Şiddet suçları
Taksirle Öldürme ve Yaralama
Bir trafik kazası ya da iş kazası sonrası hakkınızda soruşturma başlatılmış olabilir. Bu dosyalarda kimseyi zarar vermek istememiş olmanız sorumluluğu ortadan kaldırmaz; belirleyici olan dikkat ve özen yükümlülüğüne ne ölçüde aykırı davranıldığıdır. Cezanın miktarını da büyük ölçüde kusur oranı ve bilirkişi raporu belirler.

Kısaca
- Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir (TCK m. 85/1). Birden fazla kişinin öldüğü veya ölümle birlikte yaralanmanın da gerçekleştiği hâllerde ceza iki yıldan on beş yıla kadardır (m. 85/2).
- Taksirle yaralamanın cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m. 89/1); yaralanmanın ağırlığına göre artırılır.
- Ceza, failin kusuruna göre belirlenir (TCK m. 22/4). Kusur oranı bu dosyaların merkezindedir.
- Bilinçli taksir, neticenin öngörülmüş ama istenmemiş olması hâlidir ve cezayı üçte birden yarısına kadar artırır (TCK m. 22/3).
- Taksirle yaralama uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253); taksirle öldürme kapsam dışıdır.
Suçun tanımı ve kanuni dayanağı
TCK m. 22/2 taksiri şöyle tanımlar: dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımındaki neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi. İki unsur önemlidir. Birincisi, ihlal edilen bir kural vardır: trafik kuralı, iş güvenliği mevzuatı, mesleki standart. İkincisi, netice öngörülmemiştir — öngörülmüş olsaydı kast ya da bilinçli taksir söz konusu olurdu.
TCK m. 85 taksirle öldürmeyi düzenler. Temel hâlde ceza iki yıldan altı yıla kadar hapistir. Fiil birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa, ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapse çıkar. Bu ikinci fıkra, çok mağdurlu trafik ve iş kazalarında dosyanın görüldüğü mahkemeyi de değiştirir.
TCK m. 89 ise taksirle yaralamayı düzenler. Temel ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Yaralanma; bir duyunun veya organın işlevinin sürekli zayıflamasına, kemik kırılmasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize ya da yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olmuşsa ceza yarı oranında artırılır. Organ işlevinin yitirilmesi, iyileşme olanağı bulunmayan hastalık, yüzün sürekli değişmesi gibi daha ağır sonuçlarda artırım bir kattır. Birden fazla kişinin yaralanması hâlinde ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapistir.
Taksirle yaralamanın soruşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m. 89/5 buna bir istisna getirir: birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Yani ağır sonuçlu ve bilinçli taksirle işlenmiş yaralamalarda, mağdur şikâyetçi olmasa bile soruşturma yürür.
Bilinçli taksir ayrımı ve kusur
TCK m. 22/3 bilinçli taksiri tanımlar: kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin gerçekleşmesi. Bu hâlde taksirli suçun cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Ayrım tek cümleyle anlaşılır görünür ama uygulamada dosyaların en çok tartışılan noktasıdır.
Sık rastlanan bir yanılgı şudur: alkollü araç kullanmak, kırmızı ışıkta geçmek ya da hız sınırını aşmak otomatik olarak bilinçli taksir sayılmaz. Bunlar kural ihlalidir ve kusuru ağırlaştırır; ancak bilinçli taksir için failin somut olayda neticeyi öngördüğünün ortaya konması gerekir. Bu ayrımın iki pratik sonucu vardır: ceza üçte birden yarısına kadar artar ve taksirle yaralamada şikâyet şartı ortadan kalkar. Bu nedenle savcılığın bilinçli taksir nitelendirmesi, savunmanın ilk denetlemesi gereken başlıklardan biridir.
Kusur ise cezanın miktarını doğrudan belirler. TCK m. 22/4, taksirli suçtan verilecek cezanın failin kusuruna göre belirleneceğini söyler. TCK m. 22/5 ise birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkesin kendi kusurundan sorumlu olacağını ve her failin cezasının ayrı ayrı belirleneceğini düzenler. İş kazalarında sorumluluğun işveren, işveren vekili, saha sorumlusu ve iş güvenliği uzmanı arasında paylaştırılmasının hukuki dayanağı budur.
Kanunda ayrıca kolay fark edilmeyen bir hüküm vardır. TCK m. 22/6 uyarınca, taksirli hareketin sonucu münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. Kendi yakınının ölümüne veya yaralanmasına yol açan sürücülerin dosyalarında bu hükmün tartışılması gerekir.
Kaza tespit tutanağı mahkemeyi bağlamaz
Olay yerinde kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi, ceza yargılamasında bir delildir — nihai tespit değildir. Kusur oranı, mahkemenin alacağı bilirkişi raporuyla yeniden belirlenir. Tutanakta kusurlu görünmek dosyanın kaybedildiği anlamına gelmez.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar
Ölümlü trafik kazası
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikteki kuralların ihlali, kusur değerlendirmesinin çerçevesini kurar. Hız, görüş mesafesi, yol ve hava koşulları, aracın teknik durumu ve karşı tarafın kusuru birlikte tartışılır.
Yaya kazaları
Yayanın yolun uygun olmayan bir yerinden geçmesi, sürücünün kusurunu tamamen ortadan kaldırmasa da oranını düşürebilir. Görüş mesafesi, aydınlatma, sürücünün duruş mesafesi hesabı ve fren izleri belirleyicidir.
İnşaat ve şantiye kazaları
Yüksekten düşme, göçük ve iş makinesi kazalarında sorumluluk tek kişide toplanmaz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki yükümlülüklerin kimde olduğu, risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı ve eğitim kayıtlarının varlığı incelenir.
Fabrika ve atölye kazaları
Makine koruyucusunun sökülmesi, bakımın ihmal edilmesi veya kişisel koruyucu donanımın verilmemiş olması sorumluluğu işveren tarafına kaydırır. Zimmet tutanakları, bakım kayıtları ve denetim raporları dosyanın omurgasını oluşturur.
Çok mağdurlu kazalar
Servis aracı, otobüs veya zincirleme kazalarda TCK m. 85/2 uygulanır ve ceza aralığı on beş yıla kadar çıkar. Bu dosyalar ağır ceza mahkemesinde görülür ve genellikle çok sayıda katılan bulunur.
Tedavi sürecinde ölüm
Yaralanmanın ardından hastanede gerçekleşen ölümlerde nedensellik bağı tartışılır: ölüm doğrudan kazadan mı, yoksa araya giren başka bir nedenden mi kaynaklandı? Bu değerlendirme adli tıp raporuyla yapılır ve suç nitelendirmesini değiştirebilir.
Savunmada nelere bakılır
Bilirkişi raporunun dayandığı veri. İlk soru şudur: rapor neye bakarak yazılmış? Yalnızca kolluk tutanağına ve krokiye dayanan bir rapor ile fren izlerini, araç deformasyonunu, kamera görüntülerini ve varsa araçtaki kayıt verilerini inceleyen bir rapor aynı ağırlıkta değildir. Raporda hız hesabının hangi yönteme dayandığı açıkça yazılmamışsa, bu tek başına itiraz sebebidir.
Kusur oranının gerekçesi. Bilirkişi "%70 kusurlu" diyorsa bu oranın hangi kural ihlalinden ve hangi hesaptan çıktığı raporda görülmelidir. Gerekçesiz oranlar denetlenemez; ek rapor ya da yeni heyet talebiyle bu eksiklik giderilmelidir. Yerel bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu çelişiyorsa, çelişkinin giderilmeden hüküm kurulması usule aykırıdır.
Üçüncü kişilerin ve yol kusurunun payı. Eksik veya yanlış yerleştirilmiş trafik levhası, kapatılmamış kazı çukuru, çalışmayan aydınlatma, bozuk yol yüzeyi ve eksik sinyalizasyon kusur dağılımını değiştirebilir. Bu unsurlar rapora hiç yansımamışsa savunmanın ayrıca ileri sürmesi gerekir. Yol yapım ve bakımından sorumlu idarenin kusuru, sürücünün kusur oranını doğrudan azaltabilir.
Mağdurun kendi davranışı. Emniyet kemerinin takılmamış olması, kask kullanılmaması, yayanın kırmızı ışıkta ya da uygun olmayan bir yerden geçmesi, işçinin verilen koruyucu donanımı kullanmaması. Bunlar sorumluluğu tek başına kaldırmaz ama kusur dağılımında ve ölüm sonucunun kaçınılabilirliğinde tartışılır.
Bilinçli taksir nitelendirmesinin denetimi. İddianamede bilinçli taksir varsa, savunmanın ilk işi bu nitelendirmenin somut delile mi yoksa yalnızca kural ihlalinin ağırlığına mı dayandığını ortaya koymaktır. Nitelendirmenin düşmesi cezanın üçte bir ile yarısı arasındaki artırımını ortadan kaldırır ve taksirle yaralamada şikâyet şartını yeniden gündeme getirir.
İş kazalarında sorumluluğun ayrıştırılması. Risk değerlendirmesi yapılmış mı, güncel mi? İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmiş mi, uyarı yazıları dosyada var mı? Eğitim kayıtları ve kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları hangi tarihlere ait? Talimat zinciri kimden kime gitmiş? Her sanığın kusuru TCK m. 22/5 uyarınca ayrı ayrı belirleneceği için, bu belgeler sorumluluğun nerede durduğunu gösterir.
Uzlaştırma ve zararın giderilmesi. Taksirle yaralama CMK m. 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır; uzlaşma sağlanır ve edim derhal yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Taksirle öldürme kapsam dışıdır. Ancak zararın giderilmesi orada da önemini korur: hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi koşuluna bağlıdır (CMK m. 231). Sigorta şirketinin yaptığı ödemenin bu koşulu ne ölçüde karşıladığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza dosyasının tazminat davasına etkisi. Ceza yargılamasında belirlenen kusur oranı, açılacak maddi ve manevi tazminat davasında güçlü bir dayanak oluşturur. Bu nedenle ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz etmemek, yıllar sonra hukuk davasında karşınıza çıkabilir. İki süreç ayrı yürüse de birbirini besler.
Süreç nasıl işler
Olay yeri ve ilk tespitler
Trafik kazalarında kolluk kaza tespit tutanağı ve kroki düzenler, alkol ölçümü yapılır. İş kazalarında olay SGK'ya bildirilir ve iş müfettişi incelemesi başlayabilir. Ölüm varsa otopsi yapılır.
Soruşturma ve kusur incelemesi
Cumhuriyet savcılığı dosyayı bilirkişiye tevdi eder; araç, yol ve iş yeri koşulları incelenir. Şüpheli ifadesi bu aşamada alınır. Kamera görüntülerinin ve araç kayıt verilerinin temini için erken talep şarttır.
İddianame ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Savcılık kusur bulunmadığı kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir; aksi hâlde iddianame düzenler. İddianamedeki suç nitelendirmesi ve bilinçli taksir tercihi bu aşamada ilk kez görülür.
Kovuşturma
Bilirkişi raporuna itiraz, ek rapor ve yeni heyet talepleri duruşma aşamasında sunulur. Gerektiğinde olay yerinde keşif yapılır. Uzlaştırma kapsamındaki yaralama dosyalarında bu aşamada da uzlaşma değerlendirilebilir.
Karar ve kanun yolu
Mahkeme beraat, mahkûmiyet, düşme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verir. Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; inceleme İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde yapılır.
İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür
Görevli mahkeme cezanın üst sınırına göre belirlenir. Taksirle öldürmenin temel hâli (TCK m. 85/1) ve taksirle yaralamanın tüm hâlleri asliye ceza mahkemesinde görülür. Buna karşılık birden fazla ölümün ya da ölümle birlikte yaralanmanın gerçekleştiği hâller (TCK m. 85/2) on beş yıla kadar hapis gerektirdiğinden, 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Servis aracı, otobüs veya zincirleme kaza dosyalarının Çağlayan ya da Kartal'daki ağır ceza mahkemelerinde görülmesinin nedeni budur.
Yetki CMK m. 12 uyarınca suçun işlendiği yere göre belirlenir. Trafik kazalarında bu, kazanın gerçekleştiği noktadır — sürücünün ikametgâhı, aracın plakasının kayıtlı olduğu il ya da mağdurun tedavi gördüğü hastane değil. İstanbul'da bu ayrım pratik bir sonuç doğurur: D-100 ve TEM gibi uzun güzergâhlar birçok ilçeden geçer ve kaza noktasının hangi ilçe sınırında kaldığı yetkili adliyeyi değiştirir. Aynı otoyol üzerinde birkaç kilometre arayla gerçekleşen iki kaza, farklı adliyelerde soruşturulabilir. Bu nedenle kaza tespit tutanağındaki yer bilgisinin doğruluğu önemlidir.
Anadolu yakasında gerçekleşen kazalar Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde soruşturulur ve kovuşturulur. Avrupa yakasında ise kaza noktasının bulunduğu ilçeye göre İstanbul Adliyesi (Çağlayan), Bakırköy Adliyesi, Büyükçekmece Adliyesi, Gaziosmanpaşa Adliyesi veya Silivri Adliyesi yetkili olur. Aynı kural iş kazalarında da geçerlidir: belirleyici olan şirketin merkezinin bulunduğu yer değil, kazanın gerçekleştiği iş yerinin ya da şantiyenin bulunduğu ilçedir. Merkezi Şişli'de olan bir firmanın Tuzla'daki şantiyesinde yaşanan kaza, İstanbul Anadolu Adliyesi'nde soruşturulur.
İş kazası dosyalarında paralel yürüyen süreçler de vardır. Ceza soruşturmasının yanında SGK incelemesi ve iş müfettişi raporu süreci işler; işçinin veya yakınlarının tazminat talepleri ise iş mahkemesinde görülür. İstanbul'da iş mahkemeleri Çağlayan, Bakırköy ve İstanbul Anadolu adliyelerinde bulunur. Ceza dosyasında belirlenen kusur oranı bu davada büyük ağırlık taşıdığı için, iki sürecin birlikte yürütülmesi gerekir. Trafik kazalarından doğan tazminat talepleri de ayrı bir hukuk davasının konusudur; hangi mahkemenin görevli olduğu davalının sürücü, işleten ya da sigorta şirketi olmasına göre değişir.
Sık sorulan sorular
Kaza tespit tutanağında kusurlu görünüyorum. Mahkûmiyet kesin mi?
Hayır. Kaza tespit tutanağı, olay yerinde kolluk tarafından düzenlenen bir belgedir ve ceza yargılamasında delillerden yalnızca biridir. Kusur oranı, mahkemenin alacağı bilirkişi raporuyla yeniden belirlenir. Tutanaktaki değerlendirmenin fren izleri, kamera görüntüleri ve yol koşullarıyla uyumlu olup olmadığı ayrıca incelenir.
Alkollüydüm. Bu otomatik olarak bilinçli taksir mi demek?
Hayır. Alkollü araç kullanmak ağır bir kural ihlalidir ve kusuru artırır, ancak bilinçli taksir için TCK m. 22/3 uyarınca failin somut olayda neticeyi öngördüğünün ortaya konması gerekir. Bu nitelendirme cezayı üçte birden yarısına kadar artırdığı ve taksirle yaralamada şikâyet şartını kaldırdığı için savunmada ayrıca tartışılmalıdır.
Mağdur şikâyetçi olmazsa dosya kapanır mı?
Taksirle yaralamada kural olarak evet: TCK m. 89/5 bu suçun soruşturulmasını ve kovuşturulmasını şikâyete bağlar. Ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Taksirle öldürme ise hiçbir hâlde şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur.
Taksirle öldürmede uzlaştırma yapılabilir mi?
Hayır. CMK m. 253 uzlaştırma kapsamına taksirle yaralamayı (TCK m. 89) alır, taksirle öldürmeyi almaz. Taksirle öldürme dosyalarında zararın giderilmesi uzlaşma sonucu doğurmaz; ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesinde ve tazminat sürecinde önem taşır.
Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
Rapor tebliğ edildikten sonra süresi içinde yazılı itiraz sunulur. İtirazın etkili olması için genel bir "kabul etmiyorum" beyanı yeterli değildir; raporun hangi veriyi incelemediği, hız veya duruş mesafesi hesabının hangi noktada hatalı olduğu, yol kusuru ve üçüncü kişi kusurunun neden değerlendirilmediği somut olarak gösterilmelidir. Ek rapor ya da yeni bilirkişi heyeti talep edilebilir.
İş kazasında sadece işveren mi sorumlu olur?
Hayır. TCK m. 22/5 uyarınca birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan sorumlu olur ve her failin cezası ayrı ayrı belirlenir. Sorumluluk; işveren, işveren vekili, saha sorumlusu, iş güvenliği uzmanı ve bazı hâllerde işçinin kendisi arasında dağılabilir. Risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları ve koruyucu donanım zimmet tutanakları bu dağılımı gösteren temel belgelerdir.
İlgili sayfalar
Kasten Yaralama Suçu ve Savunma
Yaralamanın kasten işlendiği dosyalar: adli rapor, nitelikli hâller ve uzlaştırma kapsamı.
İnceleBu sayfadaki hukuk terimleri6 terim
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
- uzlaştırma
- Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
- gerekçeli karar
- Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.
Kasten Öldürme ve Ağır Ceza Yargılaması
Kast ile taksir arasındaki sınır, olası kast tartışması ve ağır ceza yargılamasının işleyişi.
İnceleİfade ve Sorgu
Kaza sonrası ilk ifadenin kusur değerlendirmesine etkisi ve dikkat edilmesi gerekenler.
İnceleDosyanızı konuşalım
Kaza tespit tutanağını, bilirkişi raporunu ve varsa iddianameyi birlikte inceleyelim. Kusur oranının hangi noktada tartışmaya açık olduğunu ve itiraz için hangi sürenin işlediğini birlikte belirleyelim.
İlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Kasten Yaralama Suçu ve Savunma
Kasten yaralama, İstanbul adliyelerinde en sık görülen suç tiplerinden biridir.
Sayfaya git
Kasten Öldürme ve Ağır Ceza Yargılaması
Ceza hukukunun en ağır yaptırımları bu suç tipinde uygulanır.
Sayfaya git
İfade ve Sorgu: Haklarınız
Bir ceza dosyasında en çok okunan belge ifade tutanağıdır.
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları