Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Avukatla çalışma

Ceza Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?

Bu soruyu soranların çoğu telefonun başında, "acaba altından kalkabilir miyim" diye düşünüyor. Cevabın tek bir rakam olmaması can sıkıcı ama gerçek bu. Aşağıda ücretin hangi ölçütlere göre belirlendiğini, tarifenin ne işe yaradığını ve yazılı sözleşmede nelerin yer alması gerektiğini anlatıyorum.

8 dakika okuma Avukatla çalışma CMK m. 147/1-cCMK m. 101/3

Kısa cevap

Ceza avukatı ücretinin sabit bir listesi yoktur. Ücret, her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanıp Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki taban rakamın altına inilmemek kaydıyla, avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır. Belirleyici olan üç şey vardır: dosyanın hangi aşamada olduğu (soruşturma, kovuşturma, kanun yolu), işin kapsamı (sanık ve tanık sayısı, dijital delil, bilirkişi, tutukluluk) ve öngörülen duruşma sayısı. Anlaşılan ücret yazılı bir avukatlık sözleşmesine geçirilmelidir.

Neden kimse telefonda tek bir rakam söylemiyor?

Çünkü ceza dosyalarının "değeri" yoktur. Bir alacak davasında dosyanın konusu bellidir, ücret o değere göre oranlanabilir. Ceza dosyasında ise ortada bir rakam değil, bir iddia vardır. Aynı suç adı altında bambaşka iki dosya çıkabilir: birinde tek şüpheli ve iki sayfalık tutanak vardır, diğerinde altı sanık, yüzlerce sayfa iletişim tespiti ve aylara yayılan bir duruşma takvimi.

Bu yüzden ciddi bir ücret bilgisi, dosya görülmeden verilemez. İlk görüşmede size sorulacak sorular genellikle şunlardır: hangi suçtan soruşturuluyorsunuz, hangi savcılık, iddianame düzenlendi mi, tutuklu musunuz, kaç kişi var dosyada, elinizde tutanak veya davetiye var mı. Bu sorular sizi oyalamak için değil, işin gerçek hacmini görmek için sorulur.

Telefonda net rakam veren bir yaklaşım kulağa daha rahatlatıcı gelir. Ancak dosyayı görmeden verilen rakam ya çok yüksektir ya da sonradan "bu iş kapsam dışıydı" denilerek büyüyecek bir rakamdır. İkisi de sizin aleyhinize çalışır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ne işe yarar?

Tarife, avukatlık ücretinin tabanını belirler. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca hazırlanan bu tarife, her iş türü için altına inilemeyecek en düşük ücreti gösterir. Ağır ceza mahkemesinde görülen bir dava ile asliye ceza mahkemesindeki bir dava, tarifede ayrı kalemlerdir; soruşturma aşamasındaki takip ile mahkemedeki savunma da ayrı ayrı yazılıdır.

Tarifenin iki noktası yanlış anlaşılıyor. Birincisi: tarife bir tavan değildir. Asgari rakamın üzerinde ücret kararlaştırmak serbesttir ve kapsamlı dosyalarda olağandır. İkincisi: tarifenin altında ücret kararlaştırılması hukuken geçerli değildir. Yani "tarifenin yarısına yaparım" diyen bir teklif, size iyilik gibi sunulsa da kanuna aykırıdır.

Ayrıca barolar, kendi bölgeleri için tavsiye niteliğinde ücret tarifeleri yayımlar. İstanbul Barosu'nun tavsiye tarifesi de bunlardan biridir. Bu tarifeler bağlayıcı değildir; piyasa gerçeğini yansıtan bir yol göstericidir. Asgari Ücret Tarifesi ise bağlayıcı bir alt sınırdır. İkisini karıştırmayın.

Dosyanın hangi aşamada olduğu ücreti nasıl değiştirir?

Ceza süreci üç ana bölüme ayrılır ve her biri kendi içinde ayrı bir iştir. Bir avukatla sadece soruşturma için de anlaşabilirsiniz, dosyanın tamamı için de. Sözleşmede bunun açıkça yazması gerekir.

Soruşturma aşaması

Savcılığın dosyayı yürüttüğü dönem. Karakol ve savcılık ifadesi, gözaltı, sulh ceza hâkimliğindeki sorgu, tutuklamaya itiraz, delil toplanması talepleri, dosya inceleme ve takipsizlik ihtimalinin değerlendirilmesi bu aşamadadır. Kısa sürebilir; ama tutuklama varsa en yoğun aşama burasıdır.

Kovuşturma aşaması

İddianamenin kabulüyle başlayan mahkeme aşaması. Savunma dilekçesi, tanık dinlenmesi, bilirkişi raporlarına itiraz, esas hakkında savunma ve duruşmalara katılım bu bölümdedir. Ücreti belirleyen en büyük kalem genellikle buradaki emek ve zamandır.

Kanun yolu

İstinaf ve temyiz. Hüküm çıktıktan sonra dosyanın üst mahkemede yeniden değerlendirilmesi ayrı bir çalışmadır ve tarifede de ayrı bir kalem olarak yer alır. İlk derece için yapılan sözleşmeye kural olarak dahil değildir.

Dosyaya hangi aşamada girildiği de fark yaratır. Soruşturmanın başında devralınan bir dosya ile, iki yıl sürmüş ve karar aşamasına gelmiş bir dosyayı devralmak aynı iş değildir. İkincisinde önce yüzlerce sayfanın okunması, geçmiş beyanların çıkarılması ve yapılmamış itirazların telafi edilip edilemeyeceğinin tespiti gerekir.

Duruşma sayısı ve dosyanın kapsamı

Ücret görüşmesinde en somut ölçüt budur. Bir dosyanın kaç duruşmada biteceği baştan kesin bilinemez, ama tahmin edilebilir. Şu unsurlar duruşma sayısını ve dolayısıyla emeği artırır:

Sanık sayısı ve her sanığın ayrı savunmasının alınması. Dinlenecek tanık sayısı ve tanıkların başka şehirlerde olması. Adli Tıp veya bilirkişi raporu beklenmesi. Telefon, bilgisayar veya kamera kaydı gibi dijital delillerin incelenmesi. Keşif yapılması. Dosyanın başka bir dosyayla birleştirilmesi. Müvekkilin tutuklu olması ve düzenli cezaevi görüşmesi gerekmesi. Duruşmanın İstanbul dışında görülmesi ve yol-konaklama gerektirmesi.

Bu nedenle ücret çoğu zaman "duruşma başına" değil, dosya bazında belirlenir. Duruşma başına ücretlendirme, dosya uzadıkça müvekkilin öngöremediği bir yük doğurur. Yine de sözleşmede, öngörülen duruşma sayısının çok üzerine çıkılması hâlinde ne olacağının yazılması dürüst bir uygulamadır.

Avukatlık ücreti ile masraflar aynı şey değil

Bu ayrım netleşmediğinde en çok tartışma yaşanan konu burasıdır. Avukatlık ücreti, avukatın emeğinin karşılığıdır. Masraf ise dosyanın yürümesi için üçüncü kişilere ödenen paradır: vekâletname çıkarma ve noter gideri, harçlar, posta ve tebligat, bilirkişi ve keşif avansı, dosya örneği alma, gerekiyorsa yol ve konaklama.

Bunların kimin tarafından, ne zaman ve nasıl karşılanacağı sözleşmeye yazılmalıdır. Uygulamada masraflar müvekkile aittir; avukat bunları peşin veya belge karşılığı talep eder. Masrafın makbuzunu isteyin, bu doğal bir taleptir.

Bir de mahkemenin hükmettiği vekâlet ücreti vardır. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, mahkeme tarifeye göre bir ücrete hükmedebilir. Bu, karşı taraftan tahsil edilen ayrı bir kalemdir; sizin avukatınıza ödediğiniz sözleşme ücretinin yerine geçmez ve genellikle ondan düşüktür. Sözleşmede bu ücretin kime ait olacağı açıkça belirtilir.

Yazılı sözleşme neden şart, içinde ne olmalı?

Avukatlık Kanunu, avukatlık sözleşmesinin serbestçe düzenlenebileceğini kabul eder; ancak sözleşmenin belirli bir hukuki yardımı ve meblağı içermesi gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır — yani bir uyuşmazlık çıkarsa iki taraf da zor durumda kalır. Yazılı sözleşme avukatı değil, çoğu zaman müvekkili korur.

Sözleşmede aranacak başlıklar

İşin tanımı: hangi soruşturma veya dava numarası, hangi sıfatla (şüpheli/sanık müdafiliği ya da müşteki/katılan vekilliği). Kapsam: hangi aşamaları içerdiği ve istinaf-temyizin dahil olup olmadığı. Ücret ve ödeme planı: toplam tutar, taksitler, tarihleri. Masraflar: kime ait olduğu ve nasıl belgeleneceği. Karşı yana yükletilen vekâlet ücreti: kime ait olacağı. Sona erme: azil veya istifa hâlinde ücretin durumu. İletişim: bilgilendirmenin hangi sıklıkla yapılacağı.

Sözleşmeyi imzalamadan önce okuyun ve anlamadığınız her cümleyi sorun. Bir nüshasının size verilmesi gerekir. Ücret görüşmesi ile vekâletname verme işlemi birbirinden ayrıdır: vekâletname avukata yetki veren noter belgesidir, ücreti düzenlemez. Önce sözleşme, sonra vekâletname sırası daha sağlıklıdır.

Ücret ödeyecek durumda değilseniz ne olur?

Savunmasız kalmazsınız. Ceza Muhakemesi Kanunu, müdafi seçecek durumda olmayan ve müdafi yardımından yararlanmak isteyen kişiye barodan bir müdafi görevlendirilmesini öngörür (CMK m. 147/1-c). Tutuklama istendiğinde de şüpheli veya sanık, kendi seçeceği ya da baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m. 101/3). Bu avukatın ücreti sizden alınmaz.

Bazı hâllerde ise müdafi bulunması kanunen zorunludur ve talebiniz aranmaz. Görevlendirilen avukat da barodaki her avukat gibi meslek kurallarıyla bağlıdır. Aradaki fark daha çok dosyaya ayrılan zaman, süreklilik ve müvekkille temas yoğunluğundadır; ayrıntısını CMK avukatı ile özel avukat farkı yazısında anlattım.

Ücret konuşurken dikkat edin

Sonuç garantisi veren hiçbir teklifi kabul etmeyin. Hiçbir avukat beraat, tahliye veya takipsizlik sözü veremez; bu hem meslek kurallarına aykırıdır hem de mümkün değildir. "Hâkimi tanıyorum", "savcıyla konuşurum", "işi çözerim" gibi cümleler ücret pazarlığının konusu bile olamaz — bunlar hukuki hizmet değil, suç isnadıdır. Ücretin tamamının makbuzsuz ve sözleşmesiz istenmesi de ciddi bir uyarı işaretidir.

Sık sorulan sorular

Ceza avukatı ücreti için sabit bir liste var mı?

Hayır. Türkiye Barolar Birliği'nin hazırlayıp Resmî Gazete'de yayımlattığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yalnızca alt sınırı gösterir; bir fiyat listesi değildir. Bu tabanın üzerinde ücret, dosyanın aşamasına, kapsamına ve öngörülen duruşma sayısına göre avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır. Bu yüzden dosya görülmeden verilen rakamlar güvenilir değildir.

Tarifenin altında bir ücretle anlaşabilir miyim?

Hayır. Avukatlık Kanunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yazılı miktarın altında ücret kararlaştırılmasına izin vermez. Tarifenin altındaki bir teklif size avantaj gibi sunulsa da hukuken geçerli değildir ve sonradan uyuşmazlık doğurur. Ekonomik durumunuz elverişli değilse doğru yol, tarifenin altına inmek değil, barodan müdafi görevlendirilmesini talep etmektir.

Ücret duruşma başına mı hesaplanır?

Uygulamada çoğunlukla dosya bazında belirlenir. Duruşma sayısı ücreti etkileyen ölçütlerden biridir ama tek ölçüt değildir; sanık ve tanık sayısı, dijital delil incelemesi, bilirkişi raporları, keşif ve tutukluluk hâli de emeği belirler. Duruşma başına ücretlendirme, dosya uzadıkça öngörülemeyen bir yük doğurabilir. Sözleşmede kapsamın net yazılması bu riski ortadan kaldırır.

Ödediğim ücrete istinaf ve temyiz dahil mi?

Sözleşmede açıkça yazmıyorsa kural olarak dahil değildir. İstinaf ve temyiz, ilk derece yargılamasından ayrı bir hukuki yardımdır ve tarifede de ayrı kalem olarak düzenlenir. Sözleşmeyi imzalamadan önce, bu ücretin hangi aşamaları kapsadığını sorun ve cevabın metne geçtiğinden emin olun.

Beraat edersem ödediğim avukatlık ücretini geri alabilir miyim?

Avukatınıza ödediğiniz sözleşme ücreti, yargılama sonunda size iade edilen bir kalem değildir. Mahkemenin hükmettiği vekâlet ücreti ise ayrı bir kavramdır ve tarifeye göre belirlenir; sözleşmeyle kararlaştırılan ücretin yerine geçmez. Haksız yakalama, gözaltı ve tutuklama hâllerinde ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ayrı bir tazminat yolu düzenlenmiştir; bu, ücret iadesinden farklı bir taleptir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

CMK avukatı ile özel avukat farkı

Barodan görevlendirilen müdafi ne yapar, ücretini kim öder, aradaki fark nerede başlar.

Yazıyı oku

Vekâletname nasıl verilir?

Noterde hangi belgeler gerekir, ceza vekâletnamesinde nelere dikkat edilir, cezaevinden nasıl verilir.

Yazıyı oku

Soruşturma ne kadar sürer?

Sürecin uzunluğu ücreti de etkiler: makul süre, tutuklu dosya farkı ve dosyayı hızlandırma yolları.

Yazıyı oku

İfade ve sorgu

İfadeye çağrıldıysanız süreç nasıl işler, hangi aşamada avukatla çalışmak gerekir.

Sayfaya git

Tutuklama ve itiraz

Tutukluluk hâli dosyanın en yoğun aşamasıdır: itiraz yolu, süreler ve tahliye talebi.

Sayfaya git

İletişim ve görüşme talebi

Dosyanızı değerlendirip kapsam ve ücret konusunda net bilgi verebilmek için önce belgeleri görmemiz gerekir.

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Elinizdeki davetiyeyi, ifade tutanağını, iddianameyi veya soruşturma numarasını paylaşın; işin kapsamını birlikte çıkaralım. Kapsam netleştiğinde ücret de netleşir ve yazılı sözleşmeye geçer. İlk görüşmede size verilecek bilgi, dosyanın gerçek hâline dayanır.

Hemen Ara WhatsApp