Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Tutukluluk ve yargılama

Tutuklama Kararı ve İtiraz

Bir yakınınız tutuklandıysa aklınızdaki ilk soru muhtemelen «ne zaman çıkar» sorusudur. Bunun kısa bir cevabı yok. Ama tutuklamanın hangi koşullarda verilebildiğinin, hangi süre içinde itiraz edilebileceğinin ve hangi talebin gerçekten karşılık bulduğunun net bir cevabı var. Bu sayfa onları anlatıyor.

CMK m. 100/1CMK m. 263CMK m. 105CMK m. 108
Tutuklama Kararı ve İtiraz

Kısaca

  • Tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir. İki koşulu birlikte arar: kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve kanunda sayılan bir tutuklama nedeni CMK m. 100/1.
  • Karar gerekçesiz olamaz. Kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, tedbirin ölçülü olduğu ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla açıkça gösterilmelidir CMK m. 101/2.
  • İtiraz süresi, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır CMK m. 268/1. Tutuklu kişi, bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak da başvurabilir; işlem yapıldığı anda süre kesilir CMK m. 263.
  • Tahliye soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında ayrıca istenebilir CMK m. 104/1. İstem üzerine kural olarak üç gün içinde karar verilir CMK m. 105.
  • Soruşturmada tutukluluk, en geç otuzar günlük sürelerle ve şüpheli ya da müdafii dinlenerek yeniden incelenir CMK m. 108.

Tutuklama nedir, kanuni dayanağı nedir

Tutuklama, hakkında henüz hüküm verilmemiş bir kişinin özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Amacı cezalandırmak değil; yargılamanın yürütülmesini ve verilecek kararın uygulanabilmesini güvence altına almaktır. Bu nedenle «suçlu olduğu için tutuklandı» cümlesi hukuken yanlıştır. Tutuklu bir kişi, hüküm kesinleşene kadar masumdur.

CMK m. 100/1 iki koşulu birlikte arar. Birincisi, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller. Kanun burada soyut bir kanaatle yetinmez; şüphenin somut delillere dayanmasını ister. İkincisi, kanunda sayılan bir tutuklama nedeni. Bu ikisi bir arada bulunmuyorsa tutuklama kararı verilemez.

Aynı fıkra üçüncü bir sınır daha koyar: ölçülülük. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. Bu cümle itiraz dilekçelerinin en çok kullanılan dayanaklarındandır; çünkü dosyanın sonunda beklenen sonuç ile fiilen çekilen tutukluluk arasındaki dengeyi doğrudan tartışmaya açar.

Kararı kim verir? Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi; kovuşturma evresinde savcının istemi üzerine veya kendiliğinden mahkeme CMK m. 101/1. Savcının isteminde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yer verilir. Yani kanun, tutuklamayı en son çare olarak kurgular.

Sorgu sırasında şüpheli veya sanık, kendi seçtiği ya da baro tarafından görevlendirilen bir müdafiin yardımından yararlanır CMK m. 101/3. Tutuklama kararı verilmezse kişi derhâl serbest bırakılır CMK m. 101/4. Karar verilirse içeriği sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendisine verilir.

Bir de mutlak yasak vardır. CMK m. 100/4 uyarınca sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda; ayrıca vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Dosyadaki nitelendirme tartışmalıysa bu sınır ilk bakılacak yerlerden biridir.

Tutuklama nedenleri ve katalog suçlar

CMK m. 100/2 iki tutuklama nedeni sayar. Birincisi kaçma şüphesi: şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular bulunması. İkincisi delil karartma ve baskı: kişinin davranışlarının, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturması.

İki noktaya dikkat edin. Kanun «somut olgular» ve «davranışları» diyor. Kaçma ihtimali soyut olarak varsayılamaz; sabit ikamet, düzenli iş, aile bağları ve önceki çağrılara uyulmuş olması bu değerlendirmenin doğrudan içindedir. Delil karartma nedeni de kişinin fiilî bir davranışına dayanmalıdır; suçun ağırlığı tek başına bu nedeni doğurmaz.

Üçüncü fıkra, uygulamada katalog suçlar denen listeyi getirir. Bu suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Kanunun seçtiği bu kelime önemlidir: «var sayılır» denmemiştir. Karine çürütülebilir; hâkim yine de somut değerlendirme yapmak ve gerekçesini yazmak zorundadır.

Katalogda özellikle şu suçlar yer alır: soykırım ve insanlığa karşı suçlar (TCK m. 76-78), göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (m. 79, 80), kasten öldürme (m. 81-83), kasten yaralamanın m. 86/3-b, e ve f hâlleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (m. 87), işkence (m. 94, 95), cinsel saldırı (birinci fıkra hariç m. 102), çocukların cinsel istismarı (m. 103), hırsızlık (m. 141, 142) ve yağma (m. 148, 149), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç m. 220), devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar. Liste ayrıca 6136 sayılı Kanundaki silah kaçakçılığını, kaçakçılık suçlarını, 2911 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde sayılan suçları, 3713 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki suçları, kadına karşı işlenen kasten yaralamayı ve sağlık ile eğitim personeline görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralamayı kapsar.

Süreler CMK m. 102'de düzenlenir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, kanunda ayrıca sayılan suçlarda beş yılı geçemez. Soruşturma evresi için ayrı ve daha kısa üst sınırlar öngörülmüştür. Bu süreler, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Kalıp gerekçeli tutuklama kararı

Kararda dosyanın somut olguları yerine kanun metninin tekrar edildiği hâller. CMK m. 101/2 tam tersini emreder: dört başlığın da somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesi gerekir. İtiraz doğrudan bu eksikliğe dayandırılır.

«Katalog suç var» denerek verilen karar

Katalog, tutuklama nedeninin var sayılabileceğini söyleyen bir karinedir; otomatik tutuklama kuralı değil. Kuvvetli şüphenin ve ölçülülüğün ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Adli kontrol hiç tartışılmadan tutuklama

Hem savcının isteminde hem de kararda, adli kontrolün neden yetersiz kalacağı gösterilmek zorundadır. Somut bir alternatif tartışılmadan verilen kararlar bu yönüyle eksiktir.

Aynı gerekçeyle uzayan tutukluluk

Otuz günlük incelemelerde önceki kararın tekrarlanması sık görülür. Oysa dosyadaki delil durumu değiştikçe gerekçenin de değişmesi beklenir; tanıklar dinlendiyse delil karartma nedeni büyük ölçüde tükenmiştir.

Beşinci bir grup, yurt dışında yaşayan veya yabancı uyruklu şüphelilerin dosyalarıdır. Burada tartışma neredeyse tamamen kaçma şüphesi üzerinden yürür. Yurt dışı bağlantısının tek başına kaçma şüphesi sayılıp sayılamayacağı; kişinin Türkiye'deki ikameti, işi, aile düzeni ve daha önce çağrıldığında gelip gelmediğiyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu dosyalarda yurt dışına çıkış yasağı ve güvence bedeli gibi adli kontrol tedbirleri somut olarak önerilmelidir.

İtiraz ve tahliye talebinde nelere bakılır

İtiraz dilekçesi «müvekkilim suçsuzdur» cümlesiyle kurulmaz. İnceleme mercii esas hakkında karar vermez; tutuklama tedbirinin koşullarının bulunup bulunmadığına bakar. Dosyada incelenen başlıklar şunlardır:

  1. Kuvvetli şüphe eşiği gerçekten karşılanıyor mu? Kanun somut delil arar. Tek bir teşhis, doğrulanmamış bir ihbar, henüz çözümü yapılmamış bir kayıt ya da yalnızca bir başka şüphelinin beyanı bu eşiği karşılamayabilir. Dosyada hangi delilin hangi eylemi gösterdiği tek tek ayrıştırılmalıdır.
  2. Tutuklama nedeni somut olguya dayanıyor mu? Kaçma şüphesi için ikamet, iş, aile bağları, pasaport durumu ve önceki çağrılara uyulup uyulmadığı ortaya konur. Delil karartma nedeni içinse tek bir soru sorulur: toplanacak delil kaldı mı? Arama yapılmış, dijital materyale el konulmuş ve tanıklar dinlenmişse bu neden büyük ölçüde tükenmiştir. Bu, itirazın en güçlü argümanlarından biridir.
  3. Ölçülülük tartışılmış mı? Beklenen ceza, olası indirim sebepleri, teşebbüs, iştirakteki konum ve erteleme ihtimali birlikte değerlendirilir. Tutukluluğun, dosyanın sonunda beklenen sonuçla orantısız hâle gelmesi bağımsız bir tahliye sebebidir.
  4. Adli kontrol neden yetersiz kalıyor? Kanun bunu hem istemde hem kararda arar. Savunma burada pasif kalmamalı, somut bir paket önermelidir: haftalık imza, yurt dışına çıkış yasağı, konutu terk etmeme, güvence bedeli. Reddedilse bile bu öneri dosyaya girer ve sonraki taleplerin zeminini kurar.
  5. Karar, kanunun aradığı dört başlığı içeriyor mu? Kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği. Bunlardan biri hiç değerlendirilmemişse itirazın konusu doğrudan bu eksikliktir.
  6. Tutuklama yasağı sınırı aşılmış mı? Üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler dışında tutuklama kararı verilemez. Fiilin hangi maddeye girdiği tartışmalıysa bu sınır ayrı bir başlık olarak işlenir.
  7. Süreler dolmuş mu? CMK m. 102'deki azami süreler ve soruşturma evresine özgü sınırlar takvim üzerinden hesaplanmalıdır. Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiin görüşleri alındıktan sonra verilir.
  8. Dosyada yeni bir şey var mı? Tahliye talebi her aşamada verilebilir; ancak aynı gerekçeyle tekrarlanan talep sonuç doğurmaz. Talebin yeni bir unsura dayanması gerekir: tanık dinlendi, bilirkişi raporu geldi, aleyhe delil çürüdü, iddianame düzenlendi.
  9. İddianamenin düzenlenmesi ve kabulü ayrı bir eşiktir. Bu noktada delil toplama faaliyeti büyük ölçüde sona ermiştir. Delil karartma gerekçesini sürdürmek zorlaşır; bu, tahliye talebi için doğal bir zamanlamadır.
  10. Sağlık ve özel hâller. CMK m. 109/4, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen şüpheli ile gebe olan ya da doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında tutuklama yerine adli kontrole karar verilebileceğini düzenler. Bu ayrı bir talep başlığıdır ve sağlık raporuyla desteklenmelidir.
  11. Tazminat hakkı saklıdır. CMK m. 141, kanunda sayılan hâllerde maddi ve manevi zararların Devletten istenebileceğini düzenler. Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmama da bu hâller arasındadır.

Süreç nasıl işler

Sevk ve sorgu

Gözaltı süresi dolmadan şüpheli, savcılık talimatıyla sulh ceza hâkimliğine sevk edilir. Savcı tutuklama ya da adli kontrol talep eder. Hâkim, müdafi huzurunda sorgu yapar. Bu aşamada dosyanın müdafi tarafından incelenmiş olması, sonraki her adımı belirler.

Karar ve bildirim

Tutuklamaya karar verilirse içeriği sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı şekilde verilir; bu husus kararda belirtilir. İtiraz süresi, kararın öğrenildiği günden işlemeye başlar.

İtiraz

İtiraz, iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe verilecek bir dilekçeyle yapılır. Tutuklu kişi, zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak da başvurabilir; işlem yapıldığı anda süre kesilir CMK m. 263. Kararına itiraz edilen hâkimlik itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir.

İncelemenin sonucu

İtiraz hakkında kural olarak duruşma yapılmadan karar verilir; gerekli görülürse önce Cumhuriyet savcısı, sonra müdafi dinlenir. Karar mümkün olan en kısa sürede verilir. İtiraz yerinde görülürse merci aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir; yani doğrudan tahliyeye hükmedebilir CMK m. 271.

Tahliye talebi ve periyodik inceleme

Salıverilme her aşamada ayrıca istenebilir; istem üzerine kural olarak üç gün içinde karar verilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gün olarak uygulanır CMK m. 105. Bundan bağımsız olarak soruşturmada tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle yeniden incelenir; kovuşturmada mahkeme her oturumda veya oturumlar arasında kendiliğinden karar verir CMK m. 108.

İstanbul'da tutuklama kararları ve itirazlar nerede görülür

İstanbul tek adliyeli bir şehir değildir. Birbirinden bağımsız altı adli yargı ilk derece merkezi vardır: Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Silivri adliyeleri. Her birinin kendi Cumhuriyet başsavcılığı ve kendi sulh ceza hâkimlikleri vardır.

Hangi adliyeye gidileceğini yaka değil, yargı çevresi belirler. Anadolu yakası ilçelerinde işlenen suçlar Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'ne düşer. Avrupa yakası ise tek merkezde toplanmamıştır; ilçeye göre Çağlayan, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa veya Silivri adliyelerinden birine gider. Bu yüzden bir yakınınız gözaltına alındığında ilk yapılacak iş, hangi başsavcılığın soruşturmayı yürüttüğünü ve soruşturma numarasını öğrenmektir. Yanlış adliyeye gitmek, itiraz süresinin ilk gününü boşa harcamak demektir.

İtirazı hangi merci inceler? 2021 yılında yapılan değişiklikten sonra, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler CMK m. 268/3-b. Yani itiraz artık bir sonraki numaralı sulh ceza hâkimliğine değil, aynı adliyedeki asliye ceza mahkemesine gider. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir. Eski bilgiyle hazırlanan dilekçeler bu nedenle sık sık yanlış mercie hitaben yazılır.

İtiraz dilekçesi her hâlde kararı veren hâkimliğe verilir; merci kendiliğinden seçilmez. Avukat dilekçeyi UYAP üzerinden de sunabilir. Tutuklunun kendisi başvuracaksa ceza infaz kurumu müdürlüğü kanalı fiilen en pratik yoldur.

Son olarak bir saha gerçeği: İstanbul'da tutuklananlar genellikle şehir merkezindeki değil, Silivri ve Maltepe gibi uzak yerleşkelerdeki ceza infaz kurumlarına sevk edilir. Bu, müdafi görüşmesi ve aile ziyareti için tek yönde saatlerle ölçülen yol demektir. Sevk yerinin öğrenildiği anda görüşme planı yapmak, ilk günlerin kaybedilmesini önler.

Sık sorulan sorular

Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gündür?

Kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır (CMK m. 268/1). Bu süre uzun yıllar yedi gün olarak uygulandı; 2021 yılında yapılan değişiklikle iki haftaya çıkarıldı. Süreyi kaçırmanız yolun tamamen kapandığı anlamına gelmez: salıverilme her aşamada ayrıca istenebilir (CMK m. 104) ve bu istemin reddine de itiraz edilebilir.

İtiraz ne kadar sürede sonuçlanır?

Kanun net bir gün sayısı vermez; itiraz hakkında mümkün olan en kısa sürede karar verileceğini söyler (CMK m. 271/3). Kararına itiraz edilen hâkimlik itirazı yerinde görürse kendi kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir (CMK m. 268/2). İnceleme kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden yürür.

İtirazım reddedilirse tekrar itiraz edebilir miyim?

İnceleme merciinin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir (CMK m. 271/4). Buna karşılık salıverilme istemi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yenilenebilir (CMK m. 104/1) ve bu istemin reddi yeni bir itiraz konusudur. Ayrıca ilk defa inceleme mercii tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.

Katalog suçtan tutuklandım, itiraz etmenin bir anlamı var mı?

Var. Kanun katalog suçlarda tutuklama nedeninin var sayılabileceğini söyler; var sayılır demez (CMK m. 100/3). Bu, çürütülebilir bir karinedir. Hâkim yine de kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenini, tedbirin ölçülü olduğunu ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut olgularla göstermek zorundadır (CMK m. 101/2).

Tutukluluk en fazla ne kadar sürer?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez (CMK m. 102). Soruşturma evresi için ayrıca daha kısa üst sınırlar vardır ve bu süreler çocuklar bakımından indirimli uygulanır.

Beraat edersem tutuklu kaldığım süre için tazminat alabilir miyim?

CMK m. 141, kanunda sayılan hâllerde maddi ve manevi zararların Devletten istenebileceğini düzenler; kanuna uygun tutuklandığı hâlde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilenler bu hâller arasındadır. Kararı veren merci, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirmek ve bunu karara geçirmek zorundadır. Tutar, tutukluluk süresine ve somut zarara göre belirlenir; peşinen bir rakam söylenemez.

İlgili sayfalar

Bu dosyayla birlikte gelen konular

Adli Kontrol Tedbirleri

Tutuklamanın alternatifi. İmza yükümlülüğü, yurt dışı yasağı, konutu terk etmeme ve elektronik izleme; tedbirin kaldırılması talebi.

Sayfaya git

Ağır Ceza Mahkemesi Yargılaması

Görev sınırı, iddianamenin kabulü, duruşma düzeni, tanık dinlenmesi ve esas hakkında mütalaa. Tutuklu yargılamanın seyri.

Sayfaya git

Gözaltı

Tutuklamadan önceki aşama. Gözaltı süresi, yakınlara haber verilmesi ve sulh ceza hâkimliğine sevk.

Sayfaya git

İfade ve sorgu

Sorguda söylenenler tutuklama kararının gerekçesine girer. Susma hakkı, müdafi hakkı ve tutanağa itiraz.

Sayfaya git
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
sanık
İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
mütalaa
Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
koruma tedbiri
Yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi geçici tedbirler.

Dikkat edilmesi gerekenler

İtiraz sürecinde sık yapılan hatalar

Dosyanızı konuşalım

Elinizde tutuklama kararının bir örneği veya sevk yazısı varsa yanınıza alın. İlk konuşmada itiraz süresinin ne zaman dolduğunu, dosyanın hangi aşamada olduğunu ve hangi talebin bu aşamada gerçekten karşılık bulabileceğini açıkça anlatalım.

Hemen Ara WhatsApp