Trafik ve ekonomik suçlar
Alkollü Araç Kullanma ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Alkollü araç kullanmanın iki ayrı sonucu vardır ve bunlar birbirinden bağımsız yürür: trafik ekiplerinin kestiği idari para cezası ile sürücü belgesinin geri alınması bir taraftadır, savcılığın yürüttüğü ceza soruşturması diğer taraftadır. Birinden kurtulmak diğerini ortadan kaldırmaz. Bu sayfa iki yolun da nasıl işlediğini, hangi sürelerin geçmesine izin verilmemesi gerektiğini ve savunmanın nerelerden kurulduğunu anlatır.

Kısaca
- İdari yaptırım KTK m. 48'den, ceza davası TCK m. 179/3'ten doğar. İki süreç ayrı mercilerde, ayrı sürelerle yürür.
- Hususi otomobil sürücülerinde idari yaptırım eşiği 0.50 promil, hususi otomobil dışındaki araçlarda 0.21 promildir. Bu eşiğin aşılması hâlinde idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır.
- 1.00 promilin üzerinde ölçüm yapılan sürücüler hakkında ayrıca TCK m. 179/3 hükümleri uygulanır. Bu suçun cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir.
- Ölçüme rıza göstermemek ayrıca yaptırıma bağlanmıştır: idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl süreyle geri alınır.
- Tekerrür, son ihlalden geriye doğru beş yıllık pencerede sayılır. İkinci ve üçüncü ihlalde hem para cezası hem geri alma süresi büyür.
Suçun tanımı ve kanuni dayanağı
Ceza sorumluluğunun kaynağı TCK m. 179'dur. Madde üç ayrı fıkradan oluşur ve her fıkra farklı bir davranışı cezalandırır.
Birinci fıkra, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş işaretlere müdahaleyi cezalandırır: işaretin değiştirilmesi, kullanılamaz hâle getirilmesi, yerinden kaldırılması, yanlış işaret verilmesi, yola bir şey konulması ya da teknik işletim sistemine müdahale. Bu fiiller başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeye yol açmışsa ceza bir yıldan altı yıla kadar hapistir.
İkinci fıkra, ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmeyi cezalandırır. Ceza dört aydan iki yıla kadar hapistir. Aşırı hız, makas atma, kırmızı ışıkta geçme gibi fiiller uygulamada bu fıkra üzerinden tartışılır.
Üçüncü fıkra ise alkollü sürücülerin karşılaştığı hükümdür. Kanun şöyle der: alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu cümlede bir promil rakamı geçmediğine dikkat edin. Suçun unsuru rakam değil, emniyetli sürüş yeteneğinin yitirilmiş olması hâlidir. Promil, bu hâlin varlığını göstermeye yarayan delillerden yalnızca biridir. Rakamın kendisi suç değildir; suç, o rakamın işaret ettiği durumdur. Savunmanın önemli bir kısmı bu ayrımın üzerine kurulur.
Promil eşiklerini kanuna sokan hüküm KTK m. 48'dir. Bu madde, yapılan tespit sonucunda 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu belirlenen sürücüler hakkında ayrıca TCK m. 179/3 hükümlerinin uygulanacağını söyler. Yani 1.00 promil, savcılığa bildirim yapılmasının pratik eşiğidir; mahkemenin suçun unsurlarını ayrıca değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
TCK m. 179/3 bir tehlike suçudur. Kimsenin zarar görmesi, kaza olması, hatta somut bir tehlike doğması aranmaz. Bu nedenle "kimseye bir şey olmadı" savunması tek başına sonuç doğurmaz. Buna karşılık aynı sebeple suçun bir mağduru da yoktur; dosya uzlaştırma kapsamına girmez.
Ceza ve nitelikli hâller
Ceza davası tarafı. TCK m. 179/3 uyarınca ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Üst sınır iki yıl olduğu için, hükmolunacak cezanın ertelenmesi TCK m. 51 ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK m. 231 gündeme gelebilir. Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması aranır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için ise daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetin bulunmaması, mahkemede yeniden suç işlenmeyeceği kanaatinin oluşması ve varsa zararın giderilmesi gerekir; karar verilirse kişi beş yıl denetim süresine tabi tutulur.
İdari yaptırım tarafı. KTK m. 48/5, 0.50 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiil bir suç oluştursa bile idari para cezası verileceğini ve sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınacağını düzenler. Hususi otomobil dışındaki araçları kullananlar bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Bu, ticari taksi, minibüs, otobüs, kamyon ve motosiklet sürücüleri için eşiğin çok daha aşağıda olduğu anlamına gelir.
Tekerrür. Alkollü araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde ikinci defasında daha yüksek idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Üç veya daha fazla ihlalde ceza yeniden artar ve belge her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgesi herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmışsa bu süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar. İkinci kez belgesi geri alınanlar sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine, üç veya daha fazla kez geri alınanlar ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulur.
Bu beş yıllık sayım idari bir tekerrürdür ve TCK m. 58'deki ceza hukuku tekerrürü ile karıştırılmamalıdır. TCK anlamında tekerrür için önceki bir mahkûmiyet hükmünün kesinleşmiş olması gerekir; süreler önceki cezanın ağırlığına göre değişir ve sonuç, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesidir. İki kurumun koşulları da sonuçları da farklıdır.
Ölçümden kaçınma. KTK m. 48/9 uyarınca, alkolün kandaki miktarının kolluk tarafından tespiti için ölçüm yaptırmayan sürücülere idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl süreyle geri alınır. Uygulamada üflememenin "daha az riskli" olduğu yolunda yaygın ve yanlış bir kanı vardır; kanun bunun tam tersini öngörmüştür.
Kaza varsa tablo değişir. Alkollü sürücünün karıştığı kazada yaralanma varsa TCK m. 89, ölüm varsa TCK m. 85 devreye girer. Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir; birden fazla ölüm ya da ölümle birlikte yaralanma hâlinde iki yıldan on beş yıla kadar hapistir. Taksirle yaralamada temel ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kemik kırığı, organ işlevinin zayıflaması, yüzde sabit iz gibi neticeler cezayı artırır. Alkol, olayın bilinçli taksirle işlendiği değerlendirmesine yol açabilir; bu hâlde TCK m. 22/3 uyarınca ceza üçte birden yarısına kadar artırılır ve taksirle yaralamada birinci fıkra kapsamı dışındaki hâller şikâyete bağlı olmaktan çıkar. Ayrıca TCK m. 53/6, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde üç aydan az, üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğini düzenler. Bu, idari geri almadan ayrı ve ona eklenen bir sonuçtur.
Para cezası tutarları hakkında bir uyarı. KTK m. 48'de yazılı idari para cezası tutarları kanun metnindeki rakamlardır. Bu tutarlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında güncellenir. Size tebliğ edilen tutar, kanun metnindeki rakamdan yüksek olabilir. Ödeme yapmadan veya itiraz süresini geçirmeden önce tutanaktaki güncel tutarı kontrol edin.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar
Rutin denetimde 0.50 ile 1.00 promil arası ölçüm
İdari para cezası kesilir ve sürücü belgesi altı ay geri alınır. Kural olarak ceza soruşturması başlatılmaz. Ancak tutanağa sürüş bozukluğuna ilişkin gözlemler yazılmışsa dosya savcılığa gönderilebilir.
1.00 promilin üzerinde ölçüm
Hem idari yaptırım uygulanır hem de savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Genellikle gözaltı olmaz, sürücü ifade vermek üzere çağrılır ya da olay yerinde ifadesi alınır.
Üflemeyi reddetme
En ağır idari sonuçlardan biridir: beş yıl süreyle sürücü belgesinden yoksunluk. Kaza varsa kolluk zaten kan, tükürük veya idrar örneği alınması yoluna gider; reddetmek tespiti engellemez.
Alkollüyken kaza
Maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü kazalar tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurur. Yaralamalı ve ölümlü kazalarda muayene zorunludur; dosya TCK m. 89 veya m. 85 üzerinden yürür.
Ticari araç ve motosiklet
Hususi otomobil dışındaki araçlarda eşik 0.21 promildir. Tek kadeh düzeyinde bir alkol alımı bile ticari araç sürücüsü için ihlal doğurabilir; mesleki sonuçları da ağırdır.
Park hâlindeki araçta bulunma
Kontak açık ama araç hareket etmemişse "sevk ve idare" unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır. Kamera kaydı, tanık beyanı ve aracın konumu bu tartışmanın merkezindedir.
Savunmada nelere bakılır
Bu dosyalarda savunma, "içtim ya da içmedim" düzeyinde bir tartışma değildir. Dosyanın kendisi teknik bir belge yığınıdır ve her belgenin denetlenecek bir tarafı vardır.
Ölçümün usulü. KTK m. 48, alkol tespitinde kullanılacak teknik cihazların ve test kitlerinin taşıması gereken asgari koşulların yönetmelikte gösterileceğini söyler. Buradan doğan ilk soru şudur: ölçümü yapan cihazın muayene ve kalibrasyon belgesi dosyada var mı, ölçüm tarihinde geçerli mi? İkinci soru, ölçümün nasıl yapıldığıdır: kaç ölçüm alınmış, aralarında ne kadar süre bırakılmış, sonuç tutanağa nasıl geçirilmiş. Alkol ölçüm tutanağı ile trafik idari para cezası karar tutanağının tarih ve saatleri birbirini tutuyor mu? Bu belgelerin dosyaya getirtilmesi savunmanın ilk adımıdır.
İtiraz ve kan örneği hakkı. KTK m. 48/3, teknik cihazla yapılan ölçüme itiraz eden sürücünün en yakın adli tıp kurumuna, adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşuna götürülerek kan, tükürük veya idrar örneği alınmasını öngörür. Sürücü ölçüme itiraz ettiğini beyan etmesine rağmen bu yol izlenmemişse, dosyada yalnızca cihaz ölçümü kalmış olur ve bunun tartışılacak bir tarafı vardır.
Ölçüm zamanı ile sürüş zamanı arasındaki fark. Suçun konusu, kişinin araç kullandığı sırada emniyetli sürüş yeteneğini yitirmiş olmasıdır. Ölçüm ise her zaman sonrasında yapılır. Alkolün kandaki seyri zaman içinde değişir. Sürüşle ölçüm arasında uzun bir süre geçmişse, ölçüm anındaki değerin sürüş anını yansıtıp yansıtmadığı ayrı bir sorundur. Kaza sonrası olay yerinde ya da eve gittikten sonra alkol alındığı yolundaki savunmalarda da aynı tartışma yürütülür; bu savunma ancak somut delille desteklenirse anlam taşır.
Aracı kimin kullandığı. Basit görünen ama dosyaların önemli bir kısmında gerçekten tartışmalı olan noktadır. Özellikle kazadan sonra araçtan inip yer değiştirildiği iddialarında; kamera görüntüleri, hava yastığı açılma verileri, kemer izleri, tanık beyanları ve baz istasyonu kayıtları belirleyici olur.
Unsurun somut delili. TCK m. 179/3 bakımından mahkemenin, kişinin emniyetli sürüş yeteneğini yitirdiği sonucuna varması gerekir. Tutanakta yalnızca bir promil rakamı varsa, savunma bu rakamın ötesinde ne olduğunu sorar: sürücünün denge, konuşma ve algılama durumuna ilişkin gözlem tutanağa geçirilmiş mi, sürüş biçimine ilişkin bir tespit var mı, şerit ihlali veya kural ihlali gözlemlenmiş mi? Gerekirse adli tıptan görüş alınması talep edilir.
Kaza dosyalarında kusur. Alkollü olmak, kazada otomatik olarak asli kusurlu sayılmayı gerektirmez. Kusur, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarıyla ayrıca belirlenir. Karşı tarafın kural ihlali, yol kusuru, görüş mesafesi, hız ve mesafe hesapları dosyanın esasını oluşturur. Alkol ile netice arasındaki illiyet bağının kurulup kurulmadığı ayrıca tartışılır: alkol alınmasaydı kaza yine de gerçekleşecek miydi?
İdari yaptırıma itiraz süresi. Bu, sayfadaki en kritik tarihtir. Kabahatler Kanunu m. 27/1 uyarınca idari para cezasına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulmalıdır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir. On beş gün, tutanağın elinize verildiği gün başlar. Ceza davasının sonucunu beklemek bu süreyi durdurmaz.
Geri alma süresinin doğru hesaplanması. Beş yıllık geriye dönük sayımda hangi ihlallerin dikkate alındığı, bu ihlallerin tarihleri ve kesinleşme durumları kontrol edilmelidir. Yanlış sayım, altı ay yerine iki yıl belge yoksunluğu anlamına gelir. Ayrıca KTK m. 48'in son fıkralarından biri, geçici olarak geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için kişi hakkında bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olmasını şart koşar; ödenmemiş eski bir trafik cezası, süresi dolan belgenin geri alınmasını engelleyebilir.
İki yaptırımın bir arada uygulanması. Aynı fiil için hem idari para cezası hem hapis cezası verilmesi sık sorulan bir sorudur. KTK m. 48/5, idari para cezasının fiil bir suç oluştursa bile verileceğini açıkça söyleyerek bu tercihi kanun düzeyinde yapmıştır. Savunmada bu nokta, iki sürecin birbirinden bağımsızlığı vurgulanarak yönetilir: ceza davasındaki beraat kararı, idari yaptırımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; süresinde itiraz edilmemişse geri dönüş yolu kapanır.
Süreç nasıl işler
1. Durdurma, ölçüm ve tutanak
Uygulama noktasında ya da kaza sonrasında ölçüm yapılır. Alkol ölçüm tutanağı ve trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlenir, sürücü belgesine el konulur. Tutanağı imzalarken itirazınız varsa bunu tutanağa yazdırın; imzadan kaçınmak yerine şerh düşmek daha işlevseldir.
2. Soruşturma
1.00 promilin üzerindeki ölçümlerde evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Şüpheli sıfatıyla ifade alınır. Bu suçta kural olarak tutuklama gündeme gelmez; ancak kaza ve ölüm varsa tablo tamamen değişir. İfadeye müdafi ile girme hakkınız vardır.
3. İdari yaptırıma itiraz
Ceza soruşturmasından bağımsız olarak, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu yol paralel yürür ve gecikmeyi affetmez. Başvuru dilekçesi bizzat, kanuni temsilci veya avukat tarafından verilir.
4. İddianame ve kovuşturma
Savcılık yeterli şüphe görürse iddianame düzenler; asliye ceza mahkemesi kabul ederse dava açılır. Duruşmada ölçüm belgeleri, kalibrasyon kayıtları, kamera görüntüleri ve varsa tanıklar tartışılır. Gerekirse adli tıp veya bilirkişi raporu alınır.
5. Karar ve kanun yolu
Mahkeme beraat, mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya düşme kararı verebilir. Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; inceleme İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinde yapılır.
İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür
TCK m. 179 kapsamındaki dosyalara asliye ceza mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; burada bu, aracın durdurulduğu veya kazanın meydana geldiği yer demektir. İstanbul'da bu tespit, altı ayrı adliyeden birine gitmek anlamına gelir:
- İstanbul Adliyesi (Çağlayan) — Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Kâğıthane, Sarıyer, Fatih gibi Avrupa yakasının merkez ilçeleri.
- İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) — Anadolu yakasının tamamı: Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Ümraniye ve diğerleri.
- Bakırköy Adliyesi — Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece, Bağcılar, Güngören, Esenler hattı.
- Büyükçekmece Adliyesi — Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar.
- Silivri ve Gaziosmanpaşa Adliyeleri — kendi yargı çevrelerindeki ilçeler.
Otoyolda durdurulduysanız hangi adliye? Bu, İstanbul'a özgü ve gerçekten sorun çıkaran bir noktadır. TEM ve E-5 üzerindeki uygulama noktalarında durdurulan sürücüler için belirleyici olan, durdurma yerinin hangi ilçe sınırı içinde kaldığıdır. Aynı otoyol üzerinde birkaç kilometre arayla iki farklı adliyenin yargı çevresine girmek mümkündür. Köprü ve tünel geçişlerinde de ölçüt aynıdır: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü veya Avrasya Tüneli çıkışında Anadolu yakasında durdurulduysanız dosya İstanbul Anadolu Adliyesi'ne, Avrupa yakasında durdurulduysanız durdurma yerinin bağlı olduğu adliyeye gider. Tutanaktaki "olay yeri" kaydı bu yüzden yalnızca bir formalite değildir.
İdari yaptırıma itiraz nereye yapılır? Sulh ceza hâkimliklerine. İstanbul'da her adliyede sulh ceza hâkimlikleri bulunur ve başvuru, idari yaptırım kararının verildiği yerdeki hâkimliğe yapılır. Ceza davanız Kartal'da görülüyor olsa bile, ceza tutanağı Bakırköy'de kesildiyse itirazınızın gideceği yer değişebilir. İki dosyanın farklı adliyelerde yürümesi olağandır.
Sürücü belgesinin iadesi. Süre dolduğunda belge kendiliğinden iade edilmez; başvuru gerekir. İşlem, belgenin geri alındığı trafik denetleme birimi ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü üzerinden yürür. İade için Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının ödenmiş olması şarttır. İkinci kez belgesi geri alınanların katılması gereken sürücü davranışlarını geliştirme eğitimi ve üçüncü kez geri alınanlar için gereken psiko-teknik değerlendirme ile psikiyatri muayenesi de zaman alır; sürenin bitimini beklemeden randevu planlaması yapmak, belgeyi geri almayı aylarca öne çekebilir.
İlk derece kararlarına karşı istinaf incelemesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinde yapılır. Adliyelerin yargı çevreleri zaman zaman değişebilir; dosyanızın hangi adliyede olduğunu öğrenmenin en güvenilir yolu e-Devlet üzerinden UYAP sorgusu yapmak ya da bir avukat aracılığıyla dosyayı sorgulatmaktır.
Sık sorulan sorular
Kaç promilden sonra ceza davası açılır?
İdari para cezasını ödersem ceza davası düşer mi?
Alkol ölçümüne üflemezsem ne olur?
Ehliyetim ne zaman geri verilir?
Alkollü araç kullanma sabıka kaydına işler mi?
Alkollüyken kaza yaptım ve karşı taraf yaralandı. Ne ile karşılaşırım?
İlgili sayfalar
Bu konuyla birlikte sık okunanlar
Karşılıksız Çek ve İcra Ceza Davaları
5941 sayılı Kanun m. 5: çek düzenleme yasağı, taahhüdü ihlal, icra ceza mahkemesi ve ödeme ile düşme.
İnceleVergi Kaçakçılığı Suçu
VUK m. 359: sahte fatura, defter gizleme, mütalaa şartı ve pişmanlık hükümleri.
İnceleKasten Yaralama
Trafikte çıkan tartışmalar sık sık yaralama iddiasına dönüşür. Kasıt, taksir ve haksız tahrik ayrımı.
İnceleİfade ve Sorgu
Olay yerinde veya karakolda ifadeye çağrıldıysanız haklarınız neler, nelere dikkat etmelisiniz.
İnceleBu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
- müdafi
- Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- sanık
- İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tefhim
- Kararın duruşmada yüze karşı okunarak bildirilmesi. Süreler çoğu hâlde bu tarihten işler.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- mütalaa
- Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
İlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Karşılıksız Çek ve İcra Ceza Davaları
Karşılıksız çek dosyası, ticari bir sıkıntının bir anda ceza dosyasına dönüştüğü noktadır.
Sayfaya git
Vergi Kaçakçılığı Suçu
Vergi kaçakçılığı dosyaları genellikle bir vergi incelemesiyle başlar ve aylar sonra bir iddianameyle karşınıza çıkar.
Sayfaya gitİfade ve Sorgu: Haklarınız
Bir ceza dosyasında en çok okunan belge ifade tutanağıdır.
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları
Dosyanızı konuşalım
Elinizdeki alkol ölçüm tutanağını, idari para cezası karar tutanağını ve varsa kaza tespit tutanağını görmeden hiçbir dosya hakkında kesin bir şey söylenemez. Belgelerinizi getirin; itiraz süresinin ne kadarının kaldığını, ceza davasının hangi fıkradan yürüdüğünü ve savunmanın nereden kurulacağını birlikte gözden geçirelim.