Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Soruşturma süreci

İfade Verdim, Şimdi Ne Olacak?

İfade bitti, tutanağı imzaladınız ve kapıdan çıktınız. Şimdi aklınızda tek bir soru var: bu iş burada bitti mi, yoksa daha yeni mi başladı? Bu yazı ifadeden sonraki ihtimalleri sırayla anlatıyor: serbest bırakılma, savcılığa sevk, tutuklama talebi, takipsizlik ve iddianame.

10 dakika okuma Soruşturma süreci m. 170/2m. 91/7CMK m. 172/1

Kısa cevap

İfade vermek dosyanın kapanması değil, bir aşamanın tamamlanmasıdır. İfadeden hemen sonra dört yol vardır: serbest bırakılırsınız, adlî kontrol yükümlülüğü altına alınırsınız, tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilirsiniz ya da hiç gözaltına alınmadan evinize dönersiniz. Bunların hepsinde soruşturma savcılıkta devam eder ve sonunda savcı ya kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172/1), ya da iddianame düzenleyerek kamu davasını açar (m. 170/2). Serbest bırakılmanız takipsizlik anlamına gelmez.

İfadeyi nerede verdiniz? Sıradaki adımı bu belirler

Türk ceza usulünde "ifade" tek bir işlem değildir. Nerede ve kimin önünde konuştuğunuz, hem beyanınızın değerini hem de bir sonraki adımı değiştirir.

  • Kolluk ifadesi (karakol, şube). Kolluk, savcının talimatıyla ifadenizi alır. Burada verdiğiniz beyanın tek başına ağırlığı sınırlıdır: CMK m. 148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
  • Savcılık ifadesi. Cumhuriyet savcısı ifadenizi bizzat alır. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerekirse bu işlem yalnızca savcı tarafından yapılabilir (m. 148/5). Yani "bir daha karakola çağırırlar mı" sorusunun cevabı, aynı olay bakımından kural olarak hayırdır.
  • Hâkim önünde sorgu. Sulh ceza hâkimliğinde yapılan işleme sorgu denir ve müdafi orada hazır bulunur (m. 91/7). Genellikle tutuklama ya da adlî kontrol talebiyle sevk edildiğinizde karşınıza çıkar.

Çıkmadan önce tutanağı okuduysanız iyi ettiniz. m. 147/1-i tutanakta nelerin bulunacağını tek tek sayar; içeriğin ifade veren ve müdafi tarafından okunduğu ve imzalandığı da bunlardan biridir. Beyanınız eksik ya da yanlış yazıldıysa iş bitmiş değildir: soruşturma dosyasına ek beyan dilekçesi vererek düzeltmenizi yazılı olarak koydurabilirsiniz. Bu dilekçe, sonradan "neden o gün söylemedin" sorusunun cevabı olur.

İfadeden sonra serbest bırakıldım, dosya kapandı mı?

Hayır. Serbest bırakılmak, bir koruma tedbirinin sona ermesidir; soruşturmanın sona ermesi değil. Dosya savcılıkta açık kalır ve savcı CMK m. 160/2 uyarınca lehinize ve aleyhinize olan delilleri toplamaya devam eder. Kamera kaydı, HTS kaydı, banka hareketi, bilirkişi raporu, tanık ifadeleri günler ya da aylar sonra dosyaya girebilir.

Gözaltındaydıysanız ve bırakıldıysanız, kanun sizi ikinci bir yakalamaya karşı korur. m. 91/6: gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı nedenle bir daha yakalama işlemi uygulanamaz. Farklı bir fiil ya da gerçekten yeni bir delil varsa durum değişir.

Bu aşamada yapılacak en pratik şey adres ve telefon bilgilerinizin güncel olmasıdır. Tebligat size ulaşmazsa duruşma gününü ya da bir kararı öğrenmeden süreler işlemeye başlar.

Karakoldan savcılığa sevk edildim, sırada ne var?

Gözaltındaysanız ve kolluk işlemleri bitmişse evrakla birlikte Cumhuriyet savcılığına götürülürsünüz. CMK m. 91/1 bu noktayı açıkça düzenler: yakalanan kişi Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Yani savcı, sizi o aşamada serbest bırakma yetkisine sahiptir.

Süre saati işlemeye devam eder

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; bu zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz (m. 91/1). Toplu olarak işlenen suçlarda savcı, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (m. 91/3).

Savcı ifadenizi alır

Kolluktaki beyanınızı tekrarlamak zorunda değilsiniz; ekleyebilir, düzeltebilir ya da susma hakkınızı kullanabilirsiniz (m. 147/1-e). Ayrıntı için ifade ve sorgu sayfasına bakın.

Savcı üç yoldan birini seçer

Serbest bırakır ve soruşturmayı yürütmeye devam eder; adlî kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk eder; ya da tutuklama talebiyle sevk eder. Karar savcının talebiyle sınırlıdır: soruşturma evresinde tutuklamaya, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir (m. 101/1).

Sevk varsa hâkimlik önünde sorgu yapılır

Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç kanunda yazılı süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafi de hazır bulunur (m. 91/7).

Tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkarılırsam ne olur?

Sevk edilmek tutuklanmak demek değildir. Tutuklama, kanunun en ağır koşullara bağladığı tedbirdir ve hâkim savcının talebiyle bağlı değildir.

CMK m. 100/1: kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; işin önemi ile verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. Tutuklama nedeni olarak kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme yahut tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişimi sayılır (m. 100/2).

Dördüncü fıkra net bir sınır çizer: sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (m. 100/4).

Talep reddedilirse şüpheli derhâl serbest bırakılır (m. 101/4). Hâkim, tutuklama yerine adlî kontrole de karar verebilir (m. 109/1): yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli imza vermek, taşıt kullanamamak, tedavi tedbirlerine tâbi olmak gibi yükümlülükler bu kapsamdadır (m. 109/3).

Sevk sorgusu hazırlıksız girilecek bir işlem değildir

Tutuklama istenildiğinde şüpheli, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (m. 101/3). Sorguda söylenen birkaç cümle, dosyanın seyrini aylarca belirleyebilir. Yakınınız sevk edildiyse gecikmeden arayın.

Tutuklandım ya da adlî kontrol verildi, ne yapabilirim?

Karar kesin değildir. Tutuklamaya ve tutuklamanın devamına ilişkin kararlara itiraz edilebilir (m. 101/5). İtiraz, kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek dilekçeyle yapılır (m. 268/1). Hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir (m. 268/2). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adlî kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m. 268/3-b).

İtiraz dışında iki yol daha vardır. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (m. 104/1). Ayrıca soruşturma evresinde tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği, en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek incelenir (m. 108/1). Bu süreçlerin ayrıntısı için tutuklama ve itiraz sayfasına bakabilirsiniz.

Soruşturma ne kadar sürer?

Dürüst cevap: kanunda "soruşturma şu kadar günde biter" diyen bir hüküm yoktur. CMK m. 160/1 savcının, suç izlenimi veren bir hâli öğrenir öğrenmez hemen araştırmaya başlayacağını söyler; bitiş için sabit bir takvim koymaz. Süre, dosyanın içeriğine göre değişir.

Pratikte belirleyici olan birkaç etken vardır. Şüpheli tutukluysa dosya belirgin biçimde hızlanır. Bilirkişi incelemesi, adlî tıp raporu, dijital materyal çözümü, HTS kayıtları veya başka bir yargı çevresine yazılan talimat gerekiyorsa süre uzar. Şüpheli sayısı arttıkça ve dosya birden çok olayı kapsadıkça sonuç gecikir. Uzlaştırmaya tâbi bir suçsa dosya önce uzlaştırma bürosuna gider ve o aşama da zaman alır.

Bu belirsizlik, beklemekten başka bir şey yapamayacağınız anlamına gelmez. Lehe delil taleplerinizi yazılı vermek, dosyaya sunulan raporlara itiraz etmek ve dosyayı düzenli takip etmek bu aşamanın işidir.

Soruşturmanın sonunda hangi karar çıkabilir?

Savcının önünde tek bir seçenek yoktur. Kanun birden çok yol tanır.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK)

m. 172/1. Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde verilir. Halk arasında "takipsizlik" denir. Karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

İddianame düzenlenmesi

m. 170/2. Toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler. İddianamede yüklenen suçu oluşturan olaylar delillerle ilişkilendirilerek açıklanır ve sonuç kısmında yalnızca aleyhe değil, lehe hususlar da ileri sürülür (m. 170/4-5).

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

m. 171/2. Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda, yeterli şüphe olmasına rağmen dava açılması beş yıl süreyle ertelenebilir. Maddedeki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir; erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (m. 171/4).

Uzlaştırma

m. 253. Kanunda sayılan suçlarda dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini tek seferde yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (m. 253/19).

Takipsizlik kararının kalıcılığı da kanunla korunur. m. 172/2: KYOK verildikten sonra, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. İkisi birlikte aranır; biri tek başına yetmez.

Öte yandan bu karar tartışmasız değildir. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (m. 173/1). Hâkimlik istemi yerinde bulursa savcı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir (m. 173/4).

İddianame düzenlendi, şimdi ne oluyor?

İddianamenin düzenlenmesi, davanın açılması demek değildir. Mahkeme önce iddianameyi inceler. CMK m. 174/1: iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilerek iddianame Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilebilir. İade sebepleri arasında m. 170'e aykırı düzenleme, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenme ve uzlaştırma ya da önödeme uygulanmaksızın düzenlenme sayılır.

İki sınır önemlidir: suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (m. 174/2) ve on beş günlük süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (m. 174/3). Kabulle birlikte soruşturma evresi biter, kovuşturma evresi başlar; artık "şüpheli" değil sanıksınızdır.

Bu aşamada dosya erişiminiz de genişler: müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir, bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir (m. 153/4). Sonraki adım duruşma gününün belirlenmesi ve tebligattır.

Sık sorulan sorular

İfade verdikten sonra serbest bırakıldım, takipsizlik almış sayılır mıyım?

Hayır. Serbest bırakılmak bir koruma tedbirinin sona ermesidir; soruşturmanın bittiği anlamına gelmez. Takipsizlik, yani kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, ancak soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından verilir ve size yazılı olarak bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii de gösterilir. Elinize böyle bir tebligat geçmediyse dosya hâlâ açıktır.

Aynı olay için beni tekrar karakola çağırabilirler mi?

Kural olarak hayır. Kanun, şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlemin ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabileceğini söyler. Yeni bir olay, yeni bir soruşturma dosyası veya tanık ya da mağdur sıfatıyla dinlenme söz konusuysa durum farklıdır. Size ulaşan çağrının hangi dosya ve hangi sıfatla yapıldığını mutlaka kontrol edin.

Savcılığa sevk edilmem tutuklanacağım anlamına mı gelir?

Hayır. Savcı sizi o aşamada serbest bırakabilir, adlî kontrol talep edebilir veya tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edebilir. Sevk hâlinde de karar hâkime aittir ve hâkim talebi reddedebilir; reddederse şüpheli derhâl serbest bırakılır. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve tedbirin ölçülü olması birlikte aranır.

Soruşturmanın ne kadar süreceğine dair kanunda bir süre var mı?

Soruşturmanın tamamlanması için kanunda sabit bir süre yoktur. Kanun savcının, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez hemen araştırmaya başlayacağını düzenler ama bitiş için takvim koymaz. Süre; bilirkişi ve adlî tıp raporları, dijital inceleme, başka yargı çevresine yazılan talimatlar, şüpheli sayısı ve uzlaştırma aşaması gibi etkenlere göre değişir. Şüphelinin tutuklu olduğu dosyalar belirgin biçimde daha hızlı ilerler.

İfade tutanağında beyanım yanlış yazıldıysa ne yapabilirim?

Fark ettiğiniz anda düzeltilmesini istemek en doğrusudur; tutanağın okunduğu ve imzalandığı hususu kanunda ayrıca düzenlenmiştir. İmzaladıktan sonra fark ettiyseniz soruşturma dosyasına ek beyan dilekçesi vererek düzeltmenizi yazılı olarak koydurabilirsiniz. Ayrıca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını unutmayın. Bu dilekçeyi gecikmeden vermek, sonradan yapılacak açıklamalardan daha inandırıcıdır.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

İfade ve sorgu

Kolluk, savcılık ve hâkim ifadesi arasındaki fark; susma hakkı, müdafi hakkı ve tutanak.

Sayfaya git

Tutuklama ve itiraz

Tutuklama nedenleri, adlî kontrol alternatifi, itiraz süresi ve inceleme mercii.

Sayfaya git

Adlî kontrol

İmza yükümlülüğü, yurt dışı yasağı ve diğer tedbirler; kaldırılması nasıl istenir?

Sayfaya git

Şikâyet edildim, süreç nasıl işler?

Şikâyetten iddianameye kadar soruşturmanın adımları ve şüphelinin hakları.

Yazıyı oku

Gözaltı süresi ne kadar?

Yakalama anından itibaren süreler, yol süresi ve uzatma koşulları.

Yazıyı oku

Susma hakkı

Susmak aleyhe yorumlanır mı, ne zaman konuşmak gerekir, kimlik soruları istisnası.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir ifade tutanağı, bir soruşturma numarası ya da sadece bir sevk yazısı olabilir. Hangi aşamada olduğunuzu, hangi dilekçenin ne zaman verilmesi gerektiğini ve bir sonraki adımda neyle karşılaşacağınızı birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp