Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Trafik ve ekonomik suçlar

Vergi Kaçakçılığı Suçu

Vergi kaçakçılığı dosyaları genellikle bir vergi incelemesiyle başlar ve aylar sonra bir iddianameyle karşınıza çıkar. İki ayrı yargı kolu aynı anda çalışır: tarhiyata karşı vergi mahkemesinde açılan dava ve suça ilişkin asliye ceza yargılaması. Bu sayfa, hangi fiilin hangi bende girdiğini, mütalaa şartının neden dosyanın kaderini belirlediğini ve ödemenin cezayı nasıl etkilediğini anlatır.

VUK m. 367VUK m. 371VUK m. 359TCK m. 51
Vergi Kaçakçılığı Suçu

Kısaca

  • Dayanak VUK m. 359'dur. Fiiller bentlere ayrılmıştır ve hangi bende girdiği ceza aralığını doğrudan değiştirir.
  • Defter ve kayıtlarda muhasebe hilesi, defter gizleme, tahrifat ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma: on sekiz aydan beş yıla kadar hapis.
  • Belgeleri yok etme ve sahte belge (halk arasında naylon fatura) düzenleme veya kullanma: üç yıldan sekiz yıla kadar hapis.
  • Kamu davası açılabilmesi için rapor değerlendirme komisyonunun mütalaası şarttır VUK m. 367. Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin savcılığa bildirilmesine bırakılmıştır.
  • VUK m. 371'deki pişmanlık koşullarına uygun bildirimde bulunanlar hakkında m. 359 uygulanmaz. Ödeme yapılması hâlinde ise soruşturma evresinde yarı, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar üçte bir oranında indirim uygulanır.

Suçun tanımı ve kanuni dayanağı

Vergi Usul Kanunu m. 359 tek bir suç değil, bir suçlar kataloğudur. Savunmanın ilk işi, isnadın hangi bende oturduğunu tespit etmektir; çünkü bentler arasındaki fark bir yıllık değil, yıllara varan bir fark üretir.

(a) bendi — on sekiz aydan beş yıla kadar hapis. Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen, saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak; gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açmak; defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya kayıt ortamlarına kaydetmek. Aynı bent ayrıca defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmeyi veya gizlemeyi, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemeyi veya kullanmayı da kapsar.

Kanun bu bentte iki tanım verir. Gizleme: varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu hâlde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge: gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte, bu muamele veya durumu mahiyet ya da miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge.

(b) bendi — üç yıldan sekiz yıla kadar hapis. Defter, kayıt ve belgeleri yok etmek; defter sayfalarını yok ederek yerine başka yaprak koymak ya da hiç yaprak koymamak; belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak. Kanunun sahte belge tanımı nettir: gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

(c) bendi — iki yıldan sekiz yıla kadar hapis. Yalnızca Bakanlıkla anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, anlaşma olmadığı hâlde basmak veya bu belgeleri bilerek kullanmak.

(ç) ve (d) bentleri — üç yıldan sekiz yıla kadar hapis. Ödeme kaydedici cihazın mührünü kaldırmak, donanım veya yazılımını değiştirmek, cihazın hafızasına ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemlerine fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek satış bilgilerinin kaydını engellemek ya da gerçeğe aykırı iletilmesine sebebiyet vermek; tütün ve alkol piyasalarında zorunlu özel etiket ve işaret sistemine benzer biçimde müdahale etmek.

Sahte belge ile yanıltıcı belge arasındaki sınır bu dosyaların en kritik ayrımıdır. Ölçüt, işlemin gerçekliğidir. Hiç var olmayan bir mal veya hizmet için düzenlenmiş belge sahtedir ve (b) bendine girer. Gerçekten yapılmış bir işlemin miktarı ya da niteliği yanlış gösterilmişse belge yanıltıcıdır ve (a) bendine girer. İddianamede "sahte" denmiş olması, mahkemenin bu nitelendirmeyi kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez.

Ceza, indirimler ve birlikte uygulanan yaptırımlar

Ödeme nedeniyle indirim. Kanun, bu fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmesi hâlinde indirim öngörür: soruşturma evresinde ödenirse verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenirse üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Zamanlama burada paradan daha önemlidir: aynı ödeme, birkaç ay önce yapılsaydı iki kat değerinde olurdu.

Bu indirimin pratik bir sonucu daha vardır. (b) bendinin alt sınırı üç yıldır ve bu hâliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile erteleme kapsamı dışındadır. Ancak indirim uygulandığında hükmolunan ceza iki yılın altına inebilir; bu durumda TCK m. 51 uyarınca erteleme ve CMK m. 231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması yeniden gündeme gelir.

Zincirleme suç. Kanun açıkça düzenlemiştir: bu maddedeki suçlar birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmişse TCK m. 43 uygulanır. Bu belirleme, üç yıllık bir dönem için üç ayrı ceza mı yoksa artırılmış tek bir ceza mı verileceğini belirler ve savunmada mutlaka tartışılması gereken bir noktadır.

Vergi ziyaı cezası ayrıca uygulanır. Kanun, m. 359'daki cezaların uygulanmasının VUK m. 344'teki vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmediğini söyler. Yani ceza mahkemesindeki sonuç ne olursa olsun, idari tarafta vergi aslı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ayrı bir yolda ilerler.

Uzlaştırma yoktur. Bu suçlar Ceza Muhakemesi Kanunu'nun uzlaştırmayı düzenleyen hükümleri kapsamında değildir. Dava zamanaşımı ise suçun kanunda öngörülen üst sınırına göre TCK m. 66'daki sürelere tabidir; her bent için farklı bir süre söz konusu olabileceğinden bu hesabın dosya özelinde yapılması gerekir.

Mütalaa şartı: dosyanın kapısı

VUK m. 367, bu dosyalara özgü bir usul kuralı getirir ve pek çok dosya buradan çözülür.

Yaptıkları inceleme sırasında m. 359'da yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya; vergi incelemesine yetkili diğer memurlar ise rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık aracılığıyla durumu Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek zorundadır.

Savcılık bu suçların işlendiğini başka yollardan öğrenirse, hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını ister. Kanunun cümlesi açıktır: kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur — yani ertelenir. Mütalaa olmadan açılan bir kamu davasında, dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği savunmanın ilk itirazıdır.

Bu kuralın iki istisnası vardır. Birincisi, (ç) ve (d) bentlerindeki fiillerde incelemenin tamamlanması beklenmez; tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte savcılığa bildirilir. İkincisi, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturmada mütalaaya konu fiilin başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiyle birlikte gerçekleştirildiği ortaya çıkarsa, o kişi bakımından rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmaz.

Pişmanlık: kapının kapanma anı

VUK m. 359'un sonunda tek cümlelik ama çok etkili bir hüküm vardır: 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

VUK m. 371, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyenlerin ve bunlara iştirak edenlerin, kanuna aykırı hareketlerini kendiliğinden dilekçe ile ilgili makamlara haber vermesi hâlinde vergi ziyaı cezası kesilmeyeceğini düzenler. Ancak bunun için beş koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • bildirimden önce bir muhbir tarafından resmî makama dilekçe veya tutanakla ihbarda bulunulmamış olması,
  • haber verme dilekçesinin, ilgili vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlanmadan ya da olayın takdir komisyonuna intikal ettirilmesinden önce — kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce — verilmiş ve resmî kayıtlara geçirilmiş olması,
  • hiç verilmemiş beyannamelerin dilekçe tarihinden itibaren on beş gün içinde verilmesi,
  • eksik veya yanlış beyanın aynı on beş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi,
  • ödeme süresi geçmiş vergilerin, gecikilen her ay ve kesri için gecikme zammı oranında bir zamla birlikte yine on beş gün içinde ödenmesi.

Bu madde emlak vergisi bakımından uygulanmaz. Pişmanlığın en önemli özelliği, kapısının bir anda kapanmasıdır: inceleme başladıktan veya fiil tespit edildikten sonra yapılan bildirim pişmanlık hükmünden yararlanmaz. Bu nedenle bir vergi incelemesine alındığınızı öğrendiğinizde, atılacak ilk adımın ne olacağı gerçekten günlerle ölçülen bir karardır.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Sahte belge kullanma iddiası

Alt firma hakkında düzenlenen bir vergi tekniği raporu o firmayı "sahte belge düzenleyicisi" olarak nitelendirir; ardından ondan fatura alan tüm mükellefler hakkında ayrı raporlar düzenlenir. Savunmanın merkezinde işlemin gerçekliği ve bilme unsuru vardır.

Sahte belge düzenleme iddiası

Kısa süre faaliyet gösterip kapanan, adresinde bulunamayan, yüksek ciroya rağmen çalışanı ve deposu olmayan şirketler. Burada şirketin fiilen kim tarafından yönetildiği ve kimin kimlik bilgilerinin kullanıldığı sorusu belirleyicidir.

Defter ve belgeleri ibraz etmeme

Kanun bunu gizleme sayar. Ancak gizlemeden söz edilebilmesi için defterlerin varlığının noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olması ve usulüne uygun bir ibraz istemi bulunması gerekir.

Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge

İşlem gerçektir ama miktar ya da nitelik gerçeğe aykırı yansıtılmıştır. Doğru nitelendirme yapıldığında dosya (b) bendinden (a) bendine iner; bu, ceza aralığında ciddi bir farktır.

Yazarkasa ve kayıt sistemine müdahale

Ödeme kaydedici cihazın yazılımına ya da elektronik denetim sistemlerine müdahale iddiası. Bu bentlerde kanun, incelemenin tamamlanmasını beklemeden savcılığa bildirim yapılmasını öngörür.

Kimliği kullanılarak kurulan şirket

Kişinin haberi olmadan ya da bir iş vaadiyle alınan imzayla adına şirket kurulması. Bu dosyalarda savunma, kimlik bilgilerinin nasıl kullanıldığının ve şirketle hiçbir fiilî bağın bulunmadığının gösterilmesi üzerine kurulur.

Savunmada nelere bakılır

Bu dosyalarda savunma, vergi tekniği ile ceza hukukunun kesiştiği yerde kurulur. Sadece muhasebeye ya da sadece ceza usulüne bakmak yetmez.

1. Nitelendirme doğru mu? İddianame sahte belgeden mi, yanıltıcı belgeden mi söz ediyor? Belgenin dayandığı işlem gerçekten hiç yapılmamış mı, yoksa yapılmış ama miktarı mı farklı? Bu tek soru, üç yıldan sekiz yıla kadar ceza öngören bir bent ile on sekiz aydan beş yıla kadar ceza öngören bir bent arasındaki farkı belirler.

2. Kullanma fiilinde kast var mı? Kanun (b) bendinde "bilerek" ifadesini kullanmaz; ancak suçun manevi unsuru kasttır ve sahte olduğunu bilmeden belge kullanan kişinin bu suçtan cezalandırılamayacağı kabul edilir. Kastın yokluğunu gösteren somut deliller şunlardır: ödemenin banka kanalıyla ve fatura tutarına uygun biçimde yapılmış olması, malın fiilen teslim alındığını gösteren sevk irsaliyesi ve nakliye belgeleri, stok kayıtlarının alımla uyumu, işletmenin üretim veya satış kapasitesinin bu alımı gerektirmesi, tarafların arasındaki sözleşme ve yazışmalar, karşı firmanın işlem tarihinde faal ve mükellefiyeti devam eden bir firma olması.

3. Vergi tekniği raporu dosyaya getirtildi mi? Sahte belge kullanma dosyalarının neredeyse tamamı, düzenleyici firma hakkındaki bir vergi tekniği raporuna dayanır. Bu raporun kendisi çoğu zaman dosyada yoktur; talep edilerek getirtilmesi gerekir. Rapordaki tespitlerin somut olup olmadığı, firmanın hangi dönemler için sahte belge düzenleyicisi sayıldığı ve sizin faturanızın bu döneme girip girmediği ayrı ayrı incelenir. Firmanın "sahte belge düzenleyicisi" sayıldığı dönem ile fatura tarihinizin örtüşmemesi tek başına savunma oluşturabilir.

4. Mütalaa var mı, kapsamı yeterli mi? Dosyada rapor değerlendirme komisyonu mütalaası bulunuyor mu; hangi fiilleri ve hangi dönemleri kapsıyor; iddianamedeki isnat mütalaanın kapsamını aşıyor mu? Mütalaanın bulunmaması ya da kapsamı aşan bir isnatta bulunulması, dava şartı bakımından ilk tartışılacak konudur.

5. Defter gizleme iddiasında ibraz süreci. Defterlerin varlığı noter tasdik kayıtlarıyla sabit mi? İbraz yazısı usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş mi, tebligat adresi doğru mu, mükellefe makul bir süre verilmiş mi? Defterler yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet ya da hırsızlık nedeniyle zayi olmuşsa, TTK m. 82/7 uyarınca zıyaı öğrenme tarihinden itibaren otuz gün içinde ticari işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden zayi belgesi istenebilir; bu dava hasımsız açılır. Zayi belgesinin varlığı ve zamanında alınmış olması, gizleme kastının bulunmadığı savunmasının en güçlü dayanağıdır.

6. Şirketteki fiilî konum. Tüzel kişi mükelleflerde ceza sorumluluğu şirkete değil gerçek kişiye yüklenir. Kim imza yetkilisiydi, kim fiilen ticari kararları veriyordu, muhasebe kim tarafından tutuluyordu, banka hesaplarını kim kullanıyordu? Kâğıt üzerindeki yetkili ile fiilî yönetici farklıysa bu ayrım ortaya konmalıdır.

7. Vergi mahkemesindeki dava ile ilişki. Tarhiyata karşı vergi mahkemesinde açılan dava ceza yargılamasından ayrı yürür. Ceza mahkemesi vergi mahkemesi kararıyla bağlı değildir; ancak belgenin sahteliğine ilişkin bir idari yargı tespiti ceza dosyasında önemli bir delildir ve uygulamada tarhiyat davasının sonucunun bekletici mesele yapılması talep edilebilir. İki dosyada birbiriyle çelişen beyanda bulunmamak, savunmanın en temel disiplinidir.

8. Ödeme kararının zamanlaması. İndirimin oranı ödemenin hangi evrede yapıldığına bağlıdır. Soruşturma evresi bittikten sonra yapılan ödeme yarı yerine üçte bir indirim getirir. Buna karşılık ödeme, vergi mahkemesindeki davanızı etkileyebilecek bir adımdır; iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi ve ödemenin hangi kayıtla yapılacağının önceden planlanması gerekir.

Süreç nasıl işler

1. Vergi incelemesi

İncelemeye başlama tutanağı düzenlenir, defter ve belgeler istenir. Bu aşamada verilen yazılı açıklamalar ve tutanaklar dosyanın sonuna kadar sizi bağlar. Pişmanlık kapısı da bu aşamada kapanır.

2. Rapor ve mütalaa

Vergi suçu raporu düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaası alınır. Mütalaayla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Aynı inceleme sonucunda vergi tarhiyatı ve vergi ziyaı cezası da yapılır.

3. Savcılık soruşturması

Şüpheli sıfatıyla ifade alınır. Bu suçlarda kural olarak tutuklama seyrektir; ancak organize sahte belge düzenleme iddialarında, çok sayıda şüphelinin bulunduğu dosyalarda tablo değişebilir. İfadeye müdafi ile girin ve teknik açıklamaları belgeye dayandırın.

4. İddianame ve kovuşturma

Savcılık iddianame düzenler, asliye ceza mahkemesi kabul ederse dava açılır. Vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu tartışılır; gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bu sırada vergi mahkemesindeki dava paralel yürür.

5. Karar ve kanun yolu

Mahkeme beraat, mahkûmiyet ya da koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilir. Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; ceza tarafında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, vergi tarafında ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi devreye girer.

İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür

VUK m. 359 kapsamındaki dosyalara asliye ceza mahkemesi bakar. Bentlerin en ağırında bile üst sınır sekiz yıl olduğu için ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmez.

İki bina, iki ayrı dava. İstanbul'da bu dosyaların en kafa karıştırıcı yanı budur: aynı vergi incelemesinden doğan iki dava, iki ayrı yargı kolunda ve iki ayrı yerleşkede yürür. Ceza davası adliyede, asliye ceza mahkemesinde görülür; tarhiyata ve vergi ziyaı cezasına karşı açılan dava ise idari yargıda, İstanbul vergi mahkemelerinde görülür. Duruşma günleri, usul kuralları, süreler ve kanun yolları birbirinden farklıdır. Ceza tarafında istinaf incelemesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinde, vergi tarafında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vergi dava dairelerinde yapılır.

Hangi adliye? Ceza davasının yeri, suçun işlendiği yere göre belirlenir; bu da uygulamada belgenin düzenlendiği ya da kullanıldığı yer, yani çoğunlukla mükellefin iş yerinin ve bağlı olduğu vergi dairesinin bulunduğu ilçedir. İstanbul'da bu tespit altı adliyeden birine gitmek anlamına gelir:

  • İstanbul Adliyesi (Çağlayan) — Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Kâğıthane, Sarıyer, Fatih gibi Avrupa yakasının merkez ilçeleri.
  • İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) — Anadolu yakasının tamamı: Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Ümraniye ve diğerleri.
  • Bakırköy Adliyesi — Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece, Bağcılar, Güngören, Esenler hattı.
  • Büyükçekmece Adliyesi — Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar.
  • Silivri ve Gaziosmanpaşa Adliyeleri — kendi yargı çevrelerindeki ilçeler.

Merkezi Şişli'de görünen ancak deposu ve fiilî faaliyeti Tuzla veya Esenyurt'ta olan şirketlerde, belgenin nerede düzenlendiği tartışmalı hâle gelebilir. Bu, İstanbul'da sanıldığından sık karşılaşılan bir yetki sorunudur ve dosyanın hangi adliyede görüleceğini değiştirir.

Aynı rapordan doğan dosyaların dağılması. İstanbul'a özgü bir başka pratik gerçek şudur: tek bir firma hakkındaki vergi tekniği raporu, o firmadan fatura almış yüzlerce mükellef hakkında ayrı ayrı dosya doğurur. Bu mükellefler farklı ilçelerde faaliyet gösterdiği için dosyalar İstanbul'un altı adliyesine dağılır ve aynı vergi tekniği raporu farklı mahkemelerde farklı biçimde değerlendirilebilir. Aynı rapora dayanan başka dosyalarda verilmiş beraat kararlarının veya lehe bilirkişi raporlarının toplanıp dosyaya sunulması, uygulamada gerçekten işe yarayan bir savunma adımıdır.

İnceleme tarafında mükellefiyetiniz İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına bağlı vergi dairelerinden biri üzerinden yürür; incelemeler ise Vergi Denetim Kurulu'nun İstanbul'daki birimleri tarafından yapılır. Dosyanızın hangi adliyede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP sorgusuyla ya da bir avukat aracılığıyla öğrenebilirsiniz. Adliyelerin yargı çevreleri zaman zaman değişebilir.

Sık sorulan sorular

Sahte fatura ile muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge arasındaki fark nedir?
Ölçüt, arkasında gerçek bir işlem bulunup bulunmadığıdır. VUK m. 359/b'ye göre gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belge sahte belgedir ve cezası üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. VUK m. 359/a'ya göre ise gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muameleyi mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı yansıtan belge, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir ve cezası on sekiz aydan beş yıla kadar hapistir. Doğru nitelendirme, ceza aralığını doğrudan değiştirir.
Faturanın sahte olduğunu bilmiyordum. Yine de ceza alır mıyım?
Suçun manevi unsuru kasttır; sahte olduğunu bilmeden belge kullanan kişinin bu suçtan cezalandırılamayacağı kabul edilir. Ancak "bilmiyordum" beyanı tek başına yeterli olmaz, somut delille desteklenmelidir: ödemenin banka kanalıyla ve fatura tutarına uygun yapılması, malın fiilen teslim alındığını gösteren sevk irsaliyesi ve nakliye kayıtları, stok ve üretim kayıtlarının alımla uyumu, taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalar bu yönde kullanılabilecek delillerdir.
Mütalaa olmadan hakkımda dava açılabilir mi?
Kural olarak hayır. VUK m. 367 uyarınca m. 359'daki suçlarda keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla olur ve kamu davasının açılması, inceleme neticesinin savcılığa bildirilmesine bırakılmıştır. İki istisna vardır: m. 359'un (ç) ve (d) bentlerindeki fiillerde incelemenin tamamlanması beklenmez; ayrıca yürüyen bir soruşturma veya kovuşturmada mütalaaya konu fiilin başka bir kişi tarafından ya da başka biriyle birlikte gerçekleştirildiği ortaya çıkarsa, o kişi bakımından rapor ve mütalaa şartı aranmaz.
Vergiyi ödersem cezam ne kadar azalır?
Tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmesi hâlinde; ödeme soruşturma evresinde yapılırsa verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı ceza bulunmayan durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Ödemenin zamanlaması, tutarından daha belirleyicidir.
Pişmanlıktan yararlanabilir miyim?
VUK m. 359, m. 371'deki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmünün uygulanmayacağını söyler. Ancak pişmanlık kapısı erken kapanır: bildirimin, ilgili vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlanmadan, olay takdir komisyonuna intikal ettirilmeden ve kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce yapılmış olması gerekir. Ayrıca eksik beyanın on beş gün içinde düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş vergilerin gecikme zammı oranında bir zamla yine on beş gün içinde ödenmesi şarttır.
Defterlerim kaybolduğu için ibraz edemedim. Bu gizleme sayılır mı?
Kanun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu hâlde defter ve belgelerin incelemeye yetkili kimselere ibraz edilmemesini gizleme sayar. Ancak burada da kast aranır. Defterler yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet ya da hırsızlık nedeniyle zayi olmuşsa, TTK m. 82/7 uyarınca zıyaın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden hasımsız olarak zayi belgesi istenmelidir. Zamanında alınmış bir zayi belgesi, gizleme kastının bulunmadığı savunmasının en güçlü dayanağıdır.

İlgili sayfalar

Bu konuyla birlikte sık okunanlar

Karşılıksız Çek ve İcra Ceza Davaları

5941 sayılı Kanun m. 5: çek düzenleme yasağı, taahhüdü ihlal ve ödeme ile düşme. Ticari dosyalarda sık birlikte gelir.

İncele

Resmî ve Özel Belgede Sahtecilik

Fatura ve belge düzenleme iddialarının TCK karşılığı. VUK m. 359 ile arasındaki özel norm ilişkisi.

İncele

Nitelikli Dolandırıcılık

Ticari organizasyon iddiası taşıyan dosyalarda vergi kaçakçılığı ile birlikte yürütülen isnat.

İncele

Alkollü Araç Kullanma

TCK m. 179 ve KTK m. 48: idari yaptırım ile ceza davasının ayrımı, ehliyet geri alma ve tekerrür.

İncele
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
mütalaa
Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
zamanaşımı
Belirli sürenin geçmesiyle dava açılamaması ya da cezanın infaz edilememesi.
uzlaştırma
Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.

Dosyanızı konuşalım

Vergi kaçakçılığı dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman bir nitelendirme ya da bir tarihtir. Elinizdeki inceleme tutanağını, vergi suçu raporunu, ihbarnameyi veya iddianameyi getirin; isnadın hangi bende girdiğini, mütalaanın kapsamını, pişmanlık ve ödeme yollarından hangisinin hâlâ açık olduğunu birlikte gözden geçirelim.

Hemen Ara WhatsApp