır ceza mahkemesine gider.
- Amaç suçlar ağır cezalıksa — m. 220/4 gereği örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca hüküm kurulur. Bu suçlar arasında yağma gibi 5235 m.12'de doğrudan sayılan ya da on yıldan fazla ceza gerektiren bir suç varsa, bağlantılı dosyalar CMK m. 10 uyarınca yüksek görevli mahkemede birleştirilir ve yargılama ağır cezada yürür. Pratikte örgüt dosyalarının büyük bölümü bu yoldan ağır ceza mahkemesine ulaşır.
- TCK m. 314 silahlı örgüt — bu suç, Kanun'un Dördüncü Kısım Beşinci Bölümünde yer aldığı için 5235 m.12 uyarınca doğrudan ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar için de aynı kural geçerlidir.
- Yalnızca m. 220/2 üyelik iddiası varsa — ceza aralığı iki ila beş yıldır ve silahlılık artırımıyla bile on yılı aşmaz; bu dosya kural olarak asliye ceza mahkemesinin görevine girer.
Hangi adliye. CMK m. 12/1 yetkiyi suçun işlendiği yer mahkemesine verir. Örgüt suçlarında bu, çoğu zaman örgütün faaliyet merkezinin ya da amaç suçların işlendiği yerin bulunduğu adliyedir. İstanbul'da altı ayrı adliye vardır ve bunlar iki yakaya dağılmıştır:
- Avrupa yakası — İstanbul Adliyesi (Çağlayan, Şişli), Bakırköy, Büyükçekmece, Silivri ve Gaziosmanpaşa adliyeleri. Ağır ceza mahkemelerinin en yoğun bulunduğu yer Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'dir.
- Anadolu yakası — İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal), Anadolu yakasının tamamına hizmet eder ve kendi ağır ceza mahkemelerine sahiptir.
Örgüt dosyalarında sanıkların farklı ilçelerde, hatta farklı yakalarda oturması kuraldır. Buna rağmen dosya tek bir adliyede yürür ve tüm sanıklar aynı duruşmaya çağrılır. Kadıköy'de oturan bir sanık, örgütün faaliyeti Beyoğlu'nda kurgulanmışsa Çağlayan'a gitmek zorundadır. Eşzamanlı operasyonlarda birden çok savcılıkta soruşturma açılmışsa, dosyaların hangi savcılıkta birleştirileceğinin ilk günden takip edilmesi gerekir; aksi hâlde tebligatlar farklı adliyelerden gelir ve duruşma kaçırma riski doğar.
Tutukluluk bakımından da yer önemlidir: Avrupa yakası dosyalarında tutuklular çoğunlukla Silivri ve Metris ceza infaz kurumlarına, Anadolu yakası dosyalarında ise Maltepe ve çevresindeki kurumlara sevk edilir. Görüş ve savunma hazırlığı planlanırken bu mesafe hesaba katılmalıdır.
Sık sorulan sorular
Üç kişi birlikte suç işledik. Otomatik olarak örgüt sayılır mıyız?
Hayır. Üç kişi olmak, örgütün varlığı için gerekli olan asgari koşuldur ama yeterli değildir. Kanun ayrıca aranızda hiyerarşik bir ilişki bulunmasını, yapının süreklilik göstermesini ve örgütün yapısı, üye sayısı, araç ve gereçleri bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olmasını arar. Bunlar yoksa fiil iştirak hükümlerine göre değerlendirilir; ayrıca bir örgüt cezası verilmez.
Örgüt üyeliği ile örgüte yardım arasındaki fark nedir?
Üye, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve örgütle organik bağ kuran kişidir. Yardım eden ise bu yapının dışındadır; örgütü bilerek ve isteyerek destekler ama içinde yer almaz. TCK m.220/7 yardım edeni de üye gibi cezalandırır, ancak cezanın yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebileceğini söyler. Bu ayrımın kurulması savunmanın en somut kazancıdır.
Örgüt cezası, işlediğim suçun cezasının yerine mi geçer?
Hayır, üzerine eklenir. TCK m.220/4 açıkça, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde ayrıca bu suçlardan da cezaya hükmolunacağını söyler. Ayrıca m.220/5 uyarınca örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.
Örgütte silah bulunması cezayı nasıl etkiler?
TCK m.220/3 uyarınca örgütün silahlı olması hâlinde m.220/1 ve m.220/2'ye göre verilecek ceza yarısı oranında artırılır. Ancak bu artırım, örgütün silahlı olmasını arar. Tek bir üyede silah bulunması, yapının bütünüyle silahlı olduğunu kendiliğinden göstermez; silahın örgüt amaçları doğrultusunda bulundurulup bulundurulmadığı ayrıca ortaya konmalıdır.
Etkin pişmanlıktan yararlanırsam hiç ceza almaz mıyım?
Koşullara bağlı. TCK m.221 dört ayrı yol tanır. Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suça iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını bildiren üye hakkında ceza verilmez. Gönüllü teslim olup bilgi veren kişi hakkında da örgüt suçundan ceza verilmez; bilgiyi yakalandıktan sonra verirse ceza üçte birden dörtte üçe kadar indirilir. Her hâlde bir yıl denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur ve bu hükümler bir kişi hakkında birden fazla uygulanmaz.
Örgüt davası ağır ceza mahkemesinde mi görülür?
Duruma göre değişir. Yalnızca TCK m.220/2 üyelik iddiası varsa ceza aralığı asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır. Buna karşılık silahlı örgüt artırımı (m.220/3) uygulandığında ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiği iddia edilen suçlar arasında ağır cezanın görevine giren bir suç bulunduğunda dosya ağır ceza mahkemesinde görülür. TCK m.314 silahlı örgüt suçu ise 5235 m.12 uyarınca doğrudan ağır ceza mahkemesinin görevindedir.
İlgili sayfalar
Bu dosyayla birlikte sık görülen konular
Kaçakçılık Suçları
5607 sayılı Kanun. Örgüt iddiası eklendiğinde gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek indirim alma hakkı tümüyle kapanır.
İnceleBu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- sanık
- İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
- adli kontrol
- Tutuklama yerine uygulanan, kişiyi belirli yükümlülüklere bağlayan tedbir (CMK m. 109).
- etkin pişmanlık
- Suçtan sonra kanunda belirtilen davranışların gösterilmesi hâlinde cezada indirim ya da ceza verilmemesi.
- gerekçeli karar
- Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.
Ruhsatsız Silah Bulundurma ve Taşıma
6136 sayılı Kanun. Silahlılık iddiası hem m.220/3 artırımını hem ayrı bir 6136 dosyasını gündeme getirir.
İnceleUyuşturucu Ticareti
Örgüt iddiasının en sık eklendiği dosya tipi. Amaç suçun niteliği, görevli mahkemeyi ve toplam ceza tablosunu belirler.
İnceleTutuklama ve İtiraz
Örgüt dosyalarında tutukluluk uzar. Uzatma kararlarının gerekçesi ve tahliye talepleri düzenli olarak denetlenmelidir.
İnceleDosyanızı konuşalım
Bir örgüt iddiasında en değerli iş, iddianamedeki anlatıyı kanunun aradığı unsurlara geri döndürmektir: üç kişi var mı, hiyerarşi nerede, süreklilik hangi olayla gösteriliyor. İddianame ve tutuklama kararıyla birlikte gelin, sizin konumunuzun üyelik mi yardım mı olduğunu birlikte değerlendirelim.
İlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Tutuklama Kararı ve İtiraz
Bir yakınınız tutuklandıysa aklınızdaki ilk soru muhtemelen «ne zaman çıkar» sorusudur.
Sayfaya git
Kaçakçılık Suçları
Kaçakçılık dosyalarında iki şey aynı anda yürür: ceza davası ve para.
Sayfaya git
Ruhsatsız Silah Bulundurma ve Taşıma
Ruhsatsız bir tabancanın evde bulunması ile araçta bulunması, kanunda iki ayrı ceza aralığına bağlanmıştır.
Sayfaya gitDosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları