Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Müşteki hakları ve soruşturma

Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?

Başınıza bir şey geldi ve nereye, nasıl anlatacağınızı bilmiyorsunuz. İyi haber şu: suç duyurusu için avukat, harç ya da özel bir kalıp şart değil. Kötü haber ise dilekçenin nasıl yazıldığının sonucu doğrudan etkilemesi. Bu yazı dilekçenin içeriğini, delillerin nasıl ekleneceğini, isimsiz ihbarın gerçek sonucunu ve iftira riskini anlatıyor.

9 dakika okuma Müşteki hakları ve soruşturma CMK m. 158/1m. 158/5CMK m. 160/1

Kısa cevap

Suç duyurusu, bir suçun işlendiğini adli makamlara bildirmektir. Dilekçe Cumhuriyet başsavcılığına verilir; polis merkezi veya jandarmaya da yapılabilir, oradan savcılığa gönderilir (CMK m. 158/1). Yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (m. 158/5). Dilekçede olayı tarih, yer ve kişi belirterek anlatmanız ve elinizdeki delilleri eklemeniz yeterlidir; hangi maddeye girdiğini yazmak zorunda değilsiniz. Savcı ihbarı öğrenir öğrenmez araştırmaya başlar (CMK m. 160/1). Buna karşılık, işlemediğini bildiğiniz bir fiili birine isnat etmek ayrı bir suçtur (TCK m. 267).

Suç duyurusu, ihbar ve şikâyet aynı şey mi?

"Suç duyurusu" kanunda geçen bir terim değil, günlük dilde yerleşmiş bir isimdir. Kanunun kullandığı iki kavram vardır ve aralarındaki fark sonucu değiştirir.

  • İhbar, bir suçun işlendiğini öğrenen herkesin makamlara bildirmesidir. Olaydan zarar görmüş olmanız gerekmez; sokakta tanık olduğunuz bir olayı da ihbar edebilirsiniz.
  • Şikâyet, suçtan zarar gören kişinin "ben bu kişiden davacıyım" iradesidir. Kanunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı dediği suçlarda bu irade zorunludur ve süreye tabidir. Süre, fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz veya öğrendiğiniz günden işlemeye başlar.

Dilekçenizin başlığı değil içeriği belirleyicidir; tereddüt bırakmamak için sonuna "şüpheliden şikâyetçiyim" cümlesini ekleyin. Şikâyete bağlı bir suçta süreyi kaçırırsanız savcı, dosyada delil olsa bile kovuşturma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik verir.

Suç duyurusu nereye verilir?

Asıl adres, suçun işlendiği yerdeki Cumhuriyet başsavcılığıdır. Adliyelerin ön bürolarına ya da nöbetçi savcılığa elden verebilirsiniz; evrak kaydedilir ve size soruşturma numarası çıkar. Bunun yanında kanun başka kapıları da açık tutar:

  • Kolluk makamları. Polis merkezine veya jandarma karakoluna gidip anlatabilirsiniz. Sözlü beyanınız tutanağa geçirilir ve evrak savcılığa gönderilir (CMK m. 158/1 ve m. 158/5).
  • Valilik, kaymakamlık veya mahkeme. Buralara yapılan ihbar ve şikâyet, ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (m. 158/2).
  • Yurt dışındaysanız, Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına yapılan bildirim de ilgili makama iletilir.

Hangi adliye sorusu İstanbul'da özellikle karışır. Kural olarak yetkili savcılık suçun işlendiği yerin savcılığıdır. Yanlış adliyeye verilen dilekçe kaybolmaz, yetkisizlikle doğru savcılığa gönderilir; ama bu dolaşım haftalar alabilir ve delilin kaybolma ihtimali olan dosyalarda gecikme pahalıya mal olur. Olay yerinin adresini dilekçenizde olabildiğince açık yazın. İnternet üzerinden yapılan genel başvuru kanalları da sonuçta savcılığa yönlendirilir; en kısa yol doğrudan başsavcılığa vermek ya da avukatınız aracılığıyla UYAP üzerinden sunmaktır.

Dilekçede ne yazmak gerekir?

Savcının okuduğu şey duygularınız değil, olgulardır. İyi bir suç duyurusu dilekçesi kısa, kronolojik ve doğrulanabilir olandır. Sırasıyla şunlar bulunmalı:

Muhatap ve taraflar

En üste hitap: "İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA" gibi. Altına şikâyetçi olarak ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres ve telefon. Sonra şüpheli: bildiğiniz kadarıyla ad soyad, adres, telefon, iş yeri, sosyal medya hesabı, araç plakası. Kimliği bilmiyorsanız "kimliği soruşturma ile tespit edilecek kişi" yazmanız yeterlidir.

Olayın anlatımı

Tarih, saat, yer ve kim ne yaptı. Sıfat değil fiil yazın. "Bana hakaret etti" yerine "12.03.2026 günü saat 19.00 sularında, X caddesindeki dükkânın önünde, iki komşumun yanında bana şu cümleyi kurdu" daha güçlüdür. Emin olmadığınız ayrıntıyı kesin gibi yazmayın; "hatırladığım kadarıyla" ifadesi sizi korur.

Delil listesi

Elinizdekileri madde madde sayın ve her birinin neyi gösterdiğini bir cümleyle yazın. Ekleri numaralandırıp metinde "EK-1", "EK-2" diye atıf yapın.

Toplanmasını istediğiniz deliller

Sizde olmayan ama savcılığın alabileceği delilleri açıkça talep edin: bina veya belediye kamera kayıtları, iletişim kayıtları, banka hareketleri, hastane kayıtları, iş yeri giriş çıkış logları. Bunları yazmazsanız, savcılık kendiliğinden aramayabilir.

Talep, tarih ve imza

"Şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını ve kamu davası açılmasını talep ederim" cümlesi ve altına tarih ile ıslak imza. Şikâyetçi olduğunuzu ayrıca belirtin.

Hukuki nitelendirmeyi, yani fiilin hangi maddeye girdiğini yazmak zorunda değilsiniz. Yanlış madde yazmanız da sonucu bağlamaz; nitelendirmeyi savcı yapar. Bu yüzden madde numarası aramaktansa olayı doğru anlatmaya odaklanın.

Delilleri nasıl eklerim?

Delilin varlığı kadar sunuluş biçimi de önemlidir. Uygulamada en sık görülen eksiklikler şunlar:

  • Ekran görüntüsü tek başına zayıftır. Mesaj, yorum veya paylaşım söz konusuysa görüntünün yanında kaynağı da gösterin: hesap adresi, tarih, saat. Cihazın kendisini savcılığa teslim etmeye hazır olun ve orijinal içeriği silmeyin. Silinmiş bir mesajın çıktısını doğrulatmak çok daha zordur.
  • Ses ve görüntü kayıtlarını CD veya USB ile, mümkünse yazılı çözümüyle birlikte sunun. Bir kaydın delil olarak kullanılabilirliği elde ediliş koşullarına göre değişir; kaydınız varsa sunmadan önce bunu avukatınıza sorun.
  • Yaralanma varsa hastaneye gidip adli vaka kaydı açtırın ve raporu isteyin. Vücuttaki izler günler içinde kaybolur; ertesi gün alınan rapor ile bir hafta sonra alınan rapor aynı şeyi anlatmaz.
  • Tanıkları isimle bildirin. "Tanığım var" cümlesi işe yaramaz. Ad soyad, adres, telefon ve o kişinin neye tanık olduğunu tek cümleyle yazın.
  • Kamera kayıtları için acele edin. Sistemlerin çoğu eski kayıtların üzerine yazar. Kayıt talebinizi dilekçeye koymak, olaydan hemen sonra yapıldığında anlamlıdır.

İsimsiz ihbar işe yarar mı?

Yapılabilir. Bir ihbarın işleme alınması için ihbarcının kimliğini bildirmesi şart değildir. Ama isimsiz ihbarın size maliyeti çoğu kişinin düşündüğünden ağırdır.

Birincisi, size hiçbir şey tebliğ edilmez; dosya takipsizlikle kapansa haberiniz olmaz ve itiraz süresini kaçırırsınız. İkincisi, suçtan zarar gören sıfatınızı kullanamazsınız: dosyayı inceletemez, ek delil sunamaz, sonradan davaya katılan olamazsınız. Üçüncüsü, şikâyete bağlı suçlarda isimsiz bir ihbar şikâyet yerine geçmez.

Ayrıca CMK m. 158/6, ihbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının hiçbir araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılması ya da ihbarın soyut ve genel nitelikte olması hâlinde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğini söyler. İsimsiz ihbarlar çoğu zaman tam da bu tanıma girer: "şu adreste kötü işler dönüyor" cümlesi bir dosya açtırmaz. Somut olan işlem görür: tarih, adres, plaka, isim, miktar.

Kimliğinizin karşı tarafa ulaşmasından çekiniyorsanız çözüm isimsizlik değildir. Adresinizin gizlenmesi talebini dilekçeye yazmak, tebligat adresi olarak avukat bürosunu göstermek ya da koruma tedbirlerine başvurmak daha işlevsel yollardır.

Yanlış duyuru yaparsam başım yanar mı?

Bu korku çok yaygın ve büyük ölçüde yersiz. TCK m. 267/1 iftira suçunu tanımlarken kilit bir ifade kullanır: yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmek. Yani aranan şey bilerek yalan söylemektir. İyi niyetle şikâyet edip sonradan haksız çıkmak, delilin yetersiz kalması ya da takipsizlik verilmesi tek başına iftira değildir.

Bilerek yalan isnadın karşılığı ağırdır

İftira suçunun cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Fiilin maddî eser ve delilleri uydurulmuşsa ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 267/2). İsnat edilen kişi bu yüzden gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (m. 267/4). Üstelik dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (m. 267/8); "üzerinden yıllar geçti" savunması burada işlemez.

Kendinizi korumanın yolu basit: gözlediğiniz şey ile çıkardığınız sonucu ayırın. "Parayı o çaldı" yerine "kasadan şu tutar eksildi, o gün kasaya erişimi olan tek kişi oydu" yazın. Emin olmadığınız kişileri şüpheli listesine eklemeyin, olayı büyütmek için var olmayan ayrıntı uydurmayın; hiç yaşanmamış bir olayı yaşanmış gibi bildirmek de ayrıca suç oluşturur. Dilekçe ne kadar ölçülü olursa inandırıcılığı da o kadar artar.

Dilekçeyi verdim, şimdi ne oluyor?

Evrak kaydedildiğinde size bir soruşturma numarası verilir. Bu numarayı saklayın; e-Devlet ve UYAP üzerinden dosyanın durumunu takip edebilirsiniz. Bu aşamadan sonra dosyanın sahibi savcıdır. CMK m. 160/1, savcının bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağını söyler; ikinci fıkra ise savcının yalnızca aleyhe değil, şüphelinin lehine olan delilleri de toplamakla yükümlü olduğunu ekler.

Soruşturmanın sonunda üç ana ihtimal vardır: savcı yeterli şüphe görürse iddianame düzenler, kanunda sayılan suçlardan biriyse dosya uzlaştırma bürosuna gidebilir, ya da dava açmaya yetecek delil elde edilemediği veya kovuşturma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172/1). Bu karar suçtan zarar görene bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmek zorundadır.

Takipsizlik gelirse yol kapanmaz. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir (m. 173/2). Ayrıntısı için takipsizlik (KYOK) kararı ve itiraz yazısına bakın.

Dava açılırsa artık müşteki sıfatındasınız ve duruşmalara katılabilir, davaya katılan olarak dahil olabilirsiniz. Bu sıfatın ne kazandırdığını ve nasıl talep edildiğini müşteki ve katılan olmak yazısında anlattık. Sürecin başından sonuna profesyonel destekle yürütülmesini istiyorsanız müşteki ve mağdur vekilliği sayfası, vekilin soruşturma ve kovuşturmada tam olarak neler yaptığını açıklıyor.

Sık sorulan sorular

Suç duyurusu yapmak için avukat tutmak zorunda mıyım?

Hayır. İhbar ve şikâyeti bizzat yapabilirsiniz; kanun bunun için avukat şartı aramaz, savcılığa suç duyurusunda bulunmak harca da tabi değildir. Avukatın katkısı dilekçenin kendisinden çok sonrasındadır: dosyanın incelenmesi, eksik kalan delillerin talep edilmesi, takipsizlik hâlinde süresinde ve gerekçeli itiraz yazılması. Karmaşık, çok taraflı veya delili dijital olan dosyalarda bu fark belirleyici olabilir.

Şüphelinin kimliğini bilmiyorum, yine de suç duyurusunda bulunabilir miyim?

Evet. Failin kim olduğunu bilmemek duyuru yapmanıza engel değildir. Dilekçede şüpheliyi "kimliği soruşturma ile tespit edilecek kişi" olarak gösterip elinizdeki tanıtıcı bilgileri yazın: telefon numarası, sosyal medya hesabı, araç plakası, eşkâl, olay yeri ve saati. Kimlik tespiti savcılığın ve adli kolluğun işidir. Sizin göreviniz tespiti mümkün kılacak somut bilgileri sunmaktır.

Suç duyurusundan sonra vazgeçebilir miyim?

Bu, suçun türüne bağlıdır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçmek dosyayı sona erdirebilir. Buna karşılık şikâyete bağlı olmayan, yani resen soruşturulan suçlarda vazgeçmeniz soruşturmayı durdurmaz; savcı kamu adına yürütmeye devam eder. Beyanınız yalnızca delil olarak değerlendirilir. Bu nedenle vazgeçme kararını vermeden önce suçun hangi kategoride olduğunu netleştirin.

Haksız çıkarsam iftiradan yargılanır mıyım?

Kural olarak hayır. İftira suçu, kişinin isnat ettiği fiili karşı tarafın işlemediğini bilerek hareket etmesini gerektirir. Dürüst bir inançla şikâyette bulunup delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik alınması bu tanıma girmez. Risk, bilerek yalan söylendiğinde veya delil uydurulduğunda doğar. Bu yüzden dilekçenizde gördüğünüz ile tahmin ettiğinizi ayırın ve emin olmadığınız iddiaları kesin gibi yazmayın.

Takipsizlik kararı gelirse ne yapabilirim?

Suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Yetkili hâkimlik, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdedir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayları ve delilleri göstermeniz gerekir; genel bir itiraz cümlesi yeterli olmaz. Hâkimlik istemi yerinde bulursa savcı iddianame düzenler.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Müşteki ve mağdur vekilliği

Suçtan zarar gören tarafın vekili soruşturma ve kovuşturmada tam olarak ne yapar?

Sayfaya git

Müşteki ve katılan olmak

Katılan sıfatı ne kazandırır, nasıl talep edilir, hangi aşamada istenmelidir?

Yazıyı oku

Takipsizlik (KYOK) kararı ve itiraz

Takipsizlik ne demek, itiraz süresi nedir, hangi sulh ceza hâkimliğine başvurulur?

Yazıyı oku

Şikâyet süresi ne kadar?

Şikâyete bağlı suçlarda süre ne zaman başlar, kaçırılırsa dosya ne olur?

Yazıyı oku

İstanbul adliyeleri rehberi

Hangi olay hangi adliyeye gider? Çağlayan, Anadolu, Bakırköy ve diğerleri.

Yazıyı oku

Soruşturma ne kadar sürer?

Dilekçeyi verdikten sonra ne kadar beklenir, süreci uzatan tipik sebepler neler?

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir olay, birkaç ekran görüntüsü ve nereden başlayacağınıza dair soru işaretleri olabilir. Dilekçenin hangi savcılığa verileceğini, hangi delillerin şimdi talep edilmesi gerektiğini ve süreçte sizi nelerin beklediğini birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp